03/04/2026
Ebeveyn Olarak Çocuğumla Nasıl İletişime Geçerim?
Çocuğunuzla sağlıklı bir iletişim kurmanın temelinde onu gerçekten dinlemek ve duygularını ciddiye almak yer alır. Göz teması kurarak, sakin bir ses tonuyla konuşmak ve yargılamadan yaklaşmak çocuğun kendini ifade etmesini kolaylaştırır. Nasihat vermek yerine açık uçlu sorular sormak, duygularını adlandırmasına yardımcı olmak ve anlayış gösterdiğinizi hissettirmek güven duygusunu güçlendirir. Düzenli olarak kaliteli zaman geçirmek ve tutarlı bir iletişim dili kullanmak, aranızdaki bağı kuvvetlendirir.
02/04/2026
Çocuk ve Ergenlerde Sınav Kaygısı Nedir? Neler Yapabiliriz?
Çocuklarda sınav kaygısı, sınav öncesinde ya da sınav sırasında yoğun endişe, korku, kaygı ve başarısız olma, yapamayacağına inanma, kötü not alma korkusu ve düşünceleriyle ortaya çıkan bir durumdur. Bu kaygı, çocuğun bildiklerini unutmasına ve yapabileceği becerileri zorlaştırabilir ve dikkat dağınıklığı, mide bulantısı, kalp çarpıntısı gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Aile ve öğretmenlerin aşırı beklentileri, kıyaslanma ve hata yapma korkusu sınav kaygısını artıran etmenlerdir. Çocuğa destekleyici bir yaklaşım sergilemek, çabasını takdir etmek ve sınavın hayatın tek belirleyicisi olmadığını hissettirmek sınav kaygısını azaltmada önemli rol oynar.
29/03/2026
Mart ayı bültenimiz sizlerle, ücretsiz bir şekilde bültene ulaşmak için bizlere DM üzerinden ulaşabilirsiniz 🙃
26/03/2026
Çalışma Belleğinin Akademiye Etkisi
Çalışma belleği; bilgiyi kısa süreli olarak zihinde tutma, işleme ve kullanma becerisidir.
Çalışma belleği zayıf olan çocuklar, okurken anlamada zorlanabilir.
Harf–ses eşleştirmelerini zihinde tutma, okurken kelimeleri birleştirme ve okuduğunu anlama sürecinde
Yazı yazmada yavaşlık ve düşüncelerini yazıya dökmekte, yazım kurallarını uygulayabilmede
Matematikte çok basamaklı işlemler ve problem çözmede, sayıları akılda tutmada zorluk yaşayabilir.
25/03/2026
Davranış Sorunlarında Sakin ve Doğru Yaklaşım Geliştirme
Davranış sorunları çocukların gelişim sürecinin doğal bir parçasıdır ancak bu anlarda yetişkinlerin sergilediği tutum son derece belirleyicidir. Öncelikle davranışı hemen cezalandırmak yerine, neden ortaya çıktığını anlamaya çalışmak önemlidir; çocuk o anda ne hissediyor, neye ihtiyaç duyuyor soruları çözümün ilk adımıdır. Bağırmak, tehdit etmek ya da ani sert tepkiler çoğu zaman davranışı azaltmaz, aksine daha da artırabilir. Bunun yerine sakin kalmak, net ve kısa cümlelerle sınır koymak, istenmeyen davranış yerine yapılabilecek doğru davranışı göstermek daha etkili bir yaklaşımdır. Bu süreçte pekiştirme büyük bir rol oynar; doğru davranış sergilendiğinde onu fark etmek, takdir etmek, küçük övgülerle desteklemek çocuğun olumlu davranışı tekrar etmesini sağlar. Tutarlılık,sevgi dolu bir iletişim ve olumlu davranışları güçlendiren pekiştirmelerle desteklenen her süreç, davranış sorunlarını azaltırken çocuğun kendine güvenini ve uyumunu da artırır
24/02/2026
Ücretsiz bültenimizin Şubat ayı 2. Sayısına ulaşmak çok kolay!
Şubat ayı konumuz her ailenin dilinde olan “inat”, peki gerçekten her çocuk inatçı mı?
Merakları gidermek üzerine buradayız.
DM üzerinden mesaj atabilirsiniz 🙏🏻
29/01/2026
Özel eğitim süreci sadece dersliklerle sınırlı olmayan, çocuğun hayatın her alanında desteklenmesini gerektiren uzun bir yolculuktur. Evde yapılan çalışmalar ise bu yolculuğun kalbidir. Çünkü çocuk en doğal, en rahat ve en gerçek haliyle evinde öğrenir. Küçük ama düzenli adımlarla yapılan çalışmalar; öğrenilen becerilerin kalıcı olmasını, günlük yaşama aktarılmasını ve çocuğun kendine güven duymasını sağlar. Bunun için ailelerin yapması gereken en önemli şey çocuğun seviyesini iyi tanımak, karmaşık hedefler yerine net ve ulaşılabilir küçük hedefler belirlemektir. Kısa süreli, görsellerle desteklenen, oyun tadında aktiviteler motivasyonu artırırken; günlük rutinlere dahil edilen görevler (sofraya küçük bir katkı sağlamak, oyuncakları toplamak, birlikte kitap incelemek, basit yönergeleri takip etmek gibi) çocuğun bağımsızlığını güçlendirir. Ailenin sevgi dolu, sabırlı ve kararlı tutumu ise bu sürecin görünmez ama en güçlü desteğidir. Unutulmamalıdır ki evde atılan her küçük adım, çocuğun hayatına büyük bir dokunuş yapar
28/01/2026
Sabır ve Tutarlılık: Çocuğun Güven Duyan Dünyası
Bir çocuğun gelişim yolculuğunda sabır ve tutarlılık, onun kendini güvende hissettiği en sağlam temelleri oluşturur. Sabır; çocuğun hemen başarmasını beklemek yerine kendi hızına saygı duymak, hata yaptığında kızmadan öğrenmesi için fırsat vermektir. Tutarlılık ise bugün izin verip yarın yasaklamamak, aynı davranışa benzer tepkiler verebilmek ve yetişkinlerin aynı dili konuşmasıyla güç kazanır. Çocuk, tutarlı bir aile tutumu gördükçe sınırların değişmediğini anlar, doğru ile yanlışı daha rahat ayırt eder ve dünyasının güvenli olduğunu hisseder. Elbette her zaman her şey sorunsuz ilerlemeyebilir; yorulduğumuz ve zorlandığımız anlar olabilir. Böyle durumlarda kısa bir mola vermek, küçük ve ulaşılabilir hedeflere odaklanmak ve çocuğun gösterdiği en küçük ilerlemeyi bile takdir etmek süreci hem daha sağlıklı hem daha sürdürülebilir kılar. Unutulmamalıdır ki sabırla desteklenen ve tutarlılıkla sürdürülen her davranış, çocuğun geleceğine bırakılan en değerli izlerden biridir
15/01/2026
Erken müdahale sürecinde dil ve konuşma terapisti, çocuğun iletişim gelişimini bilimsel ölçme ve değerlendirme yöntemleriyle ele alarak bireysel gereksinimlere dayalı müdahale programları oluşturan temel uzmandır. Alıcı ve ifade edici dil, konuşma sesi üretimi, iletişimsel etkileşim ve pragmatik beceriler erken dönemde bütüncül bir yaklaşımla desteklenir. Gelişimin erken evrelerinde başlanan müdahaleler, beynin nöroplastisitesinden yararlanarak iletişim becerilerinin daha etkili, kalıcı ve işlevsel şekilde kazanılmasına olanak sağlar. Aile katılımı ile yapılandırılan bu süreç, kazanımların doğal yaşam ortamlarına genellenmesini destekleyerek çocuğun akademik, sosyal ve duygusal gelişimine güçlü bir temel oluşturur.
14/01/2026
Dikkat ve Hareketin İlişkisi
Dikkat yalnızca zihinsel bir süreç değildir; bedenin nasıl düzenlendiği ve ne kadar hareket ettiğiyle de doğrudan ilişkilidir. Beynin uyanık kalması, çevreye karşı alarm hâlinde olması ve odaklanma sistemlerinin aktifleşmesi çoğu zaman hareketle mümkün olur.
Bir çocuğun uzun süre masa başında oturabiliyor olması, dikkat süresinin mutlaka yüksek olduğu anlamına gelmez. Çünkü hareket etmeyi sevmeyen ya da pasif kalan bir çocuk da uzun süre oturabilir; ancak bu durum her zaman iyi bir dikkat ve odaklanma göstergesi olmayabilir. Asıl fark, dikkat ve odaklanma gerektiren hareketli aktivitelerde ortaya çıkar.
Ergoterapide önce kaba motor beceriler desteklenir, ardından ince motor becerilere geçilir. Bu sıralama tesadüf değildir. Bedenini etkili kullanan, hareketle regüle olabilen bir çocuk için masa başı beceriler ve akademik süreçler çok daha ulaşılabilir hâle gelir. Kısacası, hareket durdurulması gereken bir şey değil; doğru şekilde kullanıldığında dikkatin en güçlü destekçilerinden biridir.
07/01/2026
Sizlere güzel bir haberiminiz var.
2026 yılında her ay bir konu üzerinde uzmanlarınızla çalışıp bülten oluşturuyoruz, tamamen ücretsiz olan bu bültene ulaşmak için bizlere DM üzerinden Ocak ayı bültenini istiyorum yazmanız yeterli.
Faydası bol olsun😇