Özel Kozalak Anaokulu

Özel Kozalak Anaokulu Okulumuz Anadolu Hisarında meyve ağaçlarının süslediği bir bahçe içerisinde yer almaktadır Okul ve bu kültür,
kafayla vücudu ayırıyor. diyor.

OKULUMUZ;
Milli Eğitim Bakanlığı ruhsatlı anaokulumuz, Beykoz’un gözbebeği Anadolu Hisarında 500m2 arsa üzerine kurulu, 350m2 bahçesi bulunan 2 katlı binasında okul öncesi eğitim hizmeti vermektedir. Okulumuz oldukça merkezi bir konumda olmasına karşın, bol oksijenli, bahçesinde çam ağaçları ve meyve ağaçları(erik,incir,ceviz,muşmula,kayısı) bulunan, çocuk oyun parkı, gerçek çim alan, çim halı ala

n, toprak alan, k*m havuzu, horoz-tavuk beslediğimiz kümesimiz ve Ekolojik Tarım Atölyesi olarak kullandığımız ekim dikim alanından oluşmaktadır. Böyle bir ortamda çocukların doğaya dokunarak yetişmesini sağlamayı amaçlıyoruz…

BİR KOZALAK HİKAYESİ
Okulumuza isim düşünürken, ismin kulağa sevimli gelmesinden öte, kurum olarak vizyonumuzu, eğitime, hayata, dünyaya bakış açımızı yansıtabilmesini amaçladık. Uzun uzadıya bir çok ismi süzgecimizden geçirdikten sonra, okulumuzun bahçesindeki ağaçlardan dökülen yapraklarla, kozalaklarla oynayan çocuklarımızdan ilham aldık. İmkanlarımızla çocukların ağaca, toprağa, doğaya dokunabilmeleri bizim için çok büyük bir değer. Doğayı, doğallığı, toprağı, tohumu, bereketi bize bir arada anımsattığı için okulumuza Kozalak adını verdik :)

HAKKIMIZDA;
Merhaba,
Ben Serap Yılmaz, eğitimini aldığım okul öncesi öğretmenliğini 10 yıldan uzun bir süre okul öncesi eğitim kurumlarında öğretmenlik, koordinatörlük gibi çeşitli alanlarda sürdürdüm. Bu sektörde yaşanan, uygulanan olumlu olumsuz tüm süreçleri birebir gözlemleme, deneyimleme fırsatım oldu. Buradan yola çıkarak hayalimde hep bir kurum açmak fikri vardı fakat anne olunca bu fikri hayata geçirdim. Ben de sizler gibi çocuğum için okul arama süreci yaşadım ve arayışım sonucunda bulamadığım ideal anaokulunu açmaya karar verdim. Hedeflediğim ideal anaokulu, geleneksel program çerçevesinde yer alan kalıpçı yaklaşımdan sıyrılarak, çocukları bilgi ve becerilerinin, yeteneklerinin üzerinde zorlamadan sahip oldukları yetenekleri geliştirecek, onlara araştıran, sorgulayan, yaratıcı bireyler olmaları için gereken kişilik özelliklerini katan, öz disiplin ve benlik saygısı gelişmiş, problem çözücü, paylaşımcı, kendini iyi ifade edebilen bireyler yetiştirmeyi amaçlayan bir anaokulu idi. Aynı zamanda çocukların beslenmelerine önem veren, anne şefkati ile özenle seçilmiş malzemelerle hazırlanan bir beslenme sistemi de doğru eğitim kadar önemli, hatta tamamlayıcısı niteliğinde gerekliydi…
Kozalak Anaokulunu tasarlarken, öncelikle burası çocukların ikinci evi olsun istedim. Çünkü zamanlarının büyük bir bölümünü okulda geçiriyorlar. O ev sıcaklığını, ev güvenini burada yaşatmak istedim…

Eğitim sistemine baktığımızda ise malesef günümüzde tüm çocukları aynı kalıpta ve aynı düşünce yapısında yetiştiren, yapılandırılmış, önceden belirlenmiş, müfredatın dışına çıkamayan, geleneksel bir eğitim anlayışı hakim. Bu sistem çocukların zihnini kuru bilgi ile doldurmaya dayalı… Oysa çocuk, doldurulması gereken boş bir kutu değildir. Çocukta zaten doğuştan var olduğuna inandığımız potansiyeli ortaya çıkarmak istiyoruz. Bu anlamda da bize yol gösteren, yapılandırmacı eğitimin felsefecilerinden, Loris Malaguzzi’nin şu cümlesini kendimize ilke edindik:
“Bizim görevimiz, çocukların tüm potansiyellerini, güçlerini ve dillerini kullanarak dünya ile iletişim kurmalarına ve bu yolda kültürümüzün önlerine çıkaracağı engelleri aşmalarına yardımcı olmaktır”
Loris Malaguzzi

