Haci Bektas-i Veli Cemevi Köln

Haci Bektas-i Veli Cemevi Köln

Teilen

"Köln ve Çevresi Hacı Bektaşi Veli Alevi Cemevi" ist eine alevitische Glaubensgemeinschaft mit d Nebensächlich dient sie als Kulturzentrum und Begegnungsstätte.

"Köln ve Çevresi Hacı Bektaşi Veli Alevi Cemevi" ist eine alevitische Glaubensgemeinschaft mit dem Sitz in Köln. Sie bietet Aleviten in Deutschland die Möglichkeit ihren Glauben zu leben und zu lernen. Jeden Donnerstag, sowie zu besonderen Anlässen finden Cems statt. Zusätzlich werden Veranstaltungen organisiert und es werden vielerlei kulturelle Aktivitäten wie zum Beispiel Baglama-Kurse, traditi

Photos from Haci Bektas-i Veli Cemevi Köln's post 26/06/2026

Muharrem Matem Orucu – 11. Gün
İmam Hasan el-Askerî ve Gizli Hikmet
Canlar,
Muharrem matem orucunun on birinci gününde, On İki İmamların on birincisi olan İmam Hasan el-Askerî'yi anıyoruz.
İmam Hasan el-Askerî, baskı ve gözetim altında yaşamış, buna rağmen Ehl-i Beyt’in ilim, ahlak ve hikmet mirasını koruyup yaşatmıştır. “Askerî” lakabı, hayatının büyük kısmını kontrol ve gözetim altında geçirmesinden dolayı verilmiştir.
O, zahiren dar bir hayat içinde görünse de, batınen büyük bir irfan ve hikmet taşıyıcısıdır. İnsanlara sabrı, teslimiyeti ve Allah’a güveni öğretmiştir. Zor zamanlarda bile doğru sözden, adaletten ve insanlıktan vazgeçmemiştir.
Muharrem günleri bize sadece Kerbela’yı hatırlatmaz; aynı zamanda Kerbela’nın ardından gelen ağır imtihanları da düşündürür. Ehl-i Beyt, sadece kılıçla değil; baskı, yalnızlık ve zor şartlarla da sınanmıştır.
İmam Hasan el-Askerî’nin hayatı bize şunu öğretir:
Hak yolunda olan kişi, her zaman görünür güçlerle değil; sabır ve imanla ayakta kalır.
Bugün kendimize şu soruları soralım:
Zor şartlarda bile inancımı koruyabiliyor muyum?
Sabır ve teslimiyeti hayatımda yaşayabiliyor muyum?
Sessizlik içinde bile doğruyu temsil edebiliyor muyum?
Manevi sorumluluklarımı ihmal ediyor muyum?
Muharrem matem orucunun bu gününde, Kerbela’nın acısını sadece hatırlamak değil, onun bıraktığı ahlaki mirası da anlamak gerekir. Çünkü her İmam, bu zincirin bir halkasıdır ve insanlığa ayrı bir ders bırakmıştır.
Allah’ım, bizleri İmam Hasan el-Askerî’nin sabrından ve hikmetinden nasiplendir. Zor zamanlarda bile hakikatten ayrılmamayı bize nasip eyle."
Kerbela’nın nuru kalbimizde, Ehl-i Beyt’in yolu hayatımızda daim olsun.
Ya Allah, Ya Muhammed, Ya Ali.
Gerçeğe Hü.

25/06/2026

DUYURU
MUHARREM CEMİ VE AŞURE LOKMASI DAVETİ

Canlar,
Muharrem ayının manevi ikliminde, Kerbela şehitlerini anmak ve birlik lokmamızı paylaşmak üzere düzenleyeceğimiz Muharrem Cemi ve Aşure Lokmamıza tüm canlarımız davetlidir.
28 Haziran 2026 Pazar
Saat: 14.00
Köln ve Çevresi Hacı Bektaş-ı Veli Cemevi

CEMEVİ ADRESİ:
Hacı Bektaş-ı Veli Alevi Cem Haus e.V.
Montanusstraße 20, 51065 Köln

Hak-Muhammed-Ali aşkına, Kerbela şehitleri ve On İki İmamlar aşkına lokmalarımız kabul ola.

