HiFi Akademi

HiFi Akademi

Share

Hifi , High End Eğitimi

Photos 03/02/2017

Tüplü amplimin arkasında neden 8 ve 4 Ohm için ayrı bağlantılar var? Hangisini kullanayım?

Hemen tüm tüplü amplilerde kullanılan çıkış tüplerinin çıkış dirençleri doğrudan hoparlörlere bağlanmaya uygun değildir. Bundan dolayı çoğu tüplü amplide çıkış trafosu denilen ve tüp empdanslarıyla hoparlör empedansları arasında bağlantıyı sağlayan özel trafolar bulunur. Bu çıkış trafolarında hoparlörler arasında en yaygın olarak görülen 4 ve 8 Ohm empedanslar için ayrı sarımlar vardır. Buradaki amaç hoparlörünüzle ampli arasındaki en verimli bağlantıyı sağlamaktır.
Yapmanız gereken hoparlörünüzün empedansını öğrenip kablolarınızı bu değere uygun çıkış terminaline bağlamaktır.

Photos 19/01/2017

Evde sigara içiyorum. Cihazlarıma zarar verir mi?

Kesinlikle evet.
Sigara dumanı her türlü elektronik cihazların kötü elektrikten sonra en büyük düşmanıdır. Zamanla iletken parçaların üzerlerinde tabaka oluşturan duman partikülleri akım sızıntıları ve hatta kısa devrelere neden olabilirler. Sigara dumanı ayrıca ısı yayımında kullanılan soğutma yüzeylerini kaplayıp ısı transferini önleyerek cihazların ekonomik ömürlerini kısaltır ve yüksek ısıdan dolayı arızalanmalarına neden olur. CD ve DVD çalıcıların optik gözleri de sigara katranıyla kısa zamanda kaplanır ve sağlıklı biçimde okuma yapamaz hale gelirler. Anahtar ve potansiyometrelerin kontaktları arasına giren duman kalıntıları iletimi engelleyerek seste parazit ve kayıplara neden olur.
Onun için değerli müzik sisteminizin yanında sigara ve tütün ürünleri içerken bir kez daha düşünün.

16/05/2016

Merhaba. Bu gün, bir kaç hafta önce sorulan bir soruyu paylaşacağız:

“Benim amplifikatörüm şu marka ve kanal başına 8 ohm yük altında 150 watt üretebiliyor. Ayrıca cihazda kumandamdan takip edebildiğim bir şiddet değeri bilgisi var. Ama ben ne demek olduğunu anlamadım. Kitabında anlatıyor ama biraz karışık?”

Bazı amplifkatörlerin uzaktan kumandalarında yada ön yüzlerindeki ufak pencerelerde o sırada ne kadar çıkış ürettiği bildirilir. Genellikle de watt cinsinden değil ama dB olarak işaret edilmektedir.

O halde şöyle hesaplayabiliriz;

amplifikatörün son gücünü 0dB ve giriş seviyesini de 0 dB(karşılığı hassasiyet seviyesi volt)olarak alırsak; o sırada peakmetre/vu metre yada ekranda;

+3dB okuyorsak, bu amplifikatörünüzün maksimum gücünden iki kat daha fazla çıkış üretmekte olduğunu göstermektedir.

Yani, eğer amplifikatörümüz 8 ohm da 150 watt ise

+3dB = 300 watt -12dB = 9.375 watt

0dB = 150 watt -15dB = 4.6875 watt

-3dB = 75 watt -18dB = 2.234375 watt

-6dB = 37.5 watt -21dB = 1.1171 watt

-9dB = 18.75 watt -24dB = 0.5535 watt

ürettiğini gösterir.

Gördüğünüz gibi, amplifikatörünüzden hoparlöre gönderdiğiniz enerji çok olmasa da yüksek hassasiyetli bir hoparlör(90dB ve üstü) -24dB seviyelerinde neredeyse size çok keyifli bir gece dinlemesi sağlar.

Özetlersek, amplifkatör gücünüzde, dB göstergesi 3 sayısıyla artarken watt sayınız ikişer kat azalır yada artar.

Bir de amplifikatörlerde birleşik ise pre yani ön katında, ayrı ise; preamplifier(ön amplifikatör) için bir Gain değeri verilmektedir. Bu kazanç manasına gelmektedir ve o kat yada cihazın, girişte kabul ettiği işareti ne kadar büyütebildiğini temsil etmektedir.

Mesela, preamplifikatörünüzde;

Gain:32 dB olarak gösterilmiş ise, içeriye kabul ettiği işareti, 32 dB seviyesine kadar kayıpsız yükseltebildiğini işaret eder.

Eğer bu bir pikap kafası ön yükselticisi ise, kafadan gelen işareti bu seviyede büyütebileceği anlamına gelir.

MC Moving Coil kafalarda voltaj çıkış seviyesi çok düşüktür, bu sebeple de çıkış empedansları alçaktır. Bu kafaların ön yükselticileri çok hassas ve dış elektromanyetik alanlara duyarsız olarak üretilmesi gerekir. Çünkü mikrovolt seviyelerindeki gerilimleri neredeyse milivoltlara çıkarabilirler(350 kat yükseltebilirler). Hatta 36 dB yükseltebilen ön katlar vardır.

