Kariyer Parkı

Kariyer Parkı

Share

Powered by FMA Gelecek Yönetimi Akademisi / Future Management Academy

Photos from Kariyer Parkı's post 09/01/2024

Aile Şirketleri Sahiplerine, 2024 Yılı, Yeni Yıl Mektubum!
https://www.fmaakademi.org/tr/blog/yonetim-danismanligi/aile-sirketleri-sahiplerine-2024-yili-yeni-yil-mektubum

"Aile şirketlerinin kendini yenileyerek sonraki kuşaklara devirlerinin sağlanması konusu, aslında aile şirketi sahipleri olarak sadece sizlerin değil profesyonel, akademik ve hatta ekonomi ve kamu otoritelerinin ana hedeflerinden biri olmalıdır. Bu konudaki söz konusu otoritelerin son yıllardaki yaptığı çalışma ve girişimleri takdirle karşılıyor, teşekkür ediyorum.

Doğru insanın seçimi, oryantasyonu ve motivasyonunu sağlayacak iklimle birlikte yapacağınız insana yatırım, alt ve orta seviye için verimlilik, üst seviye için de yönetsel kapasite artışı ile şirketin daha iyi yönetilmesini sağlamak, hem bugüne hem de geleceğe yapılmış bir yatırım olacaktır. Gerek kendi aile üyelerinizin gerekse çalışan ve yöneticilerinizin kişisel, mesleki ve teknik eğitimi için vereceğiniz önem ve buna yönelik yapacağınız yatırım, kalıcı ve güvenilir, profesyonellerce çalışılmak istenilen ve diğer paydaşlar için iş yapılmak istenilen bir şirket kültürünün göstergesi ve sizi rakiplerinizden farklılaştırarak öne geçiren en önemli özelliğinizdir."

01/02/2019

İş Yerinde Ciddiye Alınmak İçin Küçük İpuçları
Zeki, becerikli, düşünceli ve yetkin olmanız diğer herkesin iş yerinde seni bu şekilde algıladığı anlamına maalesef gelmiyor. İş arkadaşlarının seni bu özelliklerinle algılamasını istiyorsan kıyafetinden konuşmana, beden dilinden tavırlarına kadar her şeyi ince ince düşünmen gerekiyor. Bunun da elbette bazı püf noktaları var.

İş yerinde ciddiye alınmak ne yazık ki her zaman kolay değil. Ciddiye alınmak görünüşün, konuşman ve beden dilin gibi pek çok öğeye bağlı. Bu yazıda diğer insanların seni bu özelliklerinle kabul etmesini ve ciddiye almasını sağlayacak etkili bazı etkili yöntemleri derledik. Hem de uzmanlarından!

İşe erken gidin

Ne kadar çalışsan da çaban ciddiye alınmıyor mu? O hâlde bir şeyleri yeniden düşünmeli ve çalışkanlığını görünür hale getirmelisin. İşe asla geç gitmemeli hatta mümkün olduğunca erken gitmelisin. İş yeri bu imkanı tanıyorsa 10.00-18.00 arası çalışmak yerine 09.00-17.00 arası çalışabilirsin. Araştırmalar işe erken gelenlerin işverenler ve yöneticiler tarafından daha çalışkan olarak algılandığını gösteriyor.

“Hayır” demekten çekinme

Size her önerileni ya da senden her isteneni hemen kabul etmeden önce düşünmelisin. İyice değerlendirdikten sonra ve reddedilmesi gerektiğini düşünüyorsan, yöneticin tarafından istenmiş olsa bile uygun bir dille reddetmelisin. Elbette reddetme gerekçelerini de uygun bir dille açıklamalısın. Nedensiz hayır demek de algını olumsuz etkileyebilir.

Basit yazın

İş yazışmalarında uzun, çok sık kullanılmayan ve zor kelimeleri tercih etmemelisin. Genel düşüncenin aksine kolay okunabilir metinler yazmak aynı şeyi ifade ettiğin daha zor kelimelerle yazılan metinlere göre daha zeki görünmeni sağlıyor.

Hem sıcakkanlı hem yetkin görünün

Araştırmalara göre sadece yetkin görünmek ciddiye alınmanı sağlamıyor. Kendini mümkün olduğunca arkadaş canlısı ve sıcakkanlı göstermen de gerekiyor. Sıcakkanlılığı ve yetkinliğini birlikte yansıtabilirsen, insanlar seni hem daha güvenilir buluyor hem de daha çok saygı duyuyor.

Kıpırdanmayı bırakın

Gergin olduğunda ellerini ovuşturuyor, parmaklarını amaçsızca hareket ettiriyor ya da kağıda anlamsız şekiller çiziyorsan bundan vazgeçmelisin. Bu tür tekrarlayan davranışlar gerginlik ve güç eksikliği göstergesi olarak algılanıyor. Uzmanlar, bu davranışları tamamen yok edemiyorsan bile bunları azaltmanı ya da en azından yavaşlatmanı tavsiye ediyor.

