ESMÂ-ÜL - HÜSNÂ

Sayfalarımızda paylaşılan linkler, hakaret içeren seviyesiz ve paylaşımla ilgisiz yorumlar, yorumcularıyla beraber silinir.

Operating as usual

18/07/2021

[07/18/21]   *AREFE GÜNÜNÜN BÜYÜK ÖNEMİ*

Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutamayanlar; hiç değilse *arefe gününü ve bir gün öncesini (tevriye) oruçla ve ibadetle geçirebilir.* Çünkü on gece içinde, bilhassa tevriye, arife ve bayram gecelerini ihya etmenin özel bir yeri vardır. Efendiler Efendisi Hz. Muhammed (sa.) buyurdular ki:

" *Arefe günü tutulan orucun geçmiş ve gelecek birer yıllık günahları bağışlayacağı Allah’tan umulur* ."
(Müslim, Sığam, 196-197)

*KURBAN*
Hanefiler için Vacip, Şafiiler için Sünnet olan Kurban; *KURBİYYET, yani yakınlaşmak* demektir. Hz. İbrahim ve Hz. İsmail As. ( *Saffet 102-107* ) ile Habil ve Kabil ( *Maide suresi 27-31* ) kıssaları der ki:
*Kurban bir ibadettir.*

*Hedef; Allah’ın rızasını kazanmak, Rabbimiz ile yakınlaşmak, daha sonra insanlar ile yakınlaşmaktır.*
Bunun için Niyetlerimizi gözden geçirip tashih etmeli, Habil (as)‘ıh kabul edilen, takva mertebesine ulaşan kurbanı gibi en güzelini yapmaya çalışarak, *İHSAN mertebesinde bir İBADET* olmasını sağlamalıyız. Hak için yapma niyetiyle ve hakkıyla yapma farkındalığı ve gayretiyle diğer insanlara da Öncü ve Örnek olmalıyız.

HAC 37: *O(kurban)ların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat sizden O’na (yalnız) takvanız (saygı ve itaatiniz) ulaşır. Size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı tekbir edesiniz (büyüklüğünü anasınız) diye onları sizin fayda ve hizmetinize verdi. (Resulüm!) Güzel hareket edenleri (cennetle) müjdele.*

*KURBAN KESMENİN BÜYÜK ÖNEMİ*

Efendiler Efendisi Hz. Muhammed (s.a.v.) buyurdular ki:

*İmkânı olup da Kurban kesmeyen namazgâhımıza gelmesin!*
( Ahmet b. Hanbel, Müsned, II, 321)

*TEŞRİK TEKBİRLERİ*

Teşrik lügatte; etleri dilimleyip güneş altında bırakmak demektir. Bayramdan sonraki üç gün kurban etlerini dilimleyerek güneşe sermek adet olmuş, bu sebeple bu günlere teşrik adı verilmiştir.

Hanefi mezhebinde esas olan görüşe göre, erkek ve kadınlara *kurban bayramında namazlardan sonra teşrik tekbirlerini bir kere getirmek vaciptir.* Eğer bir kereden fazla tekbir getirilirse bu fazilet olur. Tekbir cemaatle de yalnız başına da eda edilebilir. Erkekler tekbiri açıktan getirirler. Kadınlar ise tekbiri gizlice getirir. Vitir namazı ve bayram namazları sonunda tekbir getirilmez.

İmam-ı AZAM’a göre, teşrik tekbirlerinin süresi;
*Arefe günü sabah vaktinden, bayramın sonuncu günü ikindi namazına kadar devam eder.* Buna göre, yirmi üç vakitte tekbir getirilir.
Yalnız olarak, seferi olarak yahut imamla birlikte farz namaz kılan herkes için farzların peşinden tekbir getirmek vaciptir. Çünkü tekbirler, namazlara bağlıdır. İmam tekbiri terk etse bile cemaat tekbiri terk etmeyip getirir. Şafii Mezhebine göre teşrik tekbirleri getirmek sünnettir. Evlerde, çarşılarda, yollarda, mescitlerde yüksek sesle tekbir getirmek sünnettir.

"Allah Ekber, Allah Ekber La İlahe İllallah Vallahi Ekber, Allah Ekber ve lillahilhamd."

[06/26/21]   BİR AYET :
"Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler yollar meydana getirdik."

