Sadabad Yurdu

Sadabad Yurdu

Share

Milletimizin özlediği gençliğin yetiştirilmeye çalışıldığı ilim yuvaları.

31/10/2025

Kağıthane inşaatı son durum
Sadabad Yurdu
sadabad.org

31/10/2025
15/09/2024

Kagıthane Sadabad Hepimizin Projesi

Bir neslin ıslahı, kötülerin imhasıyla değil, yeni neslin eğitim ve terbiyesiyle mümkündür.
Bu sözün düsturunu kendisine rehber edinenlerin öncülüğünde Kağıthane Seyrantepe Eğitim ve Kültüre Hizmet Derneği olarak temel görevimiz, eğitim, sağlık, kültür ve sanat alanlarında faaliyetlere destek olmaktadır.

Vizyonumuz
Eğitimde Öncü Olma
İnsana Değer Verme
Kaliteli Eğitim
Topluma Katkı Sağlama
Sürekli Gelişim ve Yenilik
Misyonumuz
Öğrenci Merkezli Eğitim
Ahlaki Değerlerin Kazandırılması
İşbirliği ve Dayanışma
Sürekli Eğitim ve Gelişim
Geleceğe Pozitif Etki

Eğitimde Öncü Olma:
Yeni Saâdabad Talebe Yurdu olarak vizyonumuz, eğitimde öncü olmak ve öğrencilerimize sadece akademik değil aynı zamanda ahlaki, kültürel ve sosyal yönden de en iyi şekilde hazırlanan bireyler yetiştirmektir.

İnsana Değer Verme:
Misyonumuz, tüm faaliyetlerimizde insanı merkeze alarak, onların potansiyelini en üst düzeyde geliştirme ve insanı değerli kılma amacıyla hareket etmektir.

Kaliteli Eğitim:
Amacımız, modern eğitim yöntemleri ve teknolojik altyapı ile desteklenen kaliteli bir eğitim sağlamak, öğrencilerimizin akademik başarılarını artırmak ve onları hayata daha iyi hazırlamaktır.

Topluma Katkı Sağlama:
Topluma faydalı bireyler yetiştirme hedefimizle, öğrencilerimizi sadece bireysel değil toplumsal sorumlulukları da bilen ve yerine getiren bireyler olarak yetiştirmeyi amaçlıyoruz.

Sürekli Gelişim ve Yenilik:
Vizyonumuz, sürekli gelişim ve yenilik üzerine kuruludur. Eğitim anlayışımızı ve yöntemlerimizi sürekli olarak gözden geçirip güncelleyerek, öğrencilerimize en iyi eğitimi sunmayı hedefliyoruz.

Öğrenci Merkezli Eğitim:
Öğrencilerimizin ihtiyaçlarını anlamak ve onların bireysel yeteneklerini desteklemek temel misyonumuzdur. Her öğrencinin öğrenme tarzına uygun eğitim sunarak potansiyelini en üst seviyeye çıkarmayı amaçlıyoruz.

Ahlaki Değerlerin Kazandırılması:
Misyonumuz, öğrencilere sadece akademik değil aynı zamanda ahlaki değerleri de kazandırmak ve onları etik değerlere sahip bireyler olarak yetiştirmektir.

İşbirliği ve Dayanışma:
Toplumsal dayanışma ve işbirliğini teşvik ederek, öğrencilerimizin sosyal becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmayı hedefliyoruz. Bu sayede onların hem bireysel hem de toplumsal düzeyde başarılı olmalarını destekliyoruz.

Sürekli Eğitim ve Gelişim:
Misyonumuz, öğrencilerin öğrenmeye ve gelişmeye devam etmelerini sağlamak için sürekli eğitim fırsatları sunmaktır. Bu şekilde öğrencilerimizin hayat boyu öğrenme alışkanlığı kazanmalarını destekliyoruz.

Geleceğe Pozitif Etki:
Temel amacımız, öğrencilerimizi donanımlı, özgüven sahibi ve topluma katkı sağlayan bireyler olarak yetiştirerek geleceğe olumlu bir etki yapmaktır

sadabad.org

Photos from Sadabad Yurdu's post 31/10/2023

Bir gece ansızın (3gunde)
Sökülsede SADABAD
Bu dava, olur SADRA ÂBÂD

Şifadır gönle SADABAD
Başka Bir gecede,
Başlayıverir elbet HAKİKAT .

31/10/2023

Kagıthane Sadabad Yurdu 'muzu yeniden imar ediyoruz..

