SON NEBİ'NİN VARİSİ MEHDİ RESUL KİMDİR ?

SON NEBİ'NİN VARİSİ MEHDİ RESUL KİMDİR ?

Share

Ben yaşadıkça Kur'an'ın bendesiyim
Ben Hz.Muhammed'in ayağının tozuyum.Biri benden bundan ba? yusuf-108-Allaha davet ettigimiz yol, işte bu yoldur.

Yunus25-Ve Allah, teslim (esselâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat'ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm'e ulaştırır. fussilet33-Allah'a davet eden ve salih amel (nefs tasfiyesi) yapan ve: “Muhakkak ki ben teslim olanlardanım.” diyenden daha güzel sözlü kim vardır? Allah'ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden değilim.”

Mu’minun-14.Öyleyse dîni, O'na halis kılarak Allah'a d

NEDEN DÜNYA VE AHİRET SAADETİ İÇİN“ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK” ŞARTTIR ? :: hakikatbirdir 05/12/2017

NEDEN DÜNYA VE AHİRET SAADETİ İÇİN“ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK” ŞARTTIR ?
*ÇÜNKÜ;KURTULUŞA EREN MÜ’MİN,HİDAYET’TE,GERCEK İSLAM,TAKVA SAHİBİ,ALLAH’A KUL VE SIRATIMUSTAKİM ÜZERE OLAMAYIZ.DOLAYISIYLA DA“NE DÜNYA HAYATINDA NE DE AHİRETTE SAADET’TE OLMAMIZ”MÜMKÜN DEĞİLDİR!..
*“GERCEK (Kurtuluşa eren) MÜ’MİN olamayız.
HUD/29:..Ve ben âmenû olanları (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) tardedecek (uzaklaştıracak, kovacak) değilim. Muhakkak ki onlar, Rab’lerine mülâki olacaklar (ulaşacaklar). Ve lâkin ben, sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum.
Buhari/1.C.58.S.47.Hadis: Iki Cihan Günesi Hazreti Muhammed s.a.v. bir gün ashabiyla otururken Cebrail a.s. insan sifatiyla gelir ve Peygamber Efendimize s.a.v. yaklasir ve söyle sorar:
“Kale Mal imane ya Rasulallah……iman nedir ya Resulallah?”
Peygamber Efendimiz s.a.v. cevap verir:
“Kalel imanü en tu’mine billahi ve melaiketihi ve likaihi ve Rusulihi ve tu’mine bil ba’si:
-İman odur ki;Allah’a, meleklerine ve Allah’a ulasmaya ve Resullerine ve öldükten sonra dirilmeye inanmaktır.
Bu hadis-i şerif; Kütibi sitte nin hepsinde de vardır.(Müslim/62,63.sayfa-Tirmizi/60,61.sayfa)
*”HİDAYET’E EREMEYİZ DALALET’TE KALIRIZ” Dolayısıyla da “CEHENNEMLİK OLURUZ”
YUNUS/45: Ve o gün (Allahû Tealâ), gündüzden bir saatten başka kalmamışlar (bir saat kalmışlar) gibi onları toplayacak (haşredecek). Birbirlerini tanıyacaklar (aralarında tanışacaklar). Allah’a mülâki olmayı (ALLAH’A ÖLMEDEN ÖNCE ULAŞMAYI) YALANLAYANLAR, hüsrandadır (nefslerini hüsrana düşürdüler). Ve HİDAYET’E EREN kimseler olmadılar (ruhlarını ölmeden evvel Allah’a ulaştıramadılar).
RAD/27:… De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen (O’na ulşmayı dileyen) kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).”
ŞURA/13:.. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni (O’na ulaşmayı dileyeni), Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır-Hidayete erdirir.)
Ey kullarım, ben zulmü kendime haram kıldım sizin de birbirinize zulmetmenizi haram kıldım.Hepiniz dalalettesiniz hidayete erdirdiklerim müstesna siz de o halde siz de(Allah’ (Allah’ı) dileyinki sizi de hidayet’e erdireyim.(Müslim,Riyazüssalihin/137,Müsnedi Ahmet)
*”HİDAYET’İ(Allah’a ulaşmayı)DİLEMEZSEK ALLAH BİZİ KENDİSİNE HİDAYET ETMEYİ MURAD ETMEYECEĞİ İÇİN,GÖĞSÜMÜZ İSLAM’A AÇILMAZ(Şerholmaz)” Dolayısıyla da “GERCEK İSLAM OLAMAYIZ”ALLAH’HIN DİNİNİ YAŞAYAMAYIZ.DALALETTE KALIRIZ.

