Disleksi Etkinlik

Disleksi Etkinlik Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Disleksi Etkinlik, Education, www. izmirdisleksi. com, Bornova.

22/06/2020

3. sınıfta tanı konan okul çocuklarının% 70’inden fazlası yetişkinlikte disleksinin olumsuz etkilerini yaşamaya devam eder: okumaya karşı isteksizlik, okuma korkusu, yazma zorluğu, yazmada ciddi hatalar, yavaş okuma, yeniden, sık ve ani ruh hali değişimleri, uyku bozuklukları, düşük benlik saygısı, iletişim zorlukları vb... Bu nedenle ERKEN TANI ÖNEMLİDİR....

Disleksi neredeyse tüm dünyada büyük bir pazar olduğu gibi ülkemizde de büyük bir pazar haline gelmeye başladığını hep b...
31/01/2019

Disleksi neredeyse tüm dünyada büyük bir pazar olduğu gibi ülkemizde de büyük bir pazar haline gelmeye başladığını hep birlikte görüyoruz. : birçok” çözüm “, hatta mucize tedaviler, disleksi ile ilgili ya da ilgili olmayan kişilerce ebeveynlere satılmaktadır” .... Bütün bu tedavilere ve eğitim sürecinde yapılanlara çok dikkatli yaklaşmak gerektiğini düşünüyorum. Disleksi için tedaviler ve rehabilitasyon yöntemleri ideal olarak herhangi bir hastalık için önerilen ilaç tedavileri kadar bilimsel titizlikle değerlendirilmelidir. Ne varki, ilaç dışı tedaviler pazarlama ruhsatı gerektirmediği için ortaya sunulan ve sürekli olarak lanse edilen pek çok değerlendirme testi ya da metot aklımızda sürekli bir takım soru işaretleri bırakmaktadır. Her alanda olduğu gibi maalesef ülkemizde de bu tarz işlerin çoğalmasına izin veren yasal boşluklardır.

27/01/2018
07/01/2016

Öğrenme Güçlüğü ve Okul Sorunları

Bazı çocuklar farklı bir zihin yapısına sahiptirler. Bu farklılık mevcut eğitim sistemi içinde onların karşılarına büyük bir sorun olarak çıkmaktadır. Evet bahssettiğimiz çocuklar öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar. Bu çocuklar farklı şekilde öğrenir ve alışılagelmişin çok dışında bir algılamaya sahiptirler. Ebeveynler ise okumada zorlanan, okuduğunu anlayamayan okunaklı yazamayan ya da çarpım tablosunu ve basit işlemleri bile yapmakta zorlanan bu çocuklar yüzünden akılları oldukça karışıktır. Ailelerinin beklentilerine uyacak şekilde karşılık veremeyen bu çocuklar, gün geçtikçe kendilerini kötü hissetmeye başlar ve baş edemedikleri bu sorunlarla daha da çaresizliğe düşerler.