Enbiyâ, 21/31

BİR HADİS :
"İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez."

(Buhârî," Tevhid", 2)

BİR DUA :
"Allah’ım! Bilerek ve hata ile işlediğim günahlarımı bağışla. Allah’ım! Bana işlerin ve ahlâkın en iyisini nasip et. İşlerin ve ahlâkın en iyisini ancak sen nasip edersin, kötüsünden de ancak sen alıkoyarsın."

(Heysemî, "Ed’ıye", 33, No:17365)

[06/08/21]   BİR AYET :
"Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: "Rabbim!, Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı.""
İsrâ, 17/24

BİR HADİS :
"Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir."
(Tirmizî, "Birr", 3)

BİR DUA :
"...Allah’ım! Lütfun, rahmetin ve bereketlerinden ve rızkından bana aç, bolca ihsan eyle. Allah’ım! Kıyamet gününde cennet, korku gününde güven istiyorum. Allah’ım! Verdiğin ve vermediğin şeylerin şerrinden sana sığınıyorum…"
(Hâkim, "De’avât", No:1898)

12/05/2021

.

12/05/2021
11/05/2021

.

08/05/2021

.

Ey yüceler yücesi, var ve bir olan ALLAH’ım!

‘’Bana dua edin, duanızı kabul edeyim.’’ ‘’Duanız olmasa ne kıymetiniz var ’’ buyuruyorsun.
🌾Bizim şu âcizane, hâlisane duamıza icabet eyle,
🌾Bizi zatına kul, habibine ümmet olanlardan eyle,
🌾Sen affedicisin affetmeyi seversin bizleri de affettiğin ve razı olduğun kullarından eyle
🌾En güzel isimlerinle bize tecelli eyle ya Rabbi.
🌾Bizi, hakkı bilip hakka tabi olanlardan; batılı da batıl bilip, batıldan yüz çevirenlerden eyle.Bizi, rızanı kazananlardan,rahmeti Rahman’a kavuşanlardan eyle.
🌾Bizi, zikrinle dolup taşanlardan, senin yolunda koşanlardan eyle.
Bizi, cennetine girenlerden, cehenneminden azad olanlardan eyle.
💖Kandilimiz, Maddi,manevi hastalıklarımıza şifa,sıkıntılarımıza ferahlık, günahlarımıza af vesilesi olsun İnşaÂllah!..Âmin. Âmin. Âmin.

Photos from ESMÂ-ÜL - HÜSNÂ's post 08/05/2021

Photos from ESMÂ-ÜL - HÜSNÂ's post

[05/08/21]   KADR SURESİ

Mekke’de indirilmiştir, 5 ayettir. Resmi sıralamada 97, iniş sırasına göre 25. Suredir. Kur’an’ın indirilmeye başlandığı Kadir gecesi ve değerinden söz ettiği için bu isimle anılır.

SURENİN MEALİ

1-Biz onu Kadir gecesinde indirmeye başladık.

2-Kadir gecesinin(mahiyetinin) ne olduğunu sen nereden bileceksin!

3-kadir gecesi bin aydan hayırlıdır.

4-Melekler, beraberinde Ruh(vahiy) da varken her işle ilgili olarak Rablerinin izniyle inerler.

5-Ta fecrin doğuşuna kadar, o gece esenlik doludur.

1-2-AYETLER

Kur’an’ın hayata kattığı anlamı ve hayatı aydınlatmasını ifade eden bir içeriktedir.

Kur’an ile buluşulan her an, kadir ve kıymet kazanmakta, Kur’an ile meşgul olunan her zaman ve zemin, Melek şahitliğine sahne olmaktadır. Kur’an’ın evrensel mesajı sonu fecr olan, esenlik vaad eden kutlu bir doğumun ve dirilişin müjdecisidir. İndiriliş zamanıyla ilgili bilgi verilmekte, bu arada zamanın değeri hakkında soru sorularak, vahiy desteği olmadan, sadece insan idrakiyle bunun bilinemeyeceğine dikkat çekilmektedir.

Vahiy insan kaynaklı değildir, Allah’ın varlıkları bilgilendirme sistemlerinden biridir.