31/10/2023

Kağıthane Sadabad Yurdu muzu yeniden imar ediyoruz.
www.sadabad.org

Photos from Sadabad Yurdu's post 17/08/2023

https://www.dunyabizim.com/m/gezi-mekan/hafizlar-yetisiyor-simdi-bu-tekkeden-h17456.html
Hafızlar yetişiyor ""*(DU)* 15 Ağustos 2023 tarihine kadar """ şimdi bu tekkeden

Nişanca'daki Şeyhülislâm Mustafa Efendi Tekkesi vakıf amacına uygun hizmette bulunduğuna inandığımız bir mekan.
Bugün hafız-ul kurra yetiştiren bir hüviyete sahip olan tekkeye dair yazdı Nidayi Sevim..

Eyüp’te son yıllarda birçok tarihî eser restore edildi. Bunların içinde hatırı sayılır miktarda tekke ve medrese var. Hatuniye Tekkesi, Bahariye Mevlevihanesi, Sertarikzade Tekkesi, Afife Hatun Tekkesi, Şeyh Murad Buhari Tekkesi ve Caferpaşa Medresesi ilk aklıma gelenler. Bunların bir kısmı Eyüp Belediyesi tarafından işletiliyor. Bir kısmı da vakıf ve derneklere tahsis edilmiş durumda.

Bu mekânların bazıları maalesef tekke kültürüyle, medrese adabıyla alakası olmayan bir biçimde faaliyet gösteriyor. Asıl olan bu vakıf eserlerinin mimari yönden ihya edildiği gibi işlevsel yönden de amacına uygun olarak kullanılması değil mi?! Bu minvalde M. Şevket Eygi bir yazısında şöyle diyor: “Vakıflar idaresi eski tekkeleri, medreseleri restore ediyor ve bunlar, kafiyelerdeki şartlara riayet edilmeksizin birtakım derneklere, vakıflara veriliyor. Bir bina tekke olarak vakfedilmişse tekke olarak kullanılacaktır. Bir medrese binasında din ilimleri okutulup icazetli hoca yetiştirilecektir.
Bir darülhadîste yüksek seviyede hadis eğitimi ve araştırmaları yapılacaktır.
Tekke, medrese, darülhadîs, imaret gibi vakıf binaları, ancak ve ancak vakfiyelerindeki şartlara göre kullanılabilir. Öyle rastgele alakasız derneklere verilemez. Vakıflara, vakfiyelere riayet edilmezse sille iner, tokat yenir.”

Bir Nakşibendi tekkesi olarak biliniyor

Geçtiğimiz yıllarda restore edilip faaliyete başlayan Şeyhülislâm Mustafa Efendi Tekkesi de, Eygi'nin bahsettiği şekilde vakıf amacına uygun hizmette bulunduğuna inandığımız bir mekan... Nişanca semtinde, Baba Haydar Camii'nin hemen ilerisinde yer alan tekkenin bânisi Feyzullah Efendizâde Şeyhülislâm Seyyid Mustafa Efendi’dir. Şeyhülislam Tekkesi Mescidi olarak da bilinir. 18. yy’da yapılan en nadide ve güzel eserlerden biri olarak nitelendiriliyor. Kesme küfeki taşıyla inşa edilen giriş kapısının basık kemeri üzerinde tekkenin inşa tarihi “1157 - 1744” olarak verilmiş. Metin, Kâtibzâde Mehmed Refî Efendi hattı ile hazırlanmış. Ta‘lik hatlı bir manzum kitâbedir. Şairi ise Bosnalı Halis Mehmed Efendi’dir.

Bâninin oğlu Kazasker Seyyid Abdullah Efendi mescid-tevhidhâne ve minber ekleyerek bu tekkeyi camiye dönüştürmüş, ortadan kalkmış bulunan ahşap harem binası da XIX. yüzyılın ikinci yarısında yeniden inşa edilmiş. Nakşibendîliğe bağlı şekilde faaliyete geçen tekke sonuna kadar bu özelliğini korumuş. İlk postnişinTokatlı Şeyh el-Hac Mûsâ Efendi’dir (ö. 1160-1747). Kabri Tekke’nin hemen aşağısındaki hazirededir. Mûsâ Efendi’den sonra birçok şeyh efendinin hizmette bulunduğu tekkede son olarak Halvetîliğin Uşşâkī kolundan hilâfeti olduğu anlaşılan Şeyh Ali Efendi, oğlu Şeyh Mehmed Hasib Efendi (ö. 1890) ve torunu Şeyh Mehmed Râsih (Kartal) Efendi görev yapmış.