Amplifkatörlerde(yükselticiler)dB olarak tarif edilen bir başka değer ise Signal-to- Noise, S/N değeridir.

Özellikle güç katlarında çok önemli bir değerdir. Tarif edilen, his yada benzer gürültülerden öte, bir işaretin ne kadar düşük seviyede, gürültü durumundan ses işareti durumuna geçebileceğidir. Çünkü amplifikatörlerimiz, günümüzde çok düşük bir gürültüde çalışabilmektedirler. Ve bir metre uzaklıktan bile bu sesi algılayamayabiliriz.

Ama bu gürültü seviyesi müzik işaretine dönemeyebilir. İşte S/N yükselticinin ne kadar derinden ses işareti üretebildiğini veren değerdir.

S/N = 100dB, artık orta bir değerdir. 110 dB ve üstü değerler, günümüzde ulaşılmış çok iyi değerlerdir ve gece dinlemelerinde daha çok tatmin edici seviyeleri yaratırlar.

Devialet markası, Fransızların ürettiği bir melez KlassD cihazdır ve S/N değerini 130dB ve üzerinde vermektedir. Bu seviyelerin A veya AB sınıfı bir transistörlü yada lambalı yükseltici tarafından iddia edilmesi hemen hemen mümkün değildir. Çünkü topolojilerinde kazanç devreleri vardır ve her kazanç devresi önce işareti küçültür, sonra tekrar büyütür. Ve bu işlemi her tekrarladığınızda, S/N değeri düşecektir. Oysa günümüzde “High Resolution”=Yüksek Çözünürlük ile icra edilebilen müzik dosyaları, neredeyse 24-bit derinlik ile 144dB e kadar hassasiyet üretebilirler.

Ama Klass D yada tamamen dijital(sayısal) olan amplifkatörlerde elektrik işaretinin yolunda böyle kazanç devreleri yoktur hatta, elektriksel gerilim, neredeyse, hoparlör çıkışına kadar mevcut değildir. Dünyanın en iyi seslerini ürettiğini iddia eden Lyngdorf, Millenium Mark IV değerleri de 120dB ve üzerindedir. Lyngdorf, dünya üzerinde Pure Digital işaret taşıyan cihazları üretmekte olan ilklerdendir. Daha önceleri bu işi, John Ulrich (1977 den itibaren)Spectron markasıyla, TacT Audio(1990 yılından itibaren) ki mühendislerinden birisi Peter Lyngdorf idi, bu tip amplifikatörleri üretmişlerdir.

Umarım herkesin ihtiyacı olan bir konuya değinmişizdir….

Sevgi ve müzikle kalın.

www.technology.com.tr

12/04/2016

Toprak ve Faz….Audio dünyasının iki önemli etkeni!

Bütün audio cihazlarınız, şebekeden aldıkları elektrikle çalışırlar. Bu elektrik 100-120/220-240 Volt a kadar olabilir. Şebekeden alınan elektrik, aynı şebekeye bağlı diğer yüksek gerilim ve akım beslemeli cihazlar tarafından da kullanılmaktadır. Herhangi birisinde oluşacak kaçak elektrik akımı, audio cihazlarınızı da etkileyecektir. Dahası;

Şebekeden elektrik akımı kullanan diğer motorlu cihazlar, titreşimlerini şebekeye bırakmaktadırlar. Bu titreşimler de, audio cihazlarınızın kazanç devrelerinde gürültü üretimine sebep olurlar.

Ülkemizde daha yeni kavranmış olan elektrik şebekesinde bağımsız toprak deşarj bağlantısı ve gerekli kurulumu sayesinde yeni konut ve evlerde hemen hemen bütün cihazlar, özellikle de audio ekipmanları korunmuş oluyorlar.

Toprak hattı tabii ki çok doğru bir uygulamadır. Ama, bazı durumlarda, her biri toprağa temasta olan cihazlar arasında, yakında bulunan bir radyo vericisinin tekrarlama yada “LOOP” efekti oluşabilmekte ve dinlemenizi çok rahatsız edebilmektedir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında, bütün audio zinciri tek tek elektrik besleme şebekesinden çıkarılıp, yeniden rahatsız ezici radyo sızmasının hangisinde başladığını bulana dek tek tek takılması gerekir. Bulunan cihaz toprakta kalıp, diğer cihazların toprakları geçici olarak iptal edilir ve sorun ortadan kalkar.

Mutlaka TOPRAK SİSTEMİNİ zi kontrol edin ve yoksa yaptırın. Ayrıca ana sigorta kutunuza yüksek statik elektrik darbe koruyucularını da yerleştirmeyi unutmayınız. Surge Protectors, ana elektrik sigortanızla beraber, HDMI bağlantılı hassas cihazlarınızın bağlantılarına da eklenmelidir.

FAZ nedir ve ne önemi vardır?

