Dr Nuri Öztürk

Dr Nuri Öztürk Veli ve öğrencilere yol gösteren çözümler ve içerikler Özel Ders / Eğitim Koçluğu / Destekleyen Aile Eğitimi / NKare Eğitim Modeli

"Ekrana çok bakıyor, o yüzden odaklanamıyor.""Hayır, odaklanamadığı için ekrana sığınıyor."İşin aslı ikisi de doğru. Erk...
15/08/2026

"Ekrana çok bakıyor, o yüzden odaklanamıyor."

"Hayır, odaklanamadığı için ekrana sığınıyor."

İşin aslı ikisi de doğru. Erken başlayan ekran maruziyeti üzerine yapılan uzun soluklu araştırmalar, tek taraflı bir "suçlu" olmadığını gösteriyor: Burada çift yönlü bir etkileşim var.

🔬 Araştırmalar Ne Söylüyor?
Öz-Denetim Kısır Döngüsü: Erken yaştaki yüksek ekran maruziyeti 4 yaşında öz-denetimi zayıflatıyor; öz-denetimi zayıf çocuklar ise 6 yaşında ekrana daha çok sığınıyor (Cliff et al., 2018).

Akademik & Sosyo-Duygusal Etki: Pasif izleme ve sosyal medya kullanımı sınav puanlarını düşürürken; eğitsel ekran kullanımı okuma-yazma başarısını ve odaklanmayı artırıyor (Arnup & Edwards, 2020).

Zaman İkamesi Tehdidi: Ekran, zekayı eksiltmiyor; okuma, çalışma ve derinleşme sürelerini çalarak akademik başarıyı dolaylı yoldan düşürüyor (Tajima, 2022).

Erken Sosyal Medya Zararı: 9. sınıftan (14 yaş) önce açılan sosyal medya hesapları, okul hayatı boyunca standartlaştırılmış test skorlarında ölçülebilir zararlar bırakıyor (Rossi & Bianchi, 2026).

Bilişsel Gelişim Yavaşlaması: Sık sosyal medya kullanımı, erken ergenlikte kelime dağarcığı ve okuma becerilerinin gelişim hızını doğrudan olumsuz etkiliyor (Carvalho & Ravindran, 2026).

💡 Çözüm: Yasaklamak Değil, Yönetmek
Çocuklarımızın dijitalde kaybolması iradesizlikten değil; bu sistemlerin insan beyninin zayıflıklarına göre tasarlanmasından kaynaklanıyor.

Onlara yasakçı bir gardiyan değil; sınırları net, şefkati derin birer rehber olmalıyız.

Çünkü "Hayata hazırlanmak, sınava hazırlanmaktan önce gelir."

📌 Bu bilimsel verileri ve yaklaşımı faydalı bulduysanız, evinde dijital çatışma yaşayan bir ebeveyn dostunuzla paylaşabilirsiniz.

20.000 KALP ❤️​Sosyal medyada sizler için içerik üretmeye başlayalı yaklaşık 4 yıl oldu.​Bu süre zarfında, çocuklarınızı...
13/08/2026

