05/12/2025
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, kadınların toplumsal ve siyasal hayatın dışında bırakılmasına asla razı olmadı.
Onun “Görev karşılığı olmayan hak yoktur.” sözü, aslında bir gerçeğin altını çiziyor:
Kadınlar, yüzyıllardır bu ülkenin yükünü taşıdı; üretti, eğitti, çalıştı, direndi…
Görevlerini eksiksiz yerine getiren Türk kadını, elbette haklarının da en güçlüsüne sahip olmalıydı.
5 Aralık 1934’te verilen seçme ve seçilme hakkı, sadece bir yasal düzenleme değildi.
Türk kadınının emeğine, zekâsına ve toplumsal sorumluluğuna duyulan derin bir saygının ifadesiydi.
Atatürk bu adımla, kadını “omuzlarda göklere yükselmeye layık” bir yere taşıdı.
Bugün hâlâ aynı inançla söylüyoruz:
Kadının görevi varsa, hakkı da vardır.
Ve haklarını kullanan her kadın, Cumhuriyet’e verilmiş en güçlü selamdır.