02/06/2026
“Bazı şarkılar insanı hayallere daldırır. Bazen en ufak bir kelime ile çok uzaklara gidersin. Hayat hep yol sunar. Belki yanlış yoldasındır ama yine de gitmen gerekir.”
Siyah, deri defteri elime tutuşturup gitti. “Güzel Adam’a” yazıyordu ilk sayfada. Kimdi Güzel Adam? Ben kimdim? Herkes imkânsıza bağımlıydı bu hayatta. Kaç defa sınayacaktı hayat beni? Kaç defa sınanacaktım sevdiklerimle, gerçeklerimle? Ben hayallerimi “Düşe Yazdım”, umutlarımı yıldızlara…
İmkansızı isteyen gözlerim, ancak senin ruhunda kanatlanırdı.
01/06/2026
Kutsal Kitaplar, Spinoza’nın kutsal metinlere, inanca, yoruma ve insanın hakikat arayışına yönelttiği derin soruları merkeze alan güçlü bir düşünce kitabıdır.
Bu eser, kutsal metinleri yalnızca dokunulmaz metinler olarak değil; tarih, dil, yorum ve insan zihniyle birlikte şekillenen anlam dünyaları olarak ele alır.
Spinoza, okuru bir metni sadece okumaya değil, o metne nasıl yaklaştığını da sorgulamaya davet eder
26/05/2026
Bir ömrün satır aralarına gizlenmiş kırılgan sevgiler, içe atılmış sitemler ve kabullenişle gelen olgunluk…
Seni Sevmek Benim Harcım Değilmiş, yalnızca bir aşkın değil, bir insanın kalbinin sessiz hikâyesi.
Nevzat Güzeldere kaleminden; bir yüreğin, yıllar boyu sakladığı, zamanla demlediği şiirlerle karşı karşıyasınız. Bu satırlar incitmeden anlatır, bağırmadan iç döker, usulca geçer kalbinizin kıyısından.
Bazen bir vedanın, bazen bir "keşke"nin, bazen de sessizce kabullenilmiş bir hayalin izidir bu dizeler.
Bu kitap, aşkı bilen ama onunla yaralanan herkes için yazıldı.
Belki de “sevmek" bazen, gitmesini bilmektir
25/05/2026
Bu kitap, 24 Kasım 2024 tarihinde, Çorum’da meydana gelen zincirleme trafik kazasında hayatını kaybeden Cuma Ali Kurt’a ithaf edilmiştir.
Ona deliler gibi aşık olan, onunla paylaştığı on yıllık bir ömrün ardından onsuzluğu kelimelere döken eşi Beyzanur Kurt tarafından yazılmıştır.
Bu sayfalar, bir vedanın değil, ebediyyen sürecek bir sevdanın sessiz tanığıdır.
24/05/2026
İki yolcu gibiydik, bu yolculukta birimiz diğerinden habersiz seyahat ediyordu. Yolculuğa inansaydı haberi olmayan gidilecek yerin son durak olmadığını anlayabilirdi. Bir gül kadar sembolikti bizim hayatımız, gülü koklamaya izin veriyor ama eline aldığında dikenin batmasını da istiyordu bu hayat bizden. Güzel de bir hikaye bıraktı bu hayat bize, hikayemizin karakterleri de çok senli benli idi. Çok matematik de bilmezdim, bizim aramızda belki de en çok sen büyük hesaplar yapardın, ben ise bildiğim kadarıyla; bunda da benim canım sağ olsun. Hesap kitap benim işim değil ama aşkın tarifi sen artı ben olabilirdi.