Aşkı Niyazlarımızla

Köln ve Çevresi Hacı Bektaş-ı Veli Cemevi
Yönetim Kurulu ve Dedeler Kurulu

Photos from Haci Bektas-i Veli Cemevi Köln's post 25/06/2026

MUHARREM MATEM ORUCU 10. GÜN – AŞURA 10 ANLAMINA GELİR
İMAM HÜSEYİN (A.S.) VE KERBELA
HAKKIN ZULME KARŞI KIYAMI, İNSANLIĞIN VİCDANI
Bismişah Allah Allah...
Hak-Muhammed-Ali aşkına...
Kerbela şehitlerinin aşkına...
On İki İmamlar aşkına...
Pirimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli'nin, erenlerin, evliyaların ve cümle Hak dostlarının himmeti üzerimize ola.
canlar,
Bugün Muharrem matem orucunun onuncu günüdür.
Bugün Aşura günüdür.
Bugün sadece Ehl-i Beyt'in değil, bütün insanlığın yüreğinin yandığı gündür.
Bugün Fırat'ın utandığı gündür.
Bugün gökyüzünün ağladığı gündür.
Bugün mazlumun kanının toprağa aktığı gündür.
Bugün Hüseyin'in şahadete yürüdüğü gündür.
Bugün Kerbela'nın günüdür.
Bugün matemimizin en derin günüdür.
Bugün sadece bir tarihi olayı hatırlamak için burada değiliz.
Bugün insanlığın vicdanını yeniden diriltmek için buradayız.
Çünkü Kerbela geçmişte kalmış bir savaş değildir.
Kerbela her çağda yeniden yaşanan bir hakikat sınavıdır.
Zulüm olduğu sürece Kerbela vardır.
Mazlum olduğu sürece Kerbela vardır.
Adalet arayan insanlar olduğu sürece Hüseyin vardır.
HZ. HÜSEYİN'İN DOĞUMU VE SOYU
canlar,
İmam Hüseyin, Hicretin dördüncü yılında (Miladi 626) Medine'de dünyaya geldi.
Babası Şah-ı Merdan Hz. Ali'dir.
Annesi Peygamberimizin göz nuru Hz. Fatıma'dır.
Dedesi Hz. Muhammed Mustafa'dır.
Daha doğduğu gün Peygamber onu bağrına bastı.
Onun kulağına Dua okudu.
Onun için dualar etti.
Peygamber, Hasan ve Hüseyin için:
"Onlar cennet gençlerinin efendileridir." buyurmuştur.
Hüseyin, Peygamber'in evinde büyüdü.
Merhameti dedesinden öğrendi.
Adaleti babasından öğrendi.
İffeti annesinden öğrendi.
Sabır ve teslimiyeti Ehl-i Beyt ocağından öğrendi.
MUAVİYE VE YEZİD DÖNEMİ
Canlar,
Yıllar geçti.
İslam coğrafyası büyüdü.
Fakat büyüyen sadece topraklar oldu.
Bazı yöneticilerin gönülleri küçüldü.
Adalet zayıfladı.
Saltanat güçlendi.
Muaviye'nin ölümünden sonra oğlu Yezid yönetimi devraldı.
Yezid, Hüseyin'den biat istedi.
Ama Hüseyin biliyordu ki bu yalnızca siyasi bir mesele değildi.
Bu hak ile batıl arasındaki tercihti.
Bu adalet ile zulüm arasındaki tercihti.
Bu vicdan ile korku arasındaki tercihti.
İmam Hüseyin şu duruşu ortaya koydu:
"Ben zulme rıza göstermem."
İşte Kerbela'nın özü budur.
MEDİNE'DEN KERBELA'YA
canlar,
İmam Hüseyin Medine'den ayrıldı.
Mekke'ye geçti.
Kûfe'den gelen mektuplar üzerine yola çıktı.
Fakat yolda Kûfe halkının korkutulduğunu, sözlerinden döndüğünü öğrendi.
Artık geri dönüş yolu yoktu.
Karşısında binlerce kişilik bir ordu vardı.
Yanında ise ailesi ve birkaç sadık dostu.
Ama Hüseyin sayıya bakmadı.
Çünkü hakikat sayı ile ölçülmez.
Bir kişi haklıysa çoğunluktan daha güçlüdür.
KERBELA'DA SUSUZLUK
Canlar,
2 Muharrem'de Kerbela'ya ulaşıldı.
7 Muharrem'de Fırat'ın suyu kesildi.
Çocuklar susuz kaldı.
Kadınlar susuz kaldı.
Yaşlılar susuz kaldı.
Ali Asgar susuz kaldı.
Çadırlardan "Su..." sesleri yükseliyordu.
Ama Yezid'in ordusu merhamet göstermedi.
