25/01/2020
🔹Elazığ'da yaşanan deprem nedeniyle ruh sağlığı çalışanlarının akıllarına gelen "akut stres bozukluğu" hakkında bilgilendirme yapmak istedik.
🔹Depremi yaşayanlara yakınlarında hissedenlere büyük geçmiş olsun. Kayıpları olanlara ise baş sağlığı ve sabır diliyoruz.
📍Kişinin gerçek bir ölüm veya ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma, kendisinin veya başkasının bütünlüğüne tehdit getirecek bir olayı yaşaması veya tanıklığı ile belirli ve buna karşı verilen korku, çaresizlik gibi tepkilerle izlenen rahatsızlığa "Akut stres bozukluğu" denmektedir.
📍Bu durum bir iki günden bir aya kadar uzayabilir ancak genellikle olaydan sonraki üç-dört gün içinde düzelir.
Dalgınlık, uyuşukluk, çevrenin farkına varamama, çevreyi olduğundan farklı, geçek dışı gibi görme, kendi kendini farklı algılama, yaşadığı olumsuz olayı hatırlamada zorluk izlenir. Yaşanan olayın tekrar tekrar gözünün önüne gelmesi, tekrarlayan düşünceler ve rüyalar, olay ile ilgili uyaranlardan kaçınma sık olarak izlenir.
📍Eğer yakınmalar travmatik olayın hemen peşi sıra başlamışsa, hızla tedaviye başvurulmuşsa, uygun sosyal desteği varsa belirtilerin hızla düzelme ihtimali daha fazladır.
📍Gidiş sıklıkla travmanın şiddeti, hastanın travmaya yakınlığı ve hastanın travmadan önceki işlevsellik düzeyi ile ilişkilidir. Yani bir başka deyişle deprem daha şiddetli ise akut stres bozukluğu riski daha fazladır.
📍Tedavide genellikle kaygı giderici ilaçlar, kısa süreli psikoterapiler, kişiyi ve yakınlarını durum hakkında bilgilendirme, sosyal desteğin sağlanması kullanılır. Tedavi almayan ve belirtileri kendiliğinden düzelmeyenlere depresyon, travma sonrası stres hastalığı ve alkol madde bağımlılığı riski büyük oranda artar.