15/05/2026
Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından 2025 Yılı Ağustos Ayı İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Duyurusu ilan edilmiş ve bu duyuru kapsamında da norm fazlası olan öğretmenlerin resen atama işlemleri oluşturulan ilçe grupları içerisinde gerçekleşmişti.
Henüz gerekli Yönetmelik düzenlemelerinin yapılmaksızın ilan edilen bu kılavuz ve buna dayalı tesis edilen resen atama işlemlerinin tamamının hukuksuz olduğunu ifade ederek, Milli Eğitim Bakanlığı’nı bu konuda atama işlemlerini yapmaması konusunda uyarmamıza karşın, Bakanlık bunu duymamış, binlerce öğretmeni mağdur edecek atama işlemlerine devam etmiştir.
Bu süreç içerisinde sendikamızca üyelerimiz için bireysel olarak açılan davalarda da çok sayıda atama işlemleri mahkemelerce iptal edilmiştir.
Bu defa Danıştay nezdinde açmış olduğumuz 2025 Yılı Ağustos Ayı İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Duyurusu hakkında, ilçe gruplarına atama yapılmasını öngören hükümlere ilişkin olarak yürütmenin durdurulması kararı verilmiştir.
Bu karara göre, 2025 Yılı Ağustos Ayı İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Duyurusuna göre ilçe grubu dikkate alınarak yapılmış tüm resen atama işlemlerinin hukuka aykırı gerçekleştiği açıkça tescil edilmiştir.
Resen atama mağduriyetine ilişkin süreçte Eğitim İş olarak yürüttüğümüz hukuki mücadelenin haklılığı da bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Bu kararın MEB’e yol göstermesini umuyor, mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.
Kararı görmek için tıklayınız:
https://www.egitimis.org.tr/assets/files/haber/69fded0414569177824896471.pdf
15/05/2026
Eğitim-İş olarak, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından koordinatör öğretmenlere dayatılan, “İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj” (MEB-İMES) uygulamasının zorunlu kullanımını, anayasal iletişim özgürlüğüne ve kişisel veri haklarına açıkça aykırı olması sebebiyle kabul etmiyoruz.
Üyelerimizin, kendi istekleri dışında bu uygulamaları kullanmamaları yönünde karar aldığımızı duyururuz.
Eylem Kararımıza Ulaşmak İçin Tıklayınız:
https://www.egitimis.org.tr/sendika-haberleri/meb-imes-uygulamasinin-zorunlu-tutulmasini-kabul-etmiyoruz-15-05-2026
28/04/2026
Bağımsız Maden-İş üyesi Doruk Madencilik işçileri, gasp edilen hakları için günlerdir yürüdü; Ankara’ya vardıklarında ise muhatap alınmak yerine tekmelerle, polis şiddetiyle ve göz altılarla karşılaştı. Bu tablo ne hukuka ne vicdana ne de bu ülkenin emek tarihine yakışmaktadır.
“Ölmek var, dönmek yok” diyen madenciler, bir slogan değil; yerin altında her gün ölümle burun buruna çalışmanın gerçeğini haykırmaktadır. Alın terinin karşılığını istemek suç değildir. Yürümek suç değildir. Sendikalı olmak, hak aramak, dayanışmak suç değildir.
Madencilere uygulanan şiddeti ve sendika temsilcilerine yönelik göz altıları kabul etmiyoruz. Hak arayan işçiye copla, tekmeyle, kelepçeyle karşılık vermek kabul edilemez. Bu baskılar emek mücadelesini durduramaz.
Gözaltına alınan tüm madenciler ve sendika temsilcileri derhal serbest bırakılsın. Polis şiddeti son bulsun. Doruk Madencilik işçilerinin talepleri derhal ve eksiksiz şekilde karşılansın. Biz, emeğiyle yaşayanların, yerin altında canı pahasına çalışan madencilerin yanındayız.
Dayanışmayla ve kararlılıkla!
