20/02/2020
20 Şubat 2020
REKTÖRLÜK BASIN AÇIKLAMASI
Rektörün görev süresinin Haziran 2021’de tamamlanacak olmasına rağmen, hükümet değişikliği ve mevcut Vakıf Yöneticiler Kurulu’nun Temmuz 2019’da görev başına gelmesinden sonra, Rektörün, öğrenci sayısını düşürdüğü, Üniversiteyi mali krize sürüklediği ve hükümet karşıtı olduğu gibi gerçek dışı söylemlerle, olumsuz algı yaratılması süreci başlamıştır.
Bu süreçte ortaya çıkan bilgi kirliğine son vermek, Üniversite tarihine not düşmek için aşağıdaki bilgi notunu siz değerli basın mensupları ile paylaşmak istiyorum.
Rektörlüğün hazırlayıp Üniversite Yönetim Kurulu’nun (ÜYK) oyçokluğu ile (1 Dekan hariç) onayladığı 2020 Mali Bütçesinin Vakıf Yöneticiler Kurulu (VYK) tarafından “reddedilmesi” sonrası VYK ile Rektörlük arası ilişkilerin kopma noktasına gelmiş olduğu ve zayıflatılan bu ilişkinin aslında hiç de basit bir durum olmadığı yakinen yaşanmıştır.
13 Eylül 2019’da gerçekleşen 40. Yıl konserini takip eden günler VYK ile Rektörlüğün arasına maalesef siyasetin girdiği bir dönemin başlangıcı olmuştur. Öncesinde de yeni hükümetin kurulması ve VYK’daki değişiklikler sonrasında VYK ile olan ilişkilerimiz istenilen düzey ve kalite de olmasa da Rektörlüğümüz VYK’nın üniversite yönetiminde önemini kabul etmiş ve hep bu yönde hareket etmiştir. Takip eden günlerde birçok olumsuz yaşanmışlık olmasına rağmen 25 Ekim 2019 tarihinde Üniversitemiz açısında büyük öneme sahip Akdeniz Üniversiteler Birliği Genel Kurul Toplantısı’nın DAÜ Rektörlüğü’nün ev sahipliğinde yapıldığı sırada VYK olağanüstü bir toplantı çağrısıyla; “Rektörü görevden alma” girişiminde bulunmuştur. Bu ve benzeri girişimlerin hedefine kesinlikle ulaşmadığı gibi, Rektörlük son altı ay içerisinde, ciddi şekilde taciz, kötüleme, aşağılamaya mağruz kalmış ve bezdirilmeye çalışılmıştır. Bu süreçte, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin yürütme organı olan Rektörlüğün ve tüzel kişiliğinin temsilcisi olan Rektörün icraatları gölgelenmeye, değersizleştirilmeye ve itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştır. Aslında, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin tüm çalışanlarını doğrudan olumsuz etkileyen bu durum, kişisel husumetler, keyfi kararlar, gayrı ciddi süreçler içerisinde, mevzuat ve teamüllere, çoğu zaman aykırı bir şekilde cereyan etmiştir.
Aslında alanlarında başarı ile çalışarak deneyim kazanmış başarılı ve toplum nezdinde saygın kişiler arasından seçilen ve amacı Doğu Akdeniz Üniversitesi’ni geliştirmek olan Vakıf Yöneticiler Kurulu üniversitemizin en yüksek karar organı olarak, yürütmenin başı olan Rektörü dışlayarak üniversitemizin diğer önemli kurul, makam ve süreçlerini atlamış 40 yıl gibi uzun ve zorlu şartlarda oluşturulmuş olan teamüllerini göz ardı ederek kurumun özerk karakterine ve hiyerarşik yapısına zarar vermiştir. Çok uzun bir süreden beridir, Vakıf Yöneticiler Kurulu, maalesef ‘dedikodu mekanizması’ ile kendi başına kararlar almakta olup, mevzuat ve teamüller gereği Rektörü Vakıf toplantılarına çağırması gerekirken, çağırmamaktadır.
Öte yandan, Vakıf Yöneticiler Kurulu, maddi kaynak bulunması ve üniversitemize mali desteğin sağlanması gibi çok önemli bir görevi yerine getirememiştir. Gelirleri sadece öğrenci harçları ve çok büyük gideri maaşlar olan mali yapımızda, bir ‘devlet üniversitesi’ olarak almamız gereken devlet katkısını hükümetin atadığı Vakıf Yöneticiler Kurulu sağlayamamış ve ‘bananeci bir tutum’ içerisinde kalmıştır. Halbuki, Kuruluş Yasamızda, “Vakfın bütçesine, genel giderlerin karşılanamadığı hallerde Bakanlar Kurulu kararıyla Devlet katkısı yapılır” denmektedir.
Çeşitli ambargolar altında var olmaya çalışan Kıbrıs Türk toplumunun bir moral, bir varoluş değeri olan Doğu Akdeniz Üniversitesi birçok uluslararası ortamda ülkemizi ve toplumumuzu siz değerli çalışanlarımızla gururla temsil etmekte ve birçok uluslararası saygın eğitim kurumu ile iş birliği anlaşmaları imzalamaktadır. Buna karşın, Vakıf Yöneticiler Kurulu, gerek temsiliyet, gerek iş birliği ve gerekse tanıtıma ilişkin konularda Rektörlüğün ve kurumun temsili olan Rektörün yetkilerini sınırlandırmıştır. Halbuki, yabancı ve uluslararası kuruluşlarla ilgili anlaşmaları teşvik etmek, yapmak ve onaylamak gibi önemli misyonlar Vakıf Yöneticiler Kurulu’nda iken ‘uluslararasılaşma’ gibi Üniversitemiz için hayati öneme sahip bir konuda, hiçbir destek verilmemiş, engeller konmuştur.
