10/07/2014
Şirinler gündüz Bakım Evi Aile ve sosyal politikalar bakanlığına bağlı olarak hizmet veriyor.
Paşakonak Mah.1030 sokak. MEHMETCİK SİTESİ D BLOK KARŞISINDA-Afrodit Kuaför ile fırının arasında 0544 332 09 41-42 / 0266 7130278
0-14 yaş arası çocukların eğitimi,bakımı ve gelişimi uzman ve alanında eğitimli kişilerce (HAFTA SONLARI DA DAHİL) sağlanmaktadır. Sımsıcak bir aile ortamında eğitimin temelleri atılarak,gelecek yasantıları için çocuklarımıza özgüven aşılayarak ışık oluyoruz.....
10/07/2014
Şirinler gündüz Bakım Evi Aile ve sosyal politikalar bakanlığına bağlı olarak hizmet veriyor.
10/06/2014
!
29/05/2014
Anne!
Annesinden dayak yediği halde,
yine"Anne" diye ağlayan bir çocuktur aşk... (C.Süreya)
26/05/2014
cocugumaa dokunmaa!!!
Bu kuralları okuyun. .
1) dudaklarından öpmeyin kuzularınızı,
2)garson amca kızar şimdi , bak teyze kızacak şimdi diye herkes sana kızabilir bağırabilir imajı yaratmayın
3) kalabalık araçlarda otur teyzenin kucağına, sıkış amcanın yanına diyerek yabancılar ile arasında bağı kuvvetlendirmeyin
4) Akraba dahi olsa çocuğunuzu kimse ile tuvalete yollamayın.
5) Kendini öptürmek istemiyor ise "öpsün bir kere" demeyin ona kızmayın.
6) utana sıkıla modern olucam diye çocuğunuz ile banyo yapmaya çalışmayın. (dikkat bebeğiniz ile demiyorum)
7) Vücuduna o istemedikçe kimse dokunamaz bunu ona öğretin
8) yol boş diye kırmızı ışıkta çocuğunuz yanında karşıdan karşıya geçmeyin
9) Yol boş diye üst geçit yerine trafiğin arasından karşıdan karşıya geçmeyin
10) litre litre kola içip kola çok zararlı demeyin (inandırıcılığınız ölüyo)
11) Kitap , dergi, gazete okumuyor iseniz çocuğunuz okumuyor diye onu aşağılamayın. Gökten inmiyor okuma alışkanlığı.
12) Sen yapamazsın değil, denemek istermisin deyin...
13) anne- baba olun arkadaş değil...
14) cıssssss demeyin, ona olabilicek zararı anlatın. Anlayacağı cümleler ile bilimsel gerçekler ile değil
15) göz teması kurun
16) bolca sarılın (unutmayın sizden ihttiyaçı olan sevgiyi alan çocuk dışarıya daha az yönelecektir.
17) Aşağılamayın, yargılamayın, utandırmayın ve asla kıyaslamayın (unutmayın her çocuk özeldir. Tek'dir.)
18) Korkutarak değil açıklayarak öğretici olun.
19)sorduğu kadarına yanıt verin destan yazmayın
20) çocuğunuzu etiketlemeyin, olumlu-olumsuz etiketler baskı yaratır. ona isim takmayın, el şakası yapmayın ...
20/05/2014
FARK EDİLEMEYEN ÜSTÜN ZEKALI ÇOCUKLAR
TÜZDER Genel Müdürü Tunahan Coşkun, üstün zekâlı çocukların toplum ve eğitim hayatında pek çok problemle karşı karşıya kaldığını söylüyor. Özellikle okul ortamında anlaşılamayan bu çocukların öğretmenleri tarafından dikkat eksikliği var, ilgisiz, asosyal gibi ifadelerle yaftalanabildiğini dile getiriyor.
