09/05/2020
Niymet Gönül Akademi Kişisel Gelişim ve Danışmanlık Merkezi
KİŞİSEL GELİŞİM UZMANI
EĞİTMEN
EĞİTİM DANIŞMANI
YAŞAM-ÖĞRENCİ-AİLE-İLETİŞİM-KARİYER KOÇU
KONUŞMACI
KÖŞE YAZARI
http://www.niymetgonulakademi.com.tr
BİZ NİYMET GÖNÜL AKADEMİ OLARAK SİZLERLE KOCAMAN BİR NARIZ.NAR’IN İÇİNDEKİ TANELER BİZİM SİZLERLE OLAN DUYGULARIMIZ,KİŞİLİKLERİMİZ VE FİKİRLERİMİZ,KABUĞU İSE;SİZLERLE OLAN SEVGİMİZİN VE SAYGIMIZIN ZIRHI.BU NAR’I PARÇALAMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ…!!!
09/05/2020
02/12/2019
.yuzhaber.com.tr .niymetgonulakademi.com.tr
https://www.yuzhaber.com.tr/basarma-makale,1490.html
📌Belirli zaman aralıklarında belli hedeflere varmaya çalışın.
📌Meselâ elinize aldığınız yüz sayfalık bir kitabı, o gün yatmadan bitirmek gibi veya 12 ciltlik temel bir eseri, her bir cildini bir ayda bitirerek bir yılda okumak gibi.
📌Lüzumsuz sohbetlerden kaçının.
📌Her gece o günün değerlendirmesini yapın.
📌Meşguliyet değiştirerek dinlenin. Bir işi bitirdiğinde başka bir işe başla ve yorul.
📌Batan güneş için ağlamayın yeniden doğduğunda ne yapacağınıza karar verin.Denemeden bilemezsiniz.
📌Hayattaki engeller aşılmak içindir, takılmak için değil. Bir kapıyı vurmazsanız kapı açılmaz.
📌Şevksiz insan, benzini bitmiş arabaya benzer. Hareket etmeye bile üşenerek canlı cenazeye döner.
📌Başarılı olabilmek için, konunuzla ilgili çalışmaları yakından takip edin. Başarılı insanlarla görüşün.
📌Kafanızı sakin tutun.
📌Derdi hissi hale sokmamalısınız. Unutmayın yiğit düştüğü yerden kalkar. Kendinize acımayın.
📌Problemleri dert etmeyin. Problemi değil, çözümü düşünün.
📌Hiçbir başarı yoktur ki bir çalışmanın ve beklemenin sonucu olmasın. Beklemek önemlidir.
Kuvvetle istemelisiniz.
📌Ulaşılabilir bir hedefiniz olmalı.
📌Umudunuzu kaybetmemelisiniz.
📌Bir defa gayretle netice alacağınızı sanmayın. Kale kapısı bir defada açılmaz unutmayın.
📌Sabırlı ve kararlı olmalısınız.
📌Güzel bir ahlak her şeyi olumlu düşünmeye vesiledir.
📌Yeteneklerinizin neler olduğunu keşfetmelisiniz. Her insana farklı kabiliyetler verilmiştir.
📌Tedbirli olun ama korkak olmayın. İnsan yönetimini bilin.
📌Düşmanlarınızı düşünerek vakit harcamayın.
📌Doğru, samimi, neşeli ruh halinizi koruyun.
25/11/2019
.yuzhaber.com.tr .niymetgonulakademi.com.tr
MUTLU OLMAK İÇİN NE YAPMALIYIZ?
Mutlu olmak her geçen gün biraz daha zorlaşıyor. Mutluluk daha iyi bir hayata yolculuk olmaktan çıkıp, ulaşılması güç bir dağ, varılması güç bir çöl haline geliyor.
📌Mutlu olmak için biraz yavaşlayıp, soluklanıp, gülün, nergisin, kirazın, baharın ve aşkın tadına daha çok bakmalıyız.
📌Kötüyü unutmalı, iyiye sarılmalı, birbirimize daha çok yaklaşmalı, yaslanmalıyız.
📌Birbirimize ve hayata daha çok inanmalı, güvenmeli, paylaşmalıyız.