Elektrik şebekesinin canlı ve cansız uçlarının her biri faz olarak adlandırılır. Dolayısıyla her cihazın bağımsız olarak doğru fazda yani canlı ucunun canlı elektrik beslemesinde, cansız ucunun ise cansız beslemede olması gerekir. Ve bütün cihazların da aynı şekilde doğru fazda olmasına dikkat edilmelidir. Çünkü bu iki uç arasında çok kısa bir zaman farkı vardır. Bu fark audio cihazlarında üretilen son sesleri etkiler. Sisteminizi kurarken elektrik şebekenizdeki priz gruplarında kırmızı canlı ucu bulduktan sonra cihazlarınızdaki fişlerde piktogram olarak verilmiş canlı ucu doğru olarak prize takınız.

FI, S, N, 220,240 ve benzeri işaretler canlı ucu işrate ederler. Genellikle FI ve 220,240 canlı uç olsalar da bazen S, N canlı uç tercih edilmiş olabilir.

Cihazlarınızın topraklı ve doğru fazda olduğundan emin olun ve müziğinizi öyle dinleyin.

INVERT yada NON-INVERT sçenekli cihazlarınızda, kayıt ile ilgili bir durum söz konusu olduğunda tuş ters tarafa çevirilerek düzeltme yapılır. Çünkü kayıtlar yapılırken Avrupa balans bağlantısı ile, Amerkan balans bağlantı noktaları 180 derece terstir. Bütün mikrofon ve enstrümanların dengeli bağlantıları mikserlere de ters ulaşmaktadır. Dolayısıyla kayıtlarda da farklar oluşur.

Aynı düşünce tarzıyla, Amerikan bağlantı sistemli bir cihazınızı dengeli (balanced) bir Avrupa bağlantılı sisteme bağlarken de bu faz anahtarından faydalanabilirsiniz.

İyi dinlemeler….

www.hifiakademi.com

www.hifiakademi.co

10/04/2016

DAMPING FACTOR nedir, ne işe yarar?

Hifi dünyasını sıkça ve çok meşgul eden bir konu üzerinde bazı bilgiler paylaşalım. “Damping” yani “Sönümlendirme etkeni(factor)”, güç amplifikatörleri yada entegre(birleşik) amplifikatörlerinin çıkış empedansının hoparlörün empedansına yada çıkışa konmuş eşdeğer bir dirence olan oranını temsil eden bir değerdir.

Her güç katının hoparlöre olan çıkışında bir çıkış direnci olur ve bu direnç, hoparlöre sağlanacak genel kontrolün ne kadar büyük yada küçük olduğunu gösterir.

Mesela, amplifikatörümüzün damping değeri 250 ise ve bu değer 8 Ohm/1kHz yada 20 Hz veya 20hz-20khz gibi değerlerle ifade ediliyorsa;

Amplifikatörümüzün çıkış direnci 8/250=0.032 ohm dur.

Bir de amplifikatör çıkış değerinden yola çıkıp damping faktöre bakalım;

Bir amplifikatörün hoparlöre çıkış değeri 0.1 ohm ise ve hoparlörümüzün nominal direnç değeri 8 ohm ise damping etkeni;

8/0.1=80 olur.

Peki, düşük olması ne demektir;

Hoparlörümüzün geri beslemesi yüksek ve hareket kabiliyeti düşükse ki 8 ohm dirençli bir bobin oldukça sert olur, amplifikatörümüzün hoparlörümüzde yarattığı alçak/ yada yüksek frekanslarında oluşan dışarıya tepkinin geri dönüş kuvvetini (electro-motor feedback)frenleyemediği anlamına gelir. Aynı zamanda çıkış direnci yüksek olduğundan hassasiyeti düşük demektir.

Yüksek olması ne fayda sağlar;

Yüksek damping, hoparlör-amplifikatör arasında oluşan elektro-motor geri besleme sönümlemesine hakim olur ve düşük çıkış direnci amplifikatörün daha hassas olduğunu işaret eder.

Bu durumda;

Bir vacuum- tube yani lambalı amplifikatörün damping faktörü düşüktür sebebi ise, hoparlör çıkışlarında voltaj düzenleyici transformatörlerin oluşudur.

Transistörlü amplifikatörlerde ise, herhangi bir çıkış düzenleyici transformatör olmadığı taktirde sönümlendirme etkeni yüksek olur(min 150 max 5000 e kadar).

Ama damping faktörün çok yüksek olması(1000 ve üzerinde) , amplifikatör çıkış direncini çok düşük olduğunu gösterir ve hoparlörlere elektromotor feedback sırasında hiç serbest kalmamasına sebep olur. Bu durum bir paradox teşkil edecek ve hoparlörler bir stres altına girecektirler.

Dikkat edilmesi gereken husus, hoparlörlerin nominal değeri düştükçe amplifikatörün de damping etken değeri düşer.

Yani damping faktör 8 ohm da 400 olduğunda, amplifikatörün çıkışına nominal değeri 4 ohm bir hoparlör bağlanırsa damping 200 değerine kadar düşer.

O halde 8 ohm nominal dirence sahip ama çok doğrusal bir direnç eğrisi takip edemeyen kararsız hoparlörlerde yüksek damping çok etkilidir.

Hoparlör, yapısı itibarıyla doğrusal bir değer gösteremez, gerektiğinde empedansı düşer ve kasanın, elektronik olarak amplifikatörden gelen işareti oluşturmasına karşı gösterdiği direnç sebebiyle düşük empedanslara inmeye başlar ve akım çeker.