TÜZDER (Tüm Üstün Zekâlılar Derneği), 2006 yılında fikirleri ortaya atılmış ve alt yapı çalışmaları başlamış, ancak 2011 yılından itibaren sahada aktif hizmet vermeye başlamış. Dernek, üstün zekâlı ve üstün yetenekli bireylerin tespiti ve okul öncesi dönemden başlayıp yükseköğretim sonuna kadar aile, toplum ve eğitim ortamlarında desteklenmesini, geliştirilmesini, eğitimlerinin zenginleştirilmesini, sosyo-kültürel etkinliklere katılımlarının sağlanmasını amaçlıyor.
TÜZDER’in kurulduğu günden beri üstün zekâlı çocuklarla ilgili sahada hizmet veren en aktif kuruluşlardan biri olduğunu söyleyen TÜZDER Genel Müdürü Tunahan Coşkun, “Derneğimiz, yapmış olduğu birçok çalışma ile üstün zekâlı ve dahi çocukların eğitiminde çığır açmaya devam etmektedir. Bu çalışmaları özetlemek gerekirse geçen yıl ilk defa kutladığımız 30 Mart Dahiler ve Üstün Zekâlılar Günü etkinliği Tüm Üstün Zekâlılar Derneği’nin (TÜZDER), Yıldız Teknik Üniversitesi ile birlikte düzenlediği, Boğazhisar Eğitim Kurumları ve Hisar Intercontinental Hospital’ın katkılarıyla şekillenen program “Geleceğimiz için Dahiler ve Üstün Zekâlıların Geleceği ” konusuyla kutladık. Ülkelerin geleceklerine yön veren üstün zekâlı ve dahi çocuklarında artık bir günü var. Coşkun bu programın bu yıl ise 19 Nisan 2014 tarihinde kutlandı.
Üstün zekâlı çocuklarla ilgili değerlendirme çalışmaları yaptıklarını kaydeden Coşkun sözlerine şöyle devam etti: “ 2012 yılında Boğazhisar Eğitim Kurumları ile birlikte gerçekleştirdiğimiz Enderun Projesi ile 50 üstün zekâlı ve dahi çocuğa tam zamanlı eğitim bursu sağlayarak onlara uygun eğitim fırsatı sunduk. 2013 yılında ise Enderun Projesinin devamı niteliğinde olan 100 çocuk projesi ile yine üstün zekâlı ve dahi çocuklara tam zamanlı eğitim fırsatı oluşturduk. Bu projelerin takibini üstün zekâlı çocuklara eğitim ortamı sunan ve müfredatını bu yönde zenginleştiren, Türkiye’de ilk defa üstünlere yönelik Gelişim Atölyelerini inşa eden Boğazhisar Eğitim Kurumları ile birlikte yürütmekteyiz.”
ÜSTÜN ZEKÂLI ÇOCUKLARI ÖĞRETMENLERİ FARK EDEMİYOR
Tunahan Coşkun, üstün zekâlı çocukların toplum ve eğitim hayatında pek çok problemle karşı karşıya kaldığını söylüyor. Özellikle okul ortamında anlaşılamayan bu çocukların öğretmenleri tarafından dikkat eksikliği var, ilgisiz, asosyal gibi ifadelerle yaftalanabildiğini dile getiriyor. Bu konuda öncelikle ailelerin birtakım çalışmalar yapması gerektiğini vurgulayan Coşkun, “Aileler çocuklarının doğru bir şekilde tanılamalarını yaptırmalılar ve akabinde uygun eğitim ortamlarına dâhil etmeliler. Üstün zekâlı çocukların yaşadıkları en büyük problemlerden bir tanesi akran yönünden problem yaşamalarıdır. Bu noktada aileler çocuklarını üstün zekâlı çocukların bulunduğu ortamlara yani özel atölyelere dâhil etmeliler.” diyerek ailelerin üstün zekâlı çocuklarının sorunlarına çözüm getirmek için yapması gerekenlerden bahsetti.