Daha hızlı konuşun

Konuşma hızın insanlar üzerinde çok ciddi bir etkiye sahip. Yavaş bir şekilde konuşmak seni sıkıcı ve yetkinliği sorgulanabilir gösteriyor. Konuşma hızını yükseltmen elbette bu yüzden çok önemli. Hızlı konuşmak seni daha ikna edici yapıyor. Tabii ki insanların anlayamayacağı kadar hızlanmana da gerek yok.

Giyinmeyi ciddiye alın

Giyim ve dış görünüş insanların algısını doğrudan etkiliyor. Dahası giyimin kendi motivasyonun üzerinde de etkisi var. İyi giyindiğinde insan kendisini daha çok ciddiye alıyor. Nasıl giyineceğin ise iş yerinin durumuna bağlı. Ne giyeceğini belirlemek için iş yerinde en şık bulduğun kişilerin tercihlerinden esinlenebilirsin.

El sıkışırken dikkat edin

Tokalaşırken eline biraz güç verebilirsin. Karşındakinin kolunu kırmak ister gibi çok sert değil ama tamamen de cansız olduğun izlenimi yaratmayacak şekilde yumuşak da olmayacak bir dengeye oturtmalısın. Güçlü ve nazik bir tokalaşma gerçekten de çok büyük fark yaratıyor. Ayrıca tokalaşırken göz teması kurmayı ve gülümsemeyi de asla ihmal etmemelisin.

Dünyayı takip edin

İster sosyal medyadan istersen de gazete ya da televizyondan bir şekilde dünyayı takip etmesilin. Özellikle de sektöründe ne olup bittiğini iyi takip etmelisin. Böylece hem işle ilgili konuşacak konuların olacaktır hem de sohbet tıkandığında gündemden laf açıp samimiyet geliştirebilirsin.

Eğlenceli olun

Ciddi olmak asık suratlı ve soğuk olmak demek değil. Ölçüsünde olmak şartıyla espri yapmak da gerekiyor. Ölçüsünde eğlenceli ve espritüel olmanın gücünü sana başka hiçbir şey veremez!
Alıntıdır.

Endişelerinizi Bırakın. Her Şey Plana Göre Gidiyor 24/01/2019

Endişelerinizi Bırakın. Her Şey Plana Göre Gidiyor...
Endişelerimizle olumsuz durumları ortadan kaldıramadığımız gibi aksine daha çok olumsuzluğu üzerimize çekebiliyoruz.

Eğer endişe duyduğumuz şeyleri kabullenebilirsek, irademiz ve düşüncemizle onları ortadan kaldırmayı da başarabiliriz 🙂

Hayatın hepimiz için bir planı var.

Negatif düşüncelerinizden kurtulun, onlarla savaşmayın. Bırakın gitsinler.

Tıp, psikoloji, pedagoji ve felsefede doktora yapan bir Rus bilim adamı olan Georgiy Nikolaevich Sytin, kendi iradenizin ve düşüncelerinizin yardımıyla kendinizi iyileştirme tekniği geliştirdi.

Şifa ve daha sonra tam iyileşme, düşünceleriniz tarafından başlatılır ve içeriden (öz farkındalık veya niyet) gelir. Eğer iyileşmenin nasıl ve neden gerçekleştiğine dair bir araştırma yaparsak insan düşüncelerinin, niyetlerinin ve tüm bilinçaltının olduğu bulmacanın tüm parçalarını bir araya getirebileceğiz. Ama asıl önemli olan, bu yöntemin çalışmasıdır. Bu, şüphe duyanlar ve hatta özellikle de ihtiyaç duyduklarında, bu konuyla ilgilenmek için daha büyük bir motivasyona sahip olanlar için bir kanıt niteliğinde olmalıdır.

Hayat size daha önce sunduğunuzdan başka bir şey aradığınızda, verdiğiniz kalıplar uygun çözümleri sağlayamadığından, önünüzde yepyeni bir dizi olanak sunar. Bunlardan biri kendi düşüncenize göre kendini iyileştirme, biçimlendirme ve şekillendirme sürecidir.

Sytin irade gücüne özel bir ilgi gösterdi. Kendini iyileştirme sürecine yardımcı olabilecek organların sağlığı ile ilgili ifadelerle dolu birçok kitap yazdı. Bu yöntemle, böyle genç yaşta bile, Sytin kendi biyolojik saatini yavaşlatmayı başardı ve mümkün olduğunca genç kalmayı başardı ve bu da ona en iyi pazarlama çözümünü yaptı. İnsanlara yardım etmek için özel metinler kullanıyor. Sytin, Moskova’daki Merkezi ile de ünlüdür. Belki inanılmaz geliyor, ama iyileşme oranı %80.

Aşağıdaki maddeler hayat değiştirmeyi kanıtladı. En azından birkaçını hayatınıza uygulamaya çalışın daha da iyi hissedeceksiniz.

1.Alışkanlıklarınızı basitleştirin; Hayatınızı zorlaştıran her şeyi dışarı atın.

2.En sevdiğiniz şarkıyı düşünün ve günde birkaç kez şarkı söyleyin.

3.Her gün yürüyüşe çıkın.