20.000 KALP ❤️
​Sosyal medyada sizler için içerik üretmeye başlayalı yaklaşık 4 yıl oldu.
​Bu süre zarfında, çocuklarınızın eğitim ve sınav sürecinde en doğru içerikleri, en etkili şekilde ulaştırmak için adeta bir öğrenci gibi ders çalıştım. Eğitimler aldım; tüm bilgimi, birikimimi ve tecrübemi bu yolda işe koştum.
​50 yaşıma yaklaşırken;
​Yeni şeyler denedim, yeni şeyler öğrendim.
​Milyonluk hesapların çok etkileşim alan postlarını da inceledim, takipçisi az ama kalitesi yüksek hesapları da...
​Hatalar yaptım ve o hatalardan dersler çıkardım.
​Belki gençler kadar sosyal medyanın diline ve hızlı kurallarına ayak uyduramadım ama ucuz popülerlikten her zaman uzak durdum. Sırf etkileşim almak için sizlerin endişelerini kullanmadım, asla hayal tacirliği yapmadım.
​20.000 Bir Sayı Değil; 20.000 Can ✨
​Belki de bu duruşum nedeniyle 4 yılda "sadece" 20.000 kişi olabildik. Ama bilin ki, 20.000 benim için kuru bir sayıdan ibaret değil. 20.000 Kalp, 20.000 can demek.
​Bu bilinçle, sizden gelen her soruya bizzat cevap vermeye çalıştım. Her bildiğimi, her deneyimimi sizinle tüm samimiyetimle paylaştım.
​Hepinize yürekten teşekkür ederim. İyi ki varsınız, iyi ki sizleri tanıdım. 🙏
​Bundan sonra da, ömrümüz ve imkanlarımız elverdiğince, çocuklarımıza "Destekleyen Aile" olma yolunda sizlerle birlikte omuz omuza yürümeye devam edeceğim.
​💬 Şimdi sıra sizde: Bu 4 yıllık yolculuğun hangi noktasında yollarımız kesişti? Sayfamda size ya da çocuğunuza en çok dokunan, faydalandığınız içerik hangisi oldu? Yorumlarda buluşalım, bağımızı daha da güçlendirelim! 👇

Bu görsele ilk baktığında sadece "çabalayan bir genç" görebilirsin. Ama biraz daha yakından bak…​O merdivenleri tırmanma...
10/08/2026

Bu görsele ilk baktığında sadece "çabalayan bir genç" görebilirsin. Ama biraz daha yakından bak…
​O merdivenleri tırmanmaya çalışan gencin belindeki iplere bak.
Çevre, elalem, aile, beklentiler, aşırı düşünme, gelecek kaygısı ve geçmiş anılar…
​Bu çocuklar sınavlara tek başlarına hazırlanmıyorlar. Sırtlarında koca bir ekosistemin, gerçekleşmemiş hayallerin ve görünmez korkuların ağırlığıyla o basamakları tırmanmaya çalışıyorlar.
​Sonra da çıkıp "Yeterince çalışmıyor" diyoruz.
​Mesele sadece çalışmak değil; mesele yerçekimine karşı mı, yoksa görünmez iplere karşı mı mücadele ettiğin.
​Bazen Yavaşlamanın Sebebi Tembellik Değil, Bilişsel Aşırı Yüklenmedir.
​Psikolojide buna "Öz-Belirleme (Self-Determination)" eksikliği ve "Bilişsel Yük" diyoruz. Bir öğrenci kendi hedefine değil de başkalarının beklentilerini boşa çıkarmama korkusuna odaklandığında; enerjisi öğrenmeye değil, o iplerin yarattığı gerilime gider.
​Sevgili Öğrencim: Sırtındaki o iplerin kaçı gerçekten sana ait? Geçmişin pişmanlıklarını ya da elalemin ne diyeceğini beline bağlayarak zirveye tırmanamazsın. Otonomi, o ipleri birer birer kesip kendi ağırlığınla yürüyebilmektir. Hata yapmaktan korkma; hata, özgürleşmenin ilk verisidir.
​Değerli Ebeveynler: Çocuğunuzun belindeki ipi çeken tarafta mısınız, yoksa o basamakları çıkarken ona alan açan tarafta mı? Destek olmak, ipi çekip yön vermeye çalışmak değildir. Destek olmak, onun kendi ayakları üzerinde durabilmesi için güvenli bir zemin olabilmektir.
​"Hayata hazırlanmak, sınava hazırlanmaktan önce gelir."
​Gerçek başarı; sadece o merdivenin sonundaki panoya ulaşmak değil, o merdiveni tırmanırken kendi zihinsel özgürlüğünü inşa edebilmektir.
​Bugün kendine şu soruyu sor: Seni yukarı tırmanmaktan alıkoyan en ağır ip hangisi ve onu bırakmak için ilk adımı ne zaman atacaksın?
​Görüşlerinizi yorumlarda paylaşmayı ve bu yükü taşıyan bir dostunuza göndermeyi unutmayın.