Bugün bizler Muharrem orucunda su içmeyerek o susuzluğu anlamaya çalışıyoruz.
Çünkü Kerbela'yı sadece anlatmak yetmez.
Bir nebze hissetmek gerekir.
AŞURA GECESİ
canlar,
9 Muharrem gecesi geldi.
Hüseyin bütün dostlarını topladı.
Onlara:
"Gece karanlığından faydalanın ve gidin. Düşman yalnız beni istiyor." dedi.
Ama hiçbirisi gitmedi.
Çünkü onlar canlarını kurtarmaya değil, hakikati savunmaya gelmişlerdi.
Hz. Abbas kaldı.
Ali Ekber kaldı.
Kasım kaldı.
Habib bin Mezahir kaldı.
Müslim'in oğulları kaldı.
Hepsi sabah şahadete hazırlanıyordu.
AŞURA SABAHI
Canlar,
10 Muharrem sabahı güneş doğdu.
Ama o gün güneş Kerbela üzerine matemle doğdu.
Birer birer yiğitler meydana çıktı.
Birer birer şahadet şerbetini içtiler.
Kasım düştü.
Ali Ekber düştü.
Abbas düştü.
Kerbela'nın yiğitleri düştü.
Sonunda Hüseyin yalnız kaldı.
Ama teslim olmadı.
Çünkü Hüseyin ölümden korkmuyordu.
Hüseyin haksızlığa boyun eğmekten korkuyordu.
HZ. HÜSEYİN'İN ŞAHADETİ
canlar,
10 Muharrem 61 yılında (Miladi 680) İmam Hüseyin Kerbela'da şahit edildi.
Başını bedeninden ayırdılar.
Atlarla bedenini çiğnediler.
Çadırları yaktılar.
Kadınları esir aldılar.
Ama bir şeyi başaramadılar.
Hüseyin'in davasını öldüremediler.
Bugün milyonlarca insan Hüseyin'i anıyor.
Ama Yezid'i lanetle hatırlıyor.
Çünkü hakikat ölmez.
HZ. ZEYNEP'İN DİRENİŞİ
Canlar,
Kerbela sadece Hüseyin'in değil, Zeynep Ana'nın da destanıdır.
Eğer Zeynep olmasaydı Kerbela duyulmayabilirdi.
Esaret yollarında Kerbela'yı anlattı.
Zalimlerin saraylarında hakikati haykırdı.
Baş eğmedi.
Korkmadı.
Susmadı.
Bu yüzden Kerbela'nın ikinci kahramanı Zeynep'tir.
canlar,
Bugün kendimize şu soruları soralım:
Haksızlık karşısında susuyor muyum?
Mazlumun yanında durabiliyor muyum?
Güçlünün değil, haklının yanında olabiliyor muyum?
Gönül kırıyor muyum?
Adaletli davranabiliyor muyum?
Çünkü Kerbela geçmişte yaşanıp bitmedi.
Kerbela bugün de devam ediyor.
Her insanın içinde bir Hüseyin vardır.
Her insanın içinde bir Yezid vardır.
Mesele hangisini büyüttüğümüzdür.
Canlar,
Kerbela bize şunu öğretir:
Haklıysan yalnız da kalsan doğru bildiğin yoldan dönme.
Mazlumun yanında ol.
Zulme rıza gösterme.
İnsan onurunu koru.
Vicdanını satma.
İşte Hüseyin'in bize bıraktığı miras budur.
Allah Allah...
Ya Rabbel Âlemin...
Kerbela şehitlerinin aşkına...
İmam Hüseyin'in aşkına...
Hz. Abbas'ın sadakati aşkına...
Ali Ekber'in gençliği aşkına...
Kasım'ın masumiyeti aşkına...
Ali Asgar'ın susuzluğu aşkına...
Zeynep Ana'nın sabrı aşkına...
Bizleri Hak yolundan ayırma.
Bizleri zulme boyun eğenlerden eyleme.
Mazlumun yanında duranlardan eyle.
Gönül kıranlardan değil, gönül yapanlardan eyle.
Birliğimizi daim eyle.
Dirliğimizi daim eyle.
Muharrem matem oruçlarımızı ve lokmalarımızı kabul eyle.
Kerbela'nın matemini yüreğimizden eksik etme.
Ya Allah...Ya Muhammed...Ya Ali...
Ya Hasan...Ya Hüseyin...
Gerçeğe Hü...Demine devranına Hü...
Kerbela şehitlerine Hü...On İki İmamlara Hü...
Şah-ı Merdan Ali'ye Hü...
Hünkâr Hacı Bektaş Veli'ye Hü...Hü... Hü... Hü.
Köln ve Çevresi Hacı Bektaş Veli Cemevi
Dedeler Kurulu Adına
Turan Aydın Dede