📌Kızmamalı, öfkelenmemeli, darılmamalıyız.
📌Yaşamaktan daha çok hoşlanmalı, "keşke" lere ,"oysa" lara "ben" lere daha az takılmamalıyız. Pişman olmamalı, pişmanlık duyacağımız şeyleri yapmamalıyız.
📌Geride kalan keyifsiz, neşesiz ve acılı zamanlara takılıp kalmamalı, üzülmemeli, yanmamalıyız. Sporcuların dedikleri gibi önümüzdeki maçlara bakmalıyız!
📌Yaşayan ve var olan her şeye hayranlık duymalı, kucaklamalıyız.
📌Daha az istemeli, daha çok vermeli, daha az küsüp daha çok sevmeliyiz.
📌Üzüntüden kaçmalı, kendini bilmeli, fazlalıklarımızı atıp hafiflemeli, köşelerimizi, sivriliklerimizi törpülemeliyiz.
📌Olumlu düşünmeli, güzel ve hoş şeyler düşlemeli, zihnimize bize iyi ve güzel gelecek beklentiler yüklemeliyiz.
📌Sosyal ilişkilerimizi geliştirip güçlendirmeli, aidiyet duygusuna önem vermeli, inanç dünyamızı güçlendirip geliştirmeliyiz.
📌En zor zamanlarda bile zorlukların bir sınav olduğunu "Bu da geçer" deyip dik durmayı başarabiliriz.
📌Kendimize ve ailemize zaman ayırmalı, kişisel gelişimimizi sürdürmeliyiz.
13/11/2019
.niymetgonulakademi.com.tr .yuzhaber.com.tr
📌İNSANLARA NELER ZAMAN KAYBETTİRİR?
1-Düzensizlik:Belkide en önemlisi.
Düzensizliğin en büyük göstergesi sizin çalışma mekanızdır.
Eğer yerleri değişmiş yada yanlış yere konulmuş şeyleri ararken zaman harcıyorsanız ve bunlar bir işe tam başladıktan sonra o işi yarısında kesmenize yol açıyorsa sizde takdir edersiniz ki böyle bir durumda kendinizi disipline etmeniz gerçekten zorlaşacaktır.
📌Bunun için bakın odanız ya da çalışma mekanız size göre iyi dizayn edilmiş mi?
📌Yani aradığınız şey elinizin altında mı?
📌Onu arıyor musunuz?
📌Sonra masanıza bakın.
📌Çalışma masanız dağınık mı?
📌Son olarak ta işe yaklaşımınızı düzenleyin.
📌İşlerinizi bitirme pratiği yapın.
📌Kesintiye uğrarsa hemen yeni bir işe atlamayın.
📌Bir isteğin önceliğini takdir edin ve en öncelikli işiniz olmadan yeni bir faaliyete girmekten kaçın.
📌Eğer bir telefon veya ziyaret sebebiyle ara verirseniz, bu engel ortadan kalkar kalkmaz hemen yaptığınız işe geri dönün.
📌Kendinize bir iç disiplin kazandırın.
2-Geciktirme: Bu problem zaman zaman hepimizde yer alan bir unsurdur.
Yapacağımız işi sanki daha sonra başkası gelip de bizim yerimize yapacak gibi geciktirip dururuz.
Halbuki o işi daha sonrada biz yapacağız. Bunun farkında olun. Şöyle düşünün: ”Sonraya ertelediğim her iş daha sonra karşıma çıkacak başka işleri yapmama engel olacak!”
3-Hayır Diyememek: Hayır diyememek te adeta yine bizim toplumumuza has kurallardan biri.
Eğer siz ilgilenmeniz gerekenden daha fazla işi sırf başkaları kırmayayım diye alırsanız bu defa da göreceksiniz ki bu işi başaramadığınızda bu sizin kırılmanıza yol açacak.
O zaman ”hayır” demeyi öğrenin. Tabi ki bunu yaparken karşınızdakini kırıp dökmenize de gerek yok.
Örneğin ona; ”Bunu dikkate alabilirim, fakat bu seferde yapıyor olduğum iş gecikecek istediğiniz daha mı önemli? Ya da ”Bunu sizin için yapmak beni mutlu eder.