Aynı durum, bazı frekanslarda tiz ünitesi için bile geçerli olacaktır ama, tiz ünitesi ve krosoveri , bas ünitesi ve onun sürücü krosoveri kadar akım çekmeyeceğinden damping faktör çok etkilenmez.

Damping değerinin 250-700 arasında (kullanılan hoparlörün karakteristik özelliklerine göre)en verimli olduğu kabul edilir.

Unutmayalım, amplifikatörün çıkış direnci ne kadar düşük olursa hassasiyeti o kadar yüksek olacaktır.


HİFİ AKADEMİ

www.hifiakademi.com

www.hifiakademi.c

05/03/2016

Bu gün W/dB ilişkisi üzerinde duralım.

Watt bildiğiniz gibi enerji/iş yapma birimidir ve volt/gerilim şiddetinin, amper/akım şiddetiyle çarpımına eşittir. Kısaca belirtelim; mesela bir ampul eğer 220 Volt gerilim şiddetinde 50Watt değerinde iş yapıyorsa V.A=50 formülünden 50/220=0.40 A bulunur.

Bu bilgiler doğrultusunda amplifikatörler de kanal başına ürettikleri çıkış gücü/iş için belli bir gerilim altında o işi üretecek kadar da akım çekerler. Kabaca bir hesap yaparsak mesela 100 Watt kanal başına iş gücü üreten bir amplifikatör varsayalım %70 verimle çalışıyorsa(ABsınıfı); 2×100=200 200×1.3(%70 verim %30 kayıp demektir)=260 Watt 260/220= 1.2A(yaklaşık) buluruz. Ama amplifikatörlerde ön katlari ön kazanç devreleri de akım ve gerilim kullanırlar. Bu yüzden genelde verim %50-55 seviyelerine düşer.

Peki amplifikatörler bu ürettikleri iş gücünü hoparlör sistemlerimizde nasıl kullanıyorlar;kuşkusuz hoparlörleri bağırtarak…

Bu safhada devreye Desibel Ses Şiddet birimi giriyor. Desibel, kısaca dB harflerinden oluşur ve Bell soyadını taşımaktadır. Alexander Graham Bell’in ondalık logaritma katları kullanıldığı için soyadını taşır. Yani mili, santi, desi, gibi sayılarla ifade edilir. Buradan da bir hoparlördeki dB ile Watt ilişkisine dönelim.

Mesela bir hoparlörümüz var ve 1metre mesafeden ve yaklaşık 1Watt lık enerji tüketirken 93 dB hassasiyette olsun, bu değeri kim nerede tespit etmiştir diye sorabilirsiniz;

Hoparlör hassasiyeti yani yabancı literatürlerde Sensitivity olarak geçer ve üreticilerin ya kendi fabrikalarındaki Anechoic Chamber/Yansımasız Sağır Odalarda yada destek aldıkları Üniversite Laboratuvarlarında test edilerek elde edilirler. Sınanacak hoparlör, “anechoic” odaya yerleştirilir, amplifikatöre bağlanır ve karşısına 20 Hz-20 kHz aralığında hassas(o.2 dB+/-) ayarlanmış(calibrated) bir mikrofon konur. Bu mikrofon ise, bir elektrikli yazıyıca bağlıdır ve hoparlör titreşmeye başladığında yazıcı mikrofonun algıladığı cevapları eğri olarak çizmeye başlar. Bu eğri hem hoparlörün gönderilen frekanslara olan sadakatini hem de ses şiddetini çizelgeye dökmektedir.

Ses şiddeti Sensitivity, amplifikatörden gelen frekanslara gösterdiği hassasiyet ise Frequency Response yani Frekans cevabı olarak adlandırılır.

O halde bir hoparlör 1m/1W karşısında 93 dB ise bu onun 1 watt ile beslendiğinde üreteceği değerdir.

Watt ile dB arasında da benzer bir ilişki vardır ve dBW olarak çağrılır.Bir amplifikatörün bir hoparlörü bağırtabilme gücünün temsili şiddet birimi karşılığıdır.

Bir örnek; 50 Watt güç üretebilen bir amplifikatör hoparlöre 17 dBW lık iş yaptırır.Yani, biraz önce verdiğimiz 1m/1W şartlarında 93 dB olan bir hoparlör, 50 Watt gücündeki bir amplifikatörle maksimum 93+17=110 dB seviyesine kadar bağıracaktır.