14/04/2026
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı, eğitim kurumlarının nasıl sahipsiz bırakıldığının, uyarılarımızın nasıl görmezden gelindiğinin bir başka acı kanıtıdır. Bir öğrencinin elini kolunu sallayarak okula silahla girebildiği, öğretmenlerin ve öğrencilerin hedef haline geldiği bu tablo açık bir ihmaller zinciridir.
Öğrencilerimizin, meslektaşlarımızın, polis memurunun ve kantin personelinin yaralandığı, can havliyle camlardan atlayan çocukların olduğu bu olay, artık “münferit” denilerek geçiştirilemez. Okullarımız eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin kol gezdiği alanlara dönüştürülmüştür.
Eğitim-İş olarak defalarca uyardık. Daha yakın zamanda bir öğretmenimiz Fatma Nur Çelik’in öldürülmesinin ardından “Okullarda şiddet artıyor, önlem alınmazsa daha ağır sonuçlar yaşanacak” diye uyardık.
Ne oldu? Hiçbir ciddi önlem alınmadı. Okullarda güvenlik yok sayıldı. Eğitim emekçileri yalnız bırakıldı.
Bugün gelinen noktada, öğretmenler ders anlatırken can güvenliğini düşünüyor, öğrenciler okula giderken hayatta kalıp kalamayacağını hesaplıyor. Bu tabloyu yaratanlar; eğitimi bilimsellikten, laiklikten ve kamusal sorumluluktan koparanlardır.
Tekrar uyarıyoruz;
• Okullarda güvenlik bir “temenni” değil, devletin asli görevidir.
• Fedakarca çalışan Rehber Öğretmen ve Psikolojik Danışmanların emeği görülmeli, yeterli sayıda atama yapılmalı ve alanın güçlendirilmesi için gerekli çalışmalar acil olarak başlatılmalıdır. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri bakanlık tarafından göstermelik değil, etkin ve yaygın hale getirilmelidir.
• Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğini sağlayamayan hiçbir yönetim, sorumluluktan kaçamaz.
• Bu saldırının sorumluları hesap vermelidir.
Bir öğretmenin, bir öğrencinin daha saçının teline zarar gelirse, bunun siyasi ve idari sorumluları bellidir.
Eğitim-İş olarak susmayacağız, alışmayacağız, normalleştirmeyeceğiz!
Eğitimde şiddete karşı gerçek, somut ve acil önlemler alınana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
Yaralı öğrencilerimize, meslektaşlarımıza, polis memuruna ve kantin personeline acil şifalar diliyor, geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
13/04/2026
Öğretmenlik Meslek Kanunu kapsamında kurulan Milli Eğitim Akademileri, bugün (13 Nisan 2026) itibarıyla 7 ilde 12 şube ile faaliyetlerine başladı. Süslü ambalajlarla kamuoyuna sunulan bu projenin ardındaki asıl niyeti görüyor ve uyarıyoruz:
Milli Eğitim Akademisi, siyasi iktidarın kendi öğretmenini yetiştirme projesidir!
Bugün kapılarını açan bu yapılar; öğretmen yetiştirmeyi evrensel ve bilimsel pedagojik ilkelerden kopararak, iktidarın kendi politik kadrolarını üretme niyetinin en somut adımıdır. Eğitim fakültelerinin içini boşaltan, diplomalarımızı ve Türkiye’nin uzun yıllara dayanan öğretmen yetiştirmeye yönelik akademik birikimini yok sayan bu sistem; siyasi kadrolaşmaya yasal kılıf hazırlamaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Bu bağlamıyla Milli Eğitim Akademilerinin getirdiği katmerli mülakat sistemiyle öğretmenlik mesleği, bilgi ve birikimle değil, uygunluk ve sadakatle ölçülen bir alana dönüştürülmektedir.
Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız:
https://www.egitimis.org.tr/sendika-haberleri/sadakat-uretim-merkezi-milli-egitim-akademisi-13-04-2026
13/04/2026
Değerli Eğitim İş'liler,
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı yaklaşırken ilkokul öğrencilerine yönelik hazırladığımız "Samsun'dan Cumhuriyet'e'" bilgilendirici boyama kitabımızı şube ofisimizden öğrenci sayınız kadar ücretsiz olarak alıp öğrencilerinize dağıtabilirsiniz.