Ece Süeren OK

Ece Süeren OK Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Ece Süeren OK, Personal coach, Istanbul.

Grease denince ben de akan sular durur:))Sandy - Dany - Pink Ladies - TBirdsImmersive Movie MusicalMüthiş deneyim. Gerçe...
31/08/2026

Grease denince ben de akan sular durur:))
Sandy - Dany - Pink Ladies - TBirds

Immersive Movie Musical

Müthiş deneyim. Gerçekten Rydell High School yaratılmış.

Şova gitmeden Müdür McGee den mail alıyorsunuz:))) Şovun içine dahilsiniz. Sahnede katılmcısınız ve filmi tekrar tekrar yaşıyorsunuz. Gidecek olan varsa ayakta bilet alın. Biz arabalarda (drive in ) almıştık ama sürekli 360 derece tasarlanmış sahnelerin önünde dansetmek müthiş. Bu arada oturarak aldığınızda ayağa kalkabiliyorsunız. Hatta özellikle Müdür McGee sizi kaldırıyor:)))

Grease Is The Word!!!!



Ağustos biter Back to School dönemi…

Herşey için teşekkür ederim Ağustos! Hoşgel Eylül!

As You Like It’ten:“The fool doth think he is wise, but the wise man knows himself to be a fool.”“Ahmak kendini bilge sa...
27/08/2026

As You Like It’ten:
“The fool doth think he is wise, but the wise man knows himself to be a fool.”
“Ahmak kendini bilge sanır; bilge ise kendisinin bir ahmak olduğunu bilir.”

Hamlet’ten:
“To thine own self be true.”
“Kendine karşı dürüst ol.”

Romeo and Juliet’ten:
“My bounty is as boundless as the sea, / My love as deep.” “Cömertliğim deniz kadar sınırsız, aşkım da o kadar derin.”

The Tempest’ten:
“We are such stuff as dreams are made on.”
“Bizler, hayallerin yapıldığı maddeden yapılmışız.”

Ve As You Like It’ten belki de en unutulmazı:
“All the world’s a stage.”
“Bütün dünya bir sahnedir.”

Shakespeare’in doğduğu Stratford-upon-Avon’da, onun kelimelerinin izinde yürüdüm. 🎭

Yüzyıllar önce yazılmış ama bugün bile insanın içine dokunan cümleler.

Belki hayat gerçekten bir sahne.
Bazen başrolüz, bazen seyirci.
Bazen âşık, bazen bilge, bazen de kendi gerçeğini göremeyen bir ahmak…

Ama galiba mesele, hangi rolde olduğumuzdan çok, kendimize karşı ne kadar dürüst olduğumuz.

Shakespeare’in doğduğu yerden bana kalan birkaç cümle, bir ömürlük düşünce. ✨

25/08/2026

Bir iskelede yürümenin bambaşka bir keyfi vardır. Ahşap tahtaların arasından denize kısa kısa bakışlar. Her adımda, suyun üzerinde yürümenin tatlı şaşkınlığı. Arada seyrettiğimiz anlamsız korku filmlerinin bilinçaltından yüzeye çıkması ve acaba şimdi bir MEG iskeleyi ısırır mı düşüncesi😂

İlk iskeleler teknelerin yanaşması ve yüklerin taşınması için yapılmış. Zamanla yürüyüş yollarına, tiyatrolara ve eğlence alanlarına dönüşmüşler. Viktorya döneminde insanlar en güzel kıyafetlerini giyip, yürüyüş yapıyor, müzik dinliyor ve denizin iyileştirici gücüne inanıyordu.(bir deniz kızı olarak iyileştirici gücüne hala inanıyorum)

“Bir zamanlar Birleşik Krallık kıyılarında 100’e yakın iskele varmış. Bugün yaklaşık 62’si ayakta. Her biri İngiliz sahil kültürünün, yavaşlamanın ve ‘blue mind*’ın yaşayan parçaları.”

Bu sayı, tüm “pier” türlerini değil, özellikle tarihsel olarak İngiliz sahil kültürünün parçası olanları ifade ediyor. Balıkçılık, liman veya ulaşım amacıyla kullanılan her iskele bu sayıya dahil değil.

1898’deki uzatmayla dünyanın en uzun iskelesi unvanını kazanan Southend Pier’de yürürken, ayaklarım ahşap zeminde, önümde deniz, arkamda şehir…Karadan uzaklaştıkça zihnimdeki gürültünün azaldığını fark ettim.