Photos from Haci Bektas-i Veli Cemevi Köln's post 24/06/2026

Muharrem Matem Orucu – 9. Gün
İmam Muhammed Takî (Cevad) ve Cömertlik Yolu
Canlar,
Muharrem matem orucunun dokuzuncu gününde, On İki İmamların dokuzuncusu olan İmam Muhammed Takî'yi anıyoruz.
İmam Muhammed Takî, genç yaşta imamet makamına gelmiş, ilmi, hikmeti ve güzel ahlakıyla insanlara rehberlik etmiştir. "Takî" temiz, sakınan ve erdemli; "Cevad" ise cömert anlamına gelir. O, yalnız malda değil; sevgide, bilgide, merhamette ve iyilikte de cömert olmayı öğretmiştir.
Kerbela'dan sonra Ehl-i Beyt yolu, kılıçla değil; ilimle, ahlakla ve irfanla yaşatılmıştır. İmam Muhammed Takî de bu kutsal emaneti taşıyan büyük rehberlerden biri olmuştur. Yaşı küçük olmasına rağmen bilgeliğiyle büyüklerin saygısını kazanmıştır.
Muharrem matem günlerinde, Kerbela'da susuz bırakılan çocukları, yetim kalan yavruları ve Ehl-i Beyt'in çektiği acıları hatırlarız. Bu hatırlayış, bizlere merhametli olmayı ve ihtiyaç sahiplerini gözetmeyi öğretmelidir.
Bugün kendimize şu soruları soralım:
İhtiyaç sahibi bir insanı gördüğümde yardım eli uzatabiliyor muyum?
Bilgimi ve sevgimi başkalarıyla paylaşabiliyor muyum?
Cimrilikten ve bencillikten uzak durabiliyor muyum?
Gençlere ve çocuklara iyi örnek olabiliyor muyum?
İmam Muhammed Takî'nin hayatından alacağımız ders şudur:
İnsanın değeri yaşıyla değil, ahlakı, bilgisi ve hizmetiyle ölçülür.
Muharrem orucunun dokuzuncu gününde paylaşmayı, yardımlaşmayı ve gönül zenginliğini çoğaltalım. Çünkü Kerbela'nın en büyük derslerinden biri de insanın insana sahip çıkmasıdır.
"Allah'ım, bizleri İmam Muhammed Takî'nin ahlakıyla ahlaklandır. Gönüllerimize merhamet, ellerimize cömertlik, dilimize hikmet nasip eyle. Ehl-i Beyt sevgisini yüreğimizden eksik etme."
Kerbela'nın hüznüyle yoğrulan gönüllerimiz, Ehl-i Beyt'in nuru ile aydınlansın.
Ya Allah, Ya Muhammed, Ya Ali.
Gerçeğe Hü.

