01/10/2012
Uzun bir bekleme süreci sonunda yıllardır planladığım yurtdışında eğitim alma ve yaşama fırsatını değerlendirme aşamasına geldim ve kriterleri masaya koyup incelemeye başladım. Artık nereye gideceğimi belirleme vakti gelmişti. Avrupa’da ve Amerika’da nerelerde daha iyi eğitim veriliyor, nerede yaşam koşulları daha uygun diye araştırmaya başladım ama mevzu oldukça derinleşti. Hiç aklımda olmayan hesaplar içerisinde buldum kendimi. Bu basit bir macera olmayacaktı, hayatımda atacağım önemli bir adım olacaktı. 6 aylık planlar bir anda 1 yıla hatta 1,5 yıla kadar uzayabilirdi. Londra, Brighton, Bournemouth, Boston, Miami, San Diego, Malta derken çok farklı seçenekler oluştu bir anda. Dünyanın en yaşanılabilir yerleri karşıma çıktı. Toronto,Vancouver,Melbourne,Sidney… İngiltere’deki yüksek yaşam maliyetleri oradan çabuk uzaklaşmamın temel nedeni oldu. Amerika’da gitmeyi düşündüğüm yerlerdeki suç oranının yüksek olması yalnız başına çıkılacak bu yolda fikir değiştirmemde etkili oldu. İngiltere ve Amerika’da okul maliyetleri birbirine çok yakın ama yaşam maliyeti ve güvenlik unsuru dışında vazgeçmenizi gerektirecek ya da maceracı ruhunuzu tetikleyecek birçok kriterle karşılaşacaksınız araştırma yaparken. Bunları kendiniz araştırdıkça daha fazla keyif alacaksınız yapacağınız yolculukla ilgili.
Kanada ve Avustralya birçok kültürden insana ev sahipliği yapan, hayat standartları yüksek, yaşanabilirlik konusunda son 10 yılda ilk 3’te yer alan şehirlere sahip ülkeler olarak ayrıcalıklı gözükmekteydi. Önce internetten yaptığım araştırma ve orada yaşayan Türklerle iletişime geçip edindiğim bilgiler sonrasında doğru yerlere yoğunlaştığımı fark ettim.Ayrıntıları kendinizi keşfetmeniz için heyecan yaratıyorum ve çok fazla bahsetmiyorum. Sonunda Toronto’ya odaklandım ve kararımı verdim.6 aylık dil eğitimi alacaktım ve dünyanın en güzel şehirlerinden birinde yaşayacaktım.Daha sonra çevremdeki arkadaşların yönlendirmesi ve İdealsas ekibinin desteğiyle çalışma imkanı da sağlayan Avustralya’ya döndü rotam ve Melbourne’ de çalışabilecek olmanın avantajıyla güzel bir hayat geçirebileceğimi düşünerek 1,5 yıllık eğitim almaya karar verdim. Şehre karar verdikten sonra eğitim maliyetlerini adım adım takipleri sayesinde binlerce dolar azaltan İdelsas İzmir kadrosundan Eda Hanım’a ve İstanbul’da iletişim halinde olduğum Aydın Bey ile Gökçe Hanım’a teşekkür etmeden geçemeyeceğim.
Melbourne her şey planlanmış halde varmama rağmen ufak aksiliklerle karşılaştım. 2 gün içerisinde duyarlı insanların yaşadığı ve kuvvetli bir sosyal sisteme sahip olan bu şehirde sorunların hızla çözüldüğünü gördüm. 3. gün şehirde sanki İzmirdeymişim gibi gezmeye başlamıştım. Hiç yabancılık çekmeyeceğiniz ve herkesin size yardımcı olmak için ne kadar çaba sarfettiğini göreceğiniz bu yer, insana her geçen gün umut katmaya devam ediyor. Güçlü bir ulaşım ağı, genç nüfusu, düzenli yapısı ve sağladığı imkanlarla insana yaşadığını hissettiren bu şehirde bulunmak büyük bir fırsat. Avustralya’nın 2. büyük şehri olan Melbourne’de hayat pahalılığı konusu İzmir’den fazla İstanbul’a yakın diyebiliriz. Öğrenci hayatı yaşayacağınız için çok fazla etkilenmiyorsunuz ama kiralar oldukça yüksek. Kaldığınız yerler de bir o kadar kaliteli. Kötü bir yer bulmanız neredeyse çok zor. Müzeleri, akvaryumları, yeşil alanları, başarıyla korunmuş tarihi yapıları, okyanusu ve nehri, en önemlisi kaliteli ve egodan arınmış insanlarıyla yaşamak için harika bir yer. Herkese defalarca Avustralya’yı ve Melbourne kentini tavsiye ediyorum.