Kadir gecesi, “kıymet, ölçü gecesi” anlamına gelir. Kainata kıymet ve ölçünün verildiği gece olan Kadir gecesi, Kur’an’ın da insanlarla ilk buluşturulduğu gecedir. Gecenin kıymeti, onda indirilen vahiy nedeniyle dir. Bakara/185. Ayet gereği “Ramazan ayında” ve Duhan/3. Ayet gereği “mübarek ve bereketli bir gecede” başlanan Kur’an, aydınlatan bir ışık olarak, karanlıklara inat, bir nur şeklinde Kadir gecesinde ilk defa insanlarla buluşturulmuştur.

3-5-AYETLER

Bin aydan hayırlı oluşu, hayatın anlam kazanmasıyla elde edilebilmektedir. İçinde Kur’an nurunun bulunduğu her an, insanın kadir anı olmaktadır. Kur’an ile dolu bir hayat Kur’an’sız bin hayattan değerlidir. Ramazan ayında Kadir gecesini aramaya çalışmanın en evrensel ve anlaşılabilir şekli,

Onu bütün zamanlara yaymak ve hayatı Kur’an ile buluşma hassasiyetini geliştirmektir.

Vahyin anlam kazandırdığı ve hayatını vahyin şekillendirdiği her insana meleklerin inmesi her zaman mümkündür. Bu durumda, bir gecelik inmekten değil de, vahiyle buluşulan her dönemde bu birliktelikten söz edilebilir.

Kur’an’ın metin olarak inişi elbette Hz. Peygamber(as)’in Peygamberliği sürecinde bitmiştir; ancak onun muhatap alışı, anlam zenginliği, aydınlatıcı misyonu ise inmeye ve geçerli olmaya devam etmektedir.

Vahiy, her insanın hayatını yakından ilgilendiren mesajları vardır. Kur’an’ı hayatına indirenler, bu mesajlarla tanışacaklardır. Vahyi düşünerek okuyanlar onun yeni anlamlarıyla ve vaad ettiği yeni ufuklarla buluşacaklardır.

Vahiy, gece indirilmeye başlanmıştır ki karanlıklar aydınlığa dönüşsün. Bu nedenle vahyin geliş gayesi, karanlıkların, yerini Kur’an aydınlığına terk etmesini sağlamaktır. Bu önemli hedefin yakalanmasında şüphesiz bazı sıkıntılar da yaşanacaktır, belki de hayatın bir bölümü gece mesabesine dönüşebilecektir. Bazı dönemler sıkıntılar içerse de bunlar geçicidir. Unutulmamalıdır ki, Allah’ın rızasını kazanmak için dünya hayatı karanlık gibi görünenlerin ahiret hayatları tıpkı fecrin doğumu gibi aydınlık ve bayram olacaktır.

KADR SURESİ VE KADİR GECESİ HAKKINDA

Kadir gecesi, insanlığın ‘’son Peygamber” ile buluşturulduğu ve insanlığın nübüvvetsiz bırakılmadığı kutlu bir gecedir.

Kadir gecesi, son ilahi seslenişin yaşandığı, son mektubun gönderilmeye başlanıp ilk satırlarının yazıldığı ilk gecedir. Kur’an’ın indirilmeye başlandığı kutsal bir gecedir.

Kadir gecesi, “kadir ve kıymetin” nasıl anlamlı olabileceğini bildiren. Hayata “ölçü”nün kazandırıldığı Ramazana kıymetini veren gecedir.

Kadir gecesi, Allah’a adanmışlığı öğreten ilk gecedir. Vahiyden yoksun bir hayat, mahşerde derin pişmanlıkların yaşanmasına neden olacaktır.

Kadir gecesi, Tarık/1-3’te dile getirilen “cehalet karanlıklarını delip geçen yıldız”ın ilk doğduğu gecedir, İnsanları karanlıklardan aydınlığa çıkartacak esasların ilk defa insanlıkla buluşturulduğu gecedir.

İnsanlık için bir okuma seferberliğinin ve aydınlanmanın başlatıldığı, zerreden kürreye her şeyi okumak, anlamak, incelemek ve tanımak üzere ilahi ve Kainat kitabının buluşturulması anlamında ilk emrin verildiği gecedir.

