Arı dershanesi

Arı dershanesi

Share

İlköğretim 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerine yönelik kurslar açıyoruz.

Türk Milli Eğitimi'nin temel ilkelerinden yola çıkarak çağdaş normlara ve değişen dünya düzenine uyum sağlayan gençlerin yetiştirilmesi amacıyla Eğitimci ve Matematik Öğretmeni Sıtkı ALP tarafından 1969'da ilk önce Arı Dershanesi kurulmuştur. 1984'te Arı Koleji, 1985'te Arı Koleji İlkokul kısmı, 1991'de Arı Fen Lisesi Türk Milli Eğitimi'ne kazandırılmıştır.

01.10.1996'da Sıtkı ALP Eğitim Vakfı (S

Photos 13/05/2012

Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun...

Photos 23/04/2012

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız Kutlu Olsun..

19/04/2012

SITKI ALP EĞİTİM VAKFI
4. SINIF BURSLULUK SINAVI

Sınav Başvuru Koşulları

.. Halen ilköğretim okullarının 4.sınıfında okuyan öğrenciler için;

* 4.sınıf 1. dönem takdir ya da teşekkür belgesi almış olması koşulu aranır.

Başvuru

Başvuru Süresi : 19 Nisan-9 Mayıs 2012

Sınav Tarihi : 12 Mayıs 2012, Cumartesi

Sınav Saati : 10.00

Sınav Yeri : Özel Arı İlköğretim Okulu

Başvuru İçin İstenen Belgeler

* “Başvuru Formu” (İnternet üzerinden doldurulacak ya da Özel Arı İlköğretim Okulu Müdürlüğünden alınacaktır.)
* Nüfus cüzdanının önlü-arkalı fotokopisi
* 1 adet vesikalık fotoğraf
* Sınav giriş ücreti

BAŞVURU FORMU İÇİN http://bit.ly/ubb2012basvuruformuDevamını Gör

http://bit.ly/ubb2012basvuruformuDevamını

Photos 05/04/2012

2012-2013 eğitim-öğretim yılı kayıtlarımız başlamıştır.
Mayıs ayına kadar erken kayıt avantajlarımızdan faydalanabilirsiniz.

Photos 26/03/2012

İlköğretim 4. sınıf öğrencilerine yönelik ödüllü sınavımız 24 Nisan tarihindedir. Sınav giriş kartını dershanemizden alabilirsiniz..

Photos 22/03/2012

11 Mart Ödüllü SBS birincisine ödülü kurucumuz Sayın Sıtkı Alp tarafından verildi..

Photos 18/03/2012

ÖDÜLLÜ SBS'DE DERECEYE GİREN ÖĞRENCİLERE ÖDÜLLERİ VERİLDİ..