4.Temel jimnastiği deneyin – vücudunuza çok iyi gelecektir.

5.Sevdiklerinizle mümkün olduğunca fazla zaman geçirin.

6.Negatif düşüncelerinizden kurtulun, onlarla savaşmayın. Bırakın gitsinler.

7.Yaptığınız her şeyde ılımlı olun. Ne zaman yeterli olduğunu öğrenmelisiniz. Kendinizi dinleyin.

8.Her sabah kalktıktan sonra aynaya bakın, merhaba deyin ve kendinize en iyisini dileyin. Bunu gece de yapabilirsiniz.

9.Kendi işinize bakın. Kimseyle uğraşmayın.

10.Kendinizi çocuklarınızın etrafında her bulduğunuzda, oyun oynarken biraz zaman geçirin ve keyfini çıkarın.

11.Kimse sizden istemiyorsa tavsiyelerde bulunmayın.

12.Kelimeler çok güçlüdür. Konuşmadan önce düşünün.

13.Diğerlerini dinleyin, muhtemelen söyleyecek önemli bir şeyleri vardır, duymanız gereken bir şey olabilir.

14.Diğer insanları sizin beklediğinizden daha mutlu kılın.

15.Yaptığınız iyiliklerin karşılığını beklemeden yapın.

16.Düzeltilmesi gereken bir yolda yürüdüğünüzün farkında olun. Her şey ilahi düzene göre gerçekleşir.

17.Bir hata yaptığınızı düşünüyorsanız, düzeltmeyi deneyin, ancak kendinizi suçlu hissetmeyin. Biz sadece insanız.

18.Her zaman değişime hazır olun, ama sabırlı olun.

19.Erdemler paha biçilmez küçük hazinelerdir.

20.Mümkün olduğunca gülümseyin.

21.Birine yardım etme fırsatınız olduğunda, karşılığını beklemeden yapın.

22.Dürüst, onurlu ve üretken bir hayat yaşayın. Memnuniyet genellikle daha sonra, yaşlılıkta gelir.

23.Kötü hissettiğinizde, sabırlı olun ve yarına daha çok inanın. İyi hissettiğinizde, neşenizi başkalarıyla paylaşın böylece daha da iyi hissedeceksiniz.

Kaynak:

Endişelerinizi Bırakın. Her Şey Plana Göre Gidiyor Endişelerimizle olumsuz durumları ortadan kaldıramadığımız gibi aksine daha çok olumsuzluğu üzerimize çekebiliyoruz.Eğer endişe duyduğumuz şeyleri kabullenebilirsek, irademiz ve düşüncemizle onları ortadan kaldırmayı da başarabiliriz 🙂Hayatın hepimiz için bir planı var.....

19/01/2019

Hedeflerine nasıl ulaşırsın?
Hedeflerine ulaşma yolunda en büyük engelin plato etkisi olduğunu biliyor musun? Zihnin işlevini bir süre için yitirip, tıkanıklık yaşaması anlamına gelen bu etkinin en önemli nedeni tekrarlanan olaylara karşı hissizleşmemiz.

Plato etkisi bir savunma mekanizması olarak da nitelendirilebilir. Her gün aslında arabayla sadece 5 dakika süren bir yolu trafik yüzünden yarım saatte gidebiliyorsan, bunun nedeni plato etkisi yani onun verdiği alışma ve kabul etme hissi. Başarılı olmak ve kariyerinde ilerlemek için ise bazen bu mekanizmayı kırmak şart. Bob Sullivan ve Dr. Thomas Thompson, “Plateau Effecct: Getting From Stuck To Success” adlı kitapta Plato Etkisinin aşamalarını ve nasıl kırılabileceğini açıklıyor.

3 aşama

Bilişsel: Bu aşamada hedefini belirliyor ve ona nasıl ulaşabileceğine dair program yapıyorsun. Örneğin, hedefin yurt dışında yüksek lisans yapmak. Bunun için not ortalamanın kaç olması gerektiğini, hangi sınavlara katılacağını, yabancı dilini geliştirmek için kursa gidip gitmeyeceğini planlıyorsun.

Çağrışımsal: Artık bu aşamada daha verimli, daha az yoğunlaşarak ve az hata yaparak çalışıyorsun. Örneğin; yüksek lisans için gideceğin yabancı şehirde konuşulan dili iyi anlamak için çalıştın. Artık bu konuda hiç de fena değilsin. Bazı basit kalıpları çoktan ezberledin.

Plato Evresi: Bu aşamada artık sistem otomatize olmuş demek. Birisiyle anlaşabilecek kadar dil öğrendiğin için öğrenme sürecin duruyor. Oysa seni bekleyen onlarca yeni sözcük, yerel ifade kalıbı var. Öğrenmen durduğu için yeni kelimeleri öğrenmede zorlanıyor, beyninin bu konuda hissizleşmesi nedeniyle gelişimini sekteye uğratıyorsun.

Plato Etkisinden nasıl kurtulabilirsin?