Ancak yaptığım işi bitirene dek buna giremem. Bu da yaklaşık .....saat sürecek.” vb.....
4-Beklemeler:Burada en önemli kural randevunuz olan kişiyi beklerken zamanınızı israf etmeyin.
Eğer beklemeniz çok gerekliyse o vakti önceden planladığınız bir çalışmaya ayırın.
Eğer bu kadar zamanda yapamam diyorsanız o zaman sadece o çalışmanız için hazırlık yapın.
📌Yukardaki zaman kaybettiriciler dışında bizim dışımızdaki yani çevresel faktörler(telefon görüşmeleri, ziyaretçiler, dedikodu, kahve sohbetleri vb.)bir çok zaman kaybettiriciyle karşı karşıyayız.
📌Bunların sayısı buraya sığmaz. Ancak sizin yapacağız şey burada gerekli olmayan bir işle uzun süreli uğraştığınızı hissettiğiniz anda zamanı kaybettiğinizin farkında varmanızdır.
30/10/2019
.yuzhaber.com.tr .niymetgonulakademi.com.tr
KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMİŞ İNSAN MODELİ
1- Bu insanlar, yaşamın her yönünü severler, şikâyet etmekle ya da olayların daha değişik olmasını istemekle vakit kaybetmezler.
2- Bağımsızlıklarına çok düşkündürler. Aileye güçlü bir sevgi ve bağlılık duymalarına rağmen, ilişkilerinde bağımsız olmaya özen gösterirler.
3- Sevgi anlayışları, sevdiklerine hiçbir değeri zorla kabul ettirmeye çalışmazlar.
4- Onay aramak gereksinimleri yoktur. Övgü ve ödül talep etmezler.
5- Çok açık ve dürüst konuşurlar, çünkü vermek istedikleri mesajları, başkalarını memnun etmek için dikkatli sözcükler arkasına gizlemezler.
6- Gülmeyi ve başkalarını güldürmeyi iyi bilirler.
7- Kendilerini şikâyet etmeden kabullenirler. Fiziksel benliklerini, sahteliklerle gizlemezler.
8- Doğal yaşamı takdir ederler. Başkalarına eğlenceli gelmeyen şeylerden zevk alma yetenekleri vardır. Gün batımını izlemek, ya da kırlarda küçük bir gezinti yapabilmek onlar için mükemmel bir şeydir ve şükran duyarlar.
9- Başka insanları çok iyi anlarlar ve asla şaşırıp şok olmazlar.
10- Gereksiz kavgalarda asla taraf olmazlar.
11- Hastalık hastası değildirler.
12- Dürüsttürler, asla yalan söylemezler, olayları çarpıtmazlar.
13- İnsanlar hakkında konuşmaz, insanlarla konuşurlar.
14- Titizlik ya da düzenlilik gibi dertleri yoktur, verimli yaşamaya bakarlar.
Organizasyon nevrozundan bağımsız oldukları için yaratıcıdırlar.
15- Bu insanların müthiş bir enerjileri vardır. Enerjileri doğaüstü değildir, yalnızca yaşamı ve yaşamdaki aktiviteleri sevmelerinin bir sonucudur.
16- Şiddetli bir merak duygusuna sahiptirler. Hep araştırır, yaşamlarının her anını kavramak isterler. Her insan, her varlık ve her olay, daha çok öğrenmek için bir fırsattır.
17- Başarısız olmaktan korkmazlar, hatta onu sevinçle kabul ederler. Bu insanlar, kendilerine zarar verecek duyguları yok etme ve kendilerine verdikleri değeri artıracak olanları doya doya yaşama yeteneğine sahiptirler.
18- Bu mutlu insanlar, asla kendilerini savunma gereksinimi duymazlar. Basitçe 'her şey yolunda, biz yalnızca farklıyız. Anlaşmak zorunda değiliz' derler. Bir tartışmayı, kazanma ve karşısındakini konumunun yanlışlığına ikna etme gereksinimi duymadan, burada keserler.
19-Değerleri dar değildir. Kendilerini tüm insan ırkının bir parçası olarak görürler. Daha çok düşman öldürmekten sevinç duymazlar.
