21/08/2026
Kürt Alevilerin özgün etno‑dinsel kimliğinin göç, siyasi baskı ve kültürel dönüşümle nasıl şekillendiğini inceliyor. O dönemdeki metodolojik sınırlılıkları-örneğin Zazaca konuşan toplulukları kapsam dışı bırakması-ele alıyor ve geçmiş gözlemlerini, geri dönüş ziyaretleri ve diaspora söyleşileriyle edindiği güncel izlenimlerle karşılaştırıyor. Analiz, savunmacı ve içine kapanık bir kimlikten, özellikle Avrupa diasporasında daha görünür ve iddialı bir kamusal varlığa geçişi izliyor.
https://www.aleviansiklopedisi.com/madde-x/kurt-aleviler-tavo-makalesi-1989-yeniden-degerlendirme-7390/
21/08/2026
Bu madde, 1970’lerde Mazgirt/Dersim’de yürütülen antropolojik saha araştırmasında yapılan bazı gözlemleri ve bunların 1989’da TAVO’da (Tübinger Atlas des Vorderen Orients) yayımlanmasını yeniden ele almaktadır. Bu gözlemler, Kürt Alevilerine yönelik dış algılara, onların toplumsal bütünleşme biçimlerine, dini sembollere, uygulamalara ve inanç esaslarına ile Kürt Alevi toplumu içindeki ve dışındaki sosyo‑politik alanın örgütlenmesine odaklanmıştır. Bu gözlemler, Dersim toplumundaki dramatik ve travmatik değişimler ışığında burada yeniden değerlendirilmektedir. Söz konusu değişimler, bölgeden göç edenler ve Avrupa’daki diaspora arasında Alevi dini pratiklerinin canlanmasına veya yeniden oluşmasına ve Kürt Alevi ile Dersim kimliğinin yeniden teyidine yol açmıştır.
https://www.aleviansiklopedisi.com/madde-x/kurt-aleviler-tavo-makalesi-1989-yeniden-degerlendirme-7390/
18/08/2026
Melek-i Tavus / Seyta / Seytan, Raa Haqi yaratılış anlatılarında çok katmanlı bir figürdür. Başlangıçta 366 meleğin başı iken yaptığı hata ve Adem’e secde etmeyi reddetmesi sonucunda göksel düzenden uzaklaşmaktadır. Ancak bu düşüş yalnızca itaatsizlik ya da kötülükle açıklanmamaktadır. Melek-i Tavus’un temel kusuru, Adem’in toprak bedenindeki nuru görememesi ve kendini hakikat karşısında doğru biçimde konumlandıramamasıdır.
https://www.aleviansiklopedisi.com/madde-x/melek-i-tavus-9645/
18/08/2026
Melek-i Tavus
Melek-i Tavusya da Meleka Tavus, Raa Haqi yaratılış anlatılarında başlangıçta melekler âleminde önemli bir konuma sahip olan, fakat sonradan dünyada Şeytan (Seyta) olarak anılan, kozmolojik figürdür. Nesimi Kılagöz’den derlenen yaratılış anlatısına göre Melek-i Tavus, ateşten yaratılmıştır ve 366 meleğin başıdır. Ancak önce melekler âleminde yaptığı bir hata nedeniyle su tarafından göksel düzenden uzaklaştırılmakta; ardından Adem yaratıldıktan sonra ona secde etmeyi reddettiği için Haq Dina’dan kovulmaktadır. Raa Haqi anlatılarında Melek-i Tavus / Şeytan, mutlak kötülüğün tek kaynağı olarak değil; insanın nefs, irade, akıl, hakikati tanıma ve sorumlulukla ilişkili sınavının karşı figürü olarak değerlendirilmektedir...
https://www.aleviansiklopedisi.com/madde-x/melek-i-tavus-9645/
17/08/2026
Göçmenler tarafından inşa edilen kırsal cemevleri, dinsel süreklilik, diasporik dönüş ve mekânsal dönüşümün kesişiminde yer almaktadır. Alevi göçmenlerin kolektif çabalarıyla ortaya çıkan bu yapılar, yalnızca işlevsel ibadet mekânları değil; aynı zamanda aidiyetin, direnişin ve ulusötesi dayanışmanın simgeleridir. Alevi ibadet mekânlarının resmî tanınmasının hâlen reddedildiği bir bağlamda, tarihsel olarak dışlanmış köylerde cemevlerinin ortaya çıkışı, sessiz ama güçlü bir görünürlük ve özneleşme biçimini ifade etmektedir.
