Siddet davranisi: Altinda yatan bir suru sebep olabilir. Cok karmasik olabilir sebepleri. Cok basit de olabilir. Mutlaka davranisin analizinin yapilmasi gerekir. Bazen siz sebebini goremeyebilirsiniz ancak sizi o durumda goren birisi nedenini size soyleyebilir ya da sizi ve cocugu taniyan biri de soyleyebilir. Yani ucuncu goze danismak onemli olabilir eger davranisin sebebini siz bulamiyorsaniz.
Davranisi eger sondurmek istiyorsaniz, o zaman once analiz edip sebep sonuc ve davranisi ne besliyor diye sormak ve kayit tutmak gerekir. Bir ck siddet davranisini bu sekilde sebebi bulduktan sonra cozebiliriz.
Mesela, annesinin tepkisini sevdigi icin annesine vuran bir cocuk dusunelim. Anne tepkisini degistirirse cocuk vurmayi birakacaktir.
Bir seyleri firlatan cocuk dusunelim. Ne icin firlatiyor? vurmak veya siddet amacli mi? oyun amacli mi? duyusal mi? gibi sorulari soralim. Diyelim ki vurmak icin atiyor?
Iste bu kabul edileblir bir davranis degil. Ne yapilabilir? Nereye vurabilcegini gosterebiliriz, belki bir sofaya daha guvenli bir alana firlatabilir, kirilmayacak , daha yumusak bir seyleri atabilir.
Cocugun fiziksel enerjisini kullanmasina spor gibi saglikli bir yontem ile cozum bulunabilir. Her yas icin bu uygun.
Cok fiziksel siddet gosteren cocuklar genelde fiziksel hareketi ck severler? Spora yonlendirmek ck dogru olur. Her turlu gelisimine faydasi olacaktir.
Su davranisa bu recete diyebilmek icin o davranisin her detayini bilmek gerek. Tipki agrinin nerenizde oldugunu ve nasil ne siklikla oldugunu doktorun sormasi gibi. Her ilac her agriya iyi gelmez. Her egitim plani davranis plani her cocuk icin gecerli degildir. Size siddet davranisini tam da boyle cozersin diyenlere itibar etmeyin eger cocugunuzu taniyip davranisi analiz ettiyse o baska iste. Bazen belki bir yakininiz bile bir cozum onerebilir. Her fikri dinleyin ama her fikri uygulamayin. Denemenizde sakinca yoksa kimse zarar gormeyecekse o halde deneybilirsiniz elbet.
Otizm Egitim ve Yasam
Otizmli cocuklarla calisanlar veya yasayanlar , aileler icin UDA/ABA egitimleri duzenliyorum ayni isimli youtube ve instagram sayfalarimda.
Oksijen Maskesi
"Önce oksijen maskesini kendinize sonra çocuğunuza takın" Uçağa binmiş olanlarınız bunu duymuştur. Uçak kalkmadan hemen önce kısa bir eğitim verirler, bir şeyler ters giderse ne yapmamız gerekiyor bilelim diye. İşte tam bu eğitim sırasında bu cümleyi söylerler. Neden peki? Neden önce yetişkin birey kendisine takmalı oksijen maskesini? Bu bencillik değil mi? Hayır değil. Bilakis, önce yetişkin maskeyi takarsa çocuğa da maske talabilmesi için vakti olur, ancak çocuğa önce maske takılırsa yetişkinin kendisine maske takmaya vakti kalmayabilir bu durumda artık çocuğa da balamayacaği için çocuğun hayatı da tehlikeye girebilir.
