EĞİTİM İŞ DİDİM TEMSİLCİLİĞİ

EĞİTİM İŞ DİDİM TEMSİLCİLİĞİ EĞİTİM İŞ

Eğitim-İş, Atatürk Devrimleri’ne yürekten bağlı; Laik,demokratik bilimsel, parasız ve ulusal eğitimi savunur. Birlikte daha güçlüyüz! NEDEN EĞİTİM İŞ?

Eğitim-İş örgütlü öğretmen hareketinin liderliğini geri almak ve kamu çalışanlarının sendikal direnişini, girdiği krizden çıkarmak amacıyla, Atatürk’ün liderliğinde kurulan ve kurumsallaştırılan, Cumhuriyetimizin aydınlanma devrimleri ile evrensel sol değerleri aynı potada eriten bir bakış açısıyla 17 Ekim 2005’te yeniden tarih sahnesine çıkmıştır. Eğitim-İş, kitle ve sınıf sendikacılığının gereklerine odaklanmış; Atatürk’e ve devrimlerine yürekten bağlı; adalet, eşitlik, özgürlük gibi evrensel değerleri kendisine ilke edinmiş bir emek örgütüdür. Eğitim-İş, sınıf sendikacılığının gereği olarak; etnik köken, dinsel inanç, siyasi ayrım yapmaksızın bütün eğitim çalışanlarını kucaklar ve siyasi partiler karşısında bağımsızlığını titizlikle korur. Eğitim-İş, eğitim emekçilerinin antiemperyalist, bağımsızlıkçı, ilerici, devrimci ve halktan yana örgütlenme geleneğinin günümüzdeki tek temsilcisidir. Eğitim-İş Atatürk devrimlerine sahip çıkmanın gereği olarak dil birliğinin parçalanmasının, Türk Ulusunun parçalanması anlamına geldiğini bilir. Bu nedenle ülkemizde konuşulan tüm yerel dillerin yaşatılmasını ve öğretilmesini ancak eğitim dilinin kesinlikle Türkçe olmasını savunur. Eğitimin milliyetler temelinde bölünmesine ve dil birliğimizin parçalanmasına kesinlikle karşı çıkar. Eğitim-İş, emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı emekçileri mücadele ruhu ve bilinciyle donatmanın ilk koşulunun örgütlü güç olmakla sağlanacağını savunur. Sınıf mücadelesinde başarı için örgütlenmeye önem verir. Eğitim-İş , küreselleşmenin getirdiği emperyalist dayatmaların , taşeron ve güvencesiz çalıştırmanın, sendikasızlaştırma çabalarının farkındadır. Bu durumun farkında olmayanları uyarmayı görev bilir. Eğitim-İş , eğitim ve bilim çalışanlarının ulusal gelirden hak ettikleri payı almaları gerektiğini savunur, bu anlamda yılmadan mücadele eder. Eğitim-İş , grevli ve toplu sözleşmeli sendikal kazanım elde edilinceye kadar en amansız mücadeleyi vermek üzere yola çıkmıştır. Eğitim-İş , siyasi kadrolaşmalara şiddetle karşı çıkmakta bu konuda yılmadan hukuk mücadelesi vermektedir. Eğitim-İş , ulusal eğitim politikalarının savunucusudur. Eğitimde başarının ancak ulusal eğitim politikaları ile sağlanabileceğine inanır. Eğitim-İş , üyelerinin özlük hakları ile ilgili her türlü hukuksal desteği vermenin ötesinde , talepleri halinde üyesi olmayan eğitim ve bilim işgörenlerinin de hukuksal danışmanlığını yapan tek sendikadır. Eğitim-İş , Türkiye’nin dört bir yanında örgütlenmiş ve en küçük birimlere kadar örgütlenme çalışmalarına devam etmekte olan ülkemizin gerçek anlamda en hızlı üye kabulünü gerçekleştiren tek sendikasıdır. Eğitim-İş , gücünü eğitim ve bilim çalışanlarından alır. Hiçbir alanda iç ve dış çıkar gruplarına , vakıflara , kurumlara ya da kuruluşlara sırtını dayamadan onurlu sendikacılığın gereğini yerine getirir. Eğitim-İş , siyasi iktidarın eğitimi özelleştirme , yerelleştirme ve dinselleştirme politikalarına karşı , Cumhuriyetle biçimlenen laik , demokratik , bilimsel , ulusal , çağdaş ve parasız eğitimi savunur. Torba yasa ve KHK’lerle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yapılacak özelleştirme , performans değerlendirmesi , esnek çalışma , ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik gibi temelde iş güvencemizi yok etmeye yönelik her türlü uygulamaya karşı savaşımı varlık sebebi sayar. Eğitim-İş , başta laiklik olmak üzere , Atatürk ilke ve devrimlerine yapılacak saldırılara karşı tüm ulusumuzu uyanık olmaya çağırmayı ‘’Başöğretmen’’ine ve gelecek kuşaklara karşı bir sorumluluk olarak görür. Bu sorumluluk bilinciyle ; laik , demokratik , sosyal hukuk devletinin içinde bulunduğu tehlikeyi gören sendikamız , 4+4+4 eğitimi gericileştirme ve piyasalaştırma sistemine karşı toplumun her kesiminin içinde olduğu eylem ve etkinliklerde bulunmayı , 652 sayılı KHK’yi yürürlüğe koyarak Atatürk ilke ve devrimleri ile Anayasamızın değişmez hükümlerine sadakat yükümlülüğünü Milli Eğitim sistemimizden dışlayan anlayışa karşı mücadele etmeyi görev bilir. Saygıdeğer Eğitim ve Bilim Emekçileri ;

