Sosyal Veri

Sosyal Veri

Share

@ilkevakfi tarafından 2021 yılında başlatılan Toplumun Görünümü Projesi kapsamında hazırlanan platformdur.

Photos from Sosyal Veri's post 20/05/2026

🏠 Türkiye ve Seçili OECD Ülkelerinde Konut Mülkiyet Durumu (2025)

🔹 TÜİK verilerine göre Türkiye’de ev sahipliği oranı 2014’te %62 ile en yüksek seviyesini gördükten sonra 2025’e kadar düşüş trendini sürdürüyor. Artan konut fiyatları, zayıflayan alım gücü ve yetersiz konut stokunun etkisiyle Türkiye, 2025 itibarıyla %57,6’ya gerileyen ev sahipliği oranıyla OECD (%70,1) ve AB (%72,5) ortalamalarının altında kalıyor.

🔹 Doğu Avrupa ülkelerinde bugün ev sahipliği oranlarının yüksek seyretmesinde, Sovyetler Birliği döneminde devlet tarafından yürütülen kitlesel konut projeleri etkili oluyor. 1990’lardan sonra bu konutların mevcut kullanıcılarına düşük bedellerle devredilmesi Romanya, Slovakya ve Litvanya gibi ülkeleri ev sahipliği oranlarında listenin üst sıralarına taşıyor.

🔹 Gelişmiş ülkeler arasında en düşük ev sahipliği oranlarına sahip Almanya, İsviçre ve Avusturya’da ise kiracı haklarını güçlü biçimde koruyan yasal düzenlemeler ve kurumsallaşmış kiralık konut piyasası sayesinde kiracılık uzun yıllardır tercih edilen bir model olarak öne çıkıyor. Ancak son yıllarda bu ülkelerde de ev sahipliği oranları küresel düşüş trendini takip ediyor. Bu dönüşümde büyükşehirlerde hızla yükselen konut fiyatları, yüksek alım-satım maliyetleri ve artan mortgage faizleri de belirleyici bir role sahip.

17/05/2026

📊 Türkiye’deki Üniversitelere En Fazla Öğrenci Gönderen Ülkeler (2024-2025)

🔸 Türkiye’deki üniversitelere en fazla öğrenci gönderen ülkeler sırasıyla Suriye (54.794), Azerbaycan (42.969), Türkmenistan (37.542), İran (31.486) ve Kazakistan (12.893) oluyor.

🔸 Uluslararasılaşma teorisinde vurgulandığı üzere coğrafi yakınlık, dil-tarih birliği ve kültürel etkileşim gibi unsurlar öğrenci hareketliliğini doğrudan etkiliyor.

🔸 Ülkemize en fazla uluslararası öğrenci gönderen ülkelerin ağırlıklı olarak Türkiye ile ortak tarihsel ve kültürel bağlara sahip komşu ülkelerden olduğu görülüyor.

🔸 Suriye’nin ilk sırada yer almasında bu unsurlara ek olarak, iç savaş sonrası bu ülke vatandaşlarının Türkiye'ye sığınması ve geçici koruma kapsamına alınması da etkili oluyor.

Photos from Sosyal Veri's post 15/05/2026

📊 Türkiye’de Velayete Verilen ve Çocuğa Yönelik Hizmetlerden Yararlanan Çocuk Sayısı

📌 Türkiye dahil tüm dünyada evlilik ve hane yapılarında yaşanan toplumsal dönüşümün en dikkat çekici yansımalarından biri de dağılmış aile formundaki artıştır.

🔹 2010’da 118,6 bin olan boşanma sayısı, 2025’te 193,8 bine yükselerek yaklaşık %63 artıyor. Boşanmaların sonucunda velayete verilen çocuk sayısı da yükselişe geçiyor. 2010’da 96,4 bin çocuk velayete verilirken, bu sayı 2025 itibarıyla yaklaşık iki katına çıkarak 191,4 bine ulaşıyor.

🔹 Çocukların velayeti söz konusu olduğunda ise 2010’dan bu yana genel eğilim velayetin anneye verilmesi yönünde. TÜİK verilerine göre 2025’te kesinleşen boşanma davaları sonucunda 191,4 bin çocuğun %74,6’sının velayeti anneye, %25,4’ünün ise babaya veriliyor.

🔹 Boşanmalardaki artış, tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan çekirdek ailelerin yaygınlaşmasında etkili olan unsurlardan biri. Bu aile tipinin çekirdek aileler içindeki oranı 2025’te %11,3’e yükselirken, 2021’den bu yana her on çekirdek aileden en az biri tek ebeveyn ve çocuklardan oluşuyor.