Bugün doğada, özellikle suyun yakınında zaman geçirmenin stres ve zihinsel yük üzerinde olumlu etkileri olduğunu biliyoruz. “Blue mind” dediğimiz o hâl, zihnimizi yavaşlatıyor; ufuk ise bize sonsuz olasılıkları hatırlatıyor.

Suya baktığımızda her zaman cevaplar bulmuyoruz. Sorularımızın biraz uzaklaştığını hissediyoruz. Ama sorunlardan kaçmıyoruz. Yüzleştiğimiz, her zaman daha fazla üretmek, daha hızlı karar vermek ya da bir problemi hemen çözmek zorunda olmadığımız.

İhtiyacımız olan şey çözmeye çalışmayı bırakmak.

Biraz daha az yapmak.Biraz daha yavaşlamak.Biraz daha derin nefes almak.

Kendimize, düşüncelerimizin arasında kaybolmadan durabileceğimiz bir alan açmak.

Bazı yollar bizi bir yere götürmek için değil!

 ☀️ Size 50 gündür yağmur yüzü görmeyen Londra’dan Hyde Park görüntüleri getirdim. Pazarları bir gelenektir :-) Hyde Par...
16/08/2026

☀️
Size 50 gündür yağmur yüzü görmeyen Londra’dan Hyde Park görüntüleri getirdim. Pazarları bir gelenektir :-) Hyde Park’ta yürümek bir kahve içmek yeşilliğin içerisinde keyif yapmak🧿ama bu sefer çimler kurumuş , yeşillik gitmiş etraf toz toprak çöle dönmüş. Ağaçlar yapraklarını sökmüş.
3.videoda herşey net:(

İtalyan bahçesi içinde biraz yeşillik kalmış.

Sadece Hyde Park değil, Regent’s Park, Primrose Hill o koskoca yeşil, nefes alanları 2,5 ayda yaşanan aşırı sıcaklıklar (İngiltere için aşırı) nedeniyle kurumuş😞 Mayıs’ta buradaydım. Yemyeşildi…

Londra, Haziran ortasından bu yana yaklaşık 50-54 gündür ölçülebilir yağış almadı. Environment Agency verilerine göre Londra ve Thames bölgesi dahil İngiltere’nin üçte ikisinden fazlasında resmi kuraklık ilan edildi. Hyde Park ve Kew Gardens gibi ünlü yeşil alanlar kuraklık nedeniyle sararıp kahverengiye döndü. Evlerin bahçelerinde hortumla sulama yasakları getirildi.

Yağmurlar başlayınca bakalım ne zamana toparlayacak?

Su 💧 hayattır.

  İnsan bazen tatile çıkınca değil, sonunda güvende hissedince hastalanıyor.Beden, uzun süre “dayanma” modunda kaldıktan...
09/08/2026


İnsan bazen tatile çıkınca değil, sonunda güvende hissedince hastalanıyor.Beden, uzun süre “dayanma” modunda kaldıktan sonra güvenli bir ortama geçtiğinde alarmdan onarıma geçmeye çalışır.

Bunu her yoğun dönemin sonunda yeniden öğreniyorum. Aylardır hayalini kurduğum bir yerdeyim. Ama geldiğim günden beri, baş ağrısı,boğaz ağrısı, göz ağrısı, burun akıntısı, baş dönmesi… Tüm ekip tamam 👌

Aylarca koşturuyorsun.
Yetiştiriyorsun.
Karar veriyorsun.
Çözüyor, organize ediyor, devam ediyorsun.

Bedenin bir yerlerden sinyal veriyor ama sen duymuyorsun.

Çünkü zihnin diyor ki:

“Şimdi değil. Duramam. Bunu da bitirelim.”

Sonra o gün geliyor.

İşler bitiyor.
Valiz hazırlanıyor.
Uçak kalkıyor.
Bir otele, bir eve, başka bir şehre varıyorsun.

Ve beden:

“Tamam. Şimdi durabiliriz.”diyor VE gelen misafirler.

Baş ağrısı.
Boğaz ağrısı.
Halsizlik.
Uyku ihtiyacı.
Bazen bir enfeksiyon…

Bunun yalnızca psikolojik bir hikâyesi yok.

Yoğun stres dönemlerinde kortizol ve adrenalin gibi stres hormonları bizi ayakta tutuyor. Uzun süreli stres ise bağışıklık sistemini ve bedenin toparlanma kapasitesini etkileyebiliyor.

Üstelik bazen hastalık çoktan başlamış oluyor; biz onu ancak durduğumuzda fark ediyoruz.

Dinlenmek, yoğunluğun ödülü değildir.
Sürdürülebilir performansın ön koşuludur.