Bir Öğrenme Mucizesi…

Uzun araştırmalarım ve tecrübelerim sonucunda eğitim metodu olarak Reggio Emilia yönteminde karar kıldık; bu yöntemi seçmemizdeki ana neden çocuk merkezli olması ve uzun yıllardan beri geleceğin başarılı bireylerini yetiştirmek için uygulanması idi. Bu yöntem, ikinci dünya savaşından sonra İtalya'nın Reggio Emilia kasabasında aileler ve öncü eğitimcilerin okul öncesinde çocuklara daha iyi bir eğitim verme amacıyla başlayan çalışmalarına, yerel yönetimler ve üniversitelerin de destek vermesi ile örnek bir uygulama olarak ortaya çıkmış olan ve sürekli geliştirilen bir yöntem ve çocuğa değer verdiği için araştıran, sorgulayan, yaratıcı, kendine güvenen bireyler yetiştirmek konusunda çok başarılıydı. Reggio Emilia yöntemini bir kaç kısa cümle ile anlatmak pek mümkün değildir. Ancak Reggio Emilia felsefesine Gelişim Psikolojisi açısından bakıldığında Reggio öğretmenlerinin çocuğa bakış açısı şu şekilde özetlenebilir;

-Her çocuk benzersizdir ve kendi gelişiminin başkahramanıdır.
-Çocuklar bilgi edinmeye açtır. Merak ve merakın getirdiği heyecan çocuğun birincil özelliğidir. Çocuk, doğumundan itibaren sosyaldir, zekâ doludur ve merak eder.
-Çevre üçüncü bir öğretmendir. Çevrenin her ayrıntısı çocuklar ve öğretmenler için bir anlam ifade eder. Çevre kompleks, destekleyici, insanlar arasındaki iletişime izin verici, deneyim ve düşüncelerin paylaşılmasına olanak sağlayıcı olduğu zaman çok iyi bir öğreticidir. İletişimin olabildiğince yüksek olduğu bir ortam çocuklar için en eğitici çevredir.
-Dokümantasyon bir iletişim şeklidir.
-Anne- baba işbirlikçidir.
-Öğretmen, bir arkadaş, besleyici bir kaynak ve rehberdir.
-Öğretmen araştırmacıdır.
-Önceden hazırlanmış hazır şablonlar yerine, yaratıcılığı destekleyen uygulamalar araştırır
-Göstermek - anlatmak yerine, çocukla beraber keşfeder,
-Önceden belirlenmiş bir programı uygulamak yerine, öğrenci merkezli hareket eder,
-Öğreten değil, çocukla birlikte öğrenen pozisyondadır ve çocuklara öğrenme ortamları sağlar.


“Çocuklarımıza ne kadar geniş imkanlar sunabilirsek, o ölçüde motivasyonları artar ve deneyimleri zenginleşir”
Loris Malaguzzi


Loris Malaguzzi Reggio Emilia felsefesinin oluşumunu, gelişimini ve kendi deneyimlerini anlattığı ‘çocukların yüz dili’ adlı kitabına göre her çocuğun yüzden fazla dili vardır:

İMKANSIZ 100 İŞTE ORADA!

Çocuğun 100 dili
Bir çocuk 100’den ibarettir. Bir çocuğun 100 lisanı,
100 eli,
100 fikri,
100 düşünme şekli,
oynama şekli ve konuşma şekli vardır.
100 her zaman 100…
dinleme şekli,
sevme şeklidir;
şarki söylemek ve anlamak için,
keşfetmek için…
100 zevk,
100 dünya
icat etmek için,
hayali kurulacak 100 dünya. Bir çocuğun 100 lisani vardır;
(ve yüzlerce yüzlerce dahası)
ama 99’unu çalıyorlar. Onlar çocuğa:
elleri olmadan düşünmesini,
kafasi olmadan yapmasını,
zevk almadan anlamasını,
sadece yılbaşlarında ve bayramlarda
sevip şükretmesini söylüyorlar. Onlar çocuğa:
zaten orada olan bir dünyayı keşfetmesini söylüyorlar
ve geri kalan 99unu çalıyorlar. Onlar çocuğa:
iş ve oyunun,
gerçek ve fantezinin,
bilim ve hayal etmenin,
yerin ve göğün,
sebep ve rüyanın
birbirine ait olmadığını söylüyorlar. Ve onlar çocuğa
100’ün orada olmadığını söylüyorlar.
Çocuk onlara:
İmkansız, 100 işte orada! Loris Malaguzzi

