14/08/2024
Güzel bir kişisel gelişim örneği.
AĞUSTOS BÖCEĞİNE HEP HAKSIZLIK ETMİŞİZ...
Ağustos Böceği, yumurtasını ağacın taze dalı içine bırakır...
Ağaç dalı içinde bir kurtçuk olarak dünyaya gelen Ağustos Böceği, dört hafta boyunca ağaç dalının özsuyunu içerek beslenir...
Çok kuvvetli bir çift ön ayağa sahip olan ve gagaya benzer güçlü ağızını kullanan Ağustos Böceği, dalda bir yarık açarak ağaçtan dışarı çıkar ve toprağa düşer...
Bu başladığı zorlu hayatın başlangıcıdır...
Sonrasında toprağı kazan Ağustos Böceği, dibine ulaştığı ağacın köklerine ulaşır ve köklerin özsularını içerek beslenir. Sonra da, durmadan bıkmadan ve yorulmadan açtığı tünellerle diğer köklere ulaşır ve böylece tam 17 yıl geçer...
Karanlıkta geçen tam 17 yıl ve büyük bir azim, sabır örneği bir yaşam...
Olgunlaşıp büyüyen Ağustos Böceği için yeryüzüne çıkma zamanı gelmiştir... Güneşe duyduğu özlemi onu yeryüzüne çeker...
Kabuğu kalınlaşmış ve uçmayı bilmeyen ama hazır bir çift kanatla Ağustos ayında toprağın üstüne çıkar.
Bir kaç gün güneşin altında sabırla bekler ve üzerindeki sert kabuk yırtılır...
Solunum yolu üstündeki sert iki kabuk ve kabuk üzerindeki ince bir zar, bu zara bağlı kaslar onun sesi soluğu olur...
Vücudundaki bu kasları saniyede 500 kez hareket ettirerek 17 yıllık sessizliğini bozarak sesini bütün dünyaya duyurur…
Ama onun yeryüzünde 4 haftalık ömrü kalmıştır...
Bu zorlu ve mücadele dolu hayatın 17 yılı toprak altında geçerken yeryüzünde sadece 4 hafta yaşayabilen erkek Ağustos Böceğinin, ömrünün son deminde kendisine bir eş bulması gerekmektedir.
Bunu da sesiyle ve şarkısıyla başarır.
Bu kısa süren aile hayatından sonra dişi Ağustos Böceğine, neslinin devamı için tohumlarını bırakır.
Eylül ayı gelince de hayata veda eder.
Yani Ağustos böceği hiçbir zaman kışı göremeyecektir.
17 yıl boyunca verdiği mücadele kısacık bir 4 hafta içindir...
Uzun lafın kısası hoşgeldin Ağustos...
22/05/2024
Eski notları karıştırırken yazar Charles Sykes’ın gençlere 11 tavsiyesini buldum, sizinle de paylaşayım dedim. Epey şeffaf davranmış.
1. Hayat adil değildir. Buna alış.
2. Özsaygın dünyanın umurunda değil. Dünya, kendini iyi hissetmeden önce bir şeyler başarmanı bekleyecek.
3. Liseden mezun olur olmaz hemen 60.000 dolar kazanmayacaksın. Bir şirkette arabası, telefonu olan bir genel müdür yardımcısı da olmayacaksın. Önce bunları hak etmen gerekecek.
4. Öğretmeninin sert olduğunu düşünüyorsan, bir patronun olduğunda görüşürüz.
5. Köfte kızartmak onursuz bir iş değildir. Köfte kızartmaya dedeleriniz bir başka isim vermişlerdi: Fırsat.
6. Çuvallarsan, bu annenle babanın hatası değil. Sızlanmayı bırak, hatalarından ders almaya bak.
7. Sen doğmadan önce annenle baban bu kadar sıkıcı insanlar değillerdi. Senin masraflarını karşılamaktan, giysilerini temizlemekten, senin ne kadar “cool” olduğunu anlatan konuşmalarını dinlemekten bu hale geldiler. O yüzden yağmur ormanlarını anne babanın kuşağının yarattığı felaketlerden korumadan önce, odandaki dolabın içini temizle.
