Yüzakı İhtisas

Yüzakı İhtisas

Share

İhtisas Eğitimi

10/05/2025

11 MAYIS PAZAR SAAT 10:00'DAN İTİBAREN YOUTUBE YÜZAKI YAYINCILIK KANALIMIZDAN CANLI YAYINLANACAKTIR.

06/05/2025
22/10/2024

Filistin Dâvâsının Müdafii Yahya Sinvar’ın Şehâdetine Tarih

Ölmedin Yahya Sinvar;
Filistin’de sesin var;
Zâlimin ensesinde,
O güçlü nefesin var!..

Göz kırpmayan cesaret,
Kabul etmez esaret,
Elbet bulacak nusret,
Hayalin, hevesin var!..

Gazze vîrân olsa da,
Dinmeyecek bu nidâ,
Susmayacak bu sadâ,
Çünkü zafer kesin var!

Ne müthiş bir bilmece,
Şehâdette sır yüce!
Sana hayran binlerce,
Gönülde mâkesin var!

Haksızlar gülmez diyen,
Kurbansız olmaz diyen,
Şehidler ölmez diyen,
Şân-ı mukaddesin var!..

Benzeyip Can Ahmed’e,
O Nebiyy-i Emced’e,
Tekrar tekrar gelip de,
Şehîden ölesin var!..

Kabzolunsa da cânın,
Ölmedin Yahya Sinvar;
«Hak katında cinânın,
Yârân-ı akdesin var!..» 1446

حق قاتنده جنانك
ياران اقدسك وار

14/09/2024

En büyük lütuf desen derim,
Gül Muhammed ümmetindenim...
Başka hangi bahşı isterim,
Gül Muhammed ümmetindenim...

Var mı böyle başka bir şeref,
Var mı söyle böyle bir hedef,
İnciden değer bulur sedef,
Gül Muhammed ümmetindenim...

Kalbimiz atar Medîne'de,
Her hüzün silindi sînede,
Kaygılar silindi karnede,
Gül Muhammed ümmetindenim...

Böyle nimetin hesâbı var,
Şükrü neyledin hitâbı var,
Dilde pür hicab cevabı var,
Gül Muhammed ümmetindenim...

Kandiliniz mübarek olsun...

20/08/2024

Mütefekkir, yazar Ersin Nazif GÜRDOĞAN
Beyefendinin Vefatına Tarihler...

Kalemle hizmet etti,
Ümmete Nazîf Ersin...
Tertemiz gayret etti,
Millete Nazîf Ersin...
Tarih duayla geldi:
«Rahmete Nazîf Ersin!» (2024)
رحمته نظيف ايرسين

Döndü Nazif Gürdoğan, Mevlâ’ya,
Âşıktı irfâna, mâverâya,
Vefatına tarih şu duâdır:
«Nazîf Ersin ebvâb-ı Me’vâ’ya...» (1446)
نظيف ايرسين ابواب مأوايه

Lutfun sığmaz adede yâ Hû,
«Nazîf Ersin medede Yâ Hû!..» (1446)
نظيف ايرسين مدده يا هو

31/07/2024

MAZLUM FİLİSTİN DÂVÂSININ MÜDÂFİİ
İSMAİL HENİYE’NİN ŞEHÂDETİNE TARİH

Sûikastle anılır,
İsrail oğulları...
Şehâdetle can bulur,
İsmail oğulları...*

Târihe geldi «racül»**,
Ölse de hep var sayın!
«Kurban oldu İsmail,
Nusret bayramı yakın!» (1791+233:2024)

قربان اولدى اسماعيل
نصرت بايرامى ياقين

Sevdâ bildi cefâyı,
İsmail Heniye,
Sayar şehid olmayı,
Yüce Hak’tan hediye... (1446)

سودا بيلدي جفايى
اسماعيل هنيه
صايار شهيد اولمه يى
يوجه حقدن هديه

*Muharref Tevrat ve şerhlerinde, Araplar ve Hazret-i Peygamber’in risâleti, İsmail oğulları ifadesiyle yer alır.
**Racül; adam, yiğit, erkek demektir.