🔹 2025’te çocuk bakımına yönelik hizmetlerden yararlanan çocuk sayısında da artış görülüyor. Koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı 2017’de 5,6 binden 2025’te 10,8 bine yükselerek iki katına çıkıyor. Kuruluş bakımındaki çocuk sayısı 14,2 binden 15,5 bine yükselirken, evlat edindirilen çocuk sayısı 817’den 681’e geriliyor.

Photos from Sosyal Veri's post 12/05/2026

📊 Çocukların yüzde kaçı hangi hane yapısında büyüyor? (2005-2023)

🔹 OECD ülkelerinde çocuk nüfusunun büyük bölümü iki ebeveynli hanelerde yaşıyor olsa da, veriler 2005’ten bu yana hane yapılarının küresel ölçekte dönüşüm geçirdiğini gösteriyor. OECD ortalamasına bakıldığında, evli olmayan ancak birlikte yaşayan ebeveynleriyle büyüyen çocukların oranı son 18 yılda %9,2’den %17,3’e çıkıyor.

🔹 Böylece evli olmayan ebeveynlerle yaşayan çocukların oranı, 2023’te ilk kez tek ebeveynli hanelerde yaşayan çocukların oranını (%16,8) geçiyor.

🔹 2005-2023 döneminde en yüksek artış Polonya’da gerçekleşiyor. Evli olmayan ebeveynleriyle yaşayan çocukların oranı 2005’te %2,5 iken 2023’te %33’e çıkarak Polonya’yı listenin başına taşıyor. OECD eğiliminin aksine İsveç’te ise bu oran 16 yıl içinde %29’dan %25’e geriliyor.

🔹 Türkiye ise evli anne-babayla yaşayan çocuk oranının (%92,4) en yüksek, evli olmayan ancak birlikte yaşayan ebeveynlerle yaşayan çocuk oranının ise en düşük olduğu ülke olarak bu küresel eğilimin dışında kalıyor (%0 görünen oran, yuvarlanmış çok düşük bir değeri ifade ediyor).

Photos from Sosyal Veri's post 06/05/2026

📊 Türkiye ve Seçili OECD Ülkelerinde 3 ve Daha Fazla Çocuklu Hanelerin Oranı

📌 TÜİK verilerine göre Türkiye'deki 26,9 milyon hanenin %41,9'unda 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunurken %58,1'inde bu yaş grubunda hiç çocuk bulunmuyor.

🔹 Çocuklu hanelerin büyük bölümünü tek çocuklu (%19,1) ve iki çocuklu (%14,1) olanlar oluşturuyor. Ülkemizde 3 ve daha fazla çocuk sahibi hanelerin oranı yalnızca %8,7 düzeyinde. Bu veriler, geniş aile modelinin yerini giderek çekirdek aile modeline bıraktığını gösteren köklü bir toplumsal dönüşüme işaret ediyor.

🔹 Büyükşehirlere bakıldığında, İzmir’deki hanelerin %64,8’inde, Ankara’dakilerin %60,6’sında ve İstanbul’dakilerin %58,5’inde 0-17 yaş grubunda çocuk bulunmuyor. Tek çocuklu haneler sıralamasında ise Kocaeli (%22,2), Tekirdağ (%21,5), Bursa (%20,8) ve İstanbul (%20,7) öne çıkıyor.

🔹 3 ve daha fazla çocuklu haneler ağırlıklı olarak Güneydoğu ve Doğu Anadolu illerinde kümelenirken, listenin alt sıralarında Batı ve Kuzey Anadolu illeri yer alıyor.

🔹 Evlilik ve hane yapısında yaşanan bu toplumsal dönüşüm yalnızca Türkiye’de değil, küresel ölçekte de etkisini gösteriyor. Ülkeler modern yaşamın beraberinde getirdiği risklerle karşı karşıya kalıyor. OECD ülkelerinde 0-5 yaş grubunda 3 ve daha fazla çocuğa sahip hanelerin ortalaması %4,4, AB ülkelerinde %3,2 düzeyinde. Türkiye’de ise bu oran %10,5’e ulaşarak ülkeyi listenin ikinci sırasına taşıyor.

Photos from Sosyal Veri's post 04/05/2026

📊 Göç Hareketleri Çocuk Nüfus Oranlarını Nasıl Etkiliyor? (2024-2025)

📌 Çocuk nüfus oranı doğu ve güneydoğu illerinde yüksek görünse de bu farkı yalnızca doğum sayılarıyla açıklamak yeterli değil. Nüfusun toplam büyüklüğü, doğurganlık düzeyi ve göç hareketleri bu dağılımı birlikte şekillendiriyor.