Boğazhisar Eğitim Kurumlarında olduğu gibi zenginleştirilmiş bir eğitim müfredatı, üstün zekalıların ilgilerini çekecek Astronomi ve Gök Bilimi, Genetik, Zekâ ve Akıl Oyunları, Yazarlık, Gastronomi vb. atölye programları, bireysel takip sistemi var ise üstün zekâlıların normal zekâlı çocuklarla birlikte aynı sınıfta eğitim görmesinin problem yaratmayacağını ifade eden Coşkun, “Bütün bu çalışmalardan yoksun salt eğitimin verildiği ortamlarda karma eğitim çok büyük problemlere yol açmaktadır. Bize gelen tanılanmış 3000 civarındaki çocuk üzerinde fazlaca görme fırsatımız oldu.” diye konuştu.
“Üstün zekâlıların eğitim programında müfredat ve program kadar etkili olan hususlardan bir tanesinin de öğretmen tutum ve davranışlarıdır.” diyen Tunahan Coşkun, üstün zekâlı çocuklara eğitim veren öğretmenlerde bulunması gereken özellikleri şöyle sıralıyor: “Üstünlerin öğretmenleri duygusal ve empatik yönden onları anlayabilmelidir. Yenilikleri takip etmeli ve onları uyarlayabilmelidir. Alana ait donanımlı bir bilgiye sahip olmalı ki bu çocukları rahatça anlayabilsin. Esnek bir sınıf ortamı oluşturarak farklı eğitim yöntem ve tekniklerini kullanabilmeli. Farklılaştırma ve zenginleştirme konularında bilgi sahibi olmalı ve onları aktif olarak kullanabilmelidir.”
ÖĞRETMEN VE AİLELER İÇİN EĞİTİM DÜZENLİYORUZ
Üstün zekâlı çocukların ailelerine yönelik pek çok başlık altında eğitimler düzenlediklerini de söyleyen Tunahan Coşkun, İstanbul Aydın Üniversitesiyle birlikte öğretmenler ve aileler için ‘’Zekâ ve Akıl Oyunları Eğitmenliği’’ eğitimi düzenlediklerini belirtti. Bu eğitimin TÜZDER’in en çok önem verdiği eğitimlerden bir tanesi olduğunu dile getiren Coşkun, “üstün zekâlı çocuklar için farklılaştırılmış eğitim programları düzenlemekteyiz.
İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) ile İstanbul’un Avrupa Yakasında yer alan ve Sosyo-ekonomik bakımından dezavantajlı olan pilot ilçelerden tespit edilen üstün zekâlı çocuklarının eğitimi, bu çocukların ailesi ve öğretmenlerinin konuya yönelik bilinç düzeylerinin arttırılması ve gerekli alt yapı (atölye) hizmetlerinin oluşturularak toplumsal hayata aktif katkı sağlayan bireyler olmalarını sağlamayı hedefleyen bir proje çalışmasına da TÜZDER olarak imza attık. ” diye konuştu.
Coşkun, TÜZDER’in üstün zekâlı çocuklara hizmet veren kurumlara yönelik kurumsal danışmanlık faaliyetlerini yürüttüğünü de sözlerine ekledi.