Enerji Şiddet

1.5625Watt=2dBW

3.125Watt= 5 dBW

6.25 Watt= 8 dBW

12.5 Watt= 11 dBW

25 Watt= 14 dBW

50 Watt= 17 dBW

100 Watt= 20 dBW

200 Watt= 23 dBW

400 Watt= 26 dBW(değerler yaklaşık olarak alınmıştır)

Bir de ses şiddetinin hayatımızdaki yerine bakalım;

0 dB SPL (Sound pressure level) == Duyma eşiği (Threshold of hear)

20 dB SPL == Fısıltı

40 dB SPL == Oda (gece), nefes alışverişi

60 dB SPL == Konuşma(ppp-piyano piyano piyano/ piyanodaki en düşük ses şiddeti eşiği)

80 dB SPL == Sokak (gürültülü)

90 dB SPL == Trompet ve tenor saxofon

100 dB SPL == Fabrika (gürültülü)

110 dB SPL == Senfoni orkestrasının tepe seviyesi,

120 dB SPL == Rock müzik provası(jet motorunun maksimum gazdaki ses şiddeti)

130 dB SPL == Acı eşiği (Threshold of pain)

Umarım bu kısa tekrar faydalı olmuştur. Çok keyifli dinlemeler…

22/02/2016

Audio meraklılarını ilgilendirecek basit ama çok önemli bilgiler…

Watt değil saflık önemlidir…Üretilen güç, ne kadar saf ise hoparlörler o kadar saf ve detaylı ses üretebilirler.

Watt, bir hoparlöre gönderilen enerjidir. Dolayısıyla hoparlör belli bir ölçüm değerinde(1metre/1 watt veya 1metre/2.83 volt)ne kadar yüksek hassasiyete sahipse o kadar az amplifikatör gücüne ihtiyaç duyar.

Bir örnek; varsayalım 2 çift hoparlörümüz var, bir çifti 1m/1W değerde 87 dB hassasiyetli diğeri ise 90 dB olsun.

Amplifikatör 1watt enerji üretirken, 87 dB hassasiyetli hoparlörlerimiz 1/2 dBwatt lık şiddet sağlarlar ama 90 dBwatt lık hoparlörlerimiz 1 dBwatt şiddet sağlarlar. Yani amplifikatörümüz ancak 2watt enerji üreterek 87 dB watt hassasiyeli hoparlörümüzü hassasiyet alt kapasitesi olan 87dB e ulaştırabilir.

Peki ama, illa her yüksek hassasiyetli hoparlör iyi demek midir?

Elbette hayır…yüksek hassasiyet, amplifikatör dostu olabilir ama eğer ses üretme aralığının hassasiyeti hemen hemen her frekansta eş değer seviyelerde olmazsa, iyi bir hoparlör denemez…ötesi sizin ne duymak istediğinizle alakalıdır.

Hoparlör empedansları hakkında; 4 ohm yada 8, 12, 16 ohm serbest dirençli yük, amplifikatöre yüklenmiş ama herhangi elektriksel işaret gönderilmemiş haldeki değerleridir. Ama dinamik olsun, planar yada elektrostatik olsun, elektriksel işaret altında kararlı davranmaları mümkün olmaz. Bu sebeple de 4 ohm bildiğiniz bir hoparlör, akım yükselirken 3 hatta 2 ohmlara düşer gerilim yükseldiğinde 6 hata 8 ohm a kadar yükselir. Aynı sebeplerle 8 ohm sabit değerde görünen bir hoparlör yükü akım sebebiyle 4 ohmlara kadar düşerken, gerilim sebebiyle de 12 ohm lara tırmanır.

Bu kararsızlığın sebepleri, hoparlörlerin tek bir direnç(yük) oluşturamamalarıdır. Bobin yapıları sebebiyle bobinsel(inductive resistance) direnç, iletken olduklarından elektriksel direnç(electrical resistance) ve filtrelerinde kullanılan kapasitörler sebebiyle de sığasal direnç( capasitive resistance) oluştururlar ve bu üç direnç hoparlörlerin kararsız yük haline gelmelerine sebep olur.

Bu durumda, 4 ohm serbest dirençli hoparlörler sanki daha büyük enerji/şiddet yaratabilecek gibi görünseler de aslında 8 ohm dirençli olanlarıyla aynı değerde şiddet üretir ama iki katı güç harcarlar. Mesela 8 ohm da 1 watt enerji tüketen bir hoparlör 4 ohm da 2 watt tüketmek zorundadır. Bu yüzden amplifikatör firmaları akım doğrultucu diyotlar kullanırlar ve 8 ohm ile 4 ohm daki değerleri eşitlerler… mesela 8 ohm da 50 watt, 4 ohm da 100 watt gibi…

O halde bir tiyo: amplifikatörlere en dost serbest yük direnç değeri 8 ohm dur.

Günümüzde yüksek akım dönüştürücü kullanılan bir çok ampli 2 ohm lara kadar çalışabilir. Transistörlü amplifikatörlerin en düşük akım sınırı kısa devredir ve o değerde yanarlar…Tüplü ve ya transistörlü ama çıkış transformatörlü amplifikatörler ise, kısa devrede zarar görmezken transistörlerin aksine açık devre de korumasız kalırlar yani yük bağlanmadığında…günümüzde bazı üst düzey audio üreticileri bu sorunu da aşmış ve açık devrede zarar görmeyen transförmatör çıkışlı amplifikatörler üretmişlerdir.

Klas D bir amplifikatör kullanıyorsanız, ön sürücü op-amp denilen bir akıllı devredir ve akım sınırlaması yapıldığından bu değere sadık kalır..genelde 8-4 ohm değerleri işaretlense de aslında 4 ohm en alt sınır sayılmalıdır. 3 ohm altına düşen bir Klas D amplifikatörü kendiliğinden devre dışı kalır. Günümüzde Klas D de akım üretme kabiliyetini artırdıklarından 30 A kadar akım çıkışı sağlayan amplifikatörler vardır ve bu amplifikatörler 2 ohm dirençlerde bile çalışma kabiliyetine sahiptirler..