Köln ve çevresi Hacı Bektaşi Veli Cemevi
Dedeler Kurulu adına
Turan Aydın Dede

Photos from Haci Bektas-i Veli Cemevi Köln's post 23/06/2026

Muharrem Matem Orucu – 8. Gün
İmam Ali Rıza ve Gönül Rızası
Canlar,
Muharrem matem orucunun sekizinci gününde, On İki İmamların sekizincisi olan İmam Ali Rıza'yı anıyoruz.
İmam Ali Rıza, ilmi, güzel ahlakı, insan sevgisi ve gönül zenginliği ile tanınmıştır. "Rıza" unvanı, Allah'ın rızasına teslim olan, her durumda hakkın yanında duran kişi anlamında anlaşılmıştır. O, insanları ayrıştıran değil birleştiren, kıran değil onaran bir yol göstermiştir.
Ehl-i Beyt yolunun temelinde sevgi, saygı ve insanı insan olduğu için değerli görmek vardır. İmam Ali Rıza'nın yaşamı da bu anlayışın güzel örnekleriyle doludur. Onun kapısına gelen hiçbir insanın inancı, dili, soyu veya makamı nedeniyle hor görülmediği anlatılır.
Muharrem matem günlerinde Kerbela'yı anarken, İmam Hüseyin'in uğruna can verdiği insanlık değerlerini de yaşatmaya çalışırız. Bu değerlerin başında adalet, merhamet ve insan sevgisi gelir.
Bugün kendimize şu soruları soralım:
İnsanları olduğu gibi kabul edebiliyor muyum?
Kırılan gönülleri onarmaya çalışıyor muyum?
Allah'ın yarattığı her cana saygı gösterebiliyor muyum?
Yaptığım işlerde Hak rızasını gözetiyor muyum?
İmam Ali Rıza'nın öğrettiği önemli bir hakikat şudur:
Gönül yapmak, birçok ibadetten daha değerlidir; çünkü gönül, Hakk'ın nazargâhıdır.
Muharrem orucunun sekizinci gününde gönül kırmamaya, dargınlıkları bitirmeye, birlik ve kardeşliği güçlendirmeye niyet edelim.
"Allah'ım, bizlere İmam Ali Rıza'nın sevgisini, hoşgörüsünü ve güzel ahlakını nasip eyle. Gönüllerimizi kin ve kibirden uzak tut, bizi birlik ve kardeşlik yolunda daim eyle."
Kerbela'nın mateminden ibret, Ehl-i Beyt'in yolundan hikmet almayı nasip eyle.
Ya Allah, Ya Muhammed, Ya Ali.
Gerçeğe Hü.