ENAM/125: Öyleyse Allah kimi Kendisine ulaştırmayı dilerse onun göğsünü yarar ve (Allah’a) teslime (İslâm’a) açar. Kimi dalâlette bırakmayı dilerse, onun göğsünü semada yükseliyormuş gibi daralmış, sıkıntılı yapar. Böylece Allah, mü’min olmayanların üzerine azap verir.
ZÜMER/54: Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.
TAKVA SAHİBİ OLAMAYIZ” Dolayısıyla da “KURTULUŞA EREMEYİZ”

RUM/31:O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

KAF/31: Ve cennet, takva sahipleri için uzak olmayarak yaklaştırıldı.

FUSSİLET/18: Ve âmenû olanları (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) kurtardık. Ve (böylece) onlar, takva sahibi olmuşlardı.

BAKARA/223:… Ve Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na mülâki olacağınızı (kavuşacağınızı) bilin. Ve mü’minleri müjdele.

ALLAH’A KUL OLAMAYIZ ŞEYTAN’A (Tagut’a) KUL OLMAYA DEVAM EDERİZ ONLAR DA BİZİ CEHENNEME SÜRÜKLER ZİRA ŞEYTANIN TEK AMACI //ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYİ ENGELLEMEK İÇİN GEREKLİ VEVESELERİ VERİP SIRATIMUSTAKİM ÜZERE OLMAMAMIZI GERCEKLEŞTİRMEKTİR//”
A’RAF/14,15,16,17:(Şeytan): “Beas gününe (dirileceğimiz güne, kıyâmet gününe) kadar bana izin (mühlet) ver.” dedi.(Allahû Tealâ): “Muhakkak ki sen izin (mühlet) verilenlerdensin.” buyurdu.(İblis): “Bundan sonra, beni azdırman sebebiyle, mutlaka Senin Sıratı Mustakîmin’e onlara karşı (mani olmak için) oturacağım” dedi.Sonra, elbette onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim ve onların çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın.
ZÜMER/17: Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
YASİN/60,61,62,63: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.Ve andolsun ki sizden birçoklarını dalâlette bıraktı. Hâlâ akıl etmez misiniz? Size vaadedilmiş olan cehennem (işte) budur.

ŞİMDİ…ŞAPKAMIZI ÖNÜMÜZE KOYALIM VE DÜŞÜNELİM.VE “DİLEME”KARARIMIZI VERİRKEN DE ALLAH’UTEALAYA SARILALIM VE O’NDAN YARDIM DİLEYELİM“Çünkü nefs’imize;etrafımızdaki Şeytanlar “Bu dileği gercekleştirememiz hususunda,VESVESE VERMEYE hazırdır.
KAF/16: Ve andolsun ki insanı Biz yarattık. Ve nefsinin ona ne vesveseler vereceğini biliriz. Ve Biz, ona şah damarından daha yakınız.
Bu “DİLEK”Nasıl yapılmalı ?
Sabah Akşam “Yarabbi ben de DÜNYA VE AHİRET SAADETİNE ULAŞMAK istiyorum mademki sana ulaşmak haktır.Ben de sana ulaşmayı dileyerek;Kurtuluşa eren Mü’min olmak,Takva sahibi olmak,Senin Evliyan olmak,Kalubela günü sana verdiğimiz Ahd’imizi yerine getirmek istiyorum.Bana bu imkanı sağlamanı diliyorum“diye dua edilir.Allah’uteala anında işitir.
ANKEBUT/5:Kim Allah’a mülâki olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi işiten, en iyi bilendir.
Kişi bu dileğin gercekleştiğini nasıl anlar ?
1-O kişi o ana kadar tadmadığı bir mutluluğu tadmaya başlar.
2-O kişiye,İbadetler kolaylaştırılır,sevdirilir ve zevk aldırılır.
3-Kalbine Mürşid sevgisi konulur ve o kişi Mürşidini “Hacet namazı kılarak”Allah’tan öğrenir.
4-O andan itibaren sadece “Allah sohbetlerinden” hoşlanır başka şeylere kulak asmaz.
Allah hepinizden razı olsun.