20- Kahramanları ya da putlaştırdıkları insanları yoktur. Herkesi insan olarak görür ve hiç kimseyi kendilerinden önemli konuma getirmezler.
21- Başkalarının yeteneksizliği nedeni ile kazanmak yerine, zaferi kendi çabaları ile elde etmeyi yeğlerler.
22- Komşularının ne yaptığını fark etmezler, çünkü var olmakla meşguldürler.
23- En önemlisi bu insanlar 'KENDİLERİNİ SEVERLER'. Kendilerine acımak, kendilerini reddetmek, kendilerine öfkelenmek için zamanları yoktur.
Elbette sorunları vardır, ama sorunların onları duygusal paralizasyona götürmesine izin vermezler. Tökezleyip düştüklerinde, tekrar ayağa kalkar ve sızlanmadan yaşamaya devam ederler.
24- Hatalı alanlardan bağımsız insanlar, mutluluğu kovalamazlar, sadece yaşarlar ve mutluluk onları bulur. Gerçekten nadir bulunan insanlardır, onlar için her gün mükemmeldir.
07/10/2019
.yuzhaber.com.tr .niymetgonulakademi.com.tr
MUTLULUK NEREDE SAKLI?
İnsanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş hep şikayetçi, hep bıkkınmış.
bir gün melekler, mutluluğu saklamaya karar vermişler.
saklayalım zor bulsunlar...
zor buldukları için belki kıymetini bilirler.
diyerek başlamışlar tartışmaya...
sorun büyükmüş...
kimisi:
”Everest’ in tepesine saklayalım” demiş, kimisi ” Atlas okyanusun dibine” demiş.
Mekke sokakları, İtalyan sofrası...
bir hastanenin yeni doğan odası, dondurma külahı, şarap şişesi...
sigara paketi, lale bahçesi...
pek çok yer düşünmüşler ama hiç biri yeterince zor gelmemiş.
derken meleklerden biri;
”İÇLERİNE SAKLAYALIM” demiş...
📌”kimsenin aklına gelmez ki içine bakmak!!!”
📌işte o gün bugündür mutluluk insanın içinde saklıymış...
📌hiç bir mutluluk kolay bulunmuyor.
📌kolay kolay gülmüyor insanın yüzü...
●Emekte ve insanın içinde saklı mutluluk...
●Ne başkasının ekmeğinde, ne başkasının evinde, ne de başka bir şeyde...
●”BU YÜZDEN GÖZÜNÜZ HEP İÇERİDE OLSUN”...
Sevgiyle kalın.
05/10/2019
.niymetgonulakademi.com.tr
03/10/2019
.niymetgonulakademi.com.tr
“Mutluluk seyahat edilemez, sahiplenilemez, kazanılamaz veya giyilemez.
Mutluluk, her dakika sevgi, merhamet ve şükran ile yaşamanın manevi deneyimidir.”
Denis Waitley
30/09/2019
.yuzhaber.com.tr .niymetgonulakademi.com.tr
📌İnsanlar olmasını istedikleri şeylere odaklandıklarında, İSTEMEDİKLERİ şeyler onlardan uzaklaşır.
İyi düşünürken KÖTÜ hissetmeniz imkânsızdır. Düşüncelerinizle sadece ve sadece KENDİNİZE zarar verebilir ya da sadece KENDİNİZİ mutlu edebilirsiniz.
Kendinizden siz sorumlusunuz. Kendinizi kötü HİSSETTİĞİNİZDE, sevginin size ulaşmasını engellemekle kalmıyor, size kendinizi kötü HİSSETTİRECEK insanları ve DURUMLARI DA kendinize çekiyorsunuz!
Kendinizden HOŞNUT olduğunuzda, evrende sizin için var olan tüm SEVGİYİ ve iyilikleri hayatınıza akıtmaya başlar. Sevmek ve ŞÜKRETMEK mucizeler yaratabilir. Sevgi ve şükran tüm hastalıkları ortadan kaldırabilir ve GÜLMEK gerçekten en iyi İLAÇTIR.
Kendinizi sevmemeniz dileklerinizi sizden uzak tutuyor. İstediğiniz şey ne olursa olsun SEVGİYLE beslenir. İçsel varlığınıza odaklanıp onu sevdiğinizde, MÜKEMMELLİK kendisini gösterecektir.