Özetle söylemek gerekirse, Kadr suresi, insanlığın nasıl bir ışıkla buluşturulduğunu göstermekle, hayata değer veren esasların vahiy ile şekillenenler olduğunu ve vahye dayalı bir ömür geçiren insanların hayatlarında karanlıkların kalmayacağını göstermektedir. Çünkü ahiret onlar için, yüz akı ve göz aydınlığı oluşturacaktır. Allah rızasına kilitlenen ve O’na kenetlenen hayatların aydınlıkla buluşacağı, dini hayatı birer şans gibi değil, doğru değerlerin yaşandığı bir süreç olarak kabul etmenin mümkün olduğu sunulmaktadır. Meleklerin beraberliği, işte bu insanlar için daima mümkündür.

Geceyi hayatın tamamına yaygınlaştırmak ve geceye kıymet ve anlamını veren Kur’an’ı anlamak ve yaşamak. Hz Peygamber(as)’in 23 yıllık risalet hayatı boyunca uyguladığı bundan başka bir şey değildi. Dolayısıyla Hz. Peygamber(as)’in devamlı sünneti de buydu. Sünneti doğru anlayıp yaşayanlardan olmamızı niyaz ediyorum.

Surenin genel mesajları:

(1-2- ayetleri): surenin ilk iki ayetinde Yüce Allah, Kur’an’ın kadir gecesinde indirilmeye başlandığını, gecenin kıymetini insanların kendi idrakleriyle kavrayamayacaklarını soru sorarak beyan etmektedir.

(3-5-ayetler): Bu ayetlerde öncelikle Kadir gecesinin 1000 aydan daha hayırlı olduğu belirtilmektedir.

Meleklerin beraberlerinde vahiy varken, Allah’ın izni ile her iş veya herkesle ilgili olarak inecekleri de ifade edilerek tan yeri ağarıncaya kadar o gecenin esenlik olacağı vurgulanmaktadır. Gecenin aydınlığa dönüşmesi bir anlamda vahyin aydınlatıcı özelliğini ortaya koymaktadır.

Surenin leyl, ‘’gece’’ ile başlaması, vahyin indirilmeye başladığı dönemin karanlıklarını da temsil etmektedir. Vahiy, karanlıkları aydınlığa dönüştüreceği için surenin son kelimesi “fecr” yani aydınlık olarak belirlenmiştir. Çünkü vahiy aydınlıktır.

Hayatını Kur’an’ın aydınlattığı insanlardan olmamızı Yüce Rabbimiz’den diliyoruz..

[04/12/21]   RAHMET İKLİMİ RAMAZAN
Kur-an ı Kerim'de Yüce
Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Ramazan ayı,
insanlar için bir hidayet rehberi, doğru
yolun ve hak ile batılı birbirinden
ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın
kendisinde indirildiği aydır. Öyle ise
içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçlu
geçirsin.” Bakara Suresi , 2/185.

Cenab-ı Hakka, tüm Ramazanlarda müminlere verilen sevaplar adedince hamdolsun ki, rahmet, mağfiret ve kurtuluş ayına az kaldı. Rabbimize esma-i hüsnasını şefaatçi yaparak dua ediyoruz ki, bizleri Kur’an ayı Ramazana ulaştırsın ve hakkıyla ihya etmeyi nasip etsin.

Bu yazımızda özellikle ayet ve hadislere dayanarak bu mübarek ayın faziletini işleyeceğiz. Ta ki, şimdiden Ramazanın coşkusu ve heyecanı bizi çepeçevre kuşatsın da ihya programları yapmaya başlayalım.

Sahabe efendilerimizden Ubâde bin Sâmit (r.a.) Ramazan ayının başladığı bir günde Resûlullahın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu anlatır:

“İşte bereket ayı olan Ramazan geldi. Artık Allah’ın rahmeti sizi kuşatır. O ay, yeryüzüne bol bol rahmet iner, günahlar affedilir, dualar kabul edilir. Allah sizin iyilik ve ibadette yarışmanıza bakar da, bununla meleklerine karşı iftihar eder. Öyle ise kulluğunuzla kendinizi Allah’a sevdiriniz. Asıl bedbaht olan da, bu ayda Allah’ın rahmetinden nasibini alamayandır.” (et-Tergîb ve’t-Terhîb, 2: 99)

Ramazan her türlü ibadetin arttığı bir aydır. Başta oruç ve namaz olmak üzere Kur’an, evrad ve ezkar okumak, dua, tövbe ve istiğfar etmek, infakta bulunmak adeta deryalar gibi coşar. Rabbimiz de bunlara kat kat sevap ihsan eder ve kullarını affeder.