🔹 Türkiye’de her yıl iller arasında göç eden 2,7 milyon kişinin %57’si 15-34 yaş grubunda yer alıyor. Bu gençler iş, eğitim ve daha iyi yaşam koşulları için doğdukları illeri terk ederek büyükşehirlere yöneliyor. Geride yaşlılar ve çocuklar kalıyor. Yetişkin nüfus azalınca çocukların toplam nüfus içindeki payı kaçınılmaz olarak artıyor.

🔹 İllerde ikamet eden nüfustan o ilde doğan nüfus çıkarıldığında ortaya çıkan fark, doğurganlık düzeyleriyle birlikte değerlendirildiğinde İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerin dışarıdan genç nüfus çektiğini; bu gençlerin taşındıkları illerde daha az çocuk yaptığını gösteriyor. Bu nedenle büyükşehirlerde doğum sayıları yüksek olsa da, toplam nüfus içinde çocukların payı düşük kalıyor.

🔹 TÜİK verilerine göre Mardin’de doğanların %43’ü artık Mardin’de yaşamıyor; Şanlıurfa ve Şırnak’ta bu oran %25’e ulaşıyor. Bu illerden göç edenlerin başlıca adresi ise İstanbul. Türkiye'nin doğusu ve batısı arasındaki çocuk nüfusu farkı bu iki kuvvetin birbirini beslemesiyle büyüyor.

30/04/2026

📊 İllerdeki Doğurganlık Hızı Çocuk Nüfus Oranlarını Nasıl Etkiliyor? (2024)

📌 Türkiye'de çocuk nüfusu iller arasında eşit dağılmıyor. Şanlıurfa'da her 100 kişiden 43'ü çocukken, Tunceli'de bu sayı 16'ya düşüyor. Bu farkın oluşmasında hem farklı doğum oranları hem de onlarca yıldır süren göç hareketleri etkili oluyor.

🔹 Veriler, kadın başına düşen çocuk sayısının artık nüfusun kendini yenileyebilmesi için gereken seviyenin altında kaldığını işaret ediyor. Ailelerin çocuk sahibi olma kararını ertelemesi veya tek çocuk isteği, Türkiye’ye genç nüfus avantajını kaybettiriyor.

🔹 Mevcut durumumuzu ortaya koyan göstergelerden biri olan doğurganlık hızı, varsayımsal olarak bir kadının doğurganlık dönemi boyunca (15-49 yaş) ortalama kaç doğum yapacağını ölçüyor. Türkiye ortalaması 1,48 çocuk ile nüfusun kendini yenilemesi için kabul edilen 2,1 eşik değerinin altındayken, Doğu ve Güneydoğu illeri ülke ortalamasını ikiye katlıyor.

🔹 Bu illerin en fazla çocuk nüfusuna sahip olması, büyük ölçüde en yüksek doğurganlık oranlarına sahip olmalarıyla açıklanabilir.

28/04/2026

📊 Türkiye’de İllere Göre Çocuk Nüfus Oranları (2025)

🔹 Türkiye’de gelir, eğitim ve şehirleşme düzeyine paralel olarak büyükşehirlerde yaşlanma eğilimi sürüyor. Haritanın batı ve kuzey kesimlerinde çocuk nüfus oranı, demografik açıdan kritik eşik kabul edilen %20 seviyelerine kadar geriliyor.

🔹 İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa gibi doğurganlık hızları Türkiye ortalamasının altında kalan büyükşehirlerdeki çocuk nüfus, kentleşmenin yoğun olduğu bölgelerde nüfusun daha hızlı yaşlandığını gösteriyor.

🔹 Doğum oranlarında listenin başını çeken doğu ve güneydoğu aksında çocuk nüfus oranları yüksek seyrini koruyor. Şanlıurfa (%43,2) ve Şırnak’ta (%39,2) nüfusun önemli bir kısmını çocuklar oluştururken, Tunceli (%15,9) ve Edirne’de (%16,9) bu oran AB ortalamasının gerisinde kalıyor.

🔹 Tunceli gibi düşük oranların görüldüğü illerde bu durum yalnızca düşük doğum oranlarıyla değil, genç nüfusun eğitim ve istihdam gerekçesiyle büyükşehirlere göç etmesiyle de şekilleniyor.

Photos from Sosyal Veri's post 25/04/2026

📊 Türkiye’de ve Seçili AB Ülkelerinde Çocuk Nüfus Oranları

📌 Eğitim süresinin uzaması, kariyer planlaması ve mali kaygılar gibi nedenlerle bireylerin çocuk sahibi olma yaşını ertelemesi ya da daha az sayıda çocuk istemesi, Türkiye’de doğurganlık hızını kademeli olarak düşürüyor.