03/08/2026

Ebeveyn olarak en zorlandığımız anlardan biri; çocuğun takıldığı bir soruyu, yapamadığı bir konuyu gördüğümüzde hemen araya girip "Doğrusu şudur" deme isteğimizi bastırmaktır.

​Bir öğrencinin zor bir deneme sınavında veya soru karşısında bocaladığını düşünün. Yanındaki yetişkin, kalemi eline alıp soruyu saniyeler içinde çözebilir, ona hemen kestirme bir yol gösterebilir....

​Fakat bunun yerine öğrenciye çok daha kıymetli bir şey verilmeli:
-​Kendince düşünme fırsatı
-​Strateji geliştirme ve problem çözme becerisi
-​Farklı yolları deneme esnekliği
-​Kendi emeğiyle başarma hazzı ve özgüven

​Şüphesiz ki öğrencilerin doğru rehberliğe, psikolojik desteğe ve yanlarında olduğumuzu hissetmeye ihtiyaçları var. Ancak her takıldıkları veya zorlandıkları anda "kurtarıcı" rolüne bürünmek, onların öğrenme kaslarını zayıflatır.

​Çünkü gerçek sınav başarısı ve zihinsel dayanıklılık, tam da bu küçük bocalama ve pes etmeme anlarında doğar.

​Hata Yapma ve Deneme Alanı Tanımak
​Sınav başarısı; sadece öğretmenin anlattıklarını ezberleyerek değil; öğrencinin soruyla baş başa kalıp yanılması, hatasını analiz etmesi ve güvenli bir ortamda kendi öğrenme sorumluluğunu almasıyla gerçekleşir.

​Öğrenciler, kendilerine "ÇABALAMA VE HATA YAPMA" hakkı tanındığında üst düzey düşünme yeteneklerini geliştirirler.

​İlk seferde doğru yapması gerekmez.
​Yalnız ve desteksiz bırakıldığı anlamına gelmez.
​Ama ona "Seni izliyorum, zorlandığının farkındayım ama sana güveniyorum" mesajı verir.

​İşte bu güven; sadece sınav gününde değil, tüm yaşamı boyunca karşısına çıkacak zorluklarla mücadele etme azminin ve özgüveninin temel taşını oluşturur.

​Siz çocuklarınızın bocaladığı o anlarda sabretmeyi nasıl başarıyorsunuz?
Credit [parentinghealthinstitute]

01/08/2026

Bilimsel araştırmalar akademik başarıyı destekleyen en önemli faktörlerden birinin ailecek birlikte yenilen yemekler olduğunu gösteriyor.

Sosyalleşme ve güven duygusu çocukların en önemli ihtiyaçlarındandır. Yaz dönemi aile olmak ve ailece birlikte zaman geçirmek için harika fırsatlar sunar.

Ailece sofra başında ya da semaver başında yapılacak uzun ve keyifli sohbetler sadece hoşça zaman geçirme aracı değildir.

Bu fırsatları değerlendirmek sizin elinizde.

Ne dersiniz?

Konfor alanı tatlı bir sığınaktır ama orada hiçbir şey büyümez. Sınırlarının bittiği yer, senin başladığın yerdir.
30/07/2026

Konfor alanı tatlı bir sığınaktır ama orada hiçbir şey büyümez. Sınırlarının bittiği yer, senin başladığın yerdir.

Zeka kapıyı açar, çaba yola çıkarır, disiplin ise bitiş çizgisine ulaştırır. ​Sınav sürecinde potansiyeliniz ne olursa o...
27/07/2026

Zeka kapıyı açar, çaba yola çıkarır, disiplin ise bitiş çizgisine ulaştırır.
​Sınav sürecinde potansiyeliniz ne olursa olsun, sizi tek başına hedefinize ulaştıracak sihirli bir formül yok. Zeka ve çabayla katettiğiniz mesafeyi başarıya dönüştüren şey, her gün o masaya oturma kararlılığı ve potansiyelinizi performansa dönüştürecek sistemdir.
​Formül net: Zeka + Çaba + Disiplin = Başarı.