Peki bizler? Özel çocuk ebeveynleri. Maskeyi önce kendimize mi takmalıyız? Yahut bu ne anlama gelmeli bizim için. Bu bizim için şu anlama gelmeli diye düşünüyorum. Öncelikle kendi sağlığımıza dikkat etmeliyiz, hem ruhsal hem bedensel. Bunun için gerekirse psikolojik yardım almalı, kendimize ait zamanlar yaratmalı ,stresimizi atıp rahatlayabileceğimiz aktiviteler bulmalıyız. Diyetimize ve yediğimiz içtiğimiz şeylere dikkat etmeli egzersizi mi yapmalıyız. Peki nasıl vakit bulacağız. Hayatımızdaki öncelikleri belirleyeceğiz. Nasıl peki? Mesela bulaşık mı önemli sizin kendinize ayırdığınız vakit mi? Hangisi bekleyebilir. Kendi psikolojiniz için yaptığınız bir yürüyüş mü önemli yoksa evi süpürmek mi? Gerçekten ne önemli. Eğer bir şey gerçekten sizin için önemliyse o size iyi gelir. Çocuğu bir saatliğine olsun bir bakıcıya bırakıp bir aktivite yapabilir misiniz? Yahut çocuk okuldayken. Şartlatınıza uygun aktiviteler bulmak mümkün? Yeter ki siz isteyin. Ankara'da yaşayıp ben denizde sörf yapmak istiyorum derseniz bu çok sık mümkün olmayabilir ancak bir havuza gidebilirsiniz. Mümkün olana olabilecek olana odaklanın. İmkansız dediğiniz bir çok şeyin nasıl mümkün olduğuna siz de şaşırabilirsiniz.
Bizim sağlığımız hayatı önem taşıyor ki çocuklarımıza uzun vadede daha çok vereceğimiz enerji ve ilgimiz olsun. Onlarla daha sevecen ve daha mutlu vakitler geçirip nasıl da güzel geliştiklerine şahit olalım.
Mutlaka bir iki kitap okuyun, yaşamış olabileceğiniz yas sürecini anlamaya ve destek almaya çalışın. Bazen insanlar sizin yardıma ihtiyacınız olduğunu düşünmeyebilir, bazı insanlar yardım çığlıklarınıza kulak tıkayabilir. Yönünüzü başkalatına çevirin. Sizin frekansınıza uygın kişiler sizi duyacak ve oksijen maskesi olacaklar size. Bazen de kendiniz kendi oksijeniniZi bulacaksınız. Dediğim gibi bizler önce Maskeyi kendimize sonra da özel çocuklarımıza takmakla yükümlüyüz. Sorumluluk almak budur. Çünkü onların bize ve enerjimize yaşam sevincimize uzun yıllar ihtiyacı olabilir. Anlıyorum bazılarımız için bu çok zor olabilir ama haftada bir saat bile olsa kendimize sadece kendimize ayırsak nasıl olur?
Bol oksijenli yaşamlar dilerim.
Normal mi?
Herkesin baskasina benzemeye calistigi bir dunyada kendiniz olarak kalmak delilik midir? Belki de deli addedilmek ck da iyi bir seydir. Belki de o biraz deli denilen kisiler tam olarak kendilerini mutlulukla yasiyordur. Ancak kabul edilme ihtiyaciniz varsa kendiniz oldugunuz icin kabul gormeyebilirsiniz. Bu da aci verir. Mesela is yerinizde sizin pozisyonunuzdaki kisiler hep belli seyleri giyip, belli seyleri yiyip iciyorsa ve belli konulardan konusuyorsa ve siz bunlarin hicbirine uyum saglamayip kendiniz gibiyseniz, burdaki normal kim oluyor? Normali belirleyen cogunluk mu oluyor? Oyleyse siz anormal misiniz? Hayir aslinda degilsiniz. Anormal olanlar kendini normal sandiklari sahte bir dunyada yasiyor olabilir mi? Ve onlarin sahte dunyasinda o kadar ck ses, size 'sen de bizim gibi ol seni oyle aramiza aliriz' mi diyor. Peki tek gerceklik siz iseniz o ortamda ve siz kendi gercekliginizle ck mutluysaniz.
Alt ust etmek istiyorum normal algisini. Bir zamanlar insanlar kiz cocuklarini ormanlarda yahut kizgin col kumlarinda olume terk ediyordu bu da normaldi onlara gore. Ta ki bunun normal olmadigini savunan normalin disinda dusunen insanlar ortaya cikincaya kadar. Demem o ki normal bir fanus, bir cember, bir kapali kutu, bir dusunce birligi ve bir benzer dusunce yapisi her ne ise iste normaliniz o. Ancak normalin disina cikinca normalin normal olmadigini gorebilirsiniz. Bir balik nerden bilsin ormandaki kuslarin ne guzel sarkilar soyledigini. Onun normali deniz.