Devamını oku: http://hakikatbirdir.webnode.com.tr/news/neden-dunya-ve-ahiret-saadeti-i%c3%a7in%e2%80%9callah%e2%80%99a-ula%c5%9fmayi-dilemek%e2%80%9d-%c5%9farttir-/

NEDEN DÜNYA VE AHİRET SAADETİ İÇİN“ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK” ŞARTTIR ? :: hakikatbirdir NEDEN DÜNYA VE AHİRET SAADETİ İÇİN“ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK” ŞARTTIR ?*ÇÜNKÜ;KURTULUŞA EREN MÜ’MİN,HİDAYET’TE,GERCEK İSLAM,TAKVA SAHİBİ,ALLAH’A KUL VE SIRATIMUSTAKİM ÜZERE OLAMAYIZ.DOLAYISIYLA DA“NE DÜNYA HAYATINDA NE DE AHİRETTE SAADET’TE OLMAMIZ”MÜMKÜN D...

21/03/2017

Bismillâhirrahmânirrahîm
Kasas-75.Ve neza’nâ min kulli ummetin şehîden fe kulnâ hâtû burhânekum fe alimû ennel hakka lillâhi ve dalle anhum mâ kânû yefterûn(yefterûne).
Ve bütün ümmetlerden bir şahit çekip çıkardık (seçtik). Sonra da: "Burhanlarınızı (delillerinizi) getirin." dedik. Böylece hakkın Allah'a ait olduğunu bildiler (anladılar). Ve uydurmuş oldukları şeyler onlardan sapıp uzaklaştı.

Karun, Musa (A.S)'ın kavmindendi. Sonra onlara karşı azdı. Ona hazineler verdik. Öyle ki gerçekten onun anahtarlarını mutlaka kuvvetli bir topluluk zor taşıyordu. Kavmi ona "Sevinme (gururlanma), muhakkak ki Allah şımaranları (gururlananları) sevmez." demişti.
Ve Allah'ın sana verdiği şeylerin içinde bulunan ahiret yurdunu iste. Ve dünyadan nasibini (de) unutma. Allahû Tealâ'nın sana ihsan ettiği gibi sen de ihsan et (karşılıksız ver). Ve yeryüzünde fesat isteme (çıkartma). Muhakkak ki Allah, müfsidleri (fesat çıkaranları) sevmez.
(Karun): "O (servet) ancak bendeki ilim sebebiyle bana verildi." dedi. Ondan önce, "Allah'ın ondan daha kuvvetli (güçlü) olan ve ondan daha çok şey toplayan nesilleri (zenginleri) helâk etmiş olduğunu" bilmiyor mu? Ve mücrimlere günahlarından sorulmaz.
Böylece ziyneti ile (büyük bir ihtişam ile) kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyenler: "Keşke Karun'a verilenler kadar bizim de olsaydı. Muhakkak ki o gerçekten en büyük hazzın sahibidir." dediler.
Ve ilim verilenler: "Size yazıklar olsun! Âmenû olan ve salih amel (nefs tezkiyesi) yapanlar için Allah'ın sevabı daha hayırlıdır. Buna (hayırlı sevaba), sabredenlerden başkası mülâki olmaz (kavuşturulmaz)." dediler.
Sonra, onu ve onun sarayını yere geçirdik. Onun Allah'tan başka yardım edecek bir (dost) grubu yoktu ve yardım edilenlerden olmadı.
Ve dün onun yerinde olmayı temenni edenler, sabahlayınca "Vay! Öyleyse Allah, kullarından dilediğinin rızkını genişletir ve daraltır (takdir eder). Eğer Allah bizi ni'metlendirmiş olmasaydı, mutlaka bizi de yere geçirirdi. Vay! Demek ki kâfirler, felâha ermez." dediler.
İşte bu ahiret yurdu ki onu, yeryüzünde üstün olmak ve fesat çıkarmak istemeyenlere tahsis ederiz. Akıbet (güzel sonuç) muttekîlerindir (takva sahiplerinindir).
Kim hasenat ile (pozitif dereceler ile) gelirse o taktirde ona, ondan daha hayırlısı vardır. Ve kim seyyiat ile (negatif dereceler ile) gelirse, işte o zaman kötü amel yapanlar "yaptıklarından başkası (fazlası) ile cezalandırılmazlar. (Derecat kaybedenlerin cezası kazandıkları dereceler kaybettikleri derecelerden çıkarıldıktan sonra kalan dereceşer kadardır.)