Yola devam et

Plato evresinde kişi hedefinden vazgeçme eğilimi gösterir. Gelişimi durduğu için gerisini getiremeyeceğini düşünür, hedefin kendisine uygunluğunu sorgular. Bu motivasyonsuzluk sadece plato etkisinden kaynaklıdır ve gelişimin bir parçasıdır. Tüm bunlara rağmen yola, yani gelişim sürecine devam etmek, hedeften şaşmamak gerekir.

Kendine yüklenme

Plato evresini atlattıktan sonra sınırlarını zorlamaya ve gelişmeye devam etmelisin. Ancak bu noktada kendimizi yormamak, aşırı derecede zorlamamak ve sabretmek gereklidir. Aksi halde bu zorlama bize yarardan çok zarar getirebilir.

Rahatsızlık hissini kabullen

Beyin her şeye alıştığı gibi plato etkisine de alışır. Gelişim sürecinde yaşadığımız duraksamalar önce bizi endişelendirse de sonrasında bunun sürecin bir parçası olduğunu bilmek, durumu kabul etmemizi ve rahatlamamızı sağlar. Duraksamanın geçici olduğunu bilmek, gelişim sürecimizin güçlenerek devam edeceğini göstermesi açısından önemlidir.

14/01/2019

Fark Yaratmak, Hislerinize Kulak Vererek Adım Atmaktır!

Kariyer endişeleri içerisinde temelde iki sorunla karşı karşıya kalıyoruz.
“Hangi konuda iyi olduğumu bilmiyorum” ve “Nasıl ve ne yöne adım atmam gerektiğini kestiremiyorum”.
Bu sorulara cevap bulmanın çeşitli yolları var.
Cevap ararkense dikkat etmeniz gereken önemli iki kriter var. Hızın önemli olduğu bu devirde ilk kriter “zaman” diyerek sizi düş kırıklığına uğratmak istemezdim.
Yine de “zaman” neden önemli diye soracak olursanız, bunun da iki sebebi var:

Birincisi, “zamanınız” olduğunu fark etmeniz, stresli günler yaşadığınızda sakinleşmenize yardımcı olur. Stres düşünmeyi ve karar almayı bloke eden bir faktör olduğundan, rahat hissetmeniz önemli. İkincisi hayatta önemli değişimler zaman gerektiriyor. Harvard’da da okusanız, dünyanın en iyi şirketinde de çalışsanız, istekleriniz, beklentileriniz, tercihleriniz hayatla birlikte değişiyor. Bundan daha doğal ve normal birşey olamaz. Gelişmek, ilerlemek, geliştirmek ve ilerletmek isteyen her yenilikçi insanın hayatında dönem dönem yaşayacağı bir duygu ve düşünce durumu bu.

Ikinci kriter “hareket etmek”. Katıldığım tüm seminerlerde, dinlediğim her konuşmacıdan, okuduğum çoğu makalede şu sözü duyuyorum “Ne istediğini bul. Bulmadan hareket etmen mümkün değil.” Bana kalırsa bu öneri düşünülmeden verilmiş tavsiyeler listesinin başında geliyor. En azından ne istediğini bulmaya çalışanların ne istediğini bulması için önce “hareket” halinde olması gerekiyor. Yani önce hedefi bul sonra hareket et önermesi sizi paralize ediyorsa, çok haklısınız. Bazıları doğuştan ne istediğini bilir, bazıları çok erken yaşta ne istediğinden emindir, bazıları da yaşamın içinde gezerken ne istediğini bulur. Ya da yön değiştirmeye karar verir. Eğer ne istediğinizi bilmiyorsanız, hislerinize kulak verin. Fark yaratmak istiyorsanız, hissettiklerinizi harekete geçirin. Azimle, sabırla, her gün…Yapabileceğiniz bazı şeyler arasında okumak, katılımcı olmak, insanlarla konuşmak, ilgilenebileceğinizi düşündüğünüz konulara dalmak, onları denemek, düş kırıklığına uğramak, bulamıyorum diye haykırmak, bazen ümitsizliğe kapılmak ve tekrar denemek, tekrar dışarı çıkmak, aramak, araştırmak, sormak ve Boom!

Sürecinizi kısaltabileceğine inandığım çalışmalardan biri şu: elinize bir kalem ve kağıt alın. Hayatta tutkulu olduğunuz, sevdiğinizi düşündüğünüz ve aklınıza “ilk” gelen konu hakkında bir şeyler karalamaya bakın. Aklınıza ilk gelen konu hakkında “rahatça” konuşabilmeniz, düşünebilmeniz ya da yazabilmeniz önemli. Buna dikkat edin. Bir ay boyunca her gün az ya da çok konuşmaktan, düşünmekten, yapmaktan hoşlandığınız herhangi bir konu hakkında yazmaya devam edin.

Sizin için hayatta nelerin değerli olduğunu ve yaptığınız işte yükselirken hangi değerlerin sizin için vazgeçilmez olabileceğine göz gezdirin.

Bu süreç size kendinizle ve yeteneklerinizle ilgili çok yararlı bilgiler verecek. Deneyin.