Amplifikatörlerde Damping(Sönümlendirme)Factor nedir ve etkileri nelerdir:belli bir yük değerinin yüksek akım ihtiyacı sırasında amplifikatörün çıkış direncine gösterdiği mukavemetin hesabıdır. Yani 8 ohm bir yükün 20-100 hz arasındaki bir salınım değerinde amplifikatörün yarı iletken çıkış direncine(örnek:0.1 ohm) bölünmesiden çıkar 8/0.1=80. Genelde transistör çıkışları sadece dirençlerle korunduğundan çıkışta okunan direnç çok daha düşük olabilir mesela 0.05 ohm yada 0.02 ohm gibi . Bu durumda da damping 8/0.05=160 veya 8/0.02=400 gibi. Bu değerde hoparlör bağlantı kabloları dikkate alınmaz yada değerleri yüksekse hesaba katılırlar.

Damping Factor yükseldikçe hoparlörler daha keskin ve kararlı çalarlar çünkü sönümlendirilme faktörü yüksektir.(200-500 arasında). Ama çok yüksek olması (mesela 1000 ve üzerinde) hoparlörlerdeki geri besleme değerine etki eder ve sesleri çok sert kılabilir.

Hoparlörler neden geri besleme yapmaktadırlar; çünkü elektriksel işaret bobinlerde akarken mıknatıs içerisinde elektro-motor etkisi yaratır ve ileriye doru salınan üniteler geriye dönerken ürettikleri akımı geriye doğru taşırlar. Elektriksel işaret bittiğinde de serbest kalan elektro-motor ektisindeki bobin şarj olduğu akımı geriye bırakır. Buna Feedback effect/geri besleme etkisi denir. Amplifikatörler ya bu geri beslemeyi kısmi olarak sinyali kontrol ve karşılaştırma monitörü olarak kullanırlar yada non- negative feedback olarak doğrudan toprağa aktarırlar.

Amplifikatörlerde Slew Rate; o amplifikatörün yüksek genlikli(amplitude) frekanslarda mikrosaniyede değiştirebileceği maksimum voltaj değeridir. Ve tepeden tepeye(peak-to-peak)değer olarak verilir. Mesela 60 V/MSec(p-t-p), veya 30 V Msec(p-t-p) gibi…

Etkisi, aniden yükselen bir elektriksel giriş işaretin hızına yetişebilme kapasitesidir…ve üretilen sesin sadakatinde etkisi vardır. Her ne kadar önemli olduğunu söylesek de açıklamalar sıralamasında ikincil derecede öneme sahiptir.

Signal-to-noise S/N; amplifikasyon yapan cihazın en düşük gürültüde işaret üretebilme kapasitesidir. Günümüz dijital müzik reprodüksyonlarında 24-bit kapasitesiyle hemen hemen 144 dB değerlere ulaşıldığından, amplifikasyon cihazlarının da -100 ve üzerinde değerlere sahip olmaları şaşırtıcı olmaz. S/N ne kadar yüksek değerdeyse üretilen işaretler o kadar yüksek dinamik ve detaya sahip olurlar.

Dynamic Headroom yada range; amplifikatörlerdeki kırpılma öncesi üzerlerinde üretilen enerjinin çok kısa bir süreliğine ne kadar yüksekliğe esneyebileceğini söyler. Mesela 2×100 watt bir amplifikatör 1.5 dB dinamiğe sahipse 133 watt, 2dB dinamiğe sahipse 165 watt ve 3 dB dinamiğe sahipse de kırpılma öncesinde 200 watt kadar enerji üretebilir.