14/07/2024

Trump Suikastına Tarih

Dünyayı bırakıp eli böğründe,
Kalabilmek var mı sakin ve zinde?
Ettiğini bulur, o sinsi parmak,
Kürevî ya malum, artık bu oymak!..
Karışsın istersen Asya, Afrika,
Elbet sana döner, darbe, tefrika...
Dünya avcumdadır diyenler nerde?
Kibirdir gözlere en kalın perde...
Trump için değil, belki beldesi,
«Eli kulağında, ölüm müjdesi...» 1446

الى قولاغنده اولوم مزده سى

Photos from Yüzakı İhtisas's post 20/05/2024



چاقیلدی فاجعات سیسندە ایران رئیسی
Çakıldı fâciat sisinde İran Reîsi... 1445

13/05/2024

Ömer Nasuhi Bilmen'in İlmihalinde toplumsal cinsiyet makalesini okudum.

Makale yazarı, hiçbir ayrım gözetmeden doğrudan âyet ve hadis temelli yani değil Bilmen hoca, 4 mezhebin bütün fukahânın ittifak ettikleri, İslâm'ın temel hükümlerini bile tenkit edebilmiş.

Ben sandım ki, ayet ve hadisleri dışarıda tutmuştur, içtihâdî tercihleri seçerek tenkit etmiştir. Hayır bam güm dozer gibi dînin alanına giriyor.

Din sosyolojisi branşı vahyi tenkit locası mıdır? Din sosyolojisini doğru dürüst yapan hocalara büyük iş düşüyor.

"Kutsal kitapların çoğu erkek egemen tarihsel ve toplumsal bağlamlarda ortaya çıktığı için,"

Şu giriş cümleciğine, Kur'ân'ı beşer mahsûlü gören oryantalist dil hâkim değil mi? Ortaya çıkmak ne demek? Nâzil olmadı mı? Vahiy değil mi? Vahiy indiği ortamın anlayışını kabullenir mi? Onda zulüm varsa benimser mi? Onu düzeltmez mi? Sanki vahiy miladî 7. asrın kadınlara biçtiği her şeyi alıp dinleştirdi mi? Nice yanlışı kaldırmadı mı?

Makalenin başlığına Bilmen yazınca, sanki Bilmen hocanın kendi tercihlerini tenkit etmiş gibi anlaşılıyor. Okuyunca bir bütün olarak İslâm'ı tenkit ettiği anlaşılıyor. Verdiği malzemede sadece Bilmen'e mahsus görüş ve tercih hemen hemen hiç yok.

Sonra illa tenkit edeceğim diye müsbet hususları bile kadının aleyhine yorumlamak nedir? Okuyalım:

"Cenazelerin kefenlenmesi konusu ile ilgili olarak kadınların kefenlerinin zengin olsalar bile kocalarına ait olduğu hükmü (s. 293), yine erkeğin toplumsal statüsü ve rolleri ile bağlantısı açısından okunabilir. Bu tür toplumlarda ekonomik faaliyetler yürüterek bireysel mülk edinmek ve buna bağlı olarak mali sorumluluklara sahip olmak bir erkek işi olduğu için kadınlar ailelerindeki erkeklerin sorumluluğunda görülür. Dolayısıyla kadınlar büyük ölçüde mülkiyet edinme ve tasarrufta bulunma konusunda erkeklerin insafına ve iznine tabi olurlar."

Bir kişiye kendi masraflarını ödetirseniz mi mülkiyeti olur ödetmezseniz mi? Yani çalışanınıza "Öğle yemeğini müessese öder." diyorsunuz, o da diyor ki "Bize ekonomik faaliyet hakkı vermiyorlar!"

Kadının masraflarını koca öderse, mülkiyeti de ayrı tutan fıkıh anlayışına göre, kadın masraf yapmadıkça elinde gelir birikir. (Miras, mehir, hediye, çalışma vs.) O zaman son cümle koca bir iftira. Bugün feminizm güçlendikçe kadınların ortak bütçedeki mükellefiyetleri artıyor. Bugün kadınlar çekip başka limanlara giden ex-kocalarının evlatlarını bin bir zahmetle büyütüyorlar. Ama sosyologlarımız böyle problemlerle uğraşmak yerine vahyi taşlamakla meşguller.

Yani yazarımız, ilmihaldeki erkek aleyhine, kadın lehine bir cümleyi bile aleyhte yorumlamayı ve bir iftiraya dönüştürmeyi başarmış.