21. YÜZYIL ÖĞRENME YÖNTEMİ ZİHİN HARİTALARI, UNUTMAYI UNUTTURUYOR… | FMA Gelecek Yönetimi Akademisi 07/01/2019

21. YÜZYIL ÖĞRENME YÖNTEMİ ZİHİN HARİTALARI, UNUTMAYI UNUTTURUYOR…
“Zihin haritaları, sıradan detayların sisli perdesini kaldırarak sizin ya da şirketinizin varacağınız ışıldayan vizyonu görmenizi sağlayacak ve sadece yaşamınızı sürdürmenize değil, aynı zamanda iş hayatında başarılı olmanıza yardım edecektir.” Tony Buzan
Tony Buzan tarafından 1969 yılında, Da Vinci, Sir Isaac Newton, Paganini gibi tarihte yer etmiş önemli dehaların çalışma ve not alma yöntemlerinden esinlenilerek geliştirilen Mind Mapping (Zihin Haritaları) tekniği, “öğrenmeyi öğrenme” ve “öğrendiğini etkin kullanma”yı ifade etmektedir. Bu teknikle bireyler, sağ beyni devreye sokarak, sağ ve sol beyin birlikte temelli öğrenmeyi gerçekleştirir ve “öğrendiğini unutmama”yı öğrenirler. Bu sayede de gerek okul, gerek iş, gerekse sosyal hayatta başarı kaçınılmaz olur.

Zihin haritalarının yaratıcısı Tony Buzan’ın öncülüğünü yaptığı bu sistemle, kurumsal eğitimlerde şirket çalışanlarının yenilikçi düşünme, iletişim, problem çözme, işbirliği, analiz etme, sunuş yapma, planlama, proje yönetimi gibi becerilerinin geliştirilmesi sağlanırken, bireysel eğitimlerde ise öğrenmeyi öğrenmeleri sağlanır. Tony Buzan, yukarıda da bahsedildiği gibi, dâhilerin not alma tekniklerinden esinlenerek Zihin Haritaları tekniğini ortaya koymuştur.

Simgeleri, renkleri, görsel düzenleri ve uzamsal düzenleri kullanan Zihin Haritaları Tekniğinin, not alma ve ezberleme gibi geleneksel çalışma tekniklerinden çok daha fazla akılda kaldığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bir zihin haritasında bilgi, beynin işleyiş şekli gibi yapılanır. Yani bir merkezden etrafa yayılır, oysaki diğer yöntemlerde bilgi, alt alta dizilmiştir. Yani fazlasıyla düz ve monotondur.

Bir zihin haritası sizin düşüncelerinizi kelimenin tam anlamıyla haritalar, ilişkiler ve bağlantılar kurarak yeni düşünceler ortaya koymanızı sağlar. Sizin fikirlerinizi, kapalı bir kutu olan beyninizden alıp, görünür bir hale getirir. Bir ağacın dalları gibi dallar çizerek size yeni fikirler, yeni seçenekler konusunda ilham verir. Yapılan araştırmalarda, Zihin Haritaları Yönteminin, listeyle çalışmaya göre %80 daha etkili olduğu ortaya çıkmıştır.

Zihin Haritaları, beynin tüm potansiyelini açığa çıkarmayı sağlayan güçlü bir grafik tekniğidir. Beynin korteksindeki tüm alanları (sözcükler, görüntüler, sayılar, mantık, ritim, renk ve uzamsal farkındalık) tek bir yöntemle güçlü bir biçimde devreye sokar. Bu sayede size, beyninizin sonsuz derinliklerinde özgürce dolaşma fırsatı sunar. Zihin Haritaları, ileri düzeyde öğrenmenin ve net düşünmenin öğrencilerin performansını arttıracağı her alanda uygulanabilir.

Zihin Haritaları, renkler, resimler gibi sağ lob ve sözcükler, mantık, sayılar gibi sol lob becerilerini birleştirerek performans artışı sağlamaktadır. Yani bu yöntemle beyin, hangi konu üzerine yoğunlaşılırsa yoğunlaşılsın en üst performansında çalışır. Zihin Haritalarıyla bireyler güçlü ve etkili zihin haritalarını nasıl üreteceklerini ve bunları çok geniş ve farklı alanlarda nasıl uygulayacaklarını öğrenirler.

Okul Hayatında Zihin Haritaları Dönemi

Ülkemiz eğitim sistemi incelendiğinde, eğitim kalitemizin çeşitli araştırma ve değerlendirme sonuçlarına göre, maalesef Dünya standartlarının çok altında olduğu görülmektedir. Ülkemiz eğitim sistemi, beyin tahribatı olarak değerlendirebileceğimiz ezber anlayışını temel almaktadır.

Ailelerin ek dersler ve dershane kültürüne bulandığı günümüzde kolay öğrenmenin yollarını, kalıcı öğrenmeyi ve en önemlisi dünya eğitim sistemi standartlarını yakalamanın ön şartı, zihin haritalarıdır.

Zihin Haritaları Öğrencilere Neler Kazandırıyor?

