23/02/2022
KAŞİF ÇOCUK YETİŞTİRMENİN PÜF NOKTALARI
Selam öğretmenler ve çocuğunun okumasını ve büyük İNSAN olmasını isteyen anne ve babalar.
Bugün sizlere özellikle ana sınıfı, ilkokul ve ortaokulda okuyan çocuklara nasıl yaklaşmalı ki çocuklarımızdaki doğuştan gelen öğrenme ve keşfetme aşkı devam edebilsin. Evet doğru okudunuz insanlar doğuştan keşif ve merak duygu ve düşüncesi ile doğarlar. Bu keşif ve merak ile 6 yaşına gelene kadar bir çok beceri kazanırlar. Konuşmayı, yürümeyi, yemek yemeyi, elbiselerini giymeyi, oynamayı, düşünmeyi ve hayal kurmayı keşfederler.
Gelin görün ki bütün bu keşifler ve beceriler ilkokul birinci sınıfa başlayınca yavaş yavaş sönmeye başlar. Kimler mi söndürür bu muhteşem keşfetme gücüne sahip minik, masum, güçlü dahilerin bu becerilerini işte bu acı ama gerçek olayın kahramanları öğretmenler ve anne babalardır. Nasıl mı?
Okula başlayan muhteşem beyinler önce okuma ve yazma yarışına sokulur. Çocuklar bunu istemezler ama anne ve babalar bunu çok ister. Zanneder ki okuma yazmayı erken öğrenmesi çocuğunun daha zeki olduğunun işarettir. Bu kötü oyuna bazı öğretmelerde dahil olur. Bazı çocuklar direnir bu yarışı yapmak istemez direnen çocuklara baskı yapılır. “Herkes öğrendi. Haydi sende öğren. Herkes okuyor sen neyi bekliyorsun. Sen konuşmayı erken öğrendin bunu da öğren. Vs.vs. vs.”
işte bu kıyaslamalar ve beklentiler çocukların beynini köreltmeye başlar. Onların çoğu bu yarışa girer. Çok az anne ve baba çocuğunu bu işe yaramaz yarıştan uzak tutar. Çocuğu için önemli olan keyif alarak öğrenmesi ve ömür boyu yeni öğrenme yolları, yeni keşifler peşinde olmasıdır. İşte böyle çocuklar bilim, sanat, edebiyat, felsefe, siyaset ve bir çok alanda kendini gerçekleştirir. Lider olur bütün insanlara rehber olur.
Gelelim ortaokuldaki liselere giriş sınavları için çocukların test makinasına dönüştürülmesine. Aslında düşünen, keşfeden, kitap okuyan çocuklar bütün sınavlarda da başarılı olur. Oysa bir çok anne baba çocuğa sadece sınava çalışma dayatması yaparak çocuklarının kariyerlerini karartırlar.
Karne nasıl değerlendirilmeli; hiçbir karne (yüksek veya düşük puanlı farketmez) çocuğun geleceği değildir. Gelin bu yıl bir ilk olsun karne hiç gündeme gelmesin. İyi karneler için hediye almayın. Dünyanın en büyük hediyesi olan baba veya anne öpücüğü verin yeter. Küçük puanlı karneler tatili zehir etmesin. Ceza vermeyin onlara. Şimdiye kadar bunları denediniz işe yaradı mı? Hayır. Öyleyse lütfen bu yıl bizim önerimizi uygulayın bakalım neler olacak.
Ara tatilde anne - baba çocuklar birlikte ne yaparsa çocuklar gelişir?
Kitap okurlar, doğa gezileri ve keşifler yaparlarsa, kardan adam yaparsanız,
Sinemaya ve tiyatroya giderlerse, parka gidip oynarsanız,
Hayaller üzerine konuşulursa, hayallere nasıl ulaşmalı sorusunu sorun ve bırakın,
Nasihat etmeyin, akıl vermeyin, eleştirmeyin, başa kakınç yapmayın.
Lütfen yetişkinler kaşif çocukları yok etmeyelim.
Tanışmak ve görüşmek üzere…