Yapmanız gereken tek şey; kendinizi iyi hissetmek, kendinizi mutlu etmektir. Mutluluğu takip ettiğinizde, sürekli neşeli olur, kendinizi EVRENİN bereketine açarsınız.
📌Minnettarlık duygusu beyninizin evrenin yaratıcı enerjisiyle uyum sağlamasıdır. ŞÜKRETMEK yaşamınıza daha çok şey katmanın yollarından biridir.
Seçenekleriniz sonsuzdur ve sizin gücünüzde.
Sınırlarınızı her an geliştirmeye hazır olun ve hayatın yeni MESAJLARINA kendinizi açarak gerektiğinde DEĞİŞİME esneklik gösterin ve olaylara çok boyutlu olarak bakın ve seçenekleri görün, değişmeniz gerektiğinde açılıp genişleyin,çoğalıp, büyüyün.
Bilge tarafınız her zaman size yeni seçenekler sunmak için hazır bekler.
Olaylara direnip, onlara doğrudan karşı çıkmak yerine olayları kendi lehinize kullanın!
📌Gereğinden fazla yapılan her şeyden SADELEŞMEK gerekir. SADELİK: Gerekli olanın kendini İFADE edebilmesi için GEREKSİZ olanın elenmesidir.
Karmaşık ve düzensiz bir hayat şeklinde; enerjimizin büyük bir kısmı, yaşanması KOLAY ve NEŞELİ bir hayat yaratmak yerine hayatı DÜZGÜN konumda tutmaya çalışmak için harcanır ve aklımız karışır.
📌YARGILAMAYIN ki yargılanmayasınız, KINAMAYIN ki kınanmayasınız, AFFEDİN ki affedilesiniz!
Kendinizi savunmak için SUÇLAMADA bulunmak ÖFKEYİ şiddetlendirir, çözüme kesinlikle katkı sağlamayacağı gibi ÇÖZÜMSÜZLÜĞE mahkûm olursunuz.
Sorunları çözmek için BEN KİMİM? KİM SORUMLU sorularını sormak gerekir.
Yaşamınızdan ve yaşadıklarınızdan yalnız ve yalnız sizin sorumlu olduğunuzu yüksünmeden, bezginlik göstermeden ve görmemezlikten gelmeden kabul edin.
Yaşamınız için gereken emeği ve çabayı gerektiği yerde ve gerektiği kadar ortaya koyun. Yaşamınızın kolaylaşması için siz çaba göstermeden başkalarının kolaylaştırıcı olmasını beklemeyin.
Sadaka kabul eden dilenci konumuna düşmeyin. Emeğinize ve çabanıza başkalarının katılması gerektiğinde TENEZZÜLSÜZ olmayın.
Vermek kadar almak ve almayı bilmekte yüce bir erdemdir. Size verilen sevgiyi ve diğer şeyleri İNCİNMEDEN incitmeden, hakkını vererek kabul edin ve teşekkürünüzü anlaşılır şekilde edin ve gösterin.
Mevcut duygusal ÇÖPLÜĞÜNÜZÜ şükrederek, affederek ve yaşam sorumluluğunuzu kabul ederek boşattığınızda; yeniye ve OLUMLUYA yer açılacaktır.
Çoğu zaman MUCİZELER yaratamayız. Çünkü mucizelerin bizim başımıza gelebileceğine inanmayız. Veya isteriz ve tam bir şeyler gerçekleşecekken, EVRENİN bizi işitmediğini veya işittiğini ama yanıtlamaya tenezzül etmediğini düşünürüz.
📌SABIRLI OLMAK BAZEN MUCİZELERİN BİR PARÇASIDIR!
📌Katışıksız sabırla yaşamınızı, yaşamınızdan beklentilerinizi ÖDÜLLENDİRİN.
📌Hak ettiğiniz yaşamı size sağlayabilecek tek kişi sizsiniz!
Sevgiyle kalın.
25/09/2019
SOSYAL MEDYA ÇILGINLIĞI
Sosyal medya yokken sanki hiç yaşamıyor, hayattan tat almıyorduk herhalde.