Zihin Haritaları ile çok uzun ders notları tek bir sayfaya not alınabiliyor,
Zihin Haritaları ile çalışmada, sağ lob aktif rol oynadığından bilgiler uzun süre hafızada kalıyor ve Zihin Haritaları ile çalışılan ders çok daha rahat hatırlanabiliyor,
Yapılan çalışmanın bütünü tek bir sayfada görülebileceği için yeni fikirlere daha açık olmayı ve bu durum da yaratıcılığın maksimum seviyeye ulaşmasını sağlıyor,
Daha düzenli çalışmanızı sağladığı için başarıyı yükseltiyor.
İş Hayatında Zihin Haritaları Dönemi

Zihin Haritalarının en etkin kullanım alanlarından biri de iş hayatıdır. Modern iş hayatı, çalışanlardan tam manasıyla “Superman” olmalarını bekliyor diyebiliriz. Aynı anda birçok önemli konuyu başarıyla gerçekleştirebilmek, günümüz iş dünyasının beklenti rutinidir.

İş hayatının bizden beklentilerini insan kaynaklarının terminolojisiyle şu şekilde sıralayabiliriz:

İletişim becerileri
Planlama ve organizasyon becerileri
Yaratıcılık
Problem çözme
Müşteri odaklılık

Tüm bu işlevleri gerçekleştirmekle görevli en değerli organımız olan beynimizi çok daha etkin ve keyifli kullanabiliriz ve bahsettiğimiz birçok beklentiyi yıpranmadan, keyifle ve zevkle karşılayabiliriz. Tony Buzan Zihin Haritalama Yöntemi, verilen bilgiyi tam ve eksiksiz almayı, verilen bilgi kapsamında neden sonuç ilişkilerini görünür hale getirmeyi, konuyla ilgili en önemli noktaları belirlemeyi, karşı tarafa bilgiyi doğru ve eksiksiz aktarmayı, üstünden zaman geçse bile bilgiyi eksiksiz hatırlamayı, bağlantılarını net bir şekilde görünür hale getirdiği için üzerinde çalışılan konuyla ilgili sınırsız sayıda düşünce, fikir ve bağlantı oluşturabilmeyi sağlar.

Modern iş dünyasının önemli uygulamalarından biri olan Zihin Haritaları, iş hayatı profesyonellerinin toplantı sırasında not alma, proje yönetimi, planlama, yaratıcı düşünce ve problem çözme gibi kilit noktalarında hayatı kolaylaştıran en önemli teknik vasıta olarak göze çarpmaktadır. Bu güçlü teknikle bireyler, hem profesyonel hem de kişisel hayatlarında başarıyı elde etmek için önemli bir avantaj elde etmiş olurlar.

Zihin Haritalarının çok yönlülüğünü; iletişim, problem çözme, yaratıcı hayal kurma, öğretme, gözden geçirme, zaman yönetimi ve hafıza aracı olarak kullanmak, profesyonelleri iş hayatında etkin çalışma performansı açısından birkaç adım öne çıkarmaktadır.

Zihin Haritaları Nerelerde Kullanılır?

Zihin, kontrol edilebilmesi en zor fakat doğru yönlendirmeler yapıldığında da insanın en büyük yardımcısıdır. Dolayısıyla öğrenmede zihnimizi doğru planlama ve yönlendirmelerle kullanmamızı sağlayan teknik Zihin Haritaları tekniğidir.

Zihin haritasından söz edildiğinde, genellikle hızlı not tutma yöntemiymiş gibi algılanır. Doğrudur, not tutma, zihin haritası yönteminin en sık kullanıldığı alandır. Bu yöntemle, düz yazı metodu ile sayfalar sürecek not alma işlemi çok daha az eforla çok daha etkin gerçekleştirilebilmektedir. Ancak gerçekte kullanım alanı çok daha geniştir.

Zihin Haritalarının Kullanım Alanları

Hedef Belirleme : Günlük işlerde, haftalık planlamalar yaparken yada orta ve uzun vadeli hedeflerin planlanmasında zihin haritasından yararlanılabilmektedir. Ana hedef merkeze alınıp, dallar yardımı ile alt hedefler belirlenebilir ve bunlar sağ beyne has yöntemle şekiller kullanarak hatırlamayı kolaylaştırıcı hale getirilebilir. Sonra, alt hedeflerin alt başlıklarını çıkartılarak birbirleriyle ilişkilendirilebilir.

Planlama: Planlamanın en etkin yolu olarak kabul edilen zihin haritaları ile doğru ve akılda kalıcı planlamalar yapmak mümkün olmaktadır.

Bilgiyi Organize Etme: Bilginin organize edilmesi ve görünür kılınarak kelime yığınlarından çıkıp kullanılabilir hale getirilmesi için kullanılabilecek en etkin araç zihin haritalarıdır.

İletişim Kurma: Zihin haritası (Mind Map) beynin doğal çalışma şekline uygun iletişim aracıdır. Zihin Haritası desteğiyle iletişim kuran bireyler, daha özgüvenli, daha etkin ve eksiksiz olacağından iletişim kurmada mükemmeliyete ulaşabilmektedirler.