https://www.aleviansiklopedisi.com/madde-x/koy-cemevleri-ve-ulusotesi-alevi-mekan-uretimi-6747/
17/08/2026
Köy Cemevleri ve Ulusötesi Alevi Mekân Üretimi
Bu madde, göçmenler tarafından inşa edilen kırsal cemevlerinin ortaya çıkışını ve taşıdığı anlamları göç, dinsel dönüşüm ve mekânsal siyaset tartışmaları çerçevesinde ele almaktadır. Bu cemevlerinin kolektif havalelerden nasıl ortaya çıktığını, Türkiye’deki dışlanmış kırsal coğrafyalarda Aleviliğin görünürlüğünü yeniden yapılandırmadaki rollerini ve diasporik kimlik ile topluluk sürekliliğinin mekânları olarak işlevlerini incelemektedir.
https://www.aleviansiklopedisi.com/madde-x/koy-cemevleri-ve-ulusotesi-alevi-mekan-uretimi-6747/
13/08/2026
Alevi ilahilerinin kutsallığı, onları söyleyen âşığın ve onun cemaatinin kutsallığından kaynaklanır; zira onlar Kur’an’ın içsel anlamını açığa çıkarma, yorumlama ve kendi varlıklarında taşıma kapasitesine sahiptirler. Alevi Kur’an anlayışı böylece Alevilerin zahir (dış) ile bâtın (iç) arasındaki ilişkiye dair özgün bakış açısını yansıtır. Hakikat daima bâtında, sırda bulunur. Zahire ait dış görünüş ise sıklıkla bir engel, delinmesi gereken bir perde olarak algılanır.
https://www.aleviansiklopedisi.com/madde-x/konusan-kuran-kuran-i-natik-ve-alevilerin-kuran-ile-iliskisi-7836/
13/08/2026
Konuşan Kur’an (Kur’an-ı Natık) ve Alevilerin Kur’an ile İlişkisi
“Alevi” üst başlığı altında anılan topluluklarda, “Âşığın sözü Kur’an’ın özü” ifadesi, deyiş ve nefeslerin (Alevi ve Bektaşi ilahileri) çoğu zaman Kur’an’dan bile daha fazla kutsallık atfedilerek, Tanrı’nın seçilmişleri olan gürûh-ı nâcî’ye (kurtuluşa eren topluluğa) ait ilahi sözler olarak kabul edildiğini vurgular. Bu yaklaşım, vahiy ile ilham arasındaki sınırı bulanıklaştırır; Şiî gelenekteki Kur’an-ı Natık (Konuşan Kur’an) kavramının Alevi doktrinine uyarlandığı bu yaklaşımda saz, telli Kur’an olarak adlandırılır. Şiî, tasavvufî ve hurufî geleneklerden beslenen bu anlayış, özellikle nefeslerde Ali’yi ilahlaştırarak onu Kur’an’ın bâtınî anlamıyla özdeşleştirir.
https://www.aleviansiklopedisi.com/madde-x/konusan-kuran-kuran-i-natik-ve-alevilerin-kuran-ile-iliskisi-7836/
11/08/2026
Kırkbudak: Anadolu Halk İnançları Araştırmaları Dergisi (2005-2007), yalnızca Alevilik çalışmalarının Türkiye’deki ilk hakemli akademik dergisi olmakla kalmamış; aynı zamanda bugün uluslararası düzlemde şekillenen Alevilik araştırmalarının önünü açan dikkat çeken bir yayın örneği olmuştur. Gerek içerdiği makalelerin nitelikleri gerekse
yayın kurulunda yer alan genç akademisyenlere sağladığı olanaklarla, döneminin ilerisinde bir vizyona sahip olmuştur.
https://www.aleviansiklopedisi.com/madde-x/kirkbudak-anadolu-halk-inanclari-arastirmalari-dergisi-2005-2007-5826/