Köln ve çevresi Hacı Bektaşi Veli Cemevi
Dedeler Kurulu adına
Turan Aydın Dede

Photos from Haci Bektas-i Veli Cemevi Köln's post 22/06/2026

Muharrem Matem Orucu – 7. Gün
İmam Musa Kâzım ve Öfkeye Hâkim Olmak
Canlar,
Muharrem matem orucunun yedinci gününde, On İki İmamların yedincisi olan İmam Musa Kâzım'ı anıyoruz.
İmam Musa Kâzım, sabrın, metanetin ve nefse hâkim olmanın simgelerinden biridir. "Kâzım" unvanı, öfkesini yenen, kızgınlığını içine gömen ve affetmeyi bilen kişi anlamına gelir. O, kendisine kötülük edenlere bile iyilikle yaklaşmış, insanlara merhamet ve hoşgörü göstermiştir.
Hayatının büyük bir kısmı baskılar ve zorluklar içinde geçmiştir. Defalarca hapsedilmiş, sıkıntılara uğramış; fakat hak yolundan, adaletten ve Ehl-i Beyt sevgisinden asla vazgeçmemiştir.
Muharrem günlerinde Kerbela'yı anarken, yalnızca Hüseyin'in susuzluğunu değil, Ehl-i Beyt'in yüzyıllar boyunca çektiği acıları da hatırlarız. İmam Musa Kâzım'ın yaşamı, zulüm karşısında sabrın ve ahlâkın nasıl korunacağını bizlere öğretmektedir.
Bugün kendimize şu soruları soralım:
Öfkelendiğimde nefsime hâkim olabiliyor muyum?
Bana kötülük yapanlara karşı kin mi besliyorum, yoksa affedebiliyor muyum?
Sabır gerektiren durumlarda metanet gösterebiliyor muyum?
Ehl-i Beyt'in ahlâkını hayatıma yansıtabiliyor muyum?
İmam Musa Kâzım'ın hayatından alacağımız ders şudur:
Güçlü insan, başkalarını yenen değil; öfkesini ve nefsini yenebilen insandır.
Muharrem orucunun yedinci gününde gönlümüzdeki kırgınlıkları azaltalım, dilimizi kötü sözden koruyalım, sabrı ve sevgiyi çoğaltalım.
"Allah'ım, bizlere İmam Musa Kâzım'ın sabrını ve güzel ahlâkını nasip eyle. Kalplerimizi kin ve öfkeden arındır, bizleri sevgi ve hoşgörü yolunda daim eyle."
Kerbela'nın hüznü, Ehl-i Beyt'in sevgisi ve hakikat nuru gönüllerimizde daim olsun.
Ya Allah, Ya Muhammed, Ya Ali.
Gerçeğe Hü.

Köln ve çevresi Hacı Bektaşi Veli Cemevi
Dedeler Kurulu adına
Turan Aydın Dede

Photos from Haci Bektas-i Veli Cemevi Köln's post 21/06/2026

Muharrem Matem Orucu – 6. Gün
İmam Cafer-i Sadık ve Hakikat Yolu
Canlar,
Muharrem matem orucunun altıncı gününde, On İki İmamların altıncısı olan İmam Cafer-i Sadık'ı anıyoruz.
İmam Cafer-i Sadık, Ehl-i Beyt'in ilim, irfan ve hikmet yolunu en güçlü şekilde temsil eden büyük bir mürşittir. Babası İmam Muhammed Bâkır'dan aldığı ilmi daha da geliştirerek insanlara hakikati öğretmiştir. Onun meclisleri ilim öğrenmek isteyenlerle dolup taşmıştır.
"Sadık" unvanı, doğruluğu ve güvenilirliği sebebiyle verilmiştir. O, her zaman doğruyu söylemiş, adaletten ayrılmamış ve insanları dürüstlüğe davet etmiştir.
Alevi-Bektaşi yolunda da İmam Cafer-i Sadık'ın özel bir yeri vardır. Yol erkânının, ahlakın, edebin ve insan sevgisinin öğretilmesinde onun hikmetli sözleri önemli bir kaynak olarak kabul edilir.
Muharrem ayında Kerbela'yı anarken şunu da hatırlarız: Zulüm sadece kılıçla olmaz; cehaletle, yalanla ve adaletsizlikle de olur. İmam Cafer-i Sadık'ın hayatı ise doğruluğun ve ilmin karanlıkları nasıl aydınlattığını göstermektedir.
Bugün kendimize şu soruları soralım:
Sözümde ve davranışımda doğru muyum?
Bildiğim doğruları yaşamaya çalışıyor muyum?
İnsanlara karşı dürüst davranıyor muyum?
Bilgimi iyilik ve hizmet için kullanıyor muyum?
İmam Cafer-i Sadık'ın öğrettiği yol şudur:
Hakikate ulaşmak isteyen önce kendi nefsini tanımalı, gönlünü temizlemelidir.
Muharrem orucunun altıncı gününde, doğruluğu dilimize, sevgiyi gönlümüze, adaleti davranışlarımıza yerleştirmeye niyet edelim.
Allah'ım, bizleri İmam Cafer-i Sadık'ın doğruluk ve hikmet yolundan ayırma. Gönüllerimize ilim, dilimize doğruluk, davranışlarımıza adalet nasip eyle."
Kerbela'nın ışığı, Ehl-i Beyt'in sevgisi ve hakikat yolu gönüllerimizde daim olsun.
Ya Allah, Ya Muhammed, Ya Ali.
Gerçeğe Hü.