Tüm bunlar ve benzeri koşullar altında, Vakıf Yöneticiler Kurulu tarafından yaşatılan bazı sıkıntılar hatırlatılacak olursa:
· Başlatılan Müdürlük münhal süreçlerinin mülakat aşamasında Rektörlüğe danışılmadan iptal edilmesi
· Rektörlüğün TİS görüşmelerinden dışlanması
· DAÜ ve Rektörü hedef alan itibarsızlaştırma çalışmaları yapan online gazetelere mali boyutu bulunan sözleşmelerin imzalanması (bu konuda Rektörlüğün yazılı uyarılarına rağmen)
· Rektörlüğün İcra yetkisine VYK’nın müdahil olması
· Üniversite içi ve dışına, özellikle politikacılara ve siyasi otoriteye mali tablonun çok kötü hatta üniversitenin batmış olduğu bilgisinin amaçlı biçimde VYK eliyle yayılması
· Maliye Bakanlığı ile uzun uğraşlar sonucu imzalanmış olan protokolün itibarsızlaştırılması için çalışmalar yürütülmesi
· Rektörlüğün bilgisi dışında Döner Sermaye Yönetim Kurulu Yetkilerinin tüzük değişikliği yapılarak Rektörlükten VYK’ya alınması
· Doğa Okullarının sözleşmesinin Rektörlüğün bilgisi dışında VYK tarafından yenilenmesi
· Özellikle, en fazla öğrencimizin bulunduğu ülkelerden biri olan İran ile ilişkilerin engellenmesi ve yıpratılmaya çalışılması
Tüm bu zorlu ve keyfi koşullar altında, şu an itibarı ile:
· Sayısı yirmiyi aşan ülkede, üniversite tanıtımı dijital ortamda ve yerinde yapılan çalışma ve faaliyetler ile sürdürülmektedir. Yapılan çalışma ve faaliyetler sonrasında yeni kayıt yapan öğrenci sayımız 19 Şubat 2020 itibarı ile 637 olmuştur. Bu sayı, geçen yıl ayni gün 617 idi. Gerçekleşen kayıt sayıları yanında, üniversitemiz 2019-2020 Bahar döneminde, uzun bir zamandan sonra, 2048 kabul vermiş bulunmaktadır.
· Terk öğrenci sayılarımızın halen yüksek olduğu bir gerçek ile, 12746 eski öğrencimiz kaydını yapmış bulunmaktadır. Geçen dönem kayıtlı olup kayıt yapması beklenen yeni öğrencilerin yanısıra 3147 eski öğrenci daha bulunmaktadır.
· İçinde bulunduğumuz kayıt döneminde, çeşitli bankalarda bulunan Türk Lirası ve dövüz hesaplarımızda, bugün itibarı ile yaklaşık 210.000.000 TL bulunmaktadır. Söz konusu olan hesaplarda biriken bu paralar, her bir DAÜ çalışanının alın teri ile kazanılmış olup tamamı ile DAÜ için kullanılması gerekmektedir.
Tüm bu zorlu ve keyfi koşullar altında, yakın zamanda, Rektörlük aşağıda belirtilmekte olan ve ilk akla gelen başlıca işleri yapmış bulunmaktadır:
· DAÜ Yasasının Üniversite Kurullarından Geçirilmesi
· Müfredat İlke ve Kuralları Güncellenmesi
· ADEK Ölçütlerinin İlgili Kurullara Götürülüp Değerlendirilmesi
· ECTS Çalışmaları
· Diş Hekimliği Fakülte Binası (DAÜ tarihinde, öz kaynaklarla yapılan ilk bina)
· Tıp Fakültesi Polikliniği Binası
· Çağrı Merkezi ihale
· Barista (Tower Café)
· L’apprenti Restoran
Devam etmekte olan bazı çalışmalar:
· Bilgi Yönetim Ofisi
· Uzaktan Eğitim Enstitüsünün Yeni Derslerle Yeni Coğrafyalara Açılması
· Yüksek Öğretim Kalite Kurulu
· Üniversite Danışma Kurulu
· Akreditasyonların Döngüselliğinin Sağlanması ve Yeni Program Akreditasyonları
· Terk Komisyonu
· Mekan Envanter Sistemi
· Rauf Raif Denktaş Kültür ve Kongre Sarayı-Müze Satış Noktası
Sonsöz olarak
Rektörlüğün VYK ile olan ilişkisinde Yasa, Tüzük ve Yönetmelikler gereği azami gayret gösterilmiş ve her zaman sağ duyu ile hareket edildiğini özellikle belirtmek isteriz. Bazı vakıf üyelerimizin, her ne kadar da etkili ve sürekli olamasa da anlayış ve desteklerinden dolayı kendilerine teşekkür ederiz. Ancak, 5 farklı Vakıf Yöneticiler Kurulu ile çalışmışmış bulunan bir Rektör ve ekibi olarak, DAÜ tarihinde hiç görülmemiş bir muameleye maruz kaldığımızdan dolayı, üniversitemiz adına derin bir üzüntü ve hicab duymaktayız.
Gelinen noktada, üniversitemizin, açık okyanusta bilinmeze doğru sürüklenen bir ‘amiral gemisi’ durumunda bırakılması gerçeğini tüm DAÜ’lüler, Gazimağusa halkı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin algılaması ve düşünmesi gerekmektedir. Rektör ve Rektör Yardımcılarımızın bugün itibarı ile görevlerinden istifa ettiğini bildirir; bu vesile ile tüm çalışma arkadaşlarıma yaklaşık 6 yıl boyunca bizlere vermiş oldukları destek ve işbirliği için teşekkür ederiz.
Saygılarımızla kamuoyunun bilgisine sunarız.