Tekkenin inşasında I. Mahmud döneminde Osmanlı mimarisinde hâkim olmaya başlayan barok üslûp yerine klasik üslûbun tercih edilerek yaşatılması dikkat çekicidir. Şeyhülislâm Mustafa Efendi Tekkesi, bu yönüyle Osmanlı mimarisinde klasik çizgiyi temsil eden son yapılarından biri olarak önemli bir yere sahiptir. Semahane ve derviş hücrelerinin bulunduğu kargir bina, geniş bir alanın ortasındadır. Dış avlu kapısından geniş avluya girilir. Bu ön avlu geçilerek tekkenin kapısına gelinir. Kesme taştan yapılmış bu yüksek kapının sol tarafında Nakşî taçlı iki adet mezar taşı yer almakta. Bunlardan biri Behçet Ali el-Konevi’ye ait. Üzerinde Mehmed Emin Efendi hattı ile yazılmış şu ifadeler yer alıyor:

Haze’l-kabr’il-merhumü’l-mağfur

El-Hacc eş-Şeyh Hafızu’l-Kur’an

Ali el-Uşşaki En-Nakşibendî evlad-ı

Al-i Hüsyni hülefa-i men

Hazret-i Behçet Ali el-Konevi

Kuddise sırruhu’l-veli el-Fatiha

1279-1862

Diğer mezar taşı ise Ali el-Uşşaki el-Nakşibendî Efendi’ye ait. Kitabesinde şu ifadeler yer alıyor:

Es-seyyid Eş-Şeyh Mehmed Hasib Efendi bin

eş-Şeyh Es-seyyid Ali el-Uşşaki

el-Nakşibendi Efendi (1308-1891)

Şadırvan avlusunun ortasında sekiz yüzlü bir şadırvan bulunmaktadır. Avlunun dört tarafında derviş hücreleri vardır. Bugün hafızlık yapan öğrenciler buralarda ders çalışıyor. 26 kubbesi vardır.

"Çıkmış İslam bülbülleri, öter Allah deyu deyu"

Bazı önemsiz tâdilât hariç özgün haliyle XX. yüzyıla ulaşan tekke zamanla harap olmuş, 1970’lerde Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce esaslı bir onarıma tâbi tutulmuş. Ancak yeni bir işleve tahsis edilmediğinden bazı şahıslarca işgal edilen tekke, 2000’li yıllara gelindiğinde madde bağımlılarının mekânı haline gelmişti.

2008 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü olur'u ve bir sivil toplum kuruluşunun girişimiyle tekrar restorasyona alınan tekke, an itibarıyla hafız-ul kurra yetiştiren bir hüviyete kavuştu.

Zaman zaman Eyüp’te onarım gören tarihi eserleri ziyaret ederim. “Çalışmalar ne aşamada? Bir ilerleme kaydediliyor mu?” diye merak ederim. Hatırladığım kadarıyla 2008 yılıydı. Altı ayda bir olsa da Şeyhülislâm Mustafa Efendi Tekkesi'ne yine uğramıştım. Şantiyede görevli arkadaş ısrarlarıma dayanamayıp malumat vermişti. Mesela yaklaşık otuz yıl atıl kalan bu mekândan 500 kamyon çöp ve molozun çıkmasını hiç unutmam. Ve ne kadar feci bir dönemden geçtiğimizi düşünürüm.

Hatırı sayılır bir meblağla hayata geçirilen bu mekânın finansmanı tamamen samimi ve duyarlı müminlerin katkısı ile mümkün oldu. Bedenen yapılan fedakârlıkları hiç hesap etmiyorum. Zira bahsettiğimiz çöp ve molozlar, kamyonlara, gönüllü insanlar tarafından bedelsiz yükleniyordu. Devlet sadece enkaz halindeki yeri teslim etmişti. Buna da şükür. Sabırla çekilen sıkıntıların, yorucu ve uzun bir sürecin sonunda Allah yardımını eriştirdi. Şimdi hafız adayları kuşlar gibi cıvıldıyor bu cennetten inme Eyüp Sultan’ın sessiz köşesinde. Hafızlık yapan bir kardeşime şöyle dedim: “Dünyanın bütün rütbelerinden üstün bir rütbeniz olacak. Umarım bunun farkındasınızdır.” O ise tebessüm ederek önüne baktı.

Böyle güzellikler meşheri bir yeri görmek istiyorsanız biraz zahmete katlanmalısınız. Eyüp Sultan merkezden on dakikalık bir mesafede olan tekkeye ulaşıp biraz nefeslendikten sonra tepede sizi Şeyh Murad Buhari Tekkesi, Abdülmecid Sivasi Türbesi gibi başka sürprizler de bekliyor.


Nidayi Sevim yazdı

Want your school to be the top-listed School/college in Istanbul?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Address

Nişanca Mahallesi Baba Haydar Çeşme Sokak No:5
Istanbul
34050