Otizm Güncesi

Otizm Güncesi

Share

“Bir öğretmenin otizm güncesi. “

Konuşalım, tartışalım, paylaşalım.

29/04/2026

1950lerden önce otizmin “çocukluk şizofrenisi” olarak geçtiğini biliyor muydunuz?

1943 yılında Leo Kanner ile birlikte literatüre girmiştir. Daha öncesnde otizm var mıydı? Cevabı evet.

Peki günümüzde neden neredeyse her 30 çocuktan biri tanı alıyor?

Bunun cevaplarından biri; tanı kriterlerinin genişletilmesidir.

Siz ne düşünüyorsunuz? On yıl önce çalıştığımız çocuklar ile şu an çalıştığımız çocuk profili çok farklı. Değil mi?

Video çeviri:

29/04/2026

1950lerden önce otizmin “çocukluk şizofrenisi” olarak geçtiğini biliyor muydunuz?

1943 yılında Leo Kanner ile birlikte literatüre girmiştir. Daha öncesnde otizm var mıydı? Cevabı evet.

Peki günümüzde neden neredeyse her 30 çocuktan biri tanı alıyor?

Bunun cevaplarından biri; tanı kriterlerinin genişletilmesidir.

Siz ne düşünüyorsunuz? On yıl önce çalıştığımız çocuklar ile şu an çalıştığımız çocuk profili çok farklı. Değil mi?

22/04/2026

Videoyu Deniz hanım paylaşmış;

“Hâlâ yürümüyor mu?”
“Bizimki 10 aylıkken koşuyordu.”
“Bir uzmana mı götürsen?”

Toplumumuzdaki baskıyı en iyi anneler biliyor sanırım. Ancak bu tür karşılaştırmalar ebeveyn kaygısını artırır. Oysa gelişimsel değerlendirme, başka çocuklarla kıyaslayarak değil, çocuğun kendi gelişim süreci üzerinden yapılır. Her çocuk kendi yolunda, kendi hızında ilerler. Peki videodaki bebişimize bakalım,

Yürüme, genellikle 12–18 ay aralığında kazanılan bir beceridir. Bu aralık geniştir ve bireysel farklılıklar doğaldır. Ancak bu durum, gecikmelerin göz ardı edilmesi gerektiği anlamına gelmez.evet gecikme var, ama bazen gecikme olması bir tanı olduğu anlamına gelmez.

Bazı çocuklar gelişimin belirli alanlarına (örneğin dil veya sosyal iletişim) daha fazla yatırım yaparken, bazıları motor becerilerde daha hızlı ilerleyebilir. Bu farklılıklar tipik gelişim içinde değerlendirilebilir.

Ancak burada temel yaklaşım nettir:
Eğer ebeveynin içine sinmeyen bir durum varsa, beklemek yerine bir uzmana başvurulmalıdır.

Çünkü erken değerlendirme:
• Olası bir gecikmenin nedenini anlamayı,
• Gerekli desteği zamanında başlatmayı,
• Ve süreci sağlıklı şekilde takip etmeyi sağlar.

Unutulmamalıdır ki amaç panik yaratmak değil, gelişimi doğru okumaktır.

Şüphe varsa, ertelemek yerine değerlendirmek en güvenli yoldur. 🙏

21/04/2026

Günaaydın
Çok tatlı bir video izledim, doğum gününde bebek seslerden ve kalabalıktan korkuyor ve bakın ailesi ne yapıyor ♥️

Bebekler aşırı uyarıldığında sinir sistemleri kapasitesinin üzerine çıkar ve bu durum yalnızca basit bir huzursuzluk değil, gerçek bir regülasyon zorluğu olarak ortaya çıkar; genellikle artan ve zor yatışan ağlama, kucakta bile sakinleşememe, göz temasından kaçınma, başını çevirerek ortamdan uzaklaşmaya çalışma, vücutta kasılma ve sertleşme, ani irkilmeler, emmeyi reddetme ya da huzursuz emme, uykuya dalamama veya çok kısa ve parçalı uyku gibi belirtiler görülür.

bu tablo çoğu zaman yanlışlıkla “huysuzluk” ya da “şımarıklık” olarak yorumlansa da aslında bebeğin beyni fazla gelen uyaranı işlemekte zorlandığı için kendini korumaya almaktadır; özellikle gürültülü ve kalabalık ortamlar, parlak ve yoğun görseller, ekran maruziyeti, sık kucak değiştirme, rutinsizlik ve en önemlisi yorgunluk bu durumu hızla tetikler, eğer bu aşırı yüklenme sık yaşanırsa zamanla uyku problemleri kronikleşebilir, bebek daha kolay ağlayan ve zor sakinleşen bir profile kayabilir ve duyusal hassasiyet artabilir, bu nedenle böyle anlarda en etkili yaklaşım ortamı hızlıca sadeleştirmek, ışık ve sesi azaltmak, mümkünse bebeği tek bir kişinin sakin, yavaş ve ritmik şekilde (sallanma, pışpış, ten teması gibi) regüle etmesi ve uyku sinyallerini erken fark ederek aşırı uyarılma noktasına gelmeden süreci yönetmektir.