27/07/2026
Herkes zirveyi konuşur. Kimse o zirvenin altındaki sessiz, karanlık ve sabır gerektiren kök salma sürecinden bahsetmek i...
22/07/2026

Herkes zirveyi konuşur. Kimse o zirvenin altındaki sessiz, karanlık ve sabır gerektiren kök salma sürecinden bahsetmek istemez.

Çünkü göze görünmeyen çaba, dikkat çekmez.

Görünür Netler vs. Görünmez Kökler
Eğitimde ve yaşamda gelişim doğrusal (lineer) bir grafik izlemez. Gelişim, bir faz geçişidir.

Z4 Modeli'nin ilk aşamaları olan Öğrenme ve Pekiştirme dönemleri, tam olarak bu bambu ağacının toprağın altındaki evresine benzer:

Bilişsel Yük Yüksektir: Zihin yeni bağlar kurmaya çalışırken çok enerji harcar ama dışarıdan bakıldığında "henüz" bir net artışı görülmez.

Hatalar Veridir: Bu evrede yapılan hatalar başarısızlık değil, köklerin nereye doğru uzanması gerektiğini gösteren birer yön levhasıdır.

Dirençlilik (Resilience) Test Edilir: Sonuç almadığı halde eyleme devam edebilen insan, hayatta otonomisini ve öz-disiplinini kazanmış insandır.

Eğer çocuğunuzun ya da kendinizin gelişimini sadece haftalık deneme sonuçlarıyla ölçmeye kalkarsanız, daha kök salmamış bir bambu fidanını topraktan söküp "Neden boyu uzamadı?" diye hesap sormuş olursunuz. Bu yaklaşım gelişim getirmez; sadece kaygı ve tükenmişlik (burnout) yaratır.

Unutmayın:
Hayata hazırlanmak, sınava hazırlanmaktan önce gelir. Toprağın altında o sabrı göstermeyen hiçbir tohum, gökyüzüne uzanacak gücü kendinde bulamaz.

Sınav hazırlığı mekanik bir ezber yarışı değil, bir karakter inşasıdır. Bugün attığınız o sessiz adımlar, yarın kimsenin hayal edemeyeceği o büyük sıçrayışın görünmez mimarıdır. Sabırla sulamaya devam edin.

"Peki ya sizin çocuğunuz şu an toprağın altında hangi kökleri salıyor?"

Yukarıda okuduğunuz bu hikaye, sınavlara sadece birer "net ve puan" penceresinden bakanların göremediği o gizli gerçeği anlatıyor. Başarı, bir gecede parlayan bir ışık değil; karanlıkta, sessizce ve inançla verilen emeğin bir birikimidir.

Eğer bu bakış açısı size de derin bir nefes aldırdıysa ve sınav hazırlığındaki o kaygılı süreci yeniden anlamlandırmanıza yardımcı olduysa, bu gönderiyi kaydetmeyi ve hayatındaki "bambu evresinde" olan, sessizce çabalayan bir dostunuzla, ebeveynle veya öğrencimizle paylaşmayı unutmayın.

"Usta ellerin dokunuşu olmadan kil sanata dönüşmez."​Sanat ile zanaatı ayıran ustanın dokunuşudur.​Zanaatkar, kile kendi...
22/07/2026

"Usta ellerin dokunuşu olmadan kil sanata dönüşmez."

​Sanat ile zanaatı ayıran ustanın dokunuşudur.

​Zanaatkar, kile kendi istediğin şekli dayatır.
Sanatçı ise kilin doğasını anlar ve en uygun şekli verir.

Address

Ankara

Opening Hours

Monday 10:00 - 21:00
Tuesday 10:00 - 21:00
Wednesday 10:00 - 21:00
Thursday 10:00 - 21:00
Friday 10:00 - 21:00
Saturday 10:00 - 21:00
Sunday 10:00 - 21:00

Telephone

+905444578558

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Dr Nuri Öztürk posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The School

Send a message to Dr Nuri Öztürk:

Shortcuts

Share