ÜSTÜNLERİN EĞİTİMİ DEVLET POLİTİKASI OLMALI
TÜZDER Genel Müdürü Tunahan Coşkun, son yıllarda yapılan çalışmalarla birlikte üstün zekâlıların eğitimi ile ilgili ciddi bir ivme kazanıldığını ancak bu çalışmaların yeterli olmadığını vurguluyor. Coşkun, “Özel sektör anlamında üstünlerin eğitimine dair çalışmalar olabilir ancak devlet bünyesinde yapılacak çalışmalar bu anlamda çok büyük önem taşımaktadır. Özellikle Üstün Yetenekli Bireyler Strateji ve Uygulama Planına göre yapılacak çalışmalar büyük önem taşımaktadır. Bu plan ile üstünlerin eğitiminin bir devlet politikası haline gelmesi önemlidir. Çünkü ülkelerin ve milletlerin geleceği bu çocuklarların elinde şekillenecektir. Dünyada söz sahibi ülkelerin uygulamalarına baktığımızda üstünlerin eğitimi bir devlet politikası olarak sürdürülmektedir. Geçmişten beri yapılan portatif çalışmalar ile yol alınmış olsa bile kalıcı bir yol haritası maalesef çizilememiştir. Açılacak üç okul ancak dahi çocukların eğitim almasına karşılık gelebilir çünkü ülkemizde 2011 verilerine göre on bin sekiz yüz yedi üstün zekâlı çocuk bulunmaktadır. Kaldı ki tahmin edilen üstün zekâlı çocuk sayısı altı yüz kırk sekiz bin civarı. Dolayısıyla dahi çocuklar için yeterli ancak üstün zekâlılar için pek mümkün gözükmüyor.” dedi.
ZEKÂ GELİŞTİRİLEBİLİR
Coşkun, zekâ ve yeteneğin birbirinden farklı kavramlar olduğunu belirterek, “Üstün zekâlı olmak üstün yetenekli olmak değildir ya da tam tersi. Yani çok iyi piyano çalıyor ya da resim yapıyor olmanız üstün zekâlı olacağınız anlamına gelmiyor.” diyor.
Zekâ gelişebildiği gibi körelmesinin de mümkün olabildiğini söyleyen Coşkun şunları söylüyor: “TÜZDER bünyesinde yapılan bir çok tanılamada daha önce yapılmış zekâ testlerinde çocukların zekâ puanlarında düşüşler gözlemlenmiştir. Bunun yanında artış da mümkündür. Bununla ilgili yurt dışında yapılmış araştırmalar var. Ülkemizde ise geçen yıl ‟TÜZDER, İstanbul Aydın Üniversitesi ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle 3 devlet okulunda ve bir anaokulunda yürütülen proje kapsamında ilkokul 1. Sınıflara ve anaokuluna devam eden 80 öğrenciye uygulanan Zekâ ve Akıl oyunları atölye çalışmalarının öğrencilerin yetenek ve zekâ skorlarında ilerlemelere neden olduğu tespit edildi. Araştırma sonucunda zekâ ve akıl oyunları atölye çalışmasına katılan her öğrencinin farklı kazanımlar elde ettiği görüldü. Ön test ve son test değerlendirmelerinde tüm değişkenler dikkate alındığında: öğrencilerde Sözel alanda ortalama 6,8; Performans alanında ortalama 7,5 ve Tüm puan alanında ortalama 8 puan artışı olduğu gözlendi.”
ÜSTÜN ZEKÂLI ÇOCUK BEBEKKEN AŞIRI HAREKETLİ OLUYOR
Üstün zekâlı çocukların bebeklikten itibaren aşırı hareketlilik gösterdiğini ifade eden Coşkun, üstün zekâlı çocukların diğer özellikleri hakkında şu bilgileri verdi: “Anne-babayı erken tanıma ve gülerek bunu belli etme. Hassas bir bünyeye sahip olma; etiket, battaniye gibi ürünlere reaksiyon gösterme. Erken konuşmaya başlama; örneğin yaşıtları iki kelimeli cümleleri iki yaşında söyleyebilirken onlar bir yaşında söyleyebilirler. Kendi başlarına okumayı öğrenebilir; ancak yazma konusunda bu kadar başarılı olamazlar çünkü kas gelişimleri aynı hızda devam etmez. Kelime hazineleri geniştir; kolay ezberleyip, ezberledikleri şeyleri hafızalarında uzun süre saklayabilirler. Karşısındaki insanların duygu ve düşüncelerini kolayca tahmin edebilirler. Liderlik yetenekleri üst düzeydedir. Rutin işlerden çabuk sıkılırlar ve işleri kendi bildikleri gibi yaparlar. Aşırı duygusal olabilirler. Kendilerinden daha büyük çocuklarla vakit geçirmek isterler. Kitaplara ve görme alanındaki nesnelere karşı aşırı ilgi duyarlar.”