Malaguzzi, çocukların düşüncelerini ve duygularını herkes tarafından anlaşılır kılmak adına kullandıkları birçok dile sahip olduklarına inanır. Bu diller aracılığıyla çocukların sembolik düşünmesi, yaratıcılığı ve iletişim becerileri gelişir. Yani her çocuğun kendini ifade ediş biçimi birbirinden farklıdır ve sınırsız bir yaratıcılık söz konusudur. Ne yazık ki kültür gereği mevcut eğitim sistemi içinde çocuklar bu dillerin birçoğunu büyüme esnasında kaybetmektedir. Reggio Emilia yaklaşımının asıl amacı çocukların bu farklı dillerini kaybetmemelerini, onları korumalarını sağlamaktır. Malaguzzi’nin kitabının başında yer alan ‘Çocukların Yüz Dili’ adlı şiiri yaklaşımın temel felsefesini en sade biçimiyle ortaya koymaktadır. Reggio Emilila’da öğrenme proje temellidir. Proje yaklaşımının en önemli özelliklerinden biri de programdaki etkin öğrenme sürecidir. Etkin öğrenen çocuklar, yeni bir anlayışı nesnelerle uğraşarak ve insanlarla, fikirlerle, olaylarla etkileşime girerek zihninde yapılandırır. Bu modelde öğretmen, yardımcı ve yönlendirici, çocuklar ise özerk ve kurgulayıcıdır. Çocuklar aktif katılımcı ve üst düzey bilişsel aktivitelerle sosyal beceriler ve hayat becerilerini birlikte deneyimler. Çocukların oyun ve araştırma istekleri, yaratıcı ve entelektüel potansiyellerinin en üst düzeye çıkarılması hedeflenir. Proje yaklaşımının temel ilkelerini anlamada şu ifade bize çok yardımcı olacaktır;

“Çevre üçüncü bir öğretmendir.” Çevrenin her ayrıntısı çocuklar ve öğretmenler için bir anlam ifade eder. Bu iletişimin taraflarını çocuklar, öğretmenler, aileler, materyaller ve düşünceler oluşturur. Proje yaklaşımında, Piaget’in görüşleri eğitim ortamının hazırlanmasına öncülük eder. Bunun en büyük katkısı, öğrenme ortamında somut materyallerin kullanılması ve araştırmaya dayalı öğrenmeyi teşvik etmesidir…

Daha özgür ve yaratıcı nesiller yetiştirmek dileğiyle…
Serap YILMAZ

Bir araya gelince güçleniriz…Aynı bahçede, aynı gökyüzü altındaçocuklarımız için yan yana dururuz.Çünkü biliyoruz ki;bir...
19/04/2026

Bir araya gelince güçleniriz…

Aynı bahçede, aynı gökyüzü altında
çocuklarımız için yan yana dururuz.

Çünkü biliyoruz ki;
bir çocuğun hayatına dokunan her bağ,
aslında yarınlara atılan bir adımdır.

Eğitim, her şartta yolumuzu aydınlatmaya devam edecek. 🇹🇷

💡Reggio Emilia yaklaşımında hazırladığımız öğrenme çevrelerini dikkatle inceleyen öğrencimiz Ömer Ali, bu deneyimi evine...
13/03/2026

💡Reggio Emilia yaklaşımında hazırladığımız öğrenme çevrelerini dikkatle inceleyen öğrencimiz Ömer Ali, bu deneyimi evine de taşımış. Evde kendi imkanlarıyla benzer bir öğrenme ortamı hazırlayarak bize fotoğrafını bizlerle paylaştı.

🎨Bu güzel girişim, çocukların merak duygusunun ve öğrenme motivasyonunun ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösteriyor. Okulda deneyimledikleri bir ortamı hatırlayıp evde yeniden kurabilmeleri; gözlem, yaratıcılık ve bağımsız düşünme becerilerinin geliştiğinin en güzel göstergelerinden biri.✨🌿

Öğrenmenin sınıflardaki görünürlüğünün sınırlı olmadığını sunan sevgili Ömer Ali’yi bu anlamlı çalışması için tebrik ediyoruz. 🌱✨

08/03/2026

🌿 Bazen çocuklar dünyayı bizim gördüğümüz gibi görmez.

Bizim için sadece bir yaprak olan şey, onlar için bambaşka bir dünyaya dönüşebiliyor.