Aslında bu çocuklar için mevcut eğitim sistemi ile öğrenemeyen çocuklar desek de hata etmiş olmayız. Bu çocuklar eğitim hayatları boyunca bu sistem içerisinde kendilerine uygun alternatif bir müfredatın olmaması nedeniyle okulda hep bir bocalama halindedirler Bu çocuklar bir süre sonra ise artık yılmış, bezmiş, bitkin, canı okula gitmek istemeyen davranışlar sergilemeye başlarlar. Akademik başarı beklentileri bir noktada bu çocukları bu hale getiriyor da diyebiliriz. Ancak yaygın olarak gördüğümüz şu ki akademik başarı sorunları yönetilebilir sorunlardır. Düşük benlik kavramı, zayıf sosyal ilişkiler, motivasyon eksikliği ve genel olarak okula karşı oluşan olumsuz tutum ve tepkiler daha büyük sorunlardır. Örneğin daha önce paylaştığım bir yazıda kümülatif eksikliğin öğrenme güçlüğü ile ilişkisini anlatmıştım. Okuma ya da okuma-anlama becerisindeki kümülatif eksikliğin sınıf ilerledikçe çocukta oluşturacağı olumsuz etkiyi düşünün. İlkokul döneminde disleksili olan bir çocuğun, okuma ve okuma anlama becerilerindeki yeteneği ile sınıfındaki diğer öğrencilerin okuma yeteneği arasındaki farkı çok ayırt edemeyebilir. Ancak okul ilerledikçe ve çocuğun da farkındalığı arttıkça bu farklılıkları çok daha iyi ayırt edecektir. Bu sorun ergenlik ile birlikte daha hızlı büyüyecek ve kendisi de bu durumdan utanmaya başlayacaktır. Sınıf içersinde bilemediği bir soru ile karşılaştığında soruya yanlış cevap verme endişesinden dolayı öğretmene alaycı cevap vermek ya da uygunsuz bir şaka yaparak tepki vermek hem daha az utanç verici hem de daha kolay bir tepki olacaktır. Anlama güçlüğünü gizleyerek öğretmeninin dikkatini başka bir yöne çekme girişimleri sonucunda ise farklı sorunlar ve riskler ortaya çıkabilmektedir.

Öğrenme güçlüğünde yaşla birlikte sahip olunan güçlük çocuğu içinden çıkılmaz bir hale getirebilir. Yıllarca devam eden akademik başarısızlık 5.- 6. sınıf düzeyinde artık akademik bir durgunluğa sebep olur. Öğrenme güçlüğünün ilk baştaki sebepleri olan dikkate dayalı problemler, organize olma becerileri, dili kullanma problemleri bu sınıf düzeylerinde artık önemsiz gibi görülebilir. Ancak problemler ilerleyerek devam etmektedir. Asıl tehlike olan düşük motivasyon ve benlik, ilgisizlik, yavaş gelişen sosyal beceriler ve algılamaları, sosyal kabul görme ihtimalini azaltmaktadır. Bu durum sınıf içersinde çok bariz olarak gözlemlenebilir. Örneğin öğretmen öğrenme güçlüğü çeken öğrenciye ya da öğrencilere yönelik başarılı ve olumlu bir sınıf durumu oluştursa bile derse katılım konusunda çoğu zaman beklentilerine karşılık bulamaz. Bu durum daha çok denetim odağı olarak ifade edilen kişinin kontrol algısı ile ilgili bir durumdur. Yani daha açık bir şekilde ifade etmek istersek öğrenme güçlüğü olan çocuk ya da ergen kendi dışında oluşan nedenlerin kendi kaderlerini kontrol ettiğine inanır. alacağı notun kendi çabaları ile asla mümkün olamayacağını düşünür. Bu yüzden de çaba sarf etmeye gerek yoktur.Öğrenme güçlüğü olan birey evde ders çalışmak için vakitte ayırsa, çaba da sarf etse sınıfta isteksizmiş gibi görünebilir. Öğrenci çaba sarf etmesinin aldığı not üzerinde bir etkisinin olmayacağını da düşünür. Aslında öğrenme güçlüğü olan bireyin daha etkili ve verimli çalışma yollarının da üstbilişsel strateji olarak verilmesi de gerekmektedir.

Genelde yaygın bir kanı da genç bireylerin destek eğitimi bile reddettiğidir. Bu nedenle özellikle 12 ya da 13 yaşından sonrası için çocuk ve ergen psikiyatristleri bireyin daha önceden öğrenme güçlüğüne dair var olan tanısı üzerine bireyin bu sıkıntısını reddettiğini ve destek eğitim bile almak istemediğini düşünerek rapor vermeme eğilimindedirler. Ancak eğitimin devamlılığı esastır. Yarım bırakılan ya da verilmeyen eğitim desteğinin bir şekilde bireye kazandırılması gereklidir. Bu konuda öğrenme güçlüğü alanında çalışan öğretmenlere oldukça fazla görev düşer. Destek eğitimin ne kadar gerekli olduğu bireyin kendisine ve ailesine çok iyi anlatılmalıdır. Eğitimin niteliği ve sunulacak yöntemler bireyi tatmin etmeli ve bir takım kolaylıklar sağlamalıdır. Okul tekrarı şeklinde yapılacak bir eğitim bireye çok fazla bir şey katmaz. Zira destek eğitimi ve uygulanacak bireyselleştirilmiş eğitim programları ile birey kendi seviyesinde ölçülür ve kendi seviyesine göre eğitim alır bu da ilerlemesini mümkün kılar. Eğitimin bu şekilde ilerliyeceği genç bireylere anlatılmalı. Henüz daha genç olmamışken akademik eğitim en iyi verim alacak şekilde devam edilmelidir.