📌Peki bizler 80'li -90 lı jenerasyonlar nasıl yaşadık?
📌Neler ile mutlu olduk?
📌Ya da önümüze sunulan imkânlar ile mutlu olmayı öğrenmek zorunda mı kaldık?
📌O zaman öyle de olsa küçük bir şeyden mutlu olmasını bilen birer bireylerdik bizler.
📌Çünkü imkânlar ona olanak veriyordu ve yinede tok gözlü ve mutlu birer çocukluk yıllarıydı geride kalan yaşanmış yıllar.
📍📍Sanal medya deyin ister sosyal medya çılgınlığı deyin adına “Sonuç: Birer bağımlı birey, mutsuz ve istekte sınır tanımayan, doyumsuz birer kişi olarak toplumda yerimizi aldık”.
Önceden iletişimde mektuplar vardı. Uzun uzun satırları eş, dost ve arkadaşlara yazılan; sevgiliye yazılan sayfalarca mektuplar.
Duyguları,özlemleri hasretleri anlattığımız ve dört gözle gönderdiğimiz mektupların karşılığını sabırla beklemek vardı.
Ev telefonları ahizeleri kulağımızda konuşmaya doyamadığımız ev telefonları.
📌Ama ne nazik ki teknoloji geliştikçe bir yönden değerlerimizi ,duygularımızı kaybetmeye başladık ne yazık ki.📌
📍📍İnsanlar sürekli sosyal medyada ( Facebook, Twitter,İnstagram )vs. bulunması zamanla bağımlılık haline gelmesi kendine büyük zararlar veriyor ama ne yazık ki farkında değil.
Bu kişileri psikolojisinden tutun iş ve günlük hayatını etkilemeye başlıyor.
📍📍Her gün sürekli gezdiği ,yediği yemeği,giydiği kıyafeti paylaşma zorunluluğu hissetmeye başlıyor.
📍📍Bu paylaşımlardan ne kadar beğeni ve yorum aldığı onun merak duygusunu tetikliyor.
📍📍O paylaşmış bende paylaşayım.O geziyor ben de geziyorum hissi.
📍📍Kendinde sürekli beğenilme ihtiyacı hissetmesi psikolojik rahatsızlıkların başlangıcı olabiliyor bazen.Kaygı bozukluğu yaşayabiliyorlar.
📍📍Sosyal medya adı üstünde gerçek bir dostluğun olmadığı bir sayfa.
📌📌Örneğin: Sayfanıza arkadaşınızın arkadaşı olarak veya herhangi bir gruba üye olarak ekleniyorsunuz farkına varmadan o kişilerin profiline bakarak kadın Ya da erkek diye saatlerce konuşuyorsunuz.
📌📌O kişinin gerçek kimliğini kişiliğini bilmeden. Birçok şehirden arkadaş ediniyorsunuz. İçinizi açıyor, dertlerinizi paylaşıyorsunuz tanımadığınız birine. Zamanınızın bir çok kısmını ölü zaman olarak geçiriyor, eşinizi çocuğunuzu bile ihmal edebiliyorsunuz.
📍📍Sosyal medyada fotoğraf paylaşma yarışları başladı sanki.
İnsanlar her gün zamanının çoğunu sosyal medyada vakit geçirir oldular.
📌İnsanlar sosyal medyada canım cicim yazışmalar, toplu mesaj atmalar bir moda oldu.
📌Ses yok duygu yok. Sıcaklık candan konuşma yok, yolda karşılaşsa iki kelime konuşacak bir şey bulamadıkları kişiler ile sosyal medyada canım cicim yorumlar biraz samimiyetsiz kalmıyor mu sizce?
📌Toplu, kuru mesaj yerine; hafta da, on beş günde bilemedin ayda bir telefon açarak sesini duymak, sıcaklığını, sevgisini, samimiyetini hissetmek varken bu toplu mesajlar bana pek mantıklı gelmiyor.
🔑Sosyal medyayı iyi ve zamanında yerinde kullanmanın birçok faydasını da görebilirsiniz.