19/04/2026

Herkese günaydın

Birkaç gündür hepimiz çok stresliyiz, çok üzgünüz. Hala içimden paylaşım yapmak gelmiyor, hâlâ öfkeliyim… ama ne kadar kişiye ulaşırsak biz insanlarımızı, toplumumuzu, bir aileyi ne kadar değiştirebilirsek, onlara ne kadar dokunabilirsek aslında çocuklar için de o kadar şey yapmış oluyoruz

Şimdi video Amerika’da çekilmiş, okul otobüsü durduğunda yan tarafında bir dur işareti çıkıyor ve sağ ve sol şeritteki bütün araçlar durmak zorunda. Sadece bir araç durmuyor ve zaten arkasından hemen polis otosu yola çıkıyor ve cezası çok yüksek.

Cezalarla çoğu şeyi çözebilir miyiz bilmiyorum, ama artık bir çok şeyin çözülebileceğine inanıyorum sanırım. Yayalara yol vermek, kurallara uymak, yetkiyi kötüye kullanmamak, aman bir şey olmaz deyip görmezden gelmemek, kendimizi düşündüğümüz kadar başkasının haklarını düşünmek… bunları öğretebiliriz tabii ki ama ben artık şuna inanıyorum ki bazı insanların bazı şeyleri yapamayacağından emin olması lazım. “Ben şurada çalışıyorum bana bir şey olmaz” düşüncesinden insanların çıkması lazım.

İşte bunları yaptığımız zaman gerçekten çocuklarımıza sağlıklı bir toplum bırakmış olacağız

Takipçilerime keşfette beni takip etmeyen ama bu postu gören herkese söylüyorum bugün yaya Yollarına dikkat edin, ışık olmasa da yaya yolunda durun eğer yaya varsa tabii ki, çok küçük bir adımla başlayabilirsiniz

Herkese kocaman sevgiler

18/04/2026

Herkese iyi geceler

Öğretmeninize güvenin, öğretmenliği ona bırakın ♥️

Videoyu te gördüm.

18/04/2026

Videoyu paylaşmış,

Görmüştüm daha önce de ama o kadar çok hastayım ki birkaç gündür herhangi bir paylaşımda bulunamadım. Şimdi yazılanları okuyunca paylaşmadan edemeyeceğim, çok üzgünüm ve bu yorumları yapanlara kızıyorum

Bunu herkes için söylüyorum, gerçekten çocukların üzerinden ellerinizi çekin..

Çocukları etiketlemeyin, çocukların en doğal ve yasal hakkı olan eğitim hakkına karışmayın

Özel gereksinimli çocukları topluma dahil edin, iş hayatına alın yetişkinleri, çocuklara alan açın, hiçbir şey yapamıyorsanız açın okuyun. Özel eğitim nedir, kaynaştırma nedir, otizm nedir, Allah aşkına biraz araştırıp okuyun. Bin çeşit tanı var, bin çeşit ruhsal hastalık var, azıcık araştırın.

Mesela ne yapmayın biliyor musunuz ? Çocuğunuz kendini delici kesici bir alet ile zarar veriyorsa onu görmezden gelmeyin. Çocuğunuzun desteğe ihtiyacı varsa bu desteği sağlayın, ilaç kullanması gerekiyorsa ilgili uzmandan destek alın. Mesela defalarca kez takip edilmesi gerekiyor denilen çocuğunuzu takip etmemezlik yapmayın, çocuğunuz odasında bilgisayarında ne yapıyor nasıl videolar çekiyor kimlerle konuşuyor, ne konuşuyor bunları görmezden gelmeyin.

Ebeveyn olarak, toplum olarak hiçbir şey yapmayıp sonra özel gereksinimli çocukların hakkına girmeyin.

17/04/2026

Ergenlik dönemini anlatan “Adolescence” dizisi, sadece gençlerin değil ebeveynlerin de iç dünyasına ayna tutuyor.

Bu süreçte en zor olan şey çoğu zaman çocuğun değişimi değil; ebeveynin bu değişime nasıl eşlik edeceğini bilememesi oluyor.

Her şeyi tek başına çözmek zorunda değilsiniz.
Bazen iyi ebeveynlik, kontrol etmeye çalışmak değil; doğru yerde destek almayı kabul etmektir.

Bir uzmandan görüş almak, bir danışmanlık sürecine girmek ya da sadece bir uzmana “ben bunu nasıl yapacağım?” diyebilmek zayıflık değil; tam tersine çocuğunuz için daha güvenli bir alan kurma becerisidir.

da yazayım şuraya..

17/04/2026

Hep diyorum, çocuklarınızı görün.gerçekten takip edin

Öğrencimle 40 dakika seans yaparken ben öğrencimin hasta olduğunu, yorgun olduğunu, ya karnının ağrıdığını.. uykusuz olup olmadığını yoksa o gün okulda bir problem yaşayıp yaşamadığını anlıyorum.

Bence çocuğuyla gerçekten ilgilenen bir ebeveynin gözden kaçırma şansı yok.

Sizce?

Want your school to be the top-listed School/college in Ankara?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Address

Ankara