01/07/2025
Beden Algısı: Sadece Gözün Değil, Zihnin Gördüğü
Beden algısı, sadece aynada gördüğümüz şekille değil, zihinlerimize kazınan anlamlarla oluşur.
Çocuklukta maruz kaldığımız yorumlar, kıyaslamalar ve utandırmalar bedenimize dair farkındalığımızı değil, yargımızı şekillendirir.
📌 Araştırmalar gösteriyor ki:
Olumsuz beden algısı, sadece dış görünüşle ilgili değildir. Anksiyete, depresyon, yeme bozuklukları ve hatta hormonal dengesizliklerle yakından ilişkilidir.
Yani bu sadece “kendini beğenmek” meselesi değil; bu, zihin-beden bütünlüğünü koruma mücadelesidir.
🌿 Bedenine iyi davranmak, aynaya bakarken mutlu hissetmekle başlamaz.
Kendinle kurduğun içsel diyalogla başlar.
Ve çoğu zaman…
O ses, senin değil, yıllar önce içselleştirdiğin birilerinin sesidir.
🎯 Eğer bu post sana tanıdık geldiyse,
📌 Kaydet → çünkü bu farkındalık hep hatırlanmalı.
05/08/2022
Eğitim ücretsizdir ve zoom üzerinden olacak.
Eğitime katılmak için İnstagram sayfamızı takip etmeniz , isminizi ve İnstagram isminizi 0552 339 34 36 nolu telefona whatsapp ile göndermeniz gerekmektedir.
Detaylı bilgiyi aynı telefondan alabilirsiniz
13/01/2022
Başardıklarınızın asla yeterince iyi olmadığını mı düşünüyorsunuz?
En doğru şekilde yapabilmek için işlerinizi, ödevlerinizi, hayallerinizi sık sık erteliyor musunuz?
Eğer yaptığınız her şeye elinizdekinden fazlasını vermezseniz vasat, hatta başarısız, olacağınızı mı düşünüyorsunuz ?
Eğer öyleyse, sadece başarıya ulaşmak için çalışmak yerine, aslında mükemmel olmaya çalışıyor olabilirsiniz.
Mükemmeliyetçilik, toplumumuzda değer gören, hatta başarı için gerekli görülen bir kavramdır. Oysa mükemmelliyetçi olmak, başarıyı erteler ve engeller.
Mükemmel olma arzusu, sizi hem kişisel tatmin duygusundan mahrum edebilir hem de daha gerçekçi çabalara sahip insanlar kadar başaramamanıza neden olabilir.
Mükemmeliyetçiyseniz, başarınız veya elde ettiğiniz şeyler nedeniyle diğer insanların size değer verdiğini muhtemelen erken yaşta öğrenmişsinizdir.
Böylece yalnızca diğer insanların onayına dayanarak kendinize değer vermeyi öğrenmiş olabilirsiniz.
Bu nedenle, özsaygınız öncelikle diğer insanların onaylarına bağlı hale gelmiş olabilir.
Bu, sizi başkalarının görüşlerine ve eleştirilerine karşı savunmasız ve aşırı hassas hale getirebilir. Kendinizi bu tür eleştirilerden korumaya çalışırken, mükemmel olmanın tek savunmanız olduğuna karar verebilirsiniz. İşte mükemmeliyetçilik kısır döngüsüne girmiş oldunuz ☹
Eğer bu durumunuzdan memnun değilseniz, sağlıklı bir çaba ile mükemmeliyetçilkten kurtulabilirsiniz. İlk adım, mükemmeliyetçiliğin istemediğiniz, sizi yoran bir durum olduğunu anlamanızdır. Mükemmellik, ulaşılamaz bir yanılsamadır.
Bir sonraki adım, mükemmeliyetçiliği besleyen düşünce ve davranışlara meydan okumaktır. Burada da belirli stratejiler yardımcı olabilir.
Unutmayın, hayat kalitenizi yükseltmek için ilk değişiklikler kendinizde başlamalıdır. Ve değişim yaşamanın kendisidir.
04/01/2022
Mutlu bir ilişkiyi hepimiz hakediyoruz. "Değerinizi" ve "değerini" hiçbir zaman unutmayın.
Danışma ve randevu için whatsapp'tan yazabilirsiniz: +90 530 601 10 57
13/12/2021
Hatırla. Kabul et. Devam et. :)
07/12/2021
Birçok yerde endişe ve kaygı kelimeleri birbirinin yerine kullanılsa da; ikisi çok farklı psikolojik durumlardır.
Endişe kesin, kaygı geneldir.
Endişe durumunda, bizi rahatsız eden şeyin tam olarak ne olduğunu biliriz. Kaygı durumu ise çok daha yaygın ve belirsizdir. Kaygıya neyin neden olduğunu bile bilemeyiz.
Endişe mantıklı, kaygı mantıksızdır.
Endişe sınırlıdır ve kaçınılabilir, kaygı her yerdedir. Endişe, hayatımızın belirli bir alanında olur. Ancak kaygı her alana sızabilir, hatta kaygının kendisinden bile kaygı duyabiliriz.
Endişe sözlü ve zihinsel, kaygı fizikseldir.