🔹 1970’te toplumun neredeyse yarısını (%48,5) oluşturan 0-17 yaş grubundaki çocuk nüfus, kentleşme ve değişen yaşam tarzlarının etkisiyle 2025'te %24,8’e gerilemiş durumda. Bu tablo, çocuk nüfus oranının 75 yıl öncesine göre yaklaşık yarı yarıya azaldığını gösteriyor.

🔹 Türkiye, 2016’da %24 olan 0-14 yaş çocuk nüfus oranıyla AB ülkeleri arasındaki genç nüfus avantajını sürdürürken 2025’te bu oranın %20,9’a gerilemesi, ülkemizi listede en yüksek değişim hızına sahip ülkelerden biri yapıyor. Türkiye’nin genç ülke profilinden, yaşlanma etkilerinin hissedildiği bir yapıya doğru hızla ilerlediği görülüyor.

🔹 Uzun vadede bu durum; çalışma çağındaki aktif nüfusun üzerindeki yaşlı bağımlılık oranının artması, sosyal güvenlik sistemlerindeki dengenin zorlanması ve birçok sektörde nitelikli iş gücü temininde darboğazlar yaşanması gibi tehlikelere yol açabilir.

22/04/2026

🎓 Türkiye’deki Uluslararası Öğrenciler Hangi Bölgelerden Geliyor? (2024-25, %)

🔸 Türkiye’deki uluslararası öğrencilerin kıtasal dağılımı incelendiğinde öğrencilerin %73,9’u Asya, %17,1’i Afrika, %8,0’ı ise Avrupa ülkelerinden eğitim görmeye geliyor. Kuzey Amerika, Güney Amerika ve Okyanusya kıtalarında bulunan ülkelerden gelen öğrenciler, toplam mevcudun %1’ini dahi oluşturmuyor.

🔸 Türkiye’ye en yoğun öğrenci akışının olduğu ülkelerin Türkiye ile tarihsel, kültürel ve coğrafi bağları olan, aynı zamanda mevcut konjonktürde Türkiye’nin devlet düzeyinde ya da halklar nazarında yakın ilişkiler yürüttüğü coğrafyalar olduğu görülüyor.

🔸 Nitekim Orta Doğu, Balkanlar, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Kafkasya ülkelerinden gelen öğrenciler, toplam uluslararası öğrenci sayısının üçte ikisinden fazlasını oluşturuyor.

Photos from Sosyal Veri's post 19/04/2026

📊 Seçili Ülkelerde Ebeveyn İzinlerinin Anne-Baba Arasında Paylaşımı (2024)

📌 International Social Survey Programme (ISSP) kapsamında yapılan uluslararası anket çalışmasında, “Anne ve baba benzer iş koşulları ve ücretli izin hakkına sahipse izinler nasıl paylaşılmalı?” sorusu yöneltiliyor. Verilen yanıtlara göre, birçok ülkede katılımcılar izinlerin tamamen ya da çoğunlukla anne tarafından kullanılmasını tercih ediyor.

🔹 Çocuğun bakımı ve eğitiminde annenin sorumluluğu ön planda yer alıyor. Bebeklik döneminde annenin sevgi ve şefkat odaklı rolü çocuğun duygusal ve psikolojik gelişimini doğrudan etkiliyor. Annesinden yeterli ilgi gören çocuk, kendini güvende hissederek dış dünyaya ve gelişime daha açık hale geliyor. Hayatın ilk yıllarında kurulan bu sağlıklı ilişki, bireyin ileride duygusal açıdan dengeli ve sosyal kaygılardan uzak biri olmasını sağlıyor.

🔹 Anket verilerine bakıldığında, birçok ülkede anne-baba arasındaki görev paylaşımının benzer bir yapıda şekillendiğini söylemek mümkün. Bu süreçte babanın rolü daha çok destekleyici bir çerçevede konumlanıyor. Ailenin geçimini sağlama ve güvenliğini temin etme sorumluluğu babanın temel görevleri arasında yer alıyor.

🔹 Toplumlardaki bu eğilim, OECD verilerinde de doğrulanıyor. Doğum izninden sonra ebeveynlere çocuk bakımı için yasal izinler tanınıyor. Bazı ülkelerde uygulanan paylaşımlı ebeveyn izni ise bu sürenin anne-baba arasında paylaşılmasına imkan tanıyor. Ancak bu hakkın tanındığı ülkelerdeki kullanım oranları, izinlerin daha çok anneler tarafından tercih edildiğini gösteriyor.

Want your school to be the top-listed School/college in Istanbul?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Address

Istanbul