Deli addedilecegini bile bile normalin disina cikanlar degistirir dunyayi. Daha iyiye daha adaletliye daha guzele birbirimize benzeyerek degil, aynilasarak degil, farkliliklarimizi yasayarak ve farkliliklarimizi yasamamiza musaade ederek ulasabiliriz. Zaten benzerliklerimiz ck birakalim da beyinlerimiz bari farkli dusunsun. Sorgulasin normalin ne oldugunu ki daha ck kendiyle barisik insanlar olsun dunyamizi guzellestiren. Ne de olsa birbirimizin aynisi olalim baskilarinin hic bir ise yaramadigini anlayamadik mi hala?
Simdi bunu otizmli bireyler icin dusunelim.
Su anda bu yaziyi elektrik sayesinde okuyorsunuz. Elektirigi bulan kisi normal miydi? Normal ise neden icinde bulundugu ortamdaki insan toplulugu gibi yasayip gitmedi de elektigi bulmaya calisti?
Neden o toplumun normunu kabul etmedi?
Artik bilgiye ulasim ck kolay ancak sorgulanmayan bilgi de yukten baska bir sey degildir. O yuzden bilim insanlari sorgular ve sorguladikca yeni kesifler yapilir ve yapilan yeni kesfler bir gun insanligin hizmetine sunulur. Sorgulayin olur mu? HIc birakmayin sorgulamayi. Otizm bence normal addedilen dunyamizi degistiriyor. Normal ne demek bir ck insana sorgulatiyor artik. Belki de en normal olanlar otizmliler ve bizler de fanus ta yasayan kendimizi normal zanneden kisileriz. Sahi kim normal ki?
31/05/2024
Sen ne dolap çeviriyorsun?
11/05/2024
Otizm seviyesi nedir veya ne degildir? Her otizmli veya her bir birey bu spektrumda bir yerlerdedir. Tipik gelisim gosteren bireylere sizin tipik gelisim seviyeniz ne diye sorsak nasil olurdu acaba? Ne cevap verirlerdi ki. Bir olcek var mi sahi ne kadar normal? oldugumuzu olcebilen.
Bir taraftan her bir birey biraz otizmli oldugunu soyluyor bir tarafta da yetiskin isi gucu olan evli cocuklu arkadasli bireyler otizm teshisi aliyor, bir tarafta da genc olmus ama halen bezlenen, kendi yemegini bile yiyemeyen otizmli bireyler var degil mi?
Aslinda bu tanimlarin cogunu eleyen bir tanim var, Kanner'in cocukluk otizmi tanisi. Lakin bu da yeterli gelmiyor artik cunku spektrum ck buyudu, Asperger tanisi da katildi spektruma.
Spektrumun ne oldugunu en net anlatabilecek bir gorsel ekledim.
Bir otizmlinin hangi seviyede oldugunu anlatmaya calismak veya anlamak ck karmasik bir sey cunku insan gelisimi tekduze tek bir alanda olmuyor. Fiziksel olarak ck iyi becerileri olan bir otizmli bireyin, hic arkadasi olmayabilir , sosyal becerileri ck zayif olabilir, okuyup yazabildigi halde konusamayabilir, yani her bir becerinin seviyesini tek tek soyleyebiliriz belki. Otizmli cocugum fiziksel olarak ck iyi, sosyal olarak daha zayif, akademik basarili, ancak bezliyoruz, gecende yuzme yarismasinda birinci oldu, ck guzel resim yapiyor ama konusmak istemiyor gibi seyler mi soyleyecegiz. Evet en dogrusu bu olurdu belki. Peki neden bu kadar aciklama yapiyoruz ki? Cunku bilmiyorlar, cunku anlamiyorlar. Cunku insan basina gelmeyince anlamakta zorlanir. Tok acin halinden anlamaz , anlayamaz ki, ya da anlama ihtiyaci da yoktur. Daha da iyi bir insan oldukca anlayacaktir, anlatildikca anlayacaktir belki biraz olsun. bir gun anlasilabilmek dilegiyle! gorseldeki her bir renk belli bir gelisim alanini gosteriyor ya da problemli olabilecek bir alani ve onun seviyesini. Mavi konusmayi , yesil sosyallesmeyi gosteriyor mesela.
Katı Rutinleri Esnetmek:
Evet hep rutinlerin öneminden bahsederiz. Rutinler öğrenme açısından da çok önemli. Ancak bu yazıda katı rutinleri neden esnetmeliyiz ve bunu nasıl yapabiliriz ondan bahsedeceğim. Katı rutinleri olan herkes bu yazının konusu.