Photos 14/03/2012

“Sen neye hazırsan, o da senin için hazırdır.”
Marc Victor Hansen
Her insanın yapabilecekleri kapasitesi ile orantılıdır.Kapasitemiz ile ne büyüklükte işler başarabileceğimizin sınırını da hayallerimiz belirler. Aynı kapasite, imkan ve zekaya sahip kişilerin birbirinden çok farklı işler başarabilmelerini, çevre şartları, fırsatlar ile açıklayamayız. Aradaki farkı hayallerimizin büyüklüğü tayin eder. Biz ancak hayallerimiz kadar büyüğüz… Neyi gerçekleştirmeyi hayal ediyor isek ancak o kadar büyüklükte işler başarırız.
Sobacılık yapan birisinin hayali dedesinin de, babasının da yaptığı sobacılığı sürdürmek ise bu kişinin önüne bütün imkanları sunsanız bile soba fabrikası kurmak, işleri daha da büyütmek gibi bir kaygı ve düşünce taşımayacaktır. Bu kişinin bu yönde bir gayreti olmayacaktır. Kış yaklaşmakta iken geçen yıl aynı dönemde ne kadar soba satmışsa bu dönemde de o kadar satmayı hayal eder ve üç aşağı beş yukarı bu hayali kadar satabilecektir… Hayallerimizin büyüklüğü kadar işler başarabiliriz. Hiç kimse hayallerinden daha büyük şeyler başaramamıştır. Böyle bir başarıya sadece tesadüfen ulaşılabilir ki bu da bir laboratuar ortamında tesadüfen cep telefonu icat etmeye benzer. Cep telefonu yapmayı birileri önce hayal ettiler ve hayallerini gerçekleştirmek için gereken çalışmayı yaptılar ve başardılar… Araba, televizyon, bilgisayar vb. her şey önce hayal edildi ve bu hayallerin adım adım gerçekleştirilmesiyle ortaya çıktılar…
Bir insan bazı bilgilere sahip olabilir ama hayalleri yoksa bu bilgileriyle hangi hayallerin gerçekleştirilebileceğine dair düşünce içerisinde değilse bu bilgilere sahip olmanın bir anlamı olmayacaktır. Ne yapacağını bilmeyen, hayalleri olmayan birisine çok büyük miktarda para verseniz bu parayla neler yapacağını tahmin etmek hiç de güç olmayacaktır! Einstein‘ın dediği gibi “Hayâl kurmak bilgiden önemlidir…”
Biz neyin hayalini kurarsak ona layık olduğumuzu, o kadar büyük ya da küçük şeyleri hak ettiğimizi düşünürüz. Hayatımızda büyük şeylerin gerçekleşmesini istiyor isek, önce büyük düşünüp hayatımızda bu hayalin yeşermesi için uygun zemini oluşturmamız gerekir. Hayallerimiz bir şeyler ekip biçeceğimiz tarlamızdır. Bu tarlanın ne kadar büyük olacağı, bu tarlada neler yetiştireceğimiz ile ilgili olarak bizi kimse sınırlayamaz. Bize her türlü engeli koyabilirler ama hayallerimize asla…
Hayallerimizi kısıtlamamıza neden olabilecek engeller, Orville ve Wilbur Wright kardeşlerin önünde de vardı. Ama Wright kardeşler bir bisiklet atölyesine sahip iken uçmayı hayal ettiler. İlk planörlerini yaptıklarında havada sadece 10 saniye kalabildiler. Gece gündüz çalışarak hafif bir motor yapmayı başardılar ve 17 Aralık 1903 tarihinde ilk motorlu araçlarıyla havalanmayı başardılar. Bugün ilk uçaktan bu yana çok büyük mesafeler elde edilmiş ise bu bir çok insanın hayal kurması ve bu hayallerin gerçek olması için çaba harcamaları ile sağlamıştır.
Wright kardeşleri dönemindeki diğer bisiklet atölyesi sahiplerinden ayıran en önemli özellik onların hayallerinin olması idi… Onlarında hayalleri olmasaydı iyi bir bisiklet tamircisi olarak hayatlarını sıradan kişiler olarak sonlandıracaklardı. Hayal kurmak sıradanlığı reddetmek, mantık ve akıl sınırlarını zorlamaktır. Hayaller akılla, mantıkla her zaman izah edilemeyebilir. Mantık ve akıl hayal ettiğimiz şeyleri gerçekleştirmek için kullanabileceğimiz bir araçtırlar. Bu araçların daha çoğuna bizden fazla sahip olanlar olabilir ama, bu araçlar ne için ve nerede kullanıldığına göre işe yarayacaktır. Sadece mantık, akıl ve zeka tek başına bundan sonraki buluşların gerçekleştirilmesine yetmeyecektir, bundan evvelde yetmediği gibi…
Öğretmen, öğrencilerinden büyüdükleri zaman ne yapmak istedikleri konusunda bir kompozisyon yazmalarını ister.
Seyis çocuğu, bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazar. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlatarak 200 dönümlük çiftliğin krokisini çizer. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterir. Hatta 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekler.
Ertesi gün hocasına sunduğu 7 sayfalık ödev tam kalbinin sesidir. İki gün sonra ödevi geri alır. Kâğıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir “0″ ve “Dersten sonra beni gör” uyarısı vardır.
Çocuk; “Neden “0″ aldım?” diye merakla hocasına sorar.
“Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayâl. Paran yok, gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynağınız yok, at çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi satın alman lazım, damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkânsız.”
“Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm.”
Çocuk evine döner ve uzun uzun düşünür, babasına danışır.
Babası: “Bu konuda kararını kendin vermelisin. Bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim!” der.
Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir değişiklik yapmadan hocasına geri götürerek,
“Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin ben de hayallerimi?” demiş.
Şimdi O öğrenci, bugün 200 dönümlük arazi üzerindeki 1000 metrekarelik evinde oturuyor. Yıllar önce yazdığı ödev de şöminenin üzerinde çerçevelenmiş olarak asılı.
Etrafımıza baktığımızda hayalleri olanlar ile hayalleri olmayanları birbirinden kolayca ayırabiliriz. Çabamız, çalışmamız, ortaya koyduğumuz performans,ancak hayallerimiz kadardır…
Hayallerimiz ile ortaya yeni bir şeyler koyduğumuzda, ilk etapta bizi taklit edenler ortaya çıkıncaya kadar biz o gerçekleştirdiklerimizle önemli bir mesafe almış ve ilk olarak ortaya koyduğumuz o ürün ile birlikte anılır hale geliriz. Bir çok üründe bu buluşu ilk ortaya çıkaran kişilerin ismi ile ürünün özdeşleşmiş olması ve o ürün söz konusu olunca akla ilk olarak o kişinin gelmesi tesadüfi değildir. Mobilya, tıraş bıçağı, televizyon, vb. bir çok sektörde ürün ile belli markalar ve isimler adeta özdeşleşmişlerdir. Genellikle de ürünü ilk olarak ortaya koyanlarda bu durum söz konusudur?
Benjamin Franklin’in dediği gibi “Siz kafanızı büyük hayallerle doldurmaya bakın. Kafanız sonradan cebinizi parayla dolduracaktır.”