Ve sıkı durun! DİNLENMEYE DE HAZIRLANMAK GEREKİR!

Tatile çıkmadan birkaç gün önce tempoyu azaltmak.
Uykuyu toparlamak.
Son ana kadar yeni işler almamak.
İlk tatil gününü programla doldurmamak.
Bedeni hareket ettirmek ama zorlamamak.
Ve en önemlisi…

Kendimize, ancak her şeyi tamamladığımızda dinlenmeye hakkımız olduğunu söylememek.

Çünkü hiçbir zaman her şey tamamlanmıyor.

Peki ben bu sefer ne yaptım? Son ana kadar toplantı, koçluk, rapor…

Hayatın en büyük wellbeing derslerinden biri 👇

Bedenimizin bizi durdurmasını beklemeden durabilmek. Ve tam öğrendim dediğiniz anda sınanmak! Enerjiniz olması, yapabiliyor olmanız yapmanız gerektiğini göstermez.

Şimdi bu yazı ile bu yılın ilk 7 ayı bunu unutmuş biri olarak hem kendime hem size hatırlatmak istiyorum 🤟🏾

Ben atladım, siz siz olun atlamayın!
İyi Pazarlar 👋

Ağustos bize yalnızca tatili değil, unuttuğumuz bir yetkinliği hatırlatıyor: Yenilenebilmek.LinkedIn’de Salı günleri yay...
04/08/2026

Ağustos bize yalnızca tatili değil, unuttuğumuz bir yetkinliği hatırlatıyor: Yenilenebilmek.
LinkedIn’de Salı günleri yayınladığım bir Seyir Defterim var. Geçen ayın ilk haftasında Seyir Defterinde yeni bir kavramdan bahsetmiştim.
💫 Organizasyonel Enerji.
Şirketlerin finansal sermayeleri kadar, insan enerjilerini de yönetmeleri gerektiğini; geleceğin rekabet avantajının yalnızca strateji, teknoloji veya sermaye değil, insanların tükenmeden yüksek performans gösterebilme kapasitesi olacağını savundum.
Seyir Defterinin ilk Ağustos sayfasında ise o düşüncenin doğal devamına geçmek istiyorum.
✳️ Yenilenebilmek.
Çünkü enerji tek başına oluşmaz. Enerji, ancak yenilenebildiği kadar sürdürülebilir.
Ve tam da bu yüzden Ağustos ayı, organizasyonlar için takvimdeki en yanlış anlaşılan aylardan biridir. Çoğumuz Ağustos’u “izin dönemi” olarak görüyoruz. Oysa mesele sadece izin yapmak değil.
Mesele gerçekten yenilenebilmek. VE, Dinlenmek ile Yenilenmek Aynı Şey Değil!
“İki hafta tatil yaptım ama döndüğümde daha da yorgundum.”
Bunu hepimiz yaşamış olabiliriz.
Çünkü dinlenmek (rest), yenilenmek (recovery) anlamına gelmiyor.
İş psikolojisi alanında uzun yıllardır çalışan Jim Loehr ve Tony Schwartz’
‘Yüksek performans, sürekli çalışmanın değil; ritmik yenilenmenin sonucudur.’ derler.
Performans, yüklenme ile toparlanma arasındaki döngü sayesinde gelişir. Tüm sporcuların çok iyi bildiği gibi. Ama, iş dünyası henüz bu formülü yeterince uygulamıyor.
💫Gallup’un araştırmaları çalışanların stres seviyelerinin yüksek olduğunu gösteriyor. Ancak sorun yalnızca stres değil➡️Toparlanamamak!
Çünkü; aslında sadece çalışmıyoruz. Mesajlara cevap veriyoruz. Bildirimleri takip ediyoruz. Yapay zekâ araçlarını öğreniyoruz. Çocukların yaz tatilini planlıyoruz. Yaşlanan ebeveynlerimize destek oluyoruz. Dahasını da yapıyor da yapıyoruz.Ve bütün bunların arasında zihnimiz neredeyse hiç “boşta” kalmıyor.
Dr. Saundra Dalton-Smith, yıllardır önemli bir ayrım yapıyor.İnsanlar yalnızca fiziksel olarak yorulmuyor.
Zihinsel,Duygusal,Sosyal,Duyusal,Yaratıcı Ve hatta “amaç” açısından da tükenebiliyor.
☝🏿 2 haftalık tatil, her zaman 2 haftalık iyileşme değil☝🏿
Devamı Linked’ın de🤗

Address

Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ece Süeren OK posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The School

Send a message to Ece Süeren OK:

Shortcuts

Share

Category