20/08/2026
Hüseyin Avni Dede, İstanbul’un eski Beyazıt–Sahaflar çevresiyle özdeşleşmiş, sıra dışı bir halk şairidir. 1953’te Süleymaniye’de doğmuş, nüfusa 1954’te kaydedilmiştir. Babası da şair olan Durmuş Dede’dir. Çocukluğu Vefa, Şehzadebaşı ve Süleymaniye’de geçmiş; lise eğitimini yarıda bıraktıktan sonra çaycılık, tabelacılık ve sandallara isim yazma gibi işler yapmıştır.
Onu özel kılan, edebiyatı gündelik hayatın içine taşımasıdır. Beyazıt Sahaflar Çarşısı’nın girişindeki çınarın altında yıllarca tezgâh açmış; kendi şiir kitaplarının yanında eski para, pul, kaset ve küçük antikalar satmıştır. Uzun saçları, sakalı ve dervişe benzeyen görünüşüyle Beyazıt’ın tanınan simalarından biri olmuştur. Bu yüzden kitabını çocukluğunuzda bir sahafta, sokak tezgâhında veya evinizde görmüş olmanız oldukça mümkün.
Çocuk yaşta şiir yazmaya başlamış, ilk şiiri 1969’da yayımlanmıştır. İlk kitabı Şairler Üzülmesin’i 1973’te kendi imkânlarıyla bastırmıştır. Sizin hatırladığınız kitap 1976 tarihli şiir kitabıdır. Kaynaklarda adı çoğunlukla Acıya Kurşun Geçmez, bazı eski baskı ve anılarda ise Acıya Kurşun İşlemez şeklinde geçiyor. Yani hafızanızdaki adın gerçekten kullanıldığına ilişkin kayıt da var.
Şiirlerinin ana dünyası; yalnızlık, yoksulluk, aşk, ayrılık, İstanbul sokakları ve insanın acıya direnmesidir. Dili gösterişli olmaktan çok içten, doğrudan ve yer yer sokak söyleyişine yakındır. Kitabın adı da temel düşüncesini özetler: İnsan yaralanabilir fakat bazı acılar kurşunla yok edilemez; hayatın sertliğine karşı şiir ve sevgiyle ayakta kalınır.
Kısacası Hüseyin Avni Dede, yalnızca kitap yazan biri değil, şiirini kendi elleriyle basıp çınar altında okura ulaştıran bir İstanbul karakteridir. Ayrıntılı biyografisi Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü’nde yer alıyor.
Resmî bizimle paylaşan : Esma dinçer
hayranlar