09/09/2017
Hazret Şeyh Muhammed Diyâuddin (k.s.) Hazretleri'nin yanına, hayâtında hiç namaz kılmamış birisi gelir.
Hayâtında temizliğin ne mânâya geldiğini bilmemiş.! Bedenini çok yıkamış, giyimine kuşamına dikkat etmiş ama; elli - atmış yıl boyunca rûhunu yıkamamış, kirlilik içinde kalmış.! Öyle kirlenmiş, öyle kirlenmiş ki; tevbe ve istiğfarın ne olduğunu bilmiyor.! Tabî Büyükler, dünyâ kokusunu hissediyorlar. Çünkü, koku dışarı vuruyor.
Böyle bir insan geliyor ve tevbesini alıyor.
Tevbenin ardından aldığı gusül abdesti.! Elli atmış yıl kirli kalmış insanın, bütün rûhunu yıkaması ne demek.! Öyle bir lezzet alıyor ki; yüzü gülüyor.
Şeyh Muhammed Diyâuddin Hazretleri, O'nun bu hâlini görünce;
-Hayırdır; niçin yüzün böyle gülüyor.? diye soruyor.
Adam cevaben;
-Ben, böyle bir şeyi ilk defâ yaşıyorum.! Meğer ben, ne kadar kirlenmişim.! Ne kadar çok kiri içime almışım da; ben bunun farkında değilmişim.! diyor.
Muhammed Diyâuddin Hazretleri ellerini açıyor ve;
-Yâ Rabbî.! O'nun hatırına beni affet.! diyerek duâ ediyor.
-------------------
O büyükler ki; büyüklükleriyle berâber ne kadar mütevâziler.! Allah’a karşı kendilerini ne kadar noksan biliyorlar. İnsanın; zayıflık ve eksikliğini bilerek, nefsine pay çıkarmadan, böyle mütevâzi olması lâzımdır
---------------------