Uyku ve öğrenme ilişkisi2009 yılında çocuk psikaytrisi alanında önemli dergilerden biri olan Amerikan Akademi Çocuk ve E...
13/01/2015

Uyku ve öğrenme ilişkisi

2009 yılında çocuk psikaytrisi alanında önemli dergilerden biri olan Amerikan Akademi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Dergisinde yayımlanan bir araştırmada uyku ve dikkat sorunlarını inceleyen 16 araştırma incelenmiş, dikkat problemleri olan çocuklarda uyku problemlerinin de çok fazla olduğu açık bir şekilde ortaya konmuştur. çalışmanın souçlarına göre dikkat sorunları olan çocuklar iki kat daha fazla yatağa zorlukla gitme sorunu da yaşıyorlar, yaklaşık dört kat daha az huzurlu bir şekilde uyuyabiliyorlar. yaklaşık olarak üç kat daha fazla uykuya dalma zorlukları yaşıyorlar. geceleri iki kat daha sık uyanıyorlar ve iki kat daha sık uykularında konuşuyorlar. Ayrıca dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olan çocuklar diğer çocuklara göre karanlıktan altı kat daha fazla korkuyorlar. DEHB tabısı almış çocuklarla yapılan bir çalışmada; uykuda aşırı hareketlilik %50, uyurgezerlik %47, aşırı horlama %20 gibi sorunların yüksek oranlarda olduğu bildirilmiştir.

22/10/2014

Disleksi bir kişinin okumayla ilgili edimlerin herhangi birinde sorunu vardır. Birçok disleksi söylenen bir sözcüğü seslerini ayırmada ciddi anlamda zorluk çeker. Bazı çocukların, sözcükleri sesli okumada sorunu vardır. Bir Başkası ise uyakta güçlük gösterebilir. Örneğin "bal" ve "dal" gibi... Bunlar okumanın öğrenilmesinde temel oluşturan becerilerdir. Ancak okuma sözcükleri tanımanın ötesinde daha çok şey gerektirir. Eğer, beyin imge oluşturmazsa ya da yeni düşünceleri bellekte depolanmış olanlarla ilişkilendirmezse, okuyan kişi okuduğunu anlayamaz ya da yeni düşünceleri anımsayamaz. Okuma, sözcük tanımadan anlamaya doğru ilerledikce üst sınıflarda diğer okuma güçlüğü türleri ortaya çıkabilir. Ancak okumayı düzeltme alanında uzmanlar (remedial reading expert) bir çok çocuğa bu becerileri kazanmalarında destek vermektedir. Bugün disleksi çocukların %67'si ortalama ve ortalamanın üstünde okuma becerisi kazanmaktadır.

22/10/2014

TANIMLAMALARLA İLGİLİ BİR KARMAŞA
Öğrenme bozukluğu kavramı haha çok tıbbi bir kullanımdır. Psikiyatrik sistemlerde "bozukluk" olarak ele alınır. Diğer taraftan "güçlük" kavramı daha çok eğitsel bir kavramdır ve rehberlik hizmetlerinde öğrenme ile ilişkili sorunlar daha çok "öğrrenme güçlüğü" olarak tanımlanır ve ele alınır.

Address

Www. Izmirdisleksi. Com
Bornova

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Disleksi Etkinlik posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The School

Send a message to Disleksi Etkinlik:

Shortcuts

Share

Category