Peygamberimizin (s.a.v.) verdiği bir başka müjde de şöyledir:

“Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır.” (Buhârî, Savm 5, Bed’ul-halk 11; Müslim, Sıyâm 1, 2, 4, 5)

GÜNDÜZ ORUÇ, GECE TERAVİH

Ramazan ayının feyiz ve bereketini anlatan şu hadis ise adeta dünyada iken cenneti yaşamanın yollarını göstermektedir.

Selmân-ı Fârisî’nin (r.a.) anlattığına göre, Resulullah (s.a.v.) Şaban ayının son günlerinde verdiği bir hutbede şöyle buyurdu:

“Ey insanlar büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınızın üstüne düştü. Bu öyle bir aydır ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır. Allah o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde nafile namazı meşru kıldı. Bu ayda küçük büyük bir hayır yapan insan, başka aylarda bir farz eda etmiş gibi sevap alır. Bu ayda bir farzı yapmak, başka aylarda yetmiş farz yerine geçer.

“Bu ay Allah için açlık ve susuzluğun, taat ve ibadetin meşakkatlerine sabır ve tahammül ayıdır. Sabrın karşılığı da cennettir.

“Bu ay yardımlaşma ayıdır. Bu ay müminlerin rızkını arttıracak aydır. Bu ayda her kim oruçlu bir mümine iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş günahlarının bağışlanmasına ve Cehennemden kurtulmasına sebep olur. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmeden onun kadar sevaba kavuşur.”

Ashâb-ı Kiramdan bazıları, “Ya Resulallah, hepimiz oruçluya iftar edecek bir şey bulup verecek durumda değiliz” dediler.

Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) “Allah bu sevabı bir tek hurmayla, bir içim suyla, bir yudum sütle oruçlu mümine iftar ettirene de verir” buyurdular ve hutbelerine şöyle devam ettiler:

“Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennemden kurtuluştur.

“Bu ayda kim kölesinin (işçi ve hizmetçisinin) işini hafifletirse, Allah da onu affeder ve Cehennemden uzak tutar.

“Bunun için bu ayda şu söyleyeceğim dört hasleti fazlasıyla bulundurmaya çalışınız. Bu dört hasletten ikisi ile Rabbinizi razı edersiniz, diğer ikisinden ise hiçbir zaman ayrı kalamazsınız.

“Rabbinizin rızasına sebep olan hasletlerin birisi, kelime-i şehadete devam etmeniz, diğeri de Allah’tan mağfiret dilemenizdir.

“Vazgeçemeyeceğiniz iki hasletin biri Allah’tan Cenneti istemek, diğeri de Cehennemden Allah’a sığınmaktır.

“Her kim oruçluya bir yudum su verirse, Allah da ona benim mahşerdeki havuzumdan öyle bir su içirecektir ki, Cennete girinceye kadar bir daha susuzluk çekmeyecektir. (et-Tergîb ve’t-Terhîb, 2: 94)

RAMAZANI İHYANIN NETİCESİ

Başka bir hadis-i şerifte Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Gerçekten benim ümmetim Ramazan ayını ihya ettikleri sürece asla rezil rüsvay olmayacaktır.”

Bunun üzerine: “Ya Resulallah! Onların Ramazan ayındaki rezillikleri ne olabilir?” denildiğinde Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki:

“Ramazanda haramlar işlemektir. Kim onda zina eder yahut onda içki içerse, bir dahaki seneye kadar Allah da, gökte bulunanlar da kendisine lanet eder.

“Eğer (bir sonraki) Ramazana ulaşmadan ölecek olursa Allah katında onun için kendisi ile ateşten sakınacağı hiçbir hasene bulunmayacaktır. O halde siz Ramazan ayında Allah’a karşı gelmekten sakının. Zira gerçekten diğer aylarda katlanmadığı kadar sevaplar onda katlanır. Günahlar da böyledir.” (Taberâni, el-Mu‘cemü’s-Sağîr: 1/248)

Bu hadisten anlıyoruz ki, adeta müminlerin kurtuluşu, başarısı ve yücelmesi, Ramazanı hakkıyla değerlendirmelerine bağlıdır. Bu hedefe ulaşmak için fert ve aile olarak programlar yapmalı, bütün vasıtaları kullanarak Ramazan’ın önemini ve ihya yöntemlerini herkesle paylaşıp teşvik etmeliyiz.