“Zihin Haritalarını kullanarak, iletişim konusunda daha fazla netlik sağlıyoruz; daha fazla yaratıcı fikri daha kısa zamanda üretiyor ve her gün oldukça fazla zaman kazanıyoruz. Kısacası daha fazla iş bitiriyoruz.” Cliff Shaffran, CEO, Q3 Global

Proje Yönetimi: Zihin Haritalarıyla yönetilen projelerin daha kısa sürede daha yüksek başarıyla dolayısıyla çok daha yüksek verimle gerçekleştiği yapılan araştırmalar sonucu görülmektedir.

Problem Çözme: Problem çözme aktivitelerinin başarıya ulaşması için kilit rol oynayan bütünü görebilme ve doğru bağlantıları oluşturma açısından en etkili yöntemlerden biri zihin haritalarıdır. Zihin haritaları ile bireyler bütüne ait tüm parçaları bir anlam bütünlüğü çerçevesinde net bir şekilde görebilir, doğru sonuca daha kısa sürede ulaşabilirler.

Öğrenmeyi Öğrenme: Öğrenmeyi öğrenme ve öğrendiğini etkin kullanabilme yeteneğini edinmeyi ifade eden zihin haritaları, öğrenmeyi büyük ölçüde kolaylaştırmaktadır. Bu niteliği ile öğrenme güçlüğü çeken bireylerin eğitimlerinde de kullanılan bir öğrenme yöntemidir.

Toplantı Hazırlığı : Toplantıya girmeden önce, üzerinde durulmak , tartışılmak istenen konuları bu yöntemle belirlenebilir ve toplantıda kullanılmak üzere tek bir sayfada görselleştirilebilir.

Sunum Hazırlığı ve Sunum Yapma : Sunum yapmak, pek çok kişi için kabustur. Birçok birey, topluluk önünde konuşmaktan, söyleyeceklerini unutmaktan, velhasıl hata yapmaktan korkar. Zihin Haritaları Yöntemi ile sunum hazırlıkları sırasında, aktarılacak konuların önceden belirlenmesi, birbirleri arasında ilişkilendirme yapılması ve bağlantıyı koparmayacak, akılda kalıcı anahtarların tespit edilmesi ve Zihin Haritaları desteği ile sunumun gerçekleştirilmesi yalnızca sunumu kabus olmaktan çıkarmaz, aynı zamanda sunumu gerçekleştiren ve dinleyenler için daha keyifli ve efektif hale getirir.

Raporlama : Herhangi bir konuda rapor hazırlanacağı zaman da, bu yöntemden yararlanmak etkili bir çözüm olacaktır. İstenen rapor ne kadar detaylı ve karmaşık olursa olsun zihin haritası yöntemi ile önce konunun toparlanması, raporun etkililiğinin artırmasına yardımcı olacaktır.

Beyin Fırtınaları : Beyin fırtınası, özellikle yaratıcı düşünme ve yeni fikirler ortaya çıkarma konusunda yararlanılan en güçlü yöntemlerden biridir. Yaratıcı fikirler, Zihin Haritası yöntemiyle birleştirildiğinde çok daha etkili olabilmektedir. Beyin fırtınası sonucunda ortaya çıkan fikirler, zihin haritası yöntemiyle kaydedildiğinde, birbirini destekleyen ve birbirleriyle bağlantılı olanlar kolaylıkla görülebilir. Böylelikle, geliştirme aşamasında yol gösterici olurlar

Eğitim sistemimiz öğrencileri ezbere koşarak yaratıcı zekalarını geliştirmelerini engellediğinden, 5 yaşındaki bir çocuk yaratıcı zekasının yüzde 90'ını kullanırken, aynı oran yetişkinlerde yüzde 10'lara düşmektedir. Zihin Haritaları, kaybedilen bu yaratıcı zekanın yeniden kazanılması ve beynin bütün kapasitesiyle kullanmasını hedeflemektedir.

Ne dersiniz? Sizce de beyin tahribatı anlamına gelen ezberleme yöntemi ve ezberci öğrenme yöntemlerinden sıyrılıp beynimizin gerçek performansını ortaya çıkarmanın en etkin yolu olan Zihin Haritalarını öğrenmenin ve hayatımıza uygulamanın zamanı gelmedi mi?

21. YÜZYIL ÖĞRENME YÖNTEMİ ZİHİN HARİTALARI, UNUTMAYI UNUTTURUYOR… | FMA Gelecek Yönetimi Akademisi “Zihin haritaları, sıradan detayların sisli perdesini kaldırarak sizin ya da şirketinizin varacağınız ışıldayan vizyonu görmenizi sağlayacak ve sadece yaşamınızı sürdürmenize değil, aynı zamanda iş hayatında başarılı olmanıza yardım edecektir.” Tony Buzan

02/01/2019

İŞ YERİNDE CİDDİYE ALINMAK İÇİN KÜÇÜK İPUÇLARI

Zeki, becerikli, düşünceli ve yetkin olmanız diğer herkesin iş yerinde seni bu şekilde algıladığı anlamına maalesef gelmiyor. İş arkadaşlarının seni bu özelliklerinle algılamasını istiyorsan kıyafetinden konuşmana, beden dilinden tavırlarına kadar her şeyi ince ince düşünmen gerekiyor. Bunun da elbette bazı püf noktaları var.

