H.E. Astral Danışmanlık

H.E. Astral Danışmanlık

Share

Afyon Karahisar Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. Türkiye’nin dev bir baraj projesinde

25/08/2023

SESSİZLİK BOZULMAMIŞ ZAMANDIR

İçsel Gücün Sembolü

Günlerden bir gün, sessizliğin hüküm sürdüğü sakin bir köyde yaşayan bir adam vardı: Emre. Emre'nin sessizlikle olan ilişkisi, onun için düşüncelerini toplama ve iç huzuru bulma yolu gibiydi. Ancak, sessiz köyün dengesi bir gün sarsıldı. Uzaklardan gelen haberler, yaklaşan bir savaşın habercisiydi. Köylüler endişe içindeydi, çünkü savaşın gürültüsü sessizliği kırıp geçerdi.

Emre, sessizliği korumak istedi. Sessizliğin huzurunu ve güvenini kaybetmek istemiyordu. Köy meydanında toplanan insanlara dönüp dedi ki: "Belki de sessizliği korumak, en iyi savunmadır. Sessizliğimizi ve iç huzurumuzu koruyarak, savaşın gürültüsüne boyun eğmeyebiliriz."

Bu sözler, köylülerde derin düşüncelere yol açtı. Emre'nin sessizliğe olan inancı ve cesareti, her bir köylü için bir ilham kaynağıydı. Birlikte sessizliği koruma kararı aldılar. Savaşın yaklaştığı günlerde, köy sessizlik içinde bir araya geldi. Herkes, içlerindeki endişe ve korkuyu sessizliğin gücüyle dindirdi.

Savaşın başlamasıyla birlikte, köy sessizliğini korumayı başardı. Gürültü ve kaos etraflarını sarmış olabilir, ancak Emre'nin liderliği ve köy halkının kararlılığı sayesinde, sessizlik içinde bir adada gibi kaldılar. Savaş sona erdiğinde, köy halkı sessizliğin gücünü daha da derinden anlamıştı.

Emre, sessizliğin sadece bir boşluk olmadığını, aynı zamanda içsel gücün ve dayanıklılığın bir sembolü olduğunu göstermişti. Köy, sessizliği korumak için verdikleri mücadele ile hem dış dünyayı hem de iç dünyalarını yenmişlerdi. Artık sessizlik, onların bir parçasıydı ve onları daha da güçlü kılıyordu.

Köyün sessizliği koruma hikayesi, insanın içsel gücünün ve iradesinin dışsal zorlukları nasıl aşabileceğini anlatıyor. Emre'nin liderliği, sessizliği korumak için verilen mücadele ve sonunda elde edilen zafer, sessizliğin bozulmamış zamanda yatan derin anlamını vurguluyor. Bu hikaye, sessizlik ve iç huzurun önemini anlatırken, insanın içsel gücünün ne kadar büyük olabileceğini gözler önüne seriyor.

23/08/2023

İKİ DÜNYA SAKİNLERİ
“İçsel Dünyalardan Dış Dünyaya Yolculuk”

Bir zamanlar, gözlerden uzak ve keşfedilmemiş bir ormanda, farklı boyutlarda yaşayan iki dünya bulunuyordu. İnsanlar ve elflerin yaşadığı yüzey dünyası ile cüceler ve perilerin yaşadığı yer altı dünyası, birbirlerinden habersiz ve izole bir şekilde varlıklarını sürdürüyordu.

Her iki dünyanın halkı da, kendi yaşam tarzlarına ve kültürlerine sahipti. Yüzey dünyasında, renkli çiçekler ve yemyeşil ormanlar arasında yaşayan insanlar, doğayla uyum içindeydiler. Yer altı dünyasında ise, taşlı mağaraların içinde yaşayan cüceler ve kristal aydınlatmalarıyla ışıldayan perdelerin arkasında yaşayan periler, madenlerde çalışıp taşları işliyorlardı.

Bir gün, genç bir insan olan Ela, yüzey dünyasında ormanın derinliklerine doğru bir keşfe çıktı. Rüzgarın esintisi ve kuşların şarkıları eşliğinde yürürken, bir anda farklı bir enerji hissetti. Gözlerini kapattı ve iç dünyasına daldı. O an, yüzey dünyasının ötesinde başka bir dünya olduğunu sezebiliyordu.