Metin KILIÇ
Psikolojik Danışman

Photos 02/03/2012

TEST ÇÖZME TEKNİKLERİ:
Bizler, okula başladığımız ilk günden itibaren bir çok sınava katıldık. Okullarımızda olduğumuz yazılı sınavlarımızda bazen iyi notlar aldık bazen de üzüldüğümüz sonuçlar aldık. Fakat ÖSS ya da SBS’ye hazırlık sürecinde deneme sınavlarına katıldığımızda yeni, anlamadığımız bir şeyler olduğunu fark ettik. Çok çalışarak girdiğimiz sınavlarda dahi istediğimiz netleri elde edemediğimiz zamanlar oldu. ÖSS ya da SBS, yazılı-klasik sınavlardan farklıydı ve yeni teknikler kullanmamız gerekiyordu. Rehber öğretmenlerimize bu sıkıntılarımızı anlattığımızda bize test sınavlarında başarılı olmamızı sağlayacak teknikler anlattılar. İşte Rehber öğretmenlerimizin kaleminden başarıya götüren test teknikleri:
Öncelikle bir sınavda başarılı olmamızın ilk ve en önemli şartı bilgiye sahip olmaktır. Konu ile ilgili tam bilgiye sahip olmadan o testte başarılı olmamız mümkün değildir. İkinci önemli nokta da sahip olduğumuz bilgileri yorumlama yeteneğimizdir. Yorum gücümüz, bize sorulara farklı açılardan bakabilmemizi sağlar. Üçüncü önemli nokta da bilgisine sahip olduğumuz, yorumlayabildiğimiz soruları belirli bir hızda yani kısıtlı zamanda çözebilme yeteneğidir.
Ayrıca;
•Soru kökleri çok iyi okunmalıdır. Öncelikle sorunun bizden neyi istediğini anlamamız gerekir. Yanlışların çoğu soruyu iyi anlayamamaktan kaynaklanır.
•Soru köklerini okurken “değildir, olamaz, hangisidir” gibi olumlu ya da olumsuz ifadelere dikkat edilmeli.
•Paragraf sorularında önce soru kökü daha sonra paragraf okunmalıdır, böylece parçada ne arayacağımız konusunda bilgimiz olur.
•Turlama Tekniği: ÖSS ve SBS gibi yerleştirme sınavlarında her testte zorluk derecesi birbirinden farklı sorular sorulmaktadır. Bu sınavlarda soruların zorluk derecesi farklı olmasına rağmen puan değerleri aynıdır;yani bir öğrenci en zor matematik sorusunu da çözse en kolay matematik sorusunu da çözse bir matematik sorusunun ona kazandıracağı puan aynıdır. Bunun bilinmesi test tekniği açısından çok önemlidir. Çünkü sınavda amacımız zor soru çözmek değil çok soru çözmektir. Sınavda bir soruya yaklaşık 70 saniyeden fazla zaman ayırmak, soruyla inatlaşmak öğrenciye zaman kaybettirdiği gibi enerjisini de bir soruya fazlasıyla harcadığı için diğer sorulara gereken dikkati veremeyecektir. Bunu engellemenin en iyi yolu, sınavı iki turda tamamlamaktır. Turlama Tekniği, sınavda yanıtlanacak tüm testlerde, birinci turda, yanıtı kolayca bulunabilecek soruların öncelikle çözülerek, zaman alıcı ve zor soruların ikinci tura bırakılmasıdır. Sınavda zamanı iyi kullanmak ve kapasitemiz oranında en yüksek puanı elde edebilmek için turlama tekniğini kullanmamız gerekiyor.
•Bir soru başlangıçta çok karmaşık görünse de o soru hemen atlanmamalı. Uzun veya kısa olması soruların zorluk derecesi hakkında bilgi vermez. Uzun veya karmaşık görünen sorulara hiç bakmamak test tekniği açısından son derece hatalı bir tutumdur. Ancak belli bir süre geçtiğinde soru çözülemiyorsa bırakılmalı, tekrar ikinci turda bakılmalıdır.
•Yeni öğrendiğimiz konularla ilgili test çözerken kolaydan zora doğru bir yol izlenmelidir.
•Soruyu tam olarak anlamadan seçeneklere geçilmemelidir.
•Tüm seçenekler okunmadan cevap işaretlenmemelidir.

Want your school to be the top-listed School/college in Ankara?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Category

Telephone

Website

Address


Yüksel Caddesi No: 17 Kızılay/ANKARA
Ankara
06420