Yüreğinizdeki güzelliğe, beyninizdeki aydınlığa, tebeşirlerinizin ucundaki bilime, silgilerinizin temizliğine, onurlu duruşunuzun heybetine, sarsılmaz inancınıza, alnınızın terine güveniyoruz. Emeğin en yüce değer olduğuna inanıyoruz. Dirence, takat; yanlışa, yalana, karanlığa tokat olduğunuzu biliyoruz. Küllerimizden yeniden doğduysak geleceğe umutla bakıyorsak ve karanlığın kalelerini yıkıyorsak bu yüzdendir. Her gün biraz daha büyüyoruz, genç beyinlerde büyütüyoruz Atatürk’ü ve ondan bize armağan Cumhuriyeti. Bilim rehberimiz oluncaya kadar, güzel yurdumuzun her bir köşesi aydınlanıncaya kadar sürecek bu mücadele. Uzatıp da elinizi, bu onurlu mücadeleye katılmadıkça siz, hep eksik kalacak bir yanımız. Eğitim ve bilim çalışanlarının yarısı örgütsüzken hak aramanın ne kadar zor olduğunun farkına varın lütfen. Siz örgütlenmenin farkına vardıkça daha çok farkımıza varacaklar. Unutmayın; Farkımız, örgütlülüğümüzdür.

Aydın şube başkanımız Şaban Özdemir’in oğlunun düğününden güzel anlar ve anılar. Merve ve Egemen’e mutluluklar diliyoruz...
17/05/2026

Aydın şube başkanımız Şaban Özdemir’in oğlunun düğününden güzel anlar ve anılar. Merve ve Egemen’e mutluluklar diliyoruz. Yaşasın Eğitim-İş ailesi !

30/04/2026

“Bazı dersler dört duvarın arasında verilmez…”
Eğitim-İş olarak 1 Mayısları gerçek bir bayram coşkusuyla kutlayacağımız aydınlık yarınları laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizle kuracağımıza olan inancımızla, dünyayı emeğiyle biçimlendirenlerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz.

Sendikamızı ziyaret ederek bizleri onurlandıran Efeler Ortaokulu öğretmenlerimize çok teşekkür ederiz.Dayanışmamıza güç ...
30/04/2026

Sendikamızı ziyaret ederek bizleri onurlandıran Efeler Ortaokulu öğretmenlerimize çok teşekkür ederiz.
Dayanışmamıza güç veren nazik ziyaretiniz bizler için çok kıymetlidir. Birlikte çok güzeliz.💐

1 Mayıs’ta alanlardayız!
30/04/2026

1 Mayıs’ta alanlardayız!

Didim İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Mustafa Çalışkan’a hoş geldiniz ziyaretinde bulunduk.
29/04/2026

Didim İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Mustafa Çalışkan’a hoş geldiniz ziyaretinde bulunduk.