🔑Yıllarca nerde olduğunu ve hiç görmediğin okul arkadaşı, çocukluk arkadaşı, gidilip görülen güzel yerler, kayıp olan bir yakınınızı,yeni çıkan bir ürününüzün tanıtımı,bir buluşunuzu,başka ülkelerdeki yakınınızı anında vidodan görüp hasret giderebilirsiniz canlı olarak.
🔑Başka ülkelerdeki olaylardan anında haber alabilirsiniz.Tanıdığınız çok ile anında iletişim geçme ,bilgilenme imkânları olması güzel olan yanlarıdır.
🔑🔑Sözün kısası aslında teknolojinin zararından çok faydası da vardır.
🔑Fakat kullanmayı yerinde ve zamanında bir amaç olarak kullanmak daha doğrudur.
🔑Zamanın birçoğunu beğenilme duygusu, gösteriş için harcama yerine farklı alanlara yönelebilirsiniz.
🔑🔑Toplum kuruluşlarına üye olmak, belirli zamanlarda yaşlılar yurdunu ziyaret etmek, belediye ve halk eğitimin birçok alanda açmış olduğu ücretsiz kurslara ve kişisel gelişim kurslarına ve eğitimlerine katılarak hem kendini geliştirip hem başkalarına faydalı olmak en güzelidir.
🔑Evde günde en az 1 saat kitap okumak zihninizi açar, hayal gücünüzü artırır ve farkındalık yaratır.”
🔑Her geçirdiğiniz boş zaman ölü zamandır” Kendiniz, aileniz ve çevreniz için kendinizi değiştirirseniz sizde değişip geliştiğinizin farkında olacaksınız.
Sevgiyle kalın.
23/09/2019
.yuzhaber.com.tr .niymetgonulakademi.com.tr
“Her şey aynı” veya “ Bir şeylerin değişmesi gerek çünkü mutsuzum” tarzı düşüncelerimiz ve bu düşüncelerle beslenen olumsuz duygularımız vardır. Öfke, suçluluk, kendine güvensizlik, diğerini suçlama, kırgınlık gibi.
Bizi mutsuz eden şeylerin farkında olduğumuz halde bunlarla mücadele ederken genellikle “diğerini “ değiştirme çabasında olduğumuzdan oyunu baştan kaybeden oyunculara benzeriz.
Kendimizin değişmesi fikri bir türlü hoş gözükmez bize. Diğerini değiştirme oyununda da herhangi bir skora ulaşamamanın ezikliğini yaşarız hep. Harcadığımız çabadan dolayı da yorgunluk!
Çünkü farklı yerlerde ararız değişimi. Çünkü diğeri ve diğerleri değişmez.
“Değişmelisin” demek veya bu karara varmak kolay da bunu uygulamak o kadar kolay mı acaba? Tabiî ki hayır!
Albert Otto “Değişim ve gelişim insan kendisini riske attığında ve kendi hayatıyla içli dışlı olmaya cesaret ettiğinde meydana gelir” der.
Değişme isteği kendimizi keşfetme ve kendimizin farkına varma süreçleriyle paraleldir. Ve doğal olarak bu istek karmaşık duygulara neden olur.
Çelişkili bir şekilde, değişiklik fikri başımızı ağrıtıyor, midemizi ekşitiyor, uykularımızı kaçırıyor ise bedenimiz bu riski almaya hazır demektir.
Peki ya biz? “Neden değişim istiyorum?, Neyi değiştirmek istiyorum? , Değişme gücüme inanıyor muyum?, Nasıl olmasını isterdim ve nasıl olmasını ümit ediyorum ?,Öyle olursa mutlu olacak mıyım? Beni engelleyen ne?” ve benzeri iç diyaloglar hem kendimizi keşfetmede hem de değişimin yönünü belirlemede etkili olacaktır.
Doğal olarak, değişme adına deneyeceğimiz yeni davranış modelleri “Acaba başarabilir miyim?” güvensizliğinin yanı sıra “Ya istediğim gibi olmazsa” korkusu da yaratacaktır.
Korkularımızdan ve “korkmaktan” korkarız. Her bir korkumuz da bizi değişimden uzaklaştırır. Değişim istediğimiz halde “ Ama bu değişim sonunda çevremdekileri kaybeder miyim? Ben onlardan uzaklaşır mıyım? Yaşantım alt üst olur mu ” ile başlayan cümleler korkularımızın yansımasıdır.