RAMAZAN, BİRE BİN VEREN TOHUM GİBİDİR

Bediüzzaman Hazretleri, Ramazan Risalesinde, bu ayda yapılan ibadetlerin sevabı hakkında şöyle bir müjde vermektedir:

“Ramazan-ı Şerifte sevab-ı a’mal, (ibadetlerin sevabı) bire bindir. Kur’an-ı Hakîm’in, nass-ı hadîs ile her bir harfinin on sevabı var; on hasene sayılır, on meyve-i Cennet getirir. Ramazan-ı Şerifte her bir harfin, on değil bin ve Âyet-ül Kürsî gibi ayetlerin her bir harfi binler ve Ramazan-ı Şerifin Cum’alarında daha ziyadedir. Ve Leyle-i Kadir’de otuz bin hasene sayılır. İşte, Ramazan-ı Şerif adeta âhiret ticareti için gayet kârlı bir meşher, bir pazardır. Ve uhrevî hasılat için gayet münbit bir zemindir. Ve neşvünemâ-i a’mâl (amellerin yeşerip gelişmesi) için, bahardaki mâ-i Nisandır (Nisan yağmurudur). Saltanat-ı rububiyet-i İlâhiyeye (Allah’ın Rablık saltanatına) karşı ubûdiyet-i beşeriyenin (insanların ibadet etmesinin) resmigeçit yapmasına en parlak, kudsî bir bayram hükmündedir.” (Mektubat, 29. Mektub, 2. Kısım)

Geçmiş büyüklerimizden Ramazan ayındaki ibadetlere bire bin sevap verildiğini söyleyen başka âlimler de olmuştur. İmâm-ı Zührî “Ramazân-ı şerifteki bir tesbih, Ramazan-ı şerifin dışındaki bin tesbihten daha üstündür” demiştir. Yine İbrahim Nehaî de şöyle buyurmuştur: “Ramazan-ı şerifteki bir oruç bin oruçtan, bir tesbih diğer aylardaki bin tesbihten, bir rekat diğer aylardaki bin rekattan üstündür.” (Süyûtî, Dürrü’l-Mensûr:2/228)

Ramazan ayında yapılan her ibadete bin kat sevap verilmesi şu anlama gelmektedir:

Bir oruç bin oruç, bir Kur’an hatmi bin hatim, yirmi rekâtlık teravih yirmi bin rekât, bir kişiye iftar vermek bin iftar, bir hurmayı sadaka vermek bin hurma, bir istiğfar bin istiğfar, bir Cevşen okumak bin Cevşen okumuş gibi yazılmaktadır.

Üstelik Cuma geceleri binlere çıkmakta, Kadir Gecesinde ise otuz bine ulaşmaktadır. Buna göre, Ramazan boyunca teravihi hiç kaçırmayan bir kimse mutlaka Kadir Gecesinde de teravih kılmış olacağından, o geceki teravih 20 rekât değil, 600 bin rekât yazılır.

Böyle muhteşem bir fırsatı kaçırmamak için boş işleri, lüzumsuz sohbetleri, gaflet içinde yaşamayı terk etmek ve ibadete odaklanmak gerekir.

RAMAZANDA DUALAR KABUL OLUR

İbadetler içinde duanın özel bir yeri vardır. Dua hakkında, “Bana dua ediniz, size karşılık vereyim” (Mümin Suresi: 60) ve “De ki: Duanız olmazsa Rabbim size ne diye ehemmiyet versin” (Furkan Suresi: 77) buyuran Rabbimiz, bir başka ayette ise duayı şöyle emreder:

“Ey Habibim, kullarım Beni sana sorarlarsa haber ver ki: İşte Ben muhakkak yakınımdır. Onlardan biri dua edince, muhakkak duasına cevap veririm. O hâlde onlar da Benim davetime itaatle icabet ve Bana imanda devam etsinler. Ta ki, doğru yola ulaşmış olsunlar.” (Bakara Suresi: 186)

