24/04/2026
❓“Çocuğunuzun size anlattıklarını mı merak ediyorsunuz…
Yoksa anlatamadıklarını mı?”
Çocuklar konuşarak değil, oynayarak anlatır.
Bir oyunda kurduğu dünya; korkularını, ihtiyaçlarını ve size söyleyemediklerini taşır.
Birlikte geçirilen “oyun zamanı” aslında sadece eğlence değildir.
Bu, çocuğunuzun size “Ben buradayım, beni gör” deme şeklidir.
Ama çoğu ebeveynin kaçırdığı kritik nokta şu:
Çocuğunuz sizinle oynamak istemez…
Sizinle “bağ kurmak” ister.
Ve o bağ:
Göz temasıyla,
Onu gerçekten dinlediğiniz anlarla,
Kuralları sizin değil onun koyduğu oyunlarla güçlenir.
🎯 Bugün onunla 15 dakika oyun oynamak,
yarın size içini açabilen bir çocuk yetiştirir.
☝️ Unutmayın:
Çocuklar büyüdüğünde oyun biter…
Ama o oyunda kurulan bağ, hayat boyu kalır.
💭 Bugün çocuğunuzla gerçekten “bağ kurduğunuz” bir oyun oynadınız mı?
16/04/2026
İnsanların ekranlara değil, birbirine baktığı anlarda bağ kurulur.
Aynı evde, aynı koltukta…
Ama bambaşka dünyalarda olmak mümkün.
Sessizlik bazen huzur değil, kopuştur.
Bir bildirim daha,
Bir video daha,
Bir “son kez bakıyorum” daha…
Ve fark etmeden kaçırılan şey:
Çocuğun gülüşü, eşin bakışı, birlikte geçirilen o küçük ama gerçek anlar.
Bağ kurmak zaman değil, niyet ister.
Ve bazen sadece bir çay koyup, telefonu kenara bırakmak yeterlidir.
Bugün evinizde küçük bir deney yapın:
📵 1 saat “ekransız zaman”
🫖 Birlikte çay
🎲 Basit bir oyun
💬 Gerçek bir sohbet
Göreceksiniz…
Aynı insanlar, bambaşka bir aileye dönüşebilir.
31/03/2026
"İlham Veren Buluşmalar"
alanında fark yaratanlar ile bir aradaydık.
26/10/2025
Çocukların emekleri, elde ettikleri sonuçlardan daha kıymetlidir. Yolculuk varılan noktadan daha önemlidir. Söz konusu çocuk olduğunda kelimelerden önce davranışlara, sonrasında ise davranışları ile söylemlerinin tutarlılığına odaklanıyoruz.
🌟
Gelişme sürecinde olan çocuk duygularını kelimelerle ifade ederken zorluklar yaşayabilir. Ancak davranış duyguların yansıdığı ilk alandır. Bir oyunda zorlandığını, başarısız olacağını düşünen çocuk, ben bunu başarmaktan korkuyorum oynayamam diyemiyor. Bunun yerine ben bu oyunu sevmedim diyerek başardığına inandığı oyuna yöneliyor.
❓
Peki bizler böyle durumlara giden yolu farkında olmadan nasıl hazırlıyoruz?
Her başarısında büyük övgüler vererek, başarıyı ön plana çıkarıyoruz.
🌟
Bunun yerine ne yapabiliriz? "Tamam şimdi yapamadın ama..." diyerek başlamadan, şimdiye kadar güzel çaba sarf ettin. Sabırlı olup, emek verdiğini görüyorum. Eğer çocuk bir yerde takıldıysa, denemesine rağmen doğru yola yaklaşamıyorsa, kendimiz çözmeden sadece ufak bir fikir örneği ile yolunu açabiliriz.
💫
Bir süre sonra çabası, emeği ve üretkenliği ile ön plana çıkan çocuk kendine güvenini arttırır. Başarısız olma korkusu ile yeteneklerini kaybetmeye başlamaz. Yeniliklere açık, yeteneklerini kullanabilen bir birey olma yolunda ilerler.
💫
Bugün hayatında bir şekilde kendini gerçekleştirmeyi başarmış insanlara baktığımızda, düşmekten, tekrar tekrar denemekten, başarısız olsalar dahi yeniden başlamaktan korkmayan kişiler olduğunu görebilirsiniz.
💫
Zekası ile ön plana çıkan bir çocuğun, bir süre sonra çabalamasına gerek olmadığına ve diğerlerinden hep daha iyi olduğuna yönelik inançlar geliştirdiğini gözlemleyebilirsiniz.
20/10/2025
Yeterince Denediniz mi?
Öğrenilmiş Çaresizlik
Bir konuda çok kez deneme yaptınız ancak sonuca ulaşamadınız mı?
Artık size göre olmadığına, bu işi başaramayacağınıza inandınız mı?
Peki ya çocuğumuza , "sana dedim bak olmaz diye , gördün mü gibi?" Cümleler ile deneme cesaretini kırdığımız olmadı mı?
Şuan kaç yaşındasınız bilmiyorum ama hepimize çok kez yaşatıldı başarısızlık hissi. Kendimize güvenimizi defalarca yeniden kazanmak zorunda kaldık.
Ama başarıya ulaşanların çoğunda ortak bir özellik vardı. Öğrenilmiş çaresizliğe uzak olmaları.
Çocuğumuzun zihnine, bedenine gelişimi için sürekli destek vermeye özen gösteriyoruz.
Aynı özeni öğrenme algıları için ne denli yapıyoruz?
Öğrenilmiş çaresizlik konusu, tüm canlılar için hassas.