Genç kadınların fitne oldukları söylemi.... demiş. Bugün yurt dışarıdan gelen erkeklerin sokaktaki kadınların videolarını çektikleri şikâyet edilmiyor mu? Tecavüzler, tacizler, me too'lar nedir? Fitne ne demek? Tehlike demek, musîbet demek, imtihan demek... Yıllar önce Barack Obama'nın bile gençleri sosyal medyada mahrem görüntü paylaşmamak ile alakalı uyaran kamu spotunu izlemiştim. Obama hıristiyan bile değil ateist. Şehir emniyetinin sağlanması, bu husustaki tedbirleri bir miktar gevşetti. Fakat eskiden mahremsiz yola çıkma, yanlış anlaşılacak işler yapma, sen dulsun ön plâna çıkma gibi ikazlar yapılması gayet normal idi.

Tenkit etmeye bahane aranınca her şey malzeme... Yemin bahsinde, dövmemeye yemin edip... kısmı kadına şiddetin kanıksanmasına örnek denilmiş. Peki tam tersinden bakıp "toplumdaki yanlışların gizlenmemesi, saklanmaması, dövmedim ki, saçını çektim deyip keffaretten kaytarmasına izin verilmemesi" diye ele alınamaz mıydı?

Muhtemelen bugün bir ilmihal yazan kişi bu örnekleri kitabına koymaktan "sizin gibiler" yüzünden çekinecektir. Yani sözde sosyologlara malzeme vermeyecektir. Her sene diyanete sorulan tuzak sorulardan illallah geldi çünkü.

Fakat Hanefî fıkhı, yaşanmamış farazî sualleri bile cevaplamıştır. O faraziyat içinde dövmeye yemin de olur, dövmemeye yemin de olur. Bunlara yer vermek, bak kanıksamışlar diye yorumlanamaz. Yorumlanırsa, yorumlayanın cahilliğini gösterir. (Meşhur Hanefî İhtiyar / Muhtar kitabında bir kimse uçacağım diye yemin etse diye örnek var. Uçmayı kanıksamışlar!)

Kaldı ki, Kur'ân, hanımını dövmeye yemin eden Eyyub aleyhisselâma Cenâb-ı Hak tarafından öğretilen bir şer'î bir çareye yer vermiştir. (Sâd Sûresi)

Makale yazarını google'ladığınızda başörtülü bir akademisyen olduğu anlaşılıyor. Makalesine niye şu bahsi almamış acaba:

Niye kadınla erkeğin örtmeleri gereken avret mahalleri farklıdır?

Yazar eleştirdiği ilmihalde yazan avret mahalli tarifine uymakta.
Elhamdüilllâh.

Uyuyor çünkü din böyle belirtmiş. Vahiy böyle söylemiş. Allah ve Rasûlü böyle söylemiş. Bilmen'in ne haddine hüküm uydurmak? Bilmen avret mahallini anlatırken nereden besleniyorsa, namaz hizasını anlatırken de oradan besleniyor.

Yani tenkit ettiğiniz,
•Kadınların saf hizasında arkada olmaları,
•Mahremsiz seyahat etmemeleri,
•Yaşlı kadınlarda hükmün bir derece hafiflemesi
•Cumanın kadınlara farz olmaması
•Erkeğin kadına kadının erkeğe benzemesinin yasaklanması
bunlar da ayet ve hadislerle kaim. Tıpkı riâyet ettiğiniz tesettür gibi...

Ha nasıl oldu da ilmihalimize böyle fütursuzca saldırılır oldu, kaynaklara bakarsanız anlarsınız... Yerli ve yabancı gavurlar, biraz da Ankara ilahiyat... Yetmez mi?

12/05/2024

İsmail Kandemir Hocanın Vefatına Tarih

Şuurlu bir muallim, dâvâ sahibi insan,
Hak çağırdı İsmail Kandemir'i pür îman...

Ömrünü vakfeyledi, ecdad vakıflarına,
Bursevî, Ayasofya, şahit vasıflarına...

Yâ Rab, mescidlerine sahip çıkan kulunu,
Firdevs cennetlerine, lutfen yerleştir onu...

Üçler gelip tarihi, hikmet ile söyledi:
«Kariye'de salâtı duydu vefât eyledi.» 1442+3:1445

05/05/2024

Büyük zaferler, hep büyük fedakârlıkların ardından gelmiştir. Bugün yeryüzünde yaşanan acılar ve çekilen sancılar, bilhassa Gazzeli din kardeşlerimizin dâsitânî sabır ve tahammülleri de, -inşâallah- bütün insanlık nezdinde, büyük doğuş ve uyanışların müjdecisi olur.

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi

Want your school to be the top-listed School/college in Istanbul?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Category

Telephone

Address

Atayolu Caddesi Duygu Sokak No 13 Sancaktepe
Istanbul