Mesela her gün aynı saatte uyuyorsunuz, haliyle misafirlipe gidemiyor veya eve misafir alamıyorsunyz günler aylar yıllar geçti. Git gide yalnızlaşmış olabilirsiniz bu katı rutin yüzünden.
Veya her gün ile atnı yoldan gidiyorsunuz ancak bir gün başka bir sebeple başka bir yoldan gitmeniz gerekli, kıyamet mi kopuyor?
Her gün aynı şeyi aynı şekilde yaptığınızda katı rutinler aylarca değişmeyen rutinlet mi oldu. Hayatınızı negatif mi etkiliyor bu rutinler artık.
İşte bir noktada artık değişmek gerekiyor adapte olmak. İşe gittiğiniz yolu bazen değiştirmek, yediğiniz yemeği değiştirmek, gittiğiniz kafeyi değiştirmek, uyku saatini bir geceliğine olsun değiştirmek, uyuduğumuz yatağı değiştirmek. Adapte olmak ve değişim yapmak bize başka dünyalatın kapısını açar daha çok gelişmemize yardımcı olur. Şimdiki insan türünün varolmasını ve diğer insan türlerinin yok olmasını veya dünyada bazı canlı türlerinin varolması ve çoğalması diğerlerinin yok olmasını da adapte olup değişen koşullara uyum sağlaması sayesinde açıklayabiliyoruz.
Peki nasıl olacak.
Örnek olarak gittiğiniz kafeyi değiştirmeyi vereceğim. Bu herkes için geçerli olabilir.
Mesela her Pazar Çınar kafeye gidip kahve içiyorsunuz. Ama bu pazar başka bir kafeye gideceksiniz. Otizmli birey için öncelikle bunu takvime koyabilir gideceğiniz kafenin resmini gösterebilir adını söyleyebilirsiniz. Bu konuda konuşabilir hazırlıklı olabilirsiniz. Tabi tek bir şeyi değiştiriyoruz yine aynı şeyi içeçeğiz. Haliyle aşırı zorlamıyoryz sadece tolere edebileceğimiz kadar değişiklik ancak sınırlarımızı zorlayacak bir değişiklik. Hazırlık yapmak önemli. Kafeye gidip ay bu şekilde kahvemizi içip çıkabiliriz. Bunu başaramıyorsak, önce her zamanki gibi Çınar kafeye gideriz, sonra yeni kafeye bir uğrarız, oturabilirsek birazcık otururuz sınırlatımızın zorlandığını hissettiğinizde kalkarız. Bir şey içmek zorunda da değiliz. Tabi yeni gittiğimiz kafe çalışanlatıyla önceden iletişimde olup onlara planımızdan bahsedersen onlarda yardımcı olur. Hatta beklemek sorunsa biz gittiğimizde kahvemiz hazır olup hemen servis de edebilirler. Önemli olan sadece sınırımızı biraz zorlayacak olması. Bir daha ki sefere belki ilk seferde iöemediğimiz kahveyi içeriz. Yeni kafede rahatça kahve içtiğinizde artık bir 3.kafe yi deneyebilirsin belki by sefer daha kolaylıkla. Belki 5.kafeye gelddiğimizfe artık sadece kahve içeçeğiz demek yeterli gelecek ve mekan değişikliği artık bizi zorlamayacak. Adım adım yavaş yavaş değiştireceğiz. Harika attık mekan farketmeksizin kahve içebiliriz. Ne büyük bir özgürlük. Kısıtlanmadan. Bunu misafirliğe, uyku zamanına, eve giden işegiden yolu değiştirmeye de uygulayabilirsiniz . Hazırlık yap, tolere edilecek kadar sınırları zorla ve her seferinde sınırlatı genişlet. Sizin hangi katı rutinleriniz hayatı zorlaştırıyor?
Iletisim Sistemi:
Bebek nasil iletisim kurar: guler, aglar, kolunu bacagini, kafasini ve vucudunu mimiklerini kullanarak.
Cocuk nasil iletisim kurar: bebegin kullandigi tum yontemleri kullanir ayrica dilini kullanarak sesler cikarir ve konusmaya baslar , konusur.
