weep:ağlamak
pair:eş
safe:güvenli
weave:dokunmak
swing:sallamak,sallanmak
presentable:iyi görünümlü
pleasant:hoş
warm:sıcak
stir:karıştırmak
extend:uzatmak,genişletmek
beg:yalvarmak
your turn:senin sıran.
Her Gün Yeni Bir Ingilizce Kelime
LEARN A NEW WORD EVERYDAY ...
hi everybody
He had probably dropped it when I opened the door suddenly.
Cevirelim•
Haftasonu Erciyese gidip gitmeyecegimizi bilmiyorum.
Cevirelim•
AFFİRM:onaylamak,söylemekbeyan etmek
HINDER:engellemek,daha arkadaki
SOOTHE:yatıştırmak,sakinleştirmek
APPARENT:açık,belli
OBSCURE:belirsiz,karanlık,gözlerden uzak
ARROGANT:kibirli
HUMBLE:alçak gönüllü
ASCEND:yükselmek,artmak
DESCEND:inmek,soyundan gelmek,detaya inmek,aşağı yuvarlanma
INSPIRATION:ilham
PERSPIRATION:ter,terleme
Hi all. How many people are waiting for new shares?
(Herkese selam. Kac kisi yeni paylasimlari bekliyor?)
AISLE:koridor,geçit(ayıl)
Orton came down the aisle and, when Bryan dared him to cash in, he started to walk away.
(Orton ölüme meydan okuyarak üstgeçitten atladı daha sonra yürüyerek uzaklaştı.)
APPREHENSİON:korku,endişe,kaygı(eprihencın)
Marry was feeling apprehensive about the next exam.
(Marry bir sonraki sınavı için endişeliydi.)
GUESS,ANTİCİPATE:tahmin etmek(ges,entisipeyt)
The policemen anticipated an angry crowd and was prepared for it.
(Polisler kızgın bir kalabalık olacağını tahmin ettiklerinden hazırlıklıydılar.)
AMBİGUOUS:belirsiz, birçok anlamlı(embigiues)
There were some bright spots in 2012, and some more ambiguous ones, the group said.
(Grup, 2012 de bazı belirsiz noktaların biraz daha olduğunu söyledi.)
ASSERT,ALLEGE:iddia etmek,savunmak,ileri sürmek(esört,elıc)
The hosts struggled to assert themselves on the game, and before long it was two.
(Evsahipleri oyunda kendilerini savunmak için mücadele verdiler ve çok geçmeden yaptıkları oldu.)
astonish:hayret etmek,şaşkına dönmek(estoniş)
The acrobats astonished the audiences with their amazing performance.
(Akrobatlar inanılmaz performanslarıyla izleyicileri hayrete düşürdüler.)
moan:inilti,yakınma(meun)
Their moans filled the air when they realized their father had been shot
(Babalarının vurulduğunu anladıklarında iniltileri bütün çevreye yayıldı.)
migrate:göç etmek(migreyt)
Many villagers migrate to big cities in Turkey
(Türkiye'de pek çok köylü büyük şehirlere göç eder.
*meticulous:titiz
The experienced doctor operates with meticulous care
(Tecrübeli doktor ameliyatları titizlikle yapıyor.)
Click here to claim your Sponsored Listing.
Location
Category
Website
Address
Turkey
Bacolod