20/03/2017

“Karanlıkta dile getirmekten çekindiğiniz hakikat, bir gün aydınlıkta işitilecek ve gizli mekanlarda öğrendiğiniz bir inancı, bir gün çatılardan haykıracaksınız ve insanlar buna inanacak”

20/03/2017

Çok eski zamanlarda "hürriyet, eşitlik, kardeşlik" kelimelerini halk
kitleleri arasında ilk defa biz bağırdık. O günlerden beri her taraftan gelip
bu oltaya takılan budala papağanlar tarafından bu kelimeler çok defalar
tekrar edildi. Bunlarla, evvelce avamın baskısına karşı çok güzel
muhafaza edilen dünyanın refahını ve ferdin hakiki hürriyeti giderildi.
Yahudi Olmayanların sözde zeki insanları, ilim sahipleri, bu mücerred
kelimelerin hakiki manâlarını anlayamadılar. Bunların manâlarının ve
karşılıklı münasebetlerinin çelişmesine dikkat etmediler. Görmediler ki
mahlukat arasında eşitlik yoktur ve hürriyet olamaz. Yaratılıştan akıl,
seciye ve kabiliyetler eşit değildir. Düşünmediler ki avam tabakası
kördür. Onların arasından seçilip yönetimi üzerlerine alan sonradan
görmeler de siyaset mevzuunda avam tabakasının kendisi gibi kördürler.
Yetişmiş bir kimse bir budala da olsa yine hükmedebilir. Halbuki
yetişmemiş kimse çok zeki olsa da siyasetten birşey anlamaz. Bütün bu
husulara Yahudi Olmayanlar dikkat atfetmedi. Oysa ki her zaman
hanedan hükümdarlıkları bu fikre dayanmıştır. Çünkü baba, siyasi işlere
dair bilgileri oğula naklederdi. Bu suretle bunları hanedan ailesinden
başka kimse bilmez ve kimse onları yönetilenlere ifşa etmezdi. Zaman
geçtikçe siyasi işlerin gerçek pozisyonu olan hanedan içindeki intikal,
manasını kaybetti ve bu durum davamızın başarısına yardımcı oldu. �üst akıl-yeni dünya düzeni
“Karanlıkta dile getirmekten çekindiğiniz hakikat, bir gün aydınlıkta işitilecek ve gizli mekanlarda öğrendiğiniz bir inancı, bir gün çatılardan haykıracaksınız ve insanlar buna inanacak”

20/03/2017

Bizim devletimiz, bu sessiz işgal yolunda ilerlerken körü körüne itaat
meydana getirmek için lüzumlu olan dehşet havasını sürdürmek
hususunda harb korkusunun yerine daha az farkedilebilen fakat daha
tatmin edici ölüm cezasını koymak hakkında sahip bulunmaktadır. Âdil
fakat merhametsiz şiddet, devlet kuvvetinin en büyük âmilidir. Sadece
menfaatımız için değil aynı zamanda vazifemiz icabı olarak ve zaferimiz
için şiddet ve yapmacık programını devam ettirmeliyiz. Hesaba dayanan
bu doktrin kesinlikle kullanılan vasıtalar kadar kuvvetlidir. Bundan doalyı
o vasıtalar ile olduğu kadar şiddet doktrini ile de zafer kazanacağız ve
bütün hükümetleri bizim hükümetimizin teb'ası haline getireceğiz. Bütün
itaatsizliklerin ortadan kalkması için bizim merhametsiz olduğumuzu
bilmek onlara yetecektir. �
Üst akıl-yeni dünya düzeni
“Karanlıkta dile getirmekten çekindiğiniz hakikat, bir gün aydınlıkta işitilecek ve gizli mekanlarda öğrendiğiniz bir inancı, bir gün çatılardan haykıracaksınız ve insanlar buna inanacak”

19/03/2017

Hürriyetin kendilerine çok miktarda içki kullanma hakkını verdiği, içki
ile düşünce kabiliyetini kaybetmiş, alkollenmiş hayvanlara bakın. Bu
bizim için değildir ve bu yol bizim yürüyeceğimiz yol değildir. Yahudi
olmayan halk, alkollü içkilerle düşünce kabiliyetini kaybetmişlerdir.
Onların gençliği klasisizm ve ilk çağ ahlaksızlığı ile ve içlerine
soktuğumuz özel ajanlarımız, öğretmenler, hizmetçiler, zenginlerin �evlerinde mürebbiyeler, kâtipler vasıtası ile ve Yahudi Olmayanların sık
sık gittikleri sefahet yerlerindeki kadınlarımız vasıtası ile zehirlenerek
ahmak bir şekilde yetiştirilmişlerdir. Bu sonuncular arasında sosyete
kadınları denilen, kötü yol ve lüks içindekileri gönüllü olarak takip eden
kimseleri de dahil edeceğim. �

Want your school to be the top-listed School/college in Adana?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Category

Address


Adana
1400(1979)