Örneğin; daha önce istemeyi, talep etmeyi hiç denememiş bir kişi, taleplerini artık ifade edebilir duruma gelince ilişkilerinde sorunlar yaşayabilir. Korkularımızın sistemimiz içinde nelere hizmet ettiğini keşfedersek korkularımızla barışırız. Barışık olduğumuz bir şeyi de salıvermek kolaydır.
Yüzleşme kabullenme kapısını , kabullenme de değişimin, yenilenmenin kapısını açacaktır!
16/09/2019
.yuzhaber.com.tr .niymetgonulakademi.com.tr
GÜZEL BİR SUNUM İÇİN
1- Erken başlayın.
Bir konuşma yapmak zorundaysanız, daha sonra değil, hemen işe başlayın. Hazırlanmak için ne kadar çok zamanız olursa, kendinizden o kadar emin olursunuz.
2- Dinleyicilerinizi tanıyın.
Kime konuşacağız hakkında bulabildiğiniz kadar bilgi edinin. Dinleyicilerinizin ortak özellikleri nelerdir? Eğitim düzeyleri nasıldır? Bu tür sorulara ne kadar çok yanıt bulabilirseniz, konuşmanızı onların duymak isteyeceklerine o kadar çok odaklayabilirsiniz.
3- Orijinal olmak konusunda endişelenmeyin.
Heyecanlı ve kalpten gelen bir konuşma yapar ve söylediklerinize inanırsanız, seçtiğiniz konu hakkında konuşan ilk ya da 15. kişi olmanız fark etmez. Tüm orijinalliğiniz sesinizdir.
4- Basit olun.
Kısa ve öz bilgi parçacıkları, dinleyicilerin söylenenleri daha kolay algılamaları sağlar.
5- Onlara bir fırsat sunun.
Dinleyicilerinizin sorunlarına çözüm bulun; onların düşünce ve eylem biçimlerini zorlayacak bir iddia öne sürün ya da onlara yeni bir şey öğrenme fırsatı sunun. Konuşmanızı, sunduğunuz fırsatın çevresinde şekillendirin. (”Bugün size işlerinizi sürekli erteleme eğilimini yaşamınızdan sonsuza dek silmeniz için 3 araç sunacağım.”)
6- Bir diyalog yaratın.
Yaptığınız işi ”bir konuşma yazmak” şeklinde düşünmeyin. Bunu, sizinle dinleyiciniz arasında bir diyalog yaratmak olarak değerlendirin.
7- Dinleyiciyi konuşmanın içine alın.
Diyalog hissini yaratmak için dinleyicinizle etkileşimde bulunun. Onlara soru sorun (”Kaçınız bu konuda hemfikir?”); yapacak iş verin (”Bir sonraki gerçeği yazmanızı istiyorum…”)
8- Kendinizi dinleyin.
Konuşmanızın kulağa nasıl geldiği, nasıl okunduğundan daha önemlidir. Konuşmanızı göze değil, kulağa hitap edecek biçimde oluşturun.
9- Prova, prova, prova!
Konuşmanızı mümkün olduğunca sık prova edin; sürekli tekrarlayın. Böylece, mükemmel bir sunum yapabilirsiniz.
10- Eğlenin.
Konuşmanızı oluşturma sürecinin kolay ve zahmetsiz geçmesine özen gösterin. Süreci eğlenceli kılarsanız, bu durum konuşmanıza da yansır ve süper bir sunum yapmış olursunuz!
Click here to claim your Sponsored Listing.
Location
Category
Contact the school
Telephone
Address
Adalet Mahallesi 10066 Sok. No:6 SGK İl Müdürlüğü Karşısı/İş Bankası Arkası Kat:1 Daire:1 DENİZLİ
Denizli
20040
Opening Hours
| Tuesday | 09:00 - 18:00 |
| Wednesday | 09:00 - 18:00 |
| Thursday | 09:00 - 18:00 |
| Friday | 09:00 - 18:00 |
| Saturday | 09:00 - 18:00 |
| Sunday | 09:00 - 18:00 |