22/02/2016

Hi-Fi Nedir?
Bir çoğumuzun merakı olan müzik, konser salonları, açık hava meydanları, halkın yoğun olduğu kapalı açık alanlarda arka planda ve tabii ki evimizde dinlediğimiz çok önemli, eğitici, rahatlatıcı bir hobimizdir.
Müzik, seslerin bir araya gelmesinden oluşur ve tek yada çok sesli olarak icra edilir.
Ses nedir; herhangi bir maddenin bir başka maddeye temas ederek veya bir başka maddeyle tahrik edilmek suretiyle yada doğrudan havayı titreştirmesiyle ortaya çıkan fiziksel bir olgudur. Mesela rüzgar çarmı(wind charmes), çin ve uzak doğunun çok önemsediği kendiliğinden müzik yapabilen eski bir sazıdır.
Ya da diaposon dediğimiz akort aletimizdeki gibi, altındaki bağımsız toptan tutularak üzerine darbe vurulduğunda, 440 hertz’lik bir salınımla titreşmeye başlar ve LA sesini çıkarır.
HERTZ(hörtz) nedir, titreşmeye başlayan bir maddenin bir saniye içerisinde ürettiği salınım sayısıdır. Her salınım ise iki titreşimden oluşur. Bu durumda ise, 1 Hz =2 titreşim demektir. Yani LA2 diaposonumuz 440×2= 880 titreşim saniyede üretir.
Her bir salınımın bir üst oktavı harmonik olur ve 2,3,4 numaralarla ifade edilir.
Mesela LA1, 220 Hertz, armoniği ise LA2 440 hertz dir. 110 hertz ise LA olarak adlandırılır. 55hz LA-, 22.5hz ise LA-2 dir.
İnsan kulağı ne kadar duyarlıdır; 2 yaşına kadar olan bebekliğimiz haricinde, ortalama 40 yaşımıza kadar, herhangi bir kulak rahatsızlığı veya kulağın hassasiyetini düşürecek yüksek güç üreten darbelerle(top, obüs, uçak, yer delme tabancası, havalı her türlü iş makinesi sesleri)karşılaşmadığımız sürece,
20 hz ila 20000 hz(=20 kHz/kilohörtz)aralığındaki sesleri du141219.Heco6_yar ve ayırt edebiliriz. Bu seslerden 20 ila 200 hertz arasında olanlara OMNI DIRECTONAL(yönü tayin edilemeyen), sonrasındakilere ise DIRECTIONAL(yönü belli olan) denir. Demek ki birimiz,” şu aradan 20 hz geliyor diyorsa mutlaka ya yanılıyordur yada yalan söylüyordur. 20 hz lik bir salınım, insan kulağının intla/duyum alt seviyesindedir ve ancak hissedilir. Oluşumu içinse yaklaşık 17 metreye ihtiyaç vardır. Ya da 2×8.5 metre yeterlidir ama asıl dalganın yansıması olarak alınır. Bu da sanal olarak üretilmiş 20 hertz olarak adlandırılır. Günümüzde alçak frekansları daha küçük kutu ve ünitelerle üretmek için bu hesaplar kullanılmaktadır.
Seslerin 20 ila 80 hertz arasında olanlarına alt baslar(sub bass),
80 ila 200 hertz arasında olanlarına orta baslar(mid-bass),
200-500 hz arasında olanlarına alçak ortalar(lower midranges)
500 ila 1250 hz arasındakilere orta sesler(midranges)
1250-2500 hz arasında olanlara üst orta sesler(upper midranges)
2500 ila 5000 hertz arasında olanlarına alçak tizler(lower tweets)
5000 ila 12500 hertz arasında olanlarına tiz sesler(tweets)
12500 la 20000 hertz arasında olanlarına üst tizler(upper tweets)
20000 hertz ve üzerindekilere ise çok yüksek tizler(super tweets) denilir.
Buna göre bir piyano LA-2 ila FA5(5545 hz) arasında ses üretebilen çok geniş kapasiteli bir sazdır. Bu sebeple de, konservatuarlarda KOMPOZİSYON öğrencilerinin temel sazıdır. Bu öğrenciler orkestrasyon eğitimi alırlar.
Aşağıdaki örneğimizde bütün sazların ses üretebilme kapasitelerini piyano klavyesi üzerinden okuyabilirsiniz:
Peki “bizim bu bilgilere ne kadar ihtiyacımız var?” diyorsanız;
Audio yada işitme elektroniği ve enstrümanlarının ne yaptıklarını anlamamız için gereklidirler diyeceğim.
ANALOG VE DIGITAL(SAYISAL) NEDİR:
Müzik dinlememiz için yapılan bütün ticari ortamlar aslında SES KAYIT STÜDYOSU dediğimiz bir yerde kayıt edilip karıştırılır, dengelenir ve iki kanallı stereo olarak sonuçlandırılırlar. Daha sonra bize ulaşacak olan ortam kopyaları üretilir.
SES KAYIT STÜDYOSU ve içerisindeki cihazlar, çalışanlar;
Bütün kaydı yapan kişi yani ses kayıt mühendisi(tonmeister),yardımcısı, çok kanallı kayıt mikser masası, analog-to- digital/ digital-to-analog çeviriciler, kayıt cihazı(bantlı analog yada digital veya hard diskler), bunları yöneten bir bilgisayar sistemi, buradaki sesleri duymak için üretilmiş Stüdyo Kayıt Hoparlörleri yada monitörler( yakın dinleme, uzak dinleme ve son dinleme olarak üç ayrı çifttirler), bunları süren ses güçlendirme cihazları amplifikatörler, bunları birbirlerine bağlayan kablolar, kontrol odasında yer almaktayken;
kayıt odasında, çalınacak sazlara hazırlanmış mikrofonlar, efekt pedalları, kapalı bağımsız saz odaları, bunlardan sinyal taşımak için kablolar bulunmaktadır.
Kayıt edilecek müzik kompozisyonu hangi sazlarla icra edilecekse, her birine yada grup olarak bir, iki yada ikiden fazla mikrofon cihazı, sesleri kablolar vasıtasıyla önce a-to-d(analog-to-digital) çeviriciye oradan da kayıt masasının kanallarına taşırlar(veya kayıt masasında bu çevirici varsa mikrofon ve enstrümanlar direk ona taşınırlar).
Burada işlenen sesler, analog sonuçlanacak bir kayıt yapılacaksa tekrar d-to-a çeviriciye, yoksa doğrudan dijital kayıt cihazlarına gönderilir ve ya tamamen manyetik bantlı kayıt ünitesinde yada 20-24 bit sayısal işlemle kayıt edebilen cihazlara(bantlı yada hard disklere bilgisayarlar aracılığıyla) taşınırlar.
Bütün bu işlemler sırasında kayıt mühendisi yaptığı kaydı monitörlerden dinler ve gerekirse ihtiyaç duyduğu seslere müdahale edebilir.
Daha ileri ve saf kayıtlarda ise, sadece iki-üç mikrofonun bağlı olduğu discrete-preamplifiers( bağımsız preamplifikatörler)vasıtasıyla a-to-d çeviricilere ve oradan da kayıt cihazlarına taşınır. Böylece yolda kaybedilen sinyal geri kazanılır ve dinamizmi çok daha yüksek olur. Unutmamak lazım ki, dijital bir sinyal 16-bit sayısal işlemeyle 90dB e kadar, 24-bit sayısal bir işlemleyse neredeyse 130 dB derinliğe kadar dinamik olarak taşınabilir. Bu da, kayıt edilen sazların, mikrofonlar vasıtasıyla taşınan seslerinin en üst düzeyde kayıpsız olarak kayıt edilmelerini sağlayacaktır.
O zaman HI-FI yani Yüksek “SADAKAT” ın anlamı, bizim bu zincirden en az kayıpla sesleri evimizde dinlemek olacaktır.
Ama hiç bir elektronik kayıt, analog yada dijital olsun asla aslı kadar gerçek olamaz…ancak ona benzeyecek kadar yakındır ve bizim psikolojik olarak benzetmemiz sonucunda sadık olur. Ama kayıt, ne bizim duyumumuzu yanıltabilir ne de algılamamızdan çok daha iyidir.
ÖZET OLARAK, HİÇ BİR AUDIO CİHAZI, ASLI GİBİ GERÇEK BİR SES ÜRETEMEZ…YANİ NATÜREL DEDİĞİMİZ GİBİ…