Köln ve çevresi Hacı Bektaşi Veli Cemevi
Dedeler Kurulu adına
Turan Aydın Dede

Photos from Haci Bektas-i Veli Cemevi Köln's post 20/06/2026

Muharrem Matem Orucu – 5. Gün
İmam Muhammed Bâkır ve İlim Yolu
Canlar,
Muharrem matem orucunun beşinci gününde, On İki İmamların beşincisi olan İmam Muhammed Bâkır'ı anıyoruz.
İmam Muhammed Bâkır, Kerbela'nın acısını yaşayan bir ailenin evladıdır. Babası İmam Zeynel Âbidîn, dedesi İmam Hüseyin'dir. O, Ehl-i Beyt'in ilim ve irfan mirasını gelecek nesillere aktaran büyük bir rehber olmuştur.
"Bâkır" sözü, "ilmi yarıp ortaya çıkaran" anlamında kullanılır. O, insanların hakikati öğrenmesi, cehaletten kurtulması ve doğru yolu bulması için büyük gayret göstermiştir. İlim ile irfanı, akıl ile gönlü birleştiren bir yol göstermiştir.
Muharrem ayı bize yalnızca yas tutmayı değil, Kerbela'nın neden yaşandığını anlamayı da öğretir. Cehalet arttığında zulüm büyür; ilim ve bilinç arttığında ise adalet güçlenir. İmam Muhammed Bâkır'ın yaşamı bunun güzel bir örneğidir.
Bugün kendimize şu soruları soralım:
Bilgi edinmek ve kendimi geliştirmek için çaba gösteriyor muyum?
Duyduğum her sözü araştırmadan kabul ediyor muyum?
Çocuklarıma ve çevreme doğru bilgiyi aktarabiliyor muyum?
İlim ile ahlakı birlikte yaşayabiliyor muyum?
İmam Muhammed Bâkır bize öğretir ki:
Bilgi, insanı yüceltir; hikmet ise bilgiyi gönülde olgunlaştırır.
Muharrem orucunun beşinci gününde cehalete karşı ilmi, nefrete karşı sevgiyi, ayrılığa karşı birliği hatırlayalım.
Allah'ım, bizleri ilimden, irfandan ve hikmetten ayırma. Ehl-i Beyt'in aydınlık yolunu anlayan ve yaşatan kullarından eyle."
Kerbela'nın matemini yaşarken, hakikatin ışığını da gönüllerimizde taşıyalım.
Ya Allah, Ya Muhammed, Ya Ali.
Gerçeğe Hü.

Köln ve çevresi Hacı Bektaşi Veli Cemevi
Dedeler Kurulu adına
Turan Aydın Dede

19/06/2026

Hıdır Ergün Dedemizin Hakk’a Yürüyüşünün 1. Yılında

Yıllarca Cemevimize hizmet eden, alçakgönüllülüğü, sevgisi ve güler yüzüyle gönüllere taht kuran Hıdır Dede, herkes için çok kıymetli bir büyüğümüzdü.