Brezilyalı şair Manoel de Barros buna “transver” diyor.
Yani dünyayı alıştığımız gibi değil, yeniden ve başka türlü görmek.

Belki de çocuklardan öğrenmemiz gereken en önemli şey bu: Dünyayı bazen yeniden görebilmek.🌱

✨ Işık, çizgi ve mekân…Sınıfımıza yansıttığımız sokak görüntüsü çocuklarımız için yeni bir keşif alanına dönüştü. Işığın...
05/03/2026

✨ Işık, çizgi ve mekân…

Sınıfımıza yansıttığımız sokak görüntüsü çocuklarımız için yeni bir keşif alanına dönüştü. Işığın ortaya çıkardığı detayları dikkatle inceleyen çocuklar, gördükleri yapıları ve sokakları kâğıt üzerine çizerek kendi bakış açılarıyla ifade ettiler.

Bu süreçte çocuklar yalnızca gördüklerini kopyalamadılar; çizgiler aracılığıyla yaşadıkları çevreyi yeniden düşünme ve mekânı yeniden yorumlama fırsatı buldular. 🌿

21/02/2026

Dansın izi her yerde! 🫟

Dans ettikçe bedenimiz özgürleşir ve bedenimiz özgürleştikçe düş gücümüz gelişir. Gözümüzle görmediğimizi hareket duyumuzla algılamaya başlarız. Bugün, birçok şeyin birbirinden etkilenerek harekete katılabildiğini gördük.
Dansın k*maştaki izlerini takip ettiğimiz bir dersin izleri ✨👣

21/01/2026

Dansın nerede başlayıp nerede bittiğini
bazen ayırt edemeyiz.

Gördüğümüz şeyin dans olduğunu
düşünmeyebiliriz bile.

Oysa rüzgârla savrulan bir yaprağın yere inişi,
dala konan bir kuşun kanadı kadar doğaldır dans.

Her yerde, her zaman bizimledir.

İnsan da doğada,
diğer her şeyle birlikte devinir
ve dans eder.

Oyun hiç bitmez.
Ve bunu
en iyi çocuk bilir…





08/01/2026

Taş dedikleri var ya…
🪨Çocuklara üçer adet taş vererek, çizim diliyle bu doğal materyalleri dönüştürmelerine olanak sağladık.
🪨Öğrenme sürecinde kullanılan açık uçlu ve doğal materyaller çocukların düşüncelerini görünür kılan güçlü araçlardır.
🪨Taşlar, çocukların “yüz dilinden” biri olan çizim yoluyla anlam kazandı.
🪨Her çocuk kendi özgün ifadesini ortaya koydu.
🪨Çocuk, kendi öğrenme sürecinin aktif ve yetkin bir öznesidir.

👣 Küçük bir gözlemci, yağmuru daha iyi görebilmek için kendi yolunu buldu. Terlikleri üst üste koyup boynunu uzattı ve c...
26/09/2025

👣 Küçük bir gözlemci, yağmuru daha iyi görebilmek için kendi yolunu buldu. Terlikleri üst üste koyup boynunu uzattı ve camdan süzülen damlaları merakla izledi.
🌧️ Bu küçük an bize gösteriyor ki; çocuk, dünyayı keşfetmek için kendi araçlarını yaratır, öğrenmenin yollarını tasarlar. Bizlerde onların bu yolculuklarına tanıklık etmek ve destek olmaktır.

🌸 Bir çocuğun elinden çıkan bu çiçek, sıradan gibi görünebilir… ama değil.Pembe bir ponpon, metal bir tel, bir dantel pa...
01/08/2025

🌸 Bir çocuğun elinden çıkan bu çiçek, sıradan gibi görünebilir… ama değil.
Pembe bir ponpon, metal bir tel, bir dantel parçası ve sonsuz hayal gücü.
Ne çizgi dışına taşan bir kalem korkutmuş onu,
ne de “çiçekler yeşil saplı ve kırmızı olur” diyen bir ses sınırlamış düşüncesini…

Çocukların aynı resmi boyamasını, aynı cevabı vermesini, aynı şeyleri düşünmesini isteyen bir sistemde, bu çiçek sessiz ama güçlü bir itiraz gibi iyi geliyor yüreğimize💚

Address

Göztepe Mahallesi Sema Sok. No:1/A Anadolu Hisarı (Migros Yanı)
Beykoz
34815

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00

Telephone

+905301737486

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Özel Kozalak Anaokulu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The School

Send a message to Özel Kozalak Anaokulu:

Shortcuts

Share

Category