Genc: konusmanin yani sira artik yazma ve resim sanat gibi baska yontemleri de kullanarak iletisim kurar
Peki gelelim otizmli ve gelisiminde farklilik olan bebek cocuk ve genclere, sizin cocugunuz, ya da engelli tanidiginiz nasil iletisim kuruyor?
Bebek gibi mi? Pekidaha ileri duzeyde ihtiyaclarini nasil ifade ediyor ya da adebiliyor mu? Ihtiyaclarini ve isteklerini ifade edemeyince ne yapiyor? Bu sorularin cevaplari ck farkli olabilir ancak EN ONEMLI OLAN cocugun BIR ILETISIM SISTEMININ olmasi ve bu iletisim sisteminin bir ck kisi hatta cocugu tanimayan kisiler tarafindan kolaylikla anlasilmasi. BU iletisim sisteminin bireyin neredeyse tum iletisim ihtiyacina cevap verebilmesi. YANI KONUSMA DILININ YAPISINA ck yakin olmasi ck onemli.
Daha onceki yazimda ADIS ten bahsettim. EKledigim videoyu da izlemisseniz ck guzel.
BIr birey eger konusamiyorsa alternatif bir iletisim sistemi gelistirmek bireye uygun ck onemli.
Otizmliler icin PECS bu iletisim sistemlerinin en basiti ve en temel olani. Youtube kanalimda videolarda PECS i nasil kullanabileceginizi anlattim gosterdim. ANcak PECS dili gelisen iletisimi artik PECS i asan bireyler icin yeterli gelmeyebilir. PECS in otesine de gecen ana dilin yapisina uygun dijital uygulamalardan OTSIMO Turkce yapilan ilk uygulama. Bir konusma terapisti sizi bu konuda da yonlendirebilir. Konusamayan her birey bu tarz iletisim sistemlerini saglam bir egitim verildigi zaman kullanabilir. Agir otizmli olsa da iletisim icin bir yontem gelistirilebilir.
Her kuş yuvadan uçmak için doğar. Kanatları yeterince güçlenince ve cesareti de gelince uçar. Yuvadan uçmazsa anne kuş yavruyu cesaretlendirir ve biraz daha bekler ancak bir süre sonra anne kuş yavruyu yuvadan atar uçup gitmesi için. Peki neden? Çünkü kuşun uçması yaşaması demek. Herkese özgürlük demek. Peki bizler çocuklarımızın kanatlarının güçlenmesi için cesaretlerinin artması için neler yapıyoruz? En başta yaşarına uygun sorumluluklar verip onlara bir şeyleri başarmanın ne olduğunu deneyimlemeleri için fırsat vermeliyiz. Bir çocuk ke di ayakkabısını ilk giydiğinde bu en büyük başarıdır ancak daha sonra büyüdükce bu basarıların boyutu değişir. Mesela kendi yumurtasını pişirebilirse kendini besleyebileceğini düşünür . Kendi başına bir çocuk bir şeyler yapabildikçe o kanatlar güçlenir. Ve bir gün o da da uçmak ister. Uçmayı deneyimlemek ister. Uçmak her çocuk için farklı anlam taşır. Her gelişim düzeyine göre bu uçma hissi değişir. İlk defa kendi kaşıyla kendisini beslemek de uçmaktır, bir bebek için. 11 yaşındaki çocuk için okuldan eve yürümek ve anahtarıyla kapıyı açmak bir uçmaktır.
Belki 14 yaşında arkadaşlarıyla bir aktivite yapıl eve azcık geç gelmek bir kanat açmak iken, 18 yaşında tek balına veya arkadaşlarıyla başka bir şehre gitmek uçmak olabilir. Lütfen çocuklarınızın kanatlatını güçlendirin, yaşına ve gelişimine uygun sorumluluklar vererek ve onları yüreklendirerek. Küçük de olsa başarılarını kutlayarak. Yalnız boş övgüler yapmayın kimse aptal değil boş övgünü n boş özgüvene yol açacağını boş özgüvenin de kanatları güçlendirmeyeceğini biliriz. Siz nasıl kanat açtınız mesela. Nasıl güçlendi kanatlarınız?
Sevgiler.
Click here to claim your Sponsored Listing.
Location
Category
Address
Loughborough
22/06/2024
25/05/2024