ÜSTÜN ZEKÂLI ÇOCUĞA SAHİP AİLELERİN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER
TÜZDER Genel Müdürü Tunahan Coşkun, üstün zekâlı çocukların eğitiminde ailelerin dikkat etmesi gerekenleri üç maddede şöyle açıklıyor:
1) Akran zenginliği yani üstün çocukların kendisi gibi çocuklarla bir arada olması.
2) Zihinsel doygunluk bu genel ve özel alanlarda çocuklara donanımlı bir eğitim fırsatı sunulması.
3) Beceri odaklı eğitim; Çocuğun ilgi ve istidadına göre eğitim atölyeleri sunmak. Bütün bunları yanı sıra üstünlerin eğitiminde çocuğu anlamak ve çocuk olduğunu unutmamak en temek esaslardan birisi olmalıdır. Üstün olmak her şeyi muhteşem bir şekilde başarmak anlamına gelmez. Yine öğretmenlerin de üstün zekâlılarla ilgili bir eğitim geçmişinin olmasına dikkat edilmelidir.
Evlat Bakmak büyütmek okutmak manevi ve madidi fedakarlık.
İşçi maaşlarıyla bu fedakarlıklarda bulunan anne ve babaların ALLAH yardımcısı olsun inşallah.
08/05/2014
Tüm iyi duyguların ve sevgilerin toplamı = evlat.
28/04/2014
Evet
ÇOCUĞA HAYIR DEME STRATEJİLERİ
İşte size güç mücadelelerini azaltmada faydalı olabilecek bazı stratejiler:
1.SEÇME HAKKI VERİN
Ona, iki eşit alternatif arasında seçim yapma şansı verin. Örneğin "Yemekte su mu yoksa portakal suyu mu içmek istersin?" diye sorun.
2.ÇOCUĞUNUZA KİBARCA "HAYIR" DEMEYİ ÖĞRETİN
"Anne bunu şimdi yapmak istemiyorum, şimdi bu oyuncakla oynamaya devam etmek istiyorum" gibi. Böylece o da her seferinde buna neden söylediğinde, direk hayır demek ve kesip atmak yerine, nedenini söylemeyi öğrenecektir. Bu da ona ilerideki hayatı için çok önemli bir alışkanlık geliştirecektir.
3.AİLE İLE İLGİLİ ŞU ALTIN KURALI HATIRLAYIN
Karı koca ve anne baba ile çocukların birbirlerine, bir yabancıya karşı davrandıklarından, daha kibar ve nazik davranmaları gerekir.
4.FAZLA YUMUŞAK OLMAYIN
Kuraldan vazgeçmek yerine, uzlaşmayı tercih edin. İstediğinizin hepsini alamasanız bile önemsediğiniz şeyleri yaptırabilirsiniz.
5."HAYIR"I TASARRUFLU KULLANIN.
Sadece önemli meselelerde, örneğin çocuğunuz kendine ya da etrafındakilere zarar verecek hareketlerde bulunursa "hayır" demelisiniz.
Çocuğunuzun kritik dönemleri hakkında daha çok öğrenmek isterseniz, onun gelişimi için 10 Mayıs tarihini takviminize not alın, Akbatı AVYM'ye bekliyoruz. Bu konuda uzmanlarımız Sevgili Alev Tekinak (Beslenme) ve Funda Akpınar (Montessori) ile Sevgili Anne Tuba Ünsal bizlerle olacak.
Çocuğunuzun gelişimi ile ilgili her tür sorunuzu [email protected] adresine yazmayı unutmayın, memnuniyetle yanıtlıyoruz.
Akbatı'dan Sevgilerimizle,
26/04/2014
Bİr çocuğun yetiştirilmesi ir
25/04/2014