İş yerinde ciddiye alınmak ne yazık ki her zaman kolay değil. Ciddiye alınmak görünüşün, konuşman ve beden dilin gibi pek çok öğeye bağlı. Bu yazıda diğer insanların seni bu özelliklerinle kabul etmesini ve ciddiye almasını sağlayacak etkili bazı etkili yöntemleri derledik. Hem de uzmanlarından!

İşe erken gidin

Ne kadar çalışsan da çaban ciddiye alınmıyor mu? O hâlde bir şeyleri yeniden düşünmeli ve çalışkanlığını görünür hale getirmelisin. İşe asla geç gitmemeli hatta mümkün olduğunca erken gitmelisin. İş yeri bu imkanı tanıyorsa 10.00-18.00 arası çalışmak yerine 09.00-17.00 arası çalışabilirsin. Araştırmalar işe erken gelenlerin işverenler ve yöneticiler tarafından daha çalışkan olarak algılandığını gösteriyor.

“Hayır” demekten çekinmeyin

Size her önerileni ya da senden her isteneni hemen kabul etmeden önce düşünmelisin. İyice değerlendirdikten sonra ve reddedilmesi gerektiğini düşünüyorsan, yöneticin tarafından istenmiş olsa bile uygun bir dille reddetmelisin. Elbette reddetme gerekçelerini de uygun bir dille açıklamalısın. Nedensiz hayır demek de algını olumsuz etkileyebilir.

Basit yazın

İş yazışmalarında uzun, çok sık kullanılmayan ve zor kelimeleri tercih etmemelisin. Genel düşüncenin aksine kolay okunabilir metinler yazmak aynı şeyi ifade ettiğin daha zor kelimelerle yazılan metinlere göre daha zeki görünmeni sağlıyor.

Hem sıcakkanlı hem yetkin görünün

Araştırmalara göre sadece yetkin görünmek ciddiye alınmanı sağlamıyor. Kendini mümkün olduğunca arkadaş canlısı ve sıcakkanlı göstermen de gerekiyor. Sıcakkanlılığı ve yetkinliğini birlikte yansıtabilirsen, insanlar seni hem daha güvenilir buluyor hem de daha çok saygı duyuyor.

Kıpırdanmayı bırakın

Gergin olduğunda ellerini ovuşturuyor, parmaklarını amaçsızca hareket ettiriyor ya da kağıda anlamsız şekiller çiziyorsan bundan vazgeçmelisin. Bu tür tekrarlayan davranışlar gerginlik ve güç eksikliği göstergesi olarak algılanıyor. Uzmanlar, bu davranışları tamamen yok edemiyorsan bile bunları azaltmanı ya da en azından yavaşlatmanı tavsiye ediyor.

Daha hızlı konuşun

Konuşma hızın insanlar üzerinde çok ciddi bir etkiye sahip. Yavaş bir şekilde konuşmak seni sıkıcı ve yetkinliği sorgulanabilir gösteriyor. Konuşma hızını yükseltmen elbette bu yüzden çok önemli. Hızlı konuşmak seni daha ikna edici yapıyor. Tabii ki insanların anlayamayacağı kadar hızlanmana da gerek yok.

Giyinmeyi ciddiye alın

Giyim ve dış görünüş insanların algısını doğrudan etkiliyor. Dahası giyimin kendi motivasyonun üzerinde de etkisi var. İyi giyindiğinde insan kendisini daha çok ciddiye alıyor. Nasıl giyineceğin ise iş yerinin durumuna bağlı. Ne giyeceğini belirlemek için iş yerinde en şık bulduğun kişilerin tercihlerinden esinlenebilirsin.

El sıkışırken dikkat edin

Tokalaşırken eline biraz güç verebilirsin. Karşındakinin kolunu kırmak ister gibi çok sert değil ama tamamen de cansız olduğun izlenimi yaratmayacak şekilde yumuşak da olmayacak bir dengeye oturtmalısın. Güçlü ve nazik bir tokalaşma gerçekten de çok büyük fark yaratıyor. Ayrıca tokalaşırken göz teması kurmayı ve gülümsemeyi de asla ihmal etmemelisin.

Dünyayı takip edin

İster sosyal medyadan istersen de gazete ya da televizyondan bir şekilde dünyayı takip etmesilin. Özellikle de sektöründe ne olup bittiğini iyi takip etmelisin. Böylece hem işle ilgili konuşacak konuların olacaktır hem de sohbet tıkandığında gündemden laf açıp samimiyet geliştirebilirsin.

Eğlenceli olun

Ciddi olmak asık suratlı ve soğuk olmak demek değil. Ölçüsünde olmak şartıyla espri yapmak da gerekiyor. Ölçüsünde eğlenceli ve espritüel olmanın gücünü sana başka hiçbir şey veremez!
Alıntıdır

Want your school to be the top-listed School/college in Adana?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Telephone

Address

Turgut Özal Bulvarı No:73 Çağla Apt. Kat:1 Daire:1, Çukurova
Adana
01170