Vefa Eğitim-Danışmanlık

Vefa Eğitim-Danışmanlık BAYINDIR 2 SOKAK NO:45/6 KIZILAY/ANKARA TEL:4174707

23/04/2013
YGS de tüm öğrenci arkadaşlarımıza başarılar.
23/03/2013

YGS de tüm öğrenci arkadaşlarımıza başarılar.

21/03/2013

Değerli Ankara Üniversitelilerin ve Kamuoyunun BilgisineYayınlanma tarihi 21 Mart 2013Değerli Ankara Üniversitelilerin ve Kamuoyunun Bilgisine, 20 Mart 2013 tarihinde, Üniversitemiz Cebeci Kampüsü’nde Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Üniversitesi olan Ankara Üniversitesi’nin saygınlığına ve büyüklüğüne y...

MUTLU YILLAR
31/12/2012

MUTLU YILLAR

LYS KURSLARI AÇILMIŞTIR!!Haftada 6 saat (çarşamba ve pazar günleri 3 er saat)12 Hafta boyunca 1-6 kişilik özel ders sını...
19/12/2012

LYS KURSLARI AÇILMIŞTIR!!
Haftada 6 saat (çarşamba ve pazar günleri 3 er saat)
12 Hafta boyunca
1-6 kişilik özel ders sınıflarında masabaşı eğitim ile LYS HAZIRLIK PROGRAMI
Her konu için ayrı 13 konu anlatımlı KİTAP HEDİYE!!( Güray Küçük-Gür Yayınları)
İRTİBAT:(0312)417 47 07
(0554)557 14 77
(0554)975 65 22

LYS KURSLARI AÇILMIŞTIR!!Haftada 6 saat (çarşamba ve pazar günleri 3 er saat)12 Hafta boyunca 1-6 kişilik özel ders sını...
19/12/2012

LYS KURSLARI AÇILMIŞTIR!!
Haftada 6 saat (çarşamba ve pazar günleri 3 er saat)
12 Hafta boyunca
1-6 kişilik özel ders sınıflarında masabaşı eğitim ile LYS HAZIRLIK PROGRAMI
Her konu için ayrı 13 konu anlatımlı KİTAP HEDİYE!!( Güray Küçük-Gür Yayınları)
İRTİBAT:(0312)417 47 07
(0554)557 14 77
(0554)975 65 22

Kaos TeorisiKaos teorisi, sayısal bilgisayarların ve onların çıktılarını çok kolay görülebilir hale getiren ekranların o...
16/12/2012

Kaos Teorisi

Kaos teorisi, sayısal bilgisayarların ve onların çıktılarını çok kolay görülebilir hale getiren ekranların ortaya çıkmasıyla gelişti ve son on yıl içinde popülerlik kazandı. Ancak kaotik davranış gösteren sistemlerde kestirim yapmanın imkansızlığı bu popüler görüntüyle birleşince, bilim adamları konuya oldukça kuşkucu bir gözle bakmaya başladılar. Fakat son yıllarda kaos teorisinin ve onun bir uzantısı olan fraktal geometrinin, borsadan meteorolojiye, iletişimden tıbba, kimyadan mekaniğe kadar uzanan çok farklı dallarda önemli kullanım alanları bulması ile bu kuşkular giderek yok olmaktadır.
Teoriye temel oluşturan matematiksel ve temel bilimsel bulgular, 18.yüzyıla, hatta bazı gözlemler antik çağlara kadar geri gidiyor. Yunan ve Çin mitolojilerinde yaradılış efsanelerinde başlangıçta bir kaosun olması rastlantı değil. Özellikle Çin mitolojisindeki kaosun, bugün bilimsel dilde tanımladığımız olgularla hayret verici bir benzerliği olduğunu görüyoruz. Batı’da da daha sonraki dönemlerde bilim adamları tarafından karmaşık olgulara dair gözlemler yapılmıştır. Poincare, Weierstrass, von Koch, Cantor, Peano, Hausdorff, Besikoviç gibi çok üst düzey matematikçiler tarafından bu teorinin temel kavramları oluşturulmuştur.
Karmaşık sistem teorisinin ardında yatan yaklaşımı felsefe, özellikle de bilim felsefesi açısından inceleyecek olursak, ortaya ilginç bir olgu çıkıyor. Aslında bugün pozitif bilim olarak nitelendirdiğimiz şey, batı uygarlığının ve düşünüş biçiminin bir ürünüdür. Bu yaklaşımın en belirgin özelliği, analitik oluşu yani parçadan tüme yönelmesi (tümevarım).
Genelde karmaşık problemleri çözmede kullanılan ve bazen çok iyi sonuçlar veren bu yöntem gereğince, önce problem parçalanıyor ve ortaya çıkan daha basit alt problemler inceleniyor. Sonra, bu alt problemlerin çözümleri birleştirilerek, tüm problemin çözümü oluşturuluyor. Ancak bu yaklaşım görmezden gelerek ihmal ettiği parçalar arasındaki ilişkilerdir. Böyle bir sistem parçalandığında, bu ilişkiler yok oluyor ve parçaların tek tek çözümlerinin toplamı, asıl sistemin davranışını vermekten çok uzak olabiliyor.
Tümevarım yaklaşımının tam tersi ise tümdengelim, yani bütüne bakarak daha alt olgular hakkında çıkarsamalar yapmak. Genel anlamda tümevarımı Batı düşüncesinin, tümdengelim i Doğu düşüncesinin ürünü olarak nitelendirmek mümkündür. Kaos yada karmaşıklık teorisi ise, bu anlamda bir Doğu-Batı sentezi olarak görülebilir. Çok yakın zamana kadar pozitif bilimlerin ilgilendiği alanlar doğrusallığın geçerli olduğu, daha doğrusu çok büyük hatalara yol açmadan varsayılabildiği alanlardır. Doğrusal bir sistemin girdisini x, çıktısını da y kabul edersek, x ile y arasında doğrusal sistemlere özgü şu ilişkiler olacaktır:

Bu özellikleri sağlayan sistemlere verilen karmaşık bir girdiyi parçalara ayırıp her birine karşılık gelen çıktıyı bulabilir, sonra bu çıktıların hepsini toplayarak karmaşık girdinin yanıtını elde edebiliriz. Ayrıca, doğrusal bir sistemin girdisini ölçerken yapacağımız ufak bir hata, çıktının hesabında da başlangıçtaki ölçüm hatasına orantılı bir hata verecektir. Halbuki doğrusal olmayan bir sistemde y’yi kestirmeye çalıştığımızda ortaya çıkacak hata, x’in ölçümündeki ufak hata ile orantılı olmayacak, çok daha ciddi sapma ve yanılmalara yol açacaktır. İşte bu özelliklerinden dolayı doğrusal olmayan sistemler kaotik davranma potansiyelini içlerinde taşırlar.
Kaos görüşünün getirdiği en önemli değişikliklerden biri ise, kestirilemez determinizmdir. Sistemin yapısını ne kadar iyi modellersek modelleyelim, bir hata bile (Heisenberg belirsizlik kuralı’na göre çok ufak da olsa, mutlaka bir hata olacaktır), yapacağımız kestirmede tamamen yanlış sonuçlara yol açacaktır. Buna başlangıç koşullarına duyarlılık adı verilir ve bu özellikten dolayı sistem tamamen nedensel olarak çalıştığı halde uzun vadeli doğru bir kestirim mümkün olmaz. Bugünkü değerleri ne kadar iyi ölçersek ölçelim, 30 gün sonra saat 12′de hava sıcaklığının ne olacağını kestiremeyiz. Bu görüş paralelinde ortaya konan en ünlü örnek ise Kelebek Etkisi denen modellemedir. Bu modelleme, en basit haliyle şu iddiayı taşır : “Çin de kanat çırpan bir kelebek ABD de bir fırtınaya neden olabilir”.

16/12/2012

“+” ve “-” işaretleri nereden geldi?

”+” işareti Latin “et = ve, ekle” kelimesinden geliyor. Bu iki işaret 15. yüzyılda ticari kutu veya sandıkların ağırlıklarının fazla veya az olduklarını göstermek için kullanılırdı. 40 sene içinde muhasebeciler ve matematikçiler onları kullanmaya başladı.

“=” işaretini kim keşfetti?

1557 de Robert Recorde aynı uzunluktaki iki paralel çizginin eldeki diğer şeyler kadar eşit olduğuna karar vermişti.



Mükemmel sayı nedir?

Kendisi hariç, çarpanlarının toplamına eşit olan sayıya mükemmel sayı denir.

Örnek:

28 = 1 + 2 + 4 + 7 + 14



Asal sayılar:

Kendisinden ve birden başka hiç bir sayıya tam olarak bölünemeyen sayılar. 2, 3, 5, 7, … gibi.


1 niçin asal değildir?



1 asal kabul edilseydi, herhangi bir sayı, asal sayıların çarpımı şeklinde birden fazla biçimde ifade edilebilirdi. Bu matematikte kabul edilmez.

28/10/2012

CUMHURİYETİMİZİN 89.YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN

Address

Bayındır-2 Sokak 45/6 Kızılay
Çankaya

Telephone

0312 417 47 07

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Vefa Eğitim-Danışmanlık posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category