Beynin temel görevi adaptasyondur ezber değil. Harvard çocuk gelişimi merkezi çocuklara ezberleme makinesiymiş gibi yaklaşmayın diyor. Peki ne yapalım? Günlük yaşama adapte edelim. Siz çocuk beynine öğrenme makinesi gibi mi yaklaşıyorsunuz?
Konuşma Baloncuğu
Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Konuşma Baloncuğu, Ankara.
Bir çocuk için ebeveyninin yanında olması çok kıymetlidir.
Ama bazen çocuk yalnızca bedenimizi değil bakışımızı, sesimizi, yüzümüzü ve ona dönen dikkatimizi de arar.
Ebeveynler çok yorulur. Bazen telefon-televizyon, günün içindeki tek nefes alanı gibi gelebilir. Bu çok insani.
Yine de küçük çocuklar, bağlantının koptuğu anları bedenleriyle hisseder. Huzursuzluk, çağırma, ağlama ya da oyuncak atma bazen “yaramazlık” değil;
“Bana geri döner misin?” demenin çocukça bir yoludur.
Ve bu huzursuzluğu otonom sinir sistemi çıkarır. Yani otomatik olarak çalışan sinir sistemi. Ve bu sırada kontrolleri de yoktur, kaybolmuştur.
Olabildiğince çocuk uyanık oldukça ekranın açılmaması daha iyi olacaktır.
Gün içindeki ve özellikle akşam yoğun uyaranlar sinir sisteminin -uyanık olmam gerekir- modunu açar. Bu hayatta kalma mekanizmasıdır. Hayatta kalma mekanizması açılmış bir sinir sistemi de yeterince düzenlenmeden kendisini kapatamaz. Hatta otonom sinir sistemi (otomatik çalışan) bedene UYANIK KAL sinyali gönderdiği için çocuğun bilinçli kontrolü de yoktur. Yani çocuk uykuya geçemez. Direnç gösterebilir, hareketlenebilir. Videodaki gibi uykuya yakın uyarıcı şeylerden uzak durmak iyi bir fikirdir.
Eminim bazen sizin de uykuya yakın aklınıza bir şey takıldığı ve sabahı yatakta ettiğiniz oluyordur. Çocuğun bedeninde olanı da benzer bir durum olarak düşünebilirsiniz.
Sinir sistemi için emzik neyi ifade ediyor? Bu soru emzik bırakmanın ilk sorusudur. Emziksiz de emziğin karşıladığı ihtiyaçların üstesinden gelebilen çocuk emziği bırakmaya uygun olmaya başlar.
Peki emzik çocukta neyi sağlar?
* Sakinleşmeye yardımcı olur.
* Uykuya geçişi kolaylaştırabilir.
* Kendi kendini regüle etme becerisine destek olur.
* Ağlama yoğunluğunu azaltabilir.
* Geçiş anlarında güven hissi verebilir.
* Ayrılık, yorgunluk, açlık sonrası bekleme gibi zor anlarda bedene ritim sağlar.
* Parasempatik sistemi destekleyerek bedeni yavaşlatabilir.
* Duyusal olarak yoğun çocuklarda “toparlanma nesnesi” gibi çalışabilir.
* Bebek için tanıdık, öngörülebilir ve güven veren bir sinyal olabilir.
Eğer bunlara emzik haricinde de kapasite geliştirebilirse çocuk emzik hayatında büyük yer kaplamaz olur. Bırakmak kolaylaşır.
Peki sizin emzik deneyiminiz nasıl? 🌿
Önce kabul etmek gerekir. Bu huyluluk değil bir zorlanma. Sinir sisteminin alarma girmesi. Çocuk istemiyor değil baş edemiyor.
Zorlamak sinir sistemini daha hassas, daha kırılgan hale getirir. Yavaş ve ön görülebilir ilerlenmeli.
Kaplumbağa gibi düşünebilirsiniz. Çocuk kendi rızasıyla, oyuncu ve meraklı bir şekilde deneyimleyecek. Kontrol hissi kendinde olacak.
Ayrıca genel olarak sinir sistemi üzerindeki diğer yükleri azaltmak iyi olacaktır. Uyku, ekran, yeterince sağlıklı yiyecek, açık hava, yeterince fiziksel aktivite gibi.
İlişkinizi her zaman besleyici tutun. İlişki en iyi sinir sistemi düzenleyicisidir.
Atlamak, zıplamak, koşmak, tırmanmak gibi güç içeren bedensel aktiviteler, sallanmak, masaj iyi gelebilir.
Not: Bu durum günlük yaşamı ve gelişimi etkilerse mutlaka değerlendirilmelidir.
Ya çocuğum tanı alırsa ve bu ilerde önüne çıkarsa kaygısını anlıyorum. Gelecek ile ilgili çocuğunuzu koruma isteğinizi çok iyi anlıyorum. Ancak ağaç yaş iken eğilir. Sinir sistemi en iyi ilk 3 yaşta olgunlaşır. Çocukluk ve ergenlikte de yüksek hızda olgunlaşmaya devam ediyor. Ne kadar erken destek o kadar kucaklanmış bir zorluk demektir. Bazen her şeyiyle mükemmel bir seçenek olmayabiliyor. Ancak şundan eminim zorluk varda hemen destek orada olmalı.
Çocuğun davranışını görüp ihtiyacını görememek, anlamak yerine susturmak, korkuyla disiplin kurmak, itaati ilişkiye tercih etmek ve cezayı eğitim sanmak şiddet zeminini güçlendirebilir. Çocuk beyni bazen saldırganlığa başka bir yol bilmediği için gider.
Şiddeti büyüten bir diğer alan da toplumun gündelik dilidir. Hakaretin mizah gibi kullanılması, alayın zekâ sanılması, küçük düşürmenin sıradanlaşması, sosyal medyada linç kültürünün alkış alması ve farklı olana tahammülsüzlük şiddete alan açar. İnsan sürekli tehdit, aşağılama ve dışlanma diliyle karşılaşıyorsa, sinir sistemi dünyayı daha güvensiz okur. Benim attığım reelslarda çocuğun ağzına bir kere vuracaksın bak bakalım bir daha yapıyor mu yorumları dolu.
Ekonomik sıkışmışlık, kronik stres, belirsizlik, umutsuzluk ve adalet sistemine güven kaybı da şiddeti besleyebilir. İnsanlar uzun süre baskı ve çaresizlik altında yaşadığında düşünme alanı daralabilir, dürtüsellik artabilir. Hukukun korumadığına inanılan yerde güç, çözüm gibi görünmeye başlayabilir.
Daha bilmediğim onlarca, yüzlerce faktör vardır. Bu nedenle aklıselim kalıp düşünmeli. Herkes önce kendi evinin önünü temizlemeli.
Bu reelsde bir çocuğun sinir sistemi gözüyle yemek seçmemesi için ihtiyacı olabilecek bilimsel öneriler var. Ama bu bilgileri yük etmeyin kendinize. Alıp cebinize koyun, kendi ebeveynliğinizde belki çıkarıp kullanmak istersiniz 🌿
Sinir sistemi gözünden uyku eğitimindeki yanlışlar🌿
Sizin deneyiminiz nasıl?
Sinir sistemi ile bedenin uyku yükü bağlantıdadır. Videodaki 12 madde sinir sistemi ve bedenin uykuya geçişiyle birebir ilişkidedir.
Sizin Kayra’nızın hangi maddede desteğe ihtiyacı var? 😊
Click here to claim your Sponsored Listing.