Ama benim için yeri bambaşkaydı..
Aramızdaki bağ, bir büyüğün sevgisinden de öte, bir baba kız yakınlığı gibiydi.
Onun güzel sözleri, nasihatleri ve samimi yaklaşımı benim için her zaman çok değerliydi.

Bana her zaman, “Gülsüm Ana, sen buradan gitmeden Cemevimizi yenile, buraya senden bir eser bırak.” derdi.
Bu sözleri bugün hala kulağımda..

Ne yazık ki Cemevimizin yenilenmiş halini görmeye ömrü yetmedi. Açılış günü gözlerim onu aradı, yüreğim onu büyük bir özlemle andı..

Ruhu şad, mekanı cennet olsun.
Rabbim onu Ehl-i Beyt’e komşu eylesin.

Özlem ve sevgiyle..🙏❤️
Gülsüm Bozdoğan

Photos from Haci Bektas-i Veli Cemevi Köln's post 19/06/2026

Muharrem Matem Orucu – 4. Gün
İmam Zeynel Âbidîn
Canlar,
Muharrem matem orucunun dördüncü gününde, On İki İmamların dördüncüsü olan İmam Zeynel Âbidîn'i anıyoruz. O, Kerbela şehidi İmam Hüseyin'in oğludur.
İmam Zeynel Âbidîn, Kerbela faciası yaşandığında ağır hasta olduğu için savaş meydanına katılamamış, böylece Ehl-i Beyt soyunun devam etmesi ilahi takdirle onun üzerinden gerçekleşmiştir. Kerbela'nın acılarına, çadırlardaki yangınlara, çocukların susuzluğuna ve Ehl-i Beyt kadınlarının esaretine tanıklık etmiştir.
O, kılıçla değil; sabırla, ilimle, dua ve irfanla mücadele etmiştir. İnsanlara Allah sevgisini, ahlakı, merhameti ve kulluk bilincini öğretmiştir. Hayatı boyunca Kerbela'yı unutmadığı, her fırsatta şehitleri andığı rivayet edilir.
İmam Zeynel Âbidîn'in hayatı bize şunu öğretir:
Bazen en büyük direniş, acıya rağmen insanlığını ve inancını koruyabilmektir.
Bugün kendimize şu soruları soralım:
Başımıza gelen zorluklar karşısında sabırlı olabiliyor muyum?
Acılar beni olgunlaştırıyor mu, yoksa öfkeye mi sürüklüyor?
İbadetimi ve insanlık görevlerimi ihmal ediyor muyum?
Kerbela'nın verdiği dersleri hayatıma taşıyabiliyor muyum?
Muharrem matem orucunda sadece susuzluğu değil, Kerbela'da yaşanan büyük imtihanı da hatırlarız. İmam Zeynel Âbidîn'in sabrı bizlere, en zor zamanlarda bile umudu ve hakikati terk etmemeyi öğretmektedir.
"Allah'ım, bizlere İmam Zeynel Âbidîn'in sabrından, ahlakından ve irfanından nasip eyle. Acılar karşısında metanetli, insanlar karşısında merhametli kullarından eyle."
Kerbela'nın hüznü gönüllerimizde, Ehl-i Beyt sevgisi yolumuzda daim olsun.
Ya Allah, Ya Muhammed, Ya Ali.
Gerçeğe Hü.

Köln ve çevresi Hacı Bektaşi Veli Cemevi
Dedeler Kurulu adına
Turan Aydın Dede

Wollen Sie Ihr Schule/Universität zum Top-Schule/Universität in Cologne machen?

Klicken Sie hier, um Ihren Gesponserten Eintrag zu erhalten.

Lage

Kategorie

Telefon

Adresse


Montanusstraße 20
Cologne
51065

Öffnungszeiten

Montag 13:00 - 18:00
Dienstag 16:00 - 18:00
Mittwoch 09:00 - 13:00
16:00 - 18:00
Donnerstag 16:00 - 20:00
Freitag 09:00 - 13:00
16:00 - 18:00
Sonntag 11:00 - 18:00