Bir hadis-i şerifte Ramazanda dua etmeye dikkat çeken Peygamber Efendimiz (s.a.v.) müminleri duaya şöyle teşvik eder:

“Ramazan’ın ilk gecesinde Cennet kapıları açılır. Her gece sabaha kadar bir münadi seslenir: Günahlarının affedilmesi için istiğfar eden yok mu? Tevbe eden yok mu? Allah tevbesini kabul buyursun. Dua eden yok mu? Cevap verilsin. Kendisi için bir şey isteyen yok mu? İsteği hemen karşılansın.” (Müsned, 4: 22)

Bir hadis-i şeriflerinde oruçluyu, duası reddedilmeyecek üç kişi arasında zikreden Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyururlar:

“Üç kişinin duası geri çevrilmez: Adaletle hükmeden hâkimin, iftar edinceye kadar oruçlunun ve mazlumun.” (İbn-i Mâce, Siyam: 48)

Baştan sona İlahî rahmet tecellilerine sahne olan Ramazan’da iftar vakitlerinin ayrı bir feyzi ve kıymeti vardır. Bu müstesna vaktin dualar açısından taşıdığı ehemmiyeti Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle ifade ederler:

“Oruçlunun iftar vaktindeki duası reddedilmez.” (Tirmizi, Daavât: 129)

Maalesef bu muazzam müjde iftar vakitlerinde unutuluyor, birkaç dakikayı, belki birkaç saniyeyi duaya ayırmak gerekirken, bu altın fırsat yeme içme telaşına kurban ediliyor. Bu hazineyi kaçırmamak için iftardan biraz öncesini ve biraz sonrasını dua ile değerlendirmeliyiz.

Abdullah bin Ömer’in (r.a.) rivayetine göre Resûlullah (s.a.v.) iftar vakitlerinde şu duayı sık sık tekrar ederlerdi:

“Ya Rabbi, her şeyi kuşatan rahmetinin hakkı için beni af ve mağfiret eyle.” (İbn-i Mâce, Sıyam: 48)

KUR’AN’I OKUMAK VE ANLAMAK

Ramazan Kur’an’ın indirildiği aydır. Rabbimiz bu hakikati ifade ettiği ayette şöyle buyurur:

“O Ramazan ayı ki, insanlara doğru yolu gösteren, apaçık hidayet delillerini taşıyan ve hak ile batılın arasını ayıran Kur’an o ayda indirilmiştir. Kim bu aya erişirse orucunu tutsun.” (Bakara Suresi: 185)

Bu ay Kur’an’ın en çok okunduğu ve anlaşılmaya çalışıldığı aydır. Her mümin hiç değilse günde bir cüz okuyarak veya dinleyerek ay içinde bir Kur’an hatmi yapmalıdır. Kur’an okumayı yeni öğrenenler ve yavaş okuyanlar ise internetten yayınlanan mukabeleleri dinleyerek hem ibadet etmiş, hem okumalarını geliştirmiş olurlar.

Kur’an’ı baştan sona okuyan ve dinleyen müminler, mealini de okurlarsa hayat kitabımız olan Kur’an’ı anlama yolunda ilerlemiş olurlar. Ramazan’da ve sonraki aylarda Kur’an’ın tefsirlerini okuyarak iman ve İslâm hakikatlerini anlamadaki seviyemizi arttırmak ise ayrı bir kazançtır.

RAMAZANDA PAYLAŞMA COŞAR

Ramazan ayında yapılan her salih amele bin kat sevap verildiği için bu ayda Allah’ın bize ikram ettiği rızıkları, muhtaçlarla paylaşmak da güzel bir ibadettir. Başta fıtır sadakası olmak üzere zekât vermeye gücü yeten kardeşlerimiz yıllık zekâtlarını bu aya denk getirerek kat kat sevap alabilirler.

Herkes gücü neye yetiyorsa, hatta gücü yetenden daha fazlasını paylaşarak, muhtaçlara dağıtarak kendini Cehennem ateşinden korumalıdır. Bir hadis-i şerifte, “Yarım hurma ile de olsa; kendinizi cehennem ateşinden koruyunuz, o kadarını da bulamayanlar güzel bir sözle bile olsa kendilerini korusunlar.” (Müslim, Zekât: 66-67) buyrulmuştur.