Endişe bilişseldir, düşüncelerimizde sınırlı kalır. Oysa kaygı sayısız fiziksel semptomlara ( kalp çarpıntısı, terleme, ağız kuruluğu, diş gıcırdatma veya çene sıkma, kas ağrıları , mide rahatsızlığı, baş dönmesi ve sersemlik gibi) neden olur.
Endişe bizi tedirgin eder, kaygı ise korkutur.
Endişelerimiz hakkında konuşuruz ama kaygılarımızı saklarız.Çünkü endişe sosyal olarak kabul edilebilir. Sağlık, çocuklar, işle ilgili endişeleri konuşmak normaldir. Ancak kaygı utanca neden olur , bu yüzden onu gizleyebiliriz.
Endişe yönetilebilir, kaygı ise kontrolümüz dışındadır. Endişeli olduğumuzda bunun bir şekilde sona ereceğini veya bu durumla ilgili bir şeyler yapacağımızı biliriz. Ancak kaygının nedenini tam olarak bilmediğimiz için kontrol edemeyiz.
Endişe günlük hayatı etkilemez, kaygı ise işlev görme yeteneğinizi değiştirir. Sosyal hayatımızı etkiler.
Endişe geçicidir, kaygı kalıcıdır. Endişe yaratan durum ortadan kalkınca endişe biter, kaygı ise o durum geçse bile başka bir duruma yönlenir.
Peki siz endişe ve kaygı durumunuzu ayırt edebiliyor musunuz?
Endişelerinizi veya kaygılarınızı azaltmak için neler yapıyorsunuz?
03/12/2021
Belirsizlik, gelecekteki bir sonucu kontrol etmeyi, planlamayı veya tahmin etmeyi zorlaştırır.
İnsan olarak kendimizi güvende hissedeceğimiz şekilde, alışkanlıklarımızla, belli bir plan ve rutinde yaşamayı tercih ederiz.
Belirsizlik, geleceği planlama yeteneğimizi kesintiye uğratır.
Normalde beynimiz, geçmiş deneyimlerimize dayanarak gelecek için kararlar verir. Gelecek belirsiz olduğunda veya yeni bir şey yaşadığımızda, geçmiş deneyimlerimize güvenip, karar veremeyiz.
Bilinmeyenin korkusu ile çaresiz hissederiz.
Bu korku fizyolojik stres durumunu tetikler ve kendimizi anlam veremediğimiz yoğun bir stres altında buluruz.
Stres, belirsizliğe karşı tüm insanların verdiği ortak bir tepkidir.
Düşüncelerde kaybolma, unutkanlık, odaklanamama, kalp atış hızında artış, iştah değişiklikleri, terleme, huzursuzluk, mide bulantısı, vücutta fiziksel ağrılar, sinirlilik, yorgunluk, bunalmış veya kontrolden çıkmış hissetme..Yapacağımız işleri sürekli erteleme isteği..
Eminim bir çoğumuz bu dönemde bu belirtileri kendimizde deneyimliyoruz.
Öncelikle pandemi süreci ve peşinden gelen sosyal, ekonomik vb.. bir sürü belirsizlik içinde bu stresi hissetmemiz ve tepki vermemiz insan olmamızın doğasından kaynaklanıyor..
Elbette bazı insanlar için belirsizlik durumu sadece stres ile kalmayıp endişe, kaygı bozukluğu, yaygın anksiyete gibi durumları ortaya çıkarıyor.
Belirsizlikler yüzünden ruhsal, bedensel sağlımızı kaybetmekle kalmıyor, işimizde , ilişkilerimizde olumsuzluklar yaşamaya başlıyoruz. Sosyal hayatımızda yaşadığımız olumsuzluklar ise bize stres, endişe ve kaygı olarak geri dönüyor. Bu da tam bir kısır döngü yaratıyor☹
Peki sizin hayatınızdaki belirsizlikleri düşündüğünüzde sizi nasıl etkiliyor?
Sadece strese mi neden oluyor, yoksa yaşamınızı etkileyecek kadar endişe ve kaygı yaratıyor mu?
Danışma ve randevu için bana whatsapp'tan yazabilirsiniz: +90 530 601 10 57
18/11/2021
Hissettiklerinizi hissetmekten korkmayın. Hissetmemeye çalışmak, sizi daha çok yormaktan başka bir işe yaramaz. Ama hissettiklerinize verdiğiniz tepkileri kontrol edebilirsiniz.
Danışma ve randevu için bana whatsapp'tan yazabilirsiniz: +90 530 601 10 57
08/11/2021
ELALEM NE DER?
Sizin için ne kadar önemli?
- Yanlış bir şey yapmamışken bile sürekli özür diliyorsanız,
- İnsanlara hayır demekte zorlanıyorsanız,
- Sürekli başkalarının onay ve doğrulamasına ihtiyaç duyuyorsanız,
- Diğer kişilerin fikirlerinden farklı olduğunda fikrinizi paylaşmaktan çekiniyorsanız,
- Mükemmeliyetçi bir insansanız,
-Kendi sınırlarınızı belirlemede ve sınırlarınızı korumada zorlanıyorsanız,
Diğer insanların ne düşündüğü sizin için çok önemli…
Danışma ve randevu için bana whatsapp'tan yazabilirsiniz: +90 530 601 10 57