ANALOG mu DIGITAL mi?
Analog ses, 20000 adet salınımı benzetebilir, bunu da 50/60 hz lik bir besleme işaretli elektrik üreteciyle yapabilir…kabaca saniyede maksimum 20 bin bit yada 20 kbps işlemi 50 hz gibi bir alçak frekansta üretebilir.
Digital ses, 16-bit işleme ve 44100 hz lik bir örnekleme salınımı içerisinde 1411 kbps lik(dikkat 1411000 bit/saniye) veya 24-bit işleme ve 96000 hz lik bir örnekleme salınımında 4608 kbps(dikkat 4608000 bit/saniye)ile tarif edilebilir.
Analog kayıtlar plak olduğunda moving coil kafa ve iğneyle en yüksek 28dB dinamik derinliğe ulaşırken, movin magnet dediğimiz kafa ve iğnelerle 30 dB dinamik yüksekliğe ulaşabilirler.
Geniş bantlı kayıt/okuma cihazlarındaysa en yüksek şiddet 70-82 dB aralığında kalır.
Digital kayıtlat 16-bit/44100 hz işlemeyle 90 dB dinamik yüksekliğe(bir orkestarnın ürettiği maksimum enerji 110dB kadardır) ve 24-bit/96000 hz işlemeyle ise, 130 dB maksimum dinamiğe ulaşırlar…ki bizim psikolojik kabulumuz eğer gerçek sesleri tanıyorsak bu enerjiyi daha çabuk kanıksar.
Tahminimce bu bilgiler doğrultusunda kendi seçiminizi daha doğru yapabilirsiniz…

Photos 22/02/2016

Türkiye’de ki müzik sistemleri üzerine yayımlanmış kaynakların azlığı ve yeterli açıklayıcılık özelliği olmaması nedeniyle, Hi-Fİ meraklıları ve Müzik meraklıları , gereken ürünün ya fazlasını ya da azını tedarik ederek veya kişilerin ve satıcıların tavsiyesi üzerine alım yaparak hataya düşmüşlerdir.
Kendi beğenecekleri ürünlerin alımını yapabilecek yeterli bilgiye sahip olmayınca, odak alımı yapamamışlar ve müzik keyfi çileye dönüşmüştür.

Amacımız:
Kişilerin Medya,Kaynak ve cihaz üçgeninde nelere dikkat etmeleri, gerçek uyumun nasıl sağlanabileceğini siz değerli müzikseverlere aktarmak ve defalarca değişim yaparak zarar etmenizden uzaklaştırmak ve müziğin bir eğlenceye dönüşmesini sağlamaktır.
Eğitimlerimizi hifi konusunda duayen kabul edilen kişilerce yapılacak ve müzik dünyasına yeni giriş yapmak isteyenlerin anlayacağı düzeyde yapılacaktır.

Eğitimlerimiz ; Basic, Advanced ve Expert olarak üç farklı kategoride oluşacaktır.

Want your school to be the top-listed School/college in Istanbul?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Category

Telephone

Address

Acıbadem Mahallesi Çeçen SK. Akasya A Kule Kat:30 No: 199
Istanbul
34660