22/04/2026

“Küçük hanımlar, küçük beyler... Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz.”

Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün egemenliği koşulsuz şartsız milletimize, Cumhuriyetimizin aydınlık geleceğini ise çocuklara emanet ettiği bu anlamlı günde; onların gözündeki ışığı korumak en büyük sorumluluğumuz.

Eğitim-İş olarak, aydınlık yarınlarımızın teminatı çocuklarımızın gözlerinden parıltının, yüzlerinden gülümsemenin eksik olmaması için; laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!

22/04/2026

Eğitim-İş olarak, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları sonucunda kaybettiğimiz öğrencilerimiz ve öğretmenimiz için 15-16 Nisan tarihlerinde meydanlardaydık.

Laik, bilimsel, kamusal eğitim mücadelemizle çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin haklarını ve yarınlarını savunmaya devam edeceğiz.

“Bu ülkenin sokaklarının açık cezaevine çevrilmesine müsaade etmeyeceğiz!”

Aydın Şube,Temsilcilik Başkanlar Kurulu Toplantısını yaptık.
20/04/2026

Aydın Şube,Temsilcilik Başkanlar Kurulu Toplantısını yaptık.

18/04/2026
18/04/2026

OKULDA ŞİDDET GELECEĞE İHANETTİR: ÇÖZÜM KÖY ENSTİTÜLERİ FELSEFESİDİR

Bugün, Anadolu’nun makus talihini yenmek üzere 17 Nisan 1940’ta atılan en büyük adımlardan biri olan Köy Enstitüleri’nin 86. kuruluş yıl dönümünü kutluyoruz.

Bu elbette buruk bir kutlamadır ancak Köy Enstitüleri sadece yitirilmiş bir aydınlanma değil bir yarın ödevidir. O yüzden bugünü Köy Enstitüleri’ni anlama, anlatma ve o ruhu mücadelede yaşatmanın da yıl dönümü sayıyoruz.

Köy Enstitüleri; sadece dört duvar arasında bir eğitim projesi değil, Cumhuriyet’in "fikri hür, irfanı hür" nesiller yetiştirme iradesinin ete kemiğe bürünmüş halidir.

Hasanoğlan’dan Arifiye’ye, Kızılçullu’dan Düziçi’ne kadar yurdun dört bir yanında yükselen bu enstitüler, köylüyü efendi kılmanın, toprağı bilgiyle bereketlendirmenin ve sanatı Anadolu’nun en ücra köşesine taşımanın adıydı. İmkansızlıklar içinde kurulan genç Cumhuriyet’te eğitimin ve bilginin her yurttaş için ulaşabilir hale gelmesini sağlayan bu enstitüler, Türk aydını ile köylüsünü de kopmaz bağlarla birbirine bağlamıştı. Tüm yurttaşların haklarını, özgürlüklerinin sınırlarını, bilginin sonsuzluğunu ve onu almanın büyük zevkini öğrendiği bu okullardan mezun olanların her biri, köylerine dönüp birer aydınlanma neferine dönüştüğü için enstitüler sosyolojik bir devrime dönüşmüştü. Yüzyıllardır horlanmış köy çocuklarından yazarlar, şairler, müzisyenler, bilim adamları çıkmaya başlamıştı. Anadolu uyanıyordu. Köylüler birer zanaatkara dönüşürken aydınlar da kökleriyle bütünleşiyordu. Elbette bu büyük aydınlanma, Türkiye üzerinde tahakküm sahibi olmak isteyen emperyalistler ve onların güdümündeki gericiler tarafından rahatsızlıkla karşılandı.

Açıklamanın devamı için: https://birlesikkamuis.org.tr/haber/okulda-siddet-gelecege-ihanettir-cozum-koy-enstituleri-felsefesidir/m7wessh6evj46uwpn6ki4lmo

Address

Çamlık, 409. Sk. No:7/A, Didim/Aydın
Didim
09270

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when EĞİTİM İŞ DİDİM TEMSİLCİLİĞİ posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share