Tabii ki, gücü daha fazla olan kimseler daha çok sadaka vererek ahiretlerine yatırım yapmalıdırlar.

Ramazanı öyle güzel değerlendirmeliyiz ki, “başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş” müjdesine nail olmalıyız.

Çok önemli bir husus da şudur:

Gündelik hayatın meşguliyeti içinde insan gaflete dalıp unutabiliyor. Ramazanı ihya konusunda birbirimizi uyarmalı, teşvik etmeliyiz. Hadiste belirtildiği gibi, bir iyiliğe vesile olan yapan gibidir. Hepimiz telefon ve sosyal medya paylaşımlarımızla Ramazana dair yazı, resim, videoların yayılmasına vesile olabiliriz. Böylece bir Ramazan değil, belki birkaç Ramazan ihya etmiş gibi sevap kazanabiliriz inşaallah... Dua ve selam ile .
Hayırlı Ramazanlar.

Videos (show all)

.
.
.
Hayırlı Ramazanlar.

Location

Category

Address


ANTALYA
Antalya
Other Education in Antalya (show all)
Uluslararası Aile Terapileri Deneği - UATED Uluslararası Aile Terapileri Deneği - UATED
Arapsuyu Mah. 663. Sok. No: 24/6 Konyaaltı, 07100
Antalya, 07650

Dernek,aile ve sivil toplum faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak ve bu konuda çalışmalar yapan kişi ve kuruluşlara destek vermek amacı ile kurulmuştur

Kıbrıs Amerikan Üniversitesi Antalya Temsilciliği Kıbrıs Amerikan Üniversitesi Antalya Temsilciliği
şirinyalı Mahallesi
Antalya, 07160

Kıbrıs Amerikan Üniversitesi Antalya resmi Temsilciliği

Kpss Eğitim Kpss Eğitim
Antalya

Lider Yurtdışı Eğitim Lider Yurtdışı Eğitim
Kızılsaray Mah 82 Sokak Akay Apt. Daire : 1
Antalya, 07040

Belarusta ,Rusya ve Ukrayna'da üniversite eğitimi ve Rusça kursu programı

Akdeniz Güneşi Özel Eğitim Okulu Akdeniz Güneşi Özel Eğitim Okulu
Göksu Caddesi
Antalya, 07060

Kuzeyyaka Mahallesi 2501 Sokak No:46 Kepez/ANTALYA 05064492539

MISS DINA MISS DINA
Konyaaltı
Antalya, 07070

استشاري التدريب والتطوير التربوي معلمة للغات العربية والانجليزية والتركية

أفق أنطاليا للتعليم والتدريب والإستشارات أفق أنطاليا للتعليم والتدريب والإستشارات
Balbey Mh. Cengiz Toytunc Cd. Bakırcı Hafız İş Merk. No: 42 Kat: 4 Daire 26
Antalya, 07040

تقديم أفضل وأرقى الخدمات والإستشارات التعليمية المدرسية والأكاديمية واللغوية

Özel Gelişim Çocuk Kulübü Etüd Merkezi Özel Gelişim Çocuk Kulübü Etüd Merkezi
Antalya, 07100

EĞİTİM VE ÖĞRETİMİ BİZE BIRAKIN.SEVGİYİ YARINLARA ERTELEMEK ZORUNDA KALMAYIN.

ONUR Eğitim Kurumu ONUR Eğitim Kurumu
Kışla Mh 45 Sk No 20
Antalya, 07040

KPSS, ÖABT, AÖF, AÖL, ALES, DGS, SMMM, YGS-LYS, YDS, YÖS, Yabancılara Türkçe, İNGİLİZCE-ALMANCA-RUSÇA ve Kişisel Gelişim * www.onurdershanesi.com #2448354

İlgin Baran Özsoy Danışmanlık İlgin Baran Özsoy Danışmanlık
Şirinyalı
Antalya

Yüzünüzdeki Gülümseme Hep Daim Olsun. İLGİN BARAN ÖZSOY

Konsem Konsem
LİMAN MAH.
Antalya, 07070

KONSEM Resmi Facebook Sayfası

Furkan Simülatör Furkan Simülatör
Muratpaşa/antalya
Antalya