Bir çocuğun yürümek için ayağa kalkmaya çalıştığı sırada nasıl desteklendiğini ve başardığını unutmayalım☺️
Çocukların ilk rehberi olan bizlerin davranışları onlara en büyük kılavuz. Bu nedenle , etrafımızda ki boş seslerden, yapamazsınlardan, kendine gerçekten güveniyor musun sorularından, kısacası size yapamayacağınızı ifade etmeye çalışan onlarca sesten uzaklaşın.
İsteğiniz, amacınız, mizaç ve kişiliğinizin uyumuna inanıyorsanız ;
Yürümeye, düşüp kalkmaya bazen koşup bazen soluk almaya devam edin.
Yolda olan, yolunda çaba sarf edenlerin varış noktası bellidir...
04/10/2025
Bağlanma, çocuğun tüm hayatını etkileyen en önemli kavramlardan biri.
✨
Bağlanma türü, çocuğun ileride yapacağı tüm seçimleri ve ilişkileri ile yakından ilgili.
✨
Bu nedenle doğru bağ kurma ve kurulan bağın güçlendirilmesi oldukça kıymetli.
✨
Çocuğun hayatının merkezinde olan oyun ile bağlanmayı güçlendirmek mümkün.
✨
Bağlanma oyunları, karşılıklı etkileşim içerisinde olarak çocuğumuzla aramızdaki bağı güçlendirir.
🌈 BAĞLANMAYI GÜÇLENDİREN 9 OYUN TÜRÜ
1. Yönlendirilmemiş çocuk merkezli oyunlar
2.Belli bir konu ya da tema içeren, sembolik oyunlar
3.Çocuğun davranışı doğrultusunda gelişen oyunlar
4.Saçma Oyunlar
5.Ayrılık Oyunları
6.Gücün çocukta olduğu oyunlar
7.Çocuğun yaşça geriye gittiği oyunlar
8.Fiziksel temas gerektiren oyunlar
9. İş birliğine dayanan oyun ve aktiviteler.
Bu oyun türleri bağlanmayı güçlendirmede oldukça etkili.
15/05/2025
Ben biliyordum böyle olacağını...
Hep böyle olur zaten...
Bak demiştim, korktuğum başıma geldi işte...
Hepsi mi tesadüftü ya da kaderimiz mi böyleydi?
Kendimizle ilgili düşüncelerimiz ve inançlarımız davranışlarımızı şekillendiriyor.
Zihnimiz ise inandığımız şeyi yaşayacak şekilde bizi desteklemeye başlıyor. Hal böyle olunca bizler düşüncelerimizde haklı çıkmaya başlıyoruz.
Olumlu düşüncelerimiz ağırlıklı ise buna göre eylemler gerçekleşiyor. Zihnimiz o olumlu düşünceye giden yolları inşa ediyor.
Aynı şekilde, kendimize yönelik olumsuz bir algımız var ise eylemlerimiz bu sonucu doğrulayacak şekilde ortaya çıkıyor.
Örneğin;
Terk edilmeye yönelik güçlü bir düşünce, inanç geliştirdiysek, ilişkilerde kaçıngan, şüpheci, her şeyi kontrol etme arzusu, fazla fedakarlık, bağlanmaya karşı çekimserlik gibi tutumlar sergileyebiliriz.
Tüm bu tutumlar ilişkinin doğal akışında yaşanmasına, karşılıklı alan tanıma ve güven duygusuna yeterli imkan oluşturmayabilir. Aslında korktuğumuz terk edilme zeminini hiç farkına varmadan desteklemiş olabiliriz. Oysa ki kimsenin yapmayacağı kadar her şeyi planlamış, belki de en fedakar insanlardan biri olarak kendinizi görmüştük...
26/04/2025
İçerisinde bulunduğumuz gündemler nedeniyle endişe ve kaygının arttığı dönemlerden geçiyoruz.
Endişe çoğu zaman olumsuz durumlar karşısında motive edici bir etkiye sahip olabiliyor.
Sosyolojik olarak ise, bizim kültürümüzde en kötüsünü düşünerek hazırlıklı olmak bir sorumluluk olarak yansıtıldığı için zaman zaman durumu daha kötü algılayabiliyoruz.
Böyle zamanlarda endişe, düşünsel eylem ve hazırlık tarafından çıkarak kaygıya doğru bir akış gösterebiliyor. Artık sadece düşüncede değil, bedende de bazı belirtiler görmeye başlıyoruz. Kalbimiz daha hızlı çarpıyor, uykuya dalmada ciddi güçlükler yaşamaya başlıyoruz, ellerde titreme, ani terleme eşlik ediyor.
Kaygıyı yoğun yaşadığınız dönemlerde özellikle haber içerikleri, sosyal medyada ki gündeme ilişkin paylaşımlar, olumsuz içeriklerde ki dizi ve filmlerden belli bir süre uzak durmak önemli.
Bunlar yerine açık hava yürüyüşleri, nefes egzersizleri, sevdiğiniz insanlarla olumlu görüşmeler, zıplamaya dayalı beden hareketleri yapmak rahatlatıcı olabilir.
Gündelik yaşamınızı olumsuz etkileyen, her an tetikte hissettiğiniz, sürekli olumsuz senaryolarda düşüncelere daldığınız bir süreç oluştu ise de en yakın zamanda bir uzmandan destek almak, süreci daha sağlıklı ilerletmenizde fayda sağlayabilir.
Sevgiyle, huzurlu ve güvende kalmanız temennisiyle, iyi hafta sonları diliyorum.
24/02/2025
Hayat bu ne beklenir ne bekletilir... Bir yerden akıp gelir, bazı anlar ise durman gereken yeri gösterir...