8. Okulun başarılı başarısız ayrımını kaldırmış olabilir ama hayatta böyle bir ayrım hala var. Bazı okullarda sınıfta kalma olmayabilir. Doğru cevabı bulana kadar sana sonsuz şans tanınmış olabilir. Bunun gerçek hayatla zerre kadar ilgisi yoktur.
9. Hayat sömestrlere bölünmemiştir. Yaz tatili yoktur. Çok az işveren “kendini bulmanla” ilgilidir. Bunu kendin yapacaksın.
10. Televizyon gerçek hayat değildir. Gerçek hayatta insanlar kafeden çıkıp işe gitmek zorundadır.
11. Sınıfındaki inek öğrencilere iyi davran. Muhtemelen onlardan biri için çalışmak zorunda kalacaksın.
Bugün bazı gençler pamuklara sarmalanıyor, ne bedel isteniyor ne hesap soruluyor, ne sitemle güzel kalpleri yoruluyor ve sonucunda kırılganlaşıyorlar. Arada gerçeklerle yüzleşmek iyi olabilir.
(Kaynak: Dumbing Down Our Kids: Why American Children Feel Good About Themselves But Can’t Read, Write, or Add)
22/08/2023
60'ını aşıp 70'e yaklaşmakta olan birine kendinde ne gibi bir değişiklik hissettiğini sorulduğunda şu cevapları verdi:
(1) Ailemi, kariyerimi ve pozisyonumu sevdiğim yılların ardından, şimdi eski arkadaşlarımı sevmeye başladım.
(2) Bir atlas olmadığımın farkına vardım. Dünyayı omuzlarımda taşımam gerekmiyor.
(3) Meyve sebze satanlarla pazarlık yapmayı bıraktım. Sonuçta, bir kaç kuruş fazla ödememle cebimde bir delik açılmayacağını biliyorum ama o bir kaç kuruş, zavallı adamın kızının okul masraflarını ödemesine yardımcı olabilir.
(4) Taksi şoförüne ödeme yaptığımda, para üstünü almıyorum. Ekstra para kazanmak yüzüne bir tebessüm kondurabilir. Ne de olsa benden çok daha fazla yoruluyor.
(5) Yaşlılara "Bu hikayeyi anlatmıştınız." demeyi bir kenara bıraktım. Ne de olsa, bu hikâyeler hatıralarını canlandırmalarına ve geçmişi tekrar yaşamalarına yardım ediyor.
(6) İnsanları hatalı olduklarında bile düzeltmemeyi öğrendim. Ne de olsa, herkesi mükemmel yapma sorumluluğu bana ait değil. Huzur mükemmeliyetten çok daha önemli.
(7) Cömertçe ve bolca iltifat ediyorum. Ne de olsa, bu yalnızca karşımdakine değil, benim de ruh halime iyi geliyor.
(8)Giysilerimdeki kırışıklığı ya da bir lekeyi dert etmemeyi öğrendim. Sonuç itibariyle, kişilik görünüşten daha çok öne çıkar.
(9) Benden farklı kişilerle tartışmaktan kaçınıyorum. Ne de olsa, onlar iyi ilişkiler yürütmenin önemini bilmiyor olabilirler ama ben biliyorum.
(10) Beni kirli oyunlarıyla saf dışı bırakmak isteyen biri olduğunda, sakinliğini koruyorum. Sonuçta, ben ne kirliyim ne de kimseyle bir yarış halindeyim.
(11) Duygularımdan utanmamayı öğreniyorum. Ne de olsa, beni insan kılan duygularım.
(12) Bir ilişkiyi koparıp atmaktansa egomu bir kenara bırakmanın daha iyi olduğunu öğrendim. Sonuçta ego tek başıma olmama neden olacakken ilişkiler asla yalnız kalmamamı sağlar.
(13) Her günü son günümmüş gibi yaşamayı öğrendim. Ne de olsa, öyle de olabilir.
(14) Beni mutlu eden şeyleri yapmayı öğrendim, ne de olsa ben kendi mutluluğumdan mesulüm, başkasınınkinden değil..