20/07/2026
Sinir sistemi ve beden, bulunduğu çevreyle sürekli etkileşim içindedir, çevresinden bilgi alır, ona uyumlanır ve gelişimini bu etkileşim içinde sürdürür.
Ancak çocuk gelişiminde bir güçlük ortaya çıktığında çoğu zaman önce çocuğu anormalleştiririz. Oysa belki de ilk sormamız gereken soru şudur: Bu çocuk nasıl bir çevreye uyum sağlamaya çalışıyor?
Gabor Maté, Normal Efsanesi kitabında birçok fiziksel ve psikolojik güçlüğün kökenini çocukluk çağı travmalarında, kronik stres yükünde, bakım veren-çocuk ilişkisinde, sosyal eşitsizliklerde ve dezavantajlı yaşam koşullarında aramamız gerektiğini vurgular.
Ben buna bir boyut daha ekliyorum: Sinir sistemimizin ait olmadığı bir çevreye sürekli uyum sağlama baskısı.
İnsan sinir sistemi; açık havada bulunmaya, doğal gün ışığı almaya, güvenli sosyal ilişkiler kurmaya, düzenli fiziksel aktiviteye, oyun oynamaya, yeterince dinlenmeye ve doğayla temas etmeye göre evrimleşti. Bugün ise uzun süre kapalı ortamlarda kalmak, hareketsizlik, ekran yoğunluğu, kronik zaman baskısı, yalnızlaşma ve sürekli performans beklentisi sinir sistemimizin biyolojik ihtiyaçlarıyla çelişebiliyor.
Bu nedenle bazen sorun çocukta değildir; çocuğun uyum sağlamaya çalıştığı çevrededir. Belki de “problem davranış” dediğimiz şeylerin bir kısmı, sinir sisteminin ait olmadığı koşullara verdiği anlaşılabilir biyolojik yanıtlardır.
Çocuğu değiştirmeye çalışmadan önce, onun gelişimini taşıyan çevreyi de yeniden düşünmek gerekir.
Mecburen reklam demem gerekiyor sanırım. Kitabı kendim aldım 😊