Aynı anda, yer altı dünyasında yaşayan genç bir perisi olan Liriel de bir sırra tanık oldu. Bir su damlasının yüzeyine düşen ışık kırılımı, ona yüzey dünyasındaki insanları ve ormanı gösterdi. Liriel, o an iç dünyasına daldı ve yüzey dünyasının güzellikleriyle tanıştı.

Ela ve Liriel, içsel dünyalarına yaptıkları bu yolculukla, farklı dünyaların varlığından haberdar oldular. İkisi de, aralarında gizli bir bağ olduğunu hissediyorlardı. Ancak, bu bağı anlamak ve iki dünyayı birleştirmek için daha fazla keşif yapmaları gerekiyordu.

Ela ve Liriel, iç dünyalarını araştırmaya ve deneyimlemeye devam ettiler. Meditasyon ve içsel yolculuklar sayesinde, iki dünyanın da aslında birbirinin yansımaları olduğunu anladılar. Her iki dünya da birbirine bağlıydı ve içsel huzurlarını bulmak için birbirlerine ihtiyaçları vardı.

Ela ve Liriel, insanlar ve periler arasında bir köprü kurmaya karar verdiler. İki dünya arasında iletişim sağlayan bir geçit yarattılar. İlk başta iki dünya sakinleri birbirlerinden çekinseler de, zamanla karşılıklı anlayış ve işbirliğiyle dostluklar gelişti.

İki dünya, Ela ve Liriel sayesinde iç içe geçti. İnsanlar ve periler, birbirlerinin kültürlerini ve yaşam tarzlarını keşfetmeye başladılar. Bu deneyim, hem yüzey dünyasına hem de yer altı dünyasına renk kattı. İki dünya sakinleri, içsel dünyalarını anlayarak, dış dünyalarına daha anlam katmayı öğrendiler.

Ela ve Liriel'in hikayesi, farklı dünyaların ve perspektiflerin nasıl iç içe geçebileceğini ve birbirlerine nasıl zenginlik katabileceğini anlatıyordu. İçsel keşiflerin ve anlayışın, farklılıkları birleştirmenin ve yeni bağlar kurmanın nasıl bir güç olduğunu gösteriyordu.

22/08/2023

"Sevgi insanın yuvasını buldurur, çünkü gerçek yuva, sevgiyle dolu bir kalptir"

21/08/2023

ZİHNİ BULANDIRAN ZAVALLI DUYGULAR

Bir zamanlar Rüzgarlı Vadisi adında huzurlu bir köyde yaşayan genç bir gün içsel bir sıkıntıyla uyanmıştı. Günler geçtikçe, içinde belirsiz bir huzursuzluk ve mutsuzluk hissi büyüyordu. Her gün, köydeki renkli çiçeklerin ve neşeli kuşların varlığı bile onun içindeki bu duyguları dağıtamıyordu.
Bir gün çocukluk arkadaşı olan Leyla ile buluştu. Ona içindeki bu zavallı duygulardan bahsetti. Leyla, arkadaşının durumunu anlamış gibi göründü ve ona Rüzgar Dağı'nın doruğundaki bilge adamı ziyaret etmesini önerdi. Bu bilge adamın içsel huzuru ve anlayışıyla ün salmış olduğunu söyledi.
Emir, Leyla'nın önerisini kabul etti ve Rüzgar Dağı'na doğru yola çıktı. Zorlu bir yolculuğun ardından doruğa ulaştığında, karşısına yaşlı ve derin bakışlı bir adam çıktı. Emir, içindeki zavallı duyguları anlattı. Bilge adam, gülümseyerek Emir'e doğanın dengesini anlatmaya başladı.
“Bak, Emir," dedi bilge adam. "Doğada her şey bir denge içinde varlık gösterir. Işıkla karanlık, sevinçle üzüntü, iyilikle kötülük bir arada bulunurlar. İçsel dengeyi sağlamak, zavallı duygularla baş etmek anlamına gelir. Onları reddetme, bastırma ya da kovalama. Onları kabul et, anla, ama onlar seni yönlendirmesine izin verme."
Emir, bilge adamın sözlerini derinlemesine düşündü. İçsel dengeyi kabul etmeye karar verdi. Zamanla, duygularını daha iyi anladı, onlarla baş etmeyi öğrendi ve iç huzurunu buldu. Rüzgarlı Vadisi'ne döndüğünde, içsel dengeyi ve zavallı duyguların gücünü arkadaşlarıyla paylaştı.
Ve böylece, Emir'in hikayesi Rüzgarlı Vadisi'nde anlatıldı. İnsanlar, içlerindeki duyguları kabul ederek ve anlayarak zavallı duyguların zihnini bulandırmasını engellemeyi öğrendiler.

19/08/2023

18/08/2023

ZAMANI GELDİ Mİ?
İnsanın kendisiyle yüzleşmesi zordur.
Yaralarıyla, yarım kalanlarıyla geride bıraktım sanırken, derine attıklarıyla tek tek hesaplaşır.
O hesaplaşmadan sonra tanır kendini.
Yeni baştan tanıdıkça kendini sevmeyi öğrenir.
İşte o zaman kalbi muhtaç bir başkasının sevgisi ihtiyaç olmaktan çıkar, ruhu özgürleşir ve nihayet kendisi ile tanışır.

17/08/2023

Sen! Seni Anlayana Mucizesin.

16/08/2023

GÜNEŞİN DOKUNDUĞU ‘TEN’

Bir zamanlar, masmavi gökyüzü altında, sıcak ve parıldayan bir güneş vardı. Her sabah gökyüzünün ufuk çizgisini aydınlatır, ışığıyla dünyayı aydınlatırdı. Bir gün, güneş merak etti ve dünyadaki yaşamı daha yakından görmeye karar verdi.
Bir sabah, güneş gökyüzünden aşağıya doğru ilerledi ve yavaşça bir bahçenin üzerine indi. İlk ışıklarıyla çiçeklerin yaprakları parlamaya başladı, kuşlar melodik şarkılarını söylemeye başladı. Güneş, kendini bu renkli dünyada evinde gibi hissetti.
Bahçede dolaşırken, bir ağacın altında genç bir kızın oturduğunu gördü. Kızın teni, güneşin sıcaklığına dokunmuş gibi parlıyordu. Kız, kitabını okuyarak huzurlu bir şekilde vakit geçiriyordu. Güneş, onun tenine dokunarak bir an için durdu. Kızın yüzündeki tebessümü gördü ve onun içini ısıtan bir enerji hissetti.
Günler geçtikçe, güneş her sabah aynı bahçeye inmeye başladı. Kızın teni, güneşin ışığıyla parlamaya devam etti. Aralarında sessiz bir anlayış ve bağ oluştu. Kız, her gün güneşi sabırsızlıkla bekler oldu. Güneş, kızın hayatına sıcaklık ve aydınlık getirdi, onunla birlikte mutlu anlar yaşadı.
Ancak, bir gün kızın teni solgunlaşmaya başladı. Güneş endişelenmeye başladı ve dünyaya daha yakından incelediğinde kızın hasta olduğunu fark etti. Kızın yanına yaklaştı ve onun tenine daha da yakından dokundu. Sıcaklığıyla kızın üşüdüğü bedenini ısıttı. Kızın yanındaki olduğunu hissettirmeye çalıştı.
Güneşin sıcaklığı ve sevgisiyle, kızın sağlığı tekrar düzeldi. Kızın teni yeniden parlarken, güneş onun hayatında her zaman var olacaktı. Aralarındaki bağ, zamanla daha da güçlendi. Güneş, kızın hayatına umut, ışık ve sevgi getirmeye devam etti.

15/08/2023

Aşkın son sözü yok ki!

09/08/2023

‘ RUH ÇÖLÜ ’

Gökyüzü Kasabası'nın sakinleri, yıllardır mutluluk ve huzur içinde yaşayan insanlardı. Ancak bir gün, kasabanın hemen dışında Ruh Çölü adı verilen bir bölgede garip ve zehirli bitkilerin büyümeye başladığını fark ettiler. Bu bitkiler, insanların zihnini bulandıran duyguları tetikliyordu. İnsanlar, kasabaya gelenlerin bu bitkilerin etkisi altında mutsuz ve huzursuz hissettiklerini gözlemlediler.
Kasabanın yaşlı bilgesi, Zara, bu duruma bir çözüm aramak üzere bir grup genç kahramanı seçti. Kahramanlar, Ruh Çölü'ne doğru yola çıktılar. Yolculukları boyunca, kendi içlerindeki duygularla da yüzleşmek zorunda kaldılar. Korku, öfke, endişe gibi duygularla mücadele etmek, onların gerçek güçlerini keşfetmelerine yardımcı oldu.
Ruh Çölü'ne vardıklarında, zehirli bitkilerin köklerini bulup çıkarmak için birlikte çalıştılar. Ancak bitkilerin kökleri o kadar derindi ki, sadece fiziksel güçleri yetmedi. Kahramanlar, içsel dengeyi sağlamayı ve duygusal zorluklarla baş etmeyi öğrendikçe, bitkilerin köklerini zayıflatabildiler.
Sonunda, kahramanlar bitkileri temizlemeyi başardılar ve Ruh Çölü'nü tekrar yaşanabilir bir yer haline getirdiler. Gökyüzü Kasabası'na döndüklerinde, kasaba sakinleri artık duygusal zorluklarla daha iyi başa çıkabiliyorlardı. Kasaba, kahramanların çabaları sayesinde daha güçlü ve dayanıklı bir toplum haline geldi.
Hikaye, insanların içsel dengeyi sağlayarak ve duygusal zorluklarla başa çıkarak zorlukların üstesinden gelebileceğini ve birlikte çalışmanın ne kadar önemli olduğunu vurguluyordu.

07/08/2023

“KENDİNE HOŞ GELDİN”

Küçük bir kasabada, sıradan bir günün ardından gökyüzü birdenbire renklenmeye başladı. Muhteşem renkleriyle dolu bir sürreal manzara ortaya çıktı. İnsanlar, gökyüzündeki bu olağanüstü şovun ne anlama geldiğini merakla izlediler.
Kasabanın en meraklı çocuğu olan Leyla, diğerlerinin sadece gördüğü güzelliklerin ardında gizlenen hikayeyi araştırmaya karar verdi. Çocuklar gökkuşağını masum bir olay olarak görebilirken, Leyla onun büyülü bir anlamı olduğuna inanıyordu.
Leyla, herkesin uyuduğu bir gece, gizemli olayın izini sürmeye başladı. Gökyüzüne doğru yürüyerek ilerledi ve aniden bir ışık huzmesinin içine girdi. Bu huzme, onu başka bir boyuta taşıdı.
Leyla, kendini gökkuşağının renkleriyle dolu, büyülü bir dünyada buldu. Orada, renklerin canlandığı ve konuşabildiği bir dünya olduğunu fark etti. Her rengin kendine özgü bir karakteri ve hikayesi vardı. Kırmızı tutkuydu, mavi huzurdu, yeşil ise doğayı simgeliyordu.
Gökkuşağındaki bu renkli dünya, dünyadaki insanların duygularıyla doğrudan bağlantılıydı. Renkler, insanların iç dünyalarını yansıtıyordu ve aralarındaki denge insanların hayatlarını etkiliyordu.
Leyla, gökkuşağı dünyasında bir süre geçirdi ve renklerin arasında dostluklar kurdu. Onlarla birlikte, insanların dünyasında renklerin önemini ve hayatın güzelliklerini anlamalarına yardımcı olacak bir yolculuğa çıktı.
Kasabaya döndüğünde, Leyla artık gökkuşağının gizemini çözmüştü. Artık insanlar onun büyülü dünyasını anlayacaklardı. Kasabanın meydanında toplandılar ve Leyla, yaşadığı macerayı ve gökkuşağının anlamını paylaştı.
Gökyüzündeki görsel şov sadece bir rastlantı değildi, aynı zamanda insanların birbirleriyle olan bağlarını güçlendiren bir hatırlatıcıydı. Renklerin ve duyguların insan hayatındaki önemini anlamak, onlara daha anlayışlı ve hoşgörülü olma fırsatı verdi.
Bu olayın ardından kasabadaki insanlar, gökkuşağına bakarken artık daha derin bir anlam bulmuşlardı. Renklerin birleştiği o görsel şölen, herkesi bir araya getiren ve insanların birbirlerine hoş geldin demesine vesile olan muhteşem bir olaydı. Leyla ise her zaman gökkuşağının büyüsünü hatırlayacak ve insanların arasındaki bağları güçlendirmeye devam edecekti.

Want your school to be the top-listed School/college in Avcılar?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Telephone

Address

Ahtakale Mahallesi Fırat 1 Caddesi No:2 İşmekan Residence Kat:3 D:29 Avcılar
Avcılar

Opening Hours

Monday 09:00 - 19:00
Tuesday 09:00 - 19:00
Wednesday 09:00 - 19:00
Thursday 09:00 - 19:00
Friday